16 Ekim 2014 Perşembe

Bulgaristan seçimleri ve gerçeklik!


TÜRKLERE YÖNELİK
EŞEKLİ PROTESTO VE HAKARET HABERİ
GÜNDEM BELİRLEDİ

Yapılan seçimlerde Türkleri temsil eden partilerin elde ettiği başarı hem Bulgaristan, hem de Türkiye’de tartışma konusu oldu.
Soydaşların ve Bulgaristan Türklüğünün siyasi tercihleri ve benim konuyu haberleştirme biçimimden yola çıkarak süren bu tartışma hoşuma gitmiyor değil.
Yüzyılı aşkındır süren suskunluğumuzu kenara koydukça daha güzel yarınlara ulaşacağımız kesin.
Ancak dünümüzde var olan ebedi derinliği kenara koymadan, yaşadığımız sorunları sağlıklı tahlil etmeliyiz.
Birbirimizden nefret etmeden, birbirimizi ötelemeden, birlik ve beraberliğimize helal getirmeden yapmalıyız her şeyi.
Türkiye’de var olan ‘’Bırakın şu macırları’’ bakış açısını değiştirmenin yolu, camiamızın daha dikkate alınır, tercih edilir hale gelmesi, bizlerin çağdaş üslubu, değerlerimizden ve birbirimizden ödün vermememizle mümkün.
Bulgaristan Türkleri olarak bizler dünden bugüne, bugünden yarına hangi değerlerimizi taşıdık, bundan sonraki süreçte tarihsel konumumuz ve sorumluluğumuz ne olacak iyi düşünmeliyiz.
Rumeli ve Balkanlardan bizi silmeye çalışan mantığı, çoğu bugün bile ortaya çıkarılamamış acılarımızın derinliğinde, yaşadığımız onca eziyete inat, hiçbir etnik kimlikten nefret etmeden doğru şekilde ele almalıyız.
Ancak tüm bu anlattıklarımı hayata geçirirken biz Rumeli ve Balkan Türklerine yakışan bugün anayurt olmaktan çıkan topraklarda bizlere yönelik nefret ve hasetliği de iyi sergilemek olmalı.
Sorun sadece Bulgaristan’da yaşanmıyor çünkü.
Ancak biz en sıcak gelişme olduğu ve Bulgaristan’da uç verdiği için buradan yola devam edelim.
Yazdığım haber ve bakış açım iyi analiz edildiğinde konunun özünde neyin nefreti var çok iyi görülüyor.
Bu nefret Türklere ve Türkiye'de kullanılan oylara yönelik.
Ancak bazı dostlarımız meseleyi iç siyasi açmazları ile ele almayı tercih ediyor. 
Türkiye'den kullanılan oyları Bulgaristan'da nerede ve ne şekilde değerlendirirlerse değerlendirsinler sorunun öznesi konumundaki meseleye bakış açısı değişmeyecek.
Önemli olan Bulgar derin devleti ile fanatiklerinin biz Bulgaristan Türklerine yönelik bakışı ve konunun bir kez daha bu şekilde gündeme gelmesi...
Protestoculara iyi bakın...
Bunlar gerçekten Bulgarlar mı yoksa yönlendirilmiş yoksul azınlıklar mı...
Bulgaristan seçim sistemi şimdi mi sorun oluşturdu...
Bu seçim sistemini oluşturanlar kim?
Kendini hangi etnik temelde ele alıp tanımlarsa tanımlasın (Türk olarak görenler de dahil) Bulgaristan’da yaşayan herkesin seçme ve seçilme hakkı var, olmalı...
Dününü ve bugününü bizimle, kimliğimiz ve aidiyetimiz ile özdeşleştiren kişilere ‘’Sen bizden değilsin’’ diyebilirmiyiz?
Dememeliyiz bence.
Bulgaristan’da gerçekleştirilen çirkin protestolarda sergilenen bakış açısını bu nedenle iyi irdelemeliyiz.
Bu sapık bakış açısına prim vermemeliyiz.
Protestolar tam da Türklerle bir tutulan DPS ve Türkiye’de kullanılan oylar ile Türk kimliğine yönelik.
Kişisel tercihlerimiz başka birşey, saygı duyulur.
Ancak dünyaya ve topluma verilmek istenen mesajların içeriği önemli.
Her insanın kültürel, etnik, sosyal kimliği ne olursa olsun seçme ve seçilme hakkı vardır.
Aksi tutum ve davranış ortaya başka bir siyasi mesaj çıkartıyor.
Sistemin eksikleri her zaman tartışılır ancak tepkinin odağına toplumun belirli kesimlerini hele Türk kimliğini koymak doğru değil.
O zaman bize eskiden yaptıkları gündeme gelir.
"Siz buraya ait değilsiniz. Hakkınız yok bir şeye" mantığı sakat bir bakış açısı.
Bat Salı kendini toplumun hangi kesiminde görürse görsün eşekle bir tutulması doğru mu?
Ben bunu vurgulamak istedim.
Bir de insanların kimlikleri tepkinin odağında olmamalı.
Seçim sistemini kuran Bat Sali değil.
Bulgaristan'da başka bir çarpıcı gerçeklik daha var...
Yeri gelmişken onu da paylaşayım.
Büyük yerleşim yerlerinde Türkler Bulgarca konuşuyor ancak Bat Sali'nin temsil ettiği toplumsal kesimlerin büyük çoğunluğu Türkçe konuşuyor....
Yaman çelişki... :))
Algı yanılsaması içinde olmayalım.
Çetin Kazak neden protesto ediliyor Gabrovo'da?
İyi irdeleyelim.
Seçilen eğer bir Bulgar ve diğer partilerden olsaydı o zaman da bu şekilde tepki eylemi olurmuydu?
İşte sorun bu...
DPS algısı oradaki TÜRK algısı ile eşitlenmiş.
Tıpkı Boşnakların Sırplar tarafından TÜRK olarak görülmesi gibi.
İnsanların kendini nasıl gördüğü ve hissettiği önemli.
Demokrasi ve çağdaş yaşam biçimi herkese saygı duymak demek.
Haberin anlamı toplumda nasıl algılanıyor, ona bakmak lazım.
Ben haberi hazırlarken haberi sistemin açmazı üzerine kurmadım.
Ancak haberimde yaşanan çelişkiyi de vurguladım.
Bu olayda sosyal algı benim için daha önde.
Eylemler ile verilen mesajlar yanlış.
Bu fotoğrafı iyi analiz etmeli, gerekli toplumsal ve bireysel tepkiyi de ona göre vermeliyiz.
Yaratılmaya çalışılan algı bu.
Tam da vurguladığım gibi.
Habere bakış açım doğru.
Hiçkimse bu haberin altında başka manalar aramasın.
Benim duruşum net.
Dünden bu güne uzanan yaşam çizgim bunun en net kanıtı.
Düne kadar seçim sistemini sorgulamayanların yaptıkları eylemlerde ortaya koydukları tablo önemli.
Yarattıkları algı hoş değil.
Çağdaş Bulgaristan'a giden yol ve bu bakış açısı hiç değil.
Meseleye sosyal medya sayfaları üzerinden yürütülen tartışma ile de katkı koyan herkese teşekkür ederim.
Saygılarımla.

İsmail KORKMAZ 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder