27 Ağustos 2026 Perşembe

Türkiye başta Yunanistan olmak üzere bölge ile ilgili her gelişmeyi dikkatle izliyor




Millî Savunma Bakanlığının faaliyetleri başta olmak üzere gündemdeki konulara ilişkin Haftalık Basın Bilgilendirme Toplantısı gerçekleştirildi. Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri ve Bakanlık Sözcüsü Tuğamiral Zeki Aktürk tarafından gerçekleştirilen toplantıda, Suriye’deki gelişmelerden terörle mücadeleye, hudut güvenliğinden savunma sanayii faaliyetlerine kadar birçok başlıkta açıklamalarda bulunuldu.
Tuğamiral Zeki Aktürk yaptığı açıklamada Afyonkarahisar'dan Yunanistan'a uyarıda bulunarak Ege adalarının antlaşmalara aykırı şekilde silahlandırılmasının hukuka aykırı olduğunu ve bu uygulamadan vazgeçilmesi gerektiği söyledi.

KERPE’DEKİ PATRIOTLARIN GİRİT’E TAŞINMASI

Bakanlık açıklamasında, gayriaskerî statüdeki adaların hukuki durumunun 1923 Lozan ve 1947 Paris Barış Antlaşmaları ile açıkça düzenlendiği belirtilerek, mevcut uygulamadan vazgeçilmesi gerektiği vurgulandı.
Bu çerçevede Patriot Hava Savunma Sistemlerinin Kerpe Adası’ndan Girit’e taşınması kararının, mevcut yanlış uygulamadan geri dönülmesi yönünde olumlu bir adım olarak değerlendirildiği bildirildi.
Türkiye’nin bölgede barış ve istikrarın güçlendirilmesine katkı sağlayacak, uluslararası hukuka ve antlaşmalardan kaynaklanan yükümlülüklere uygun her türlü yapıcı adımı desteklemeye devam edeceği ifade edildi.

RODOS’A İHA ÜSSÜ KURULMASINA TEPKİ

Rodos Adası’nın gayriaskerî statüsünün uluslararası antlaşmalarla açık ve bağlayıcı şekilde düzenlendiği hatırlatıldı.
Bu statüyü ihlal edecek her türlü girişimin Yunanistan’ın uluslararası hukuktan kaynaklanan yükümlülükleriyle bağdaşmayacağı belirtildi.
Rodos’ta İHA üssü kurulmasına yönelik muhtemel bir adımın adanın gayriaskerî statüsünün ihlali anlamına geleceği, bunun aynı zamanda Ege’de barış ve istikrara ve iyi komşuluk ilişkilerine zarar vereceği vurgulandı.
Türkiye’nin uluslararası antlaşmalardan kaynaklanan hak ve menfaatlerini kararlılıkla korumaya ve bu doğrultuda gerekli tedbirleri almaya devam edeceği kaydedildi.
Ana içer
Content media

Milli Savunma Bakanlığı (MSB) Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri ve Bakanlık Sözcüsü Tuğamiral Zeki Aktürk, Büyük Taarruz'un 104'üncü yıl dönümü nedeniyle Afyonkarahisar Zabit Yurdu'nda düzenlenen haftalık basın bilgilendirme toplantısında konuştu.

Büyük Taarruz'un ve 30 Ağustos Zaferi'nin yıl dönümünde başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere Milli Mücadele'nin tüm kahramanlarını, vatan uğruna canlarını feda eden aziz şehitleri ve ebediyete irtihal eden kahraman gazileri rahmet, minnet ve saygıyla yad eden Aktürk, hayatta olan gazilere sağlık ve esenlikler diledi.

30 Ağustos Zafer Bayramı ve Türk Silahlı Kuvvetleri Günü kutlamaları kapsamında Ankara'da geçit töreni yapılacağını aktaran Aktürk, Deniz Kuvvetleri tarafından 15 yüzer unsur ile İstanbul'da boğaz geçişi gerçekleştirileceğini, 30 gemi ile 30 liman ziyareti yapılarak gemilerin halkın ziyaretine açılacağını, Kütahya'da Türk Yıldızları, İstanbul'da ise SOLOTÜRK tarafından gösteri uçuşları icra edileceğini söyledi.

Kutlamalar kapsamında bugün Kara Kuvvetleri Bando ile Mehteran Birlik Komutanlıklarının Afyonkarahisar'da, 5'inci Kolordu Bölge Bando Komutanlığının ise Edirne'de vatandaşlarla buluşacağını belirten Aktürk, ayrıca yarın 1'inci Ordu Bölge Bando Komutanlığınca İstanbul'da, 30 Ağustos'ta Hava Kuvvetleri Bando Komutanlığınca Ankara'da, Güney Deniz Saha Bando Komutanlığınca Muğla'da, Deniz ve Hava Kuvvetleri Bando Komutanlıkları ile Armoni Mızıkası Komutanlığından müteşekkil Karma Bando ile Mehteran Birlik Komutanlığınca Ankara'da konser verileceğini bildirdi.

Aktürk ayrıca, askeri müzelerin 30 Ağustos'ta ücretsiz olarak ziyaret edilebileceği bilgisini paylaşarak, "Tüm halkımızı, 30 Ağustos Zafer Bayramı ve Türk Silahlı Kuvvetleri Günü'nün gurur ve coşkusunu birlikte yaşamaya davet ediyoruz. Öte yandan, 30 Ağustos itibarıyla terfi edecek tüm personelimize yeni rütbe ve görevlerinde başarılar diliyor, emekliye ayrılacak mensuplarımıza da hizmetlerinden dolayı teşekkür ediyor, sağlıklı bir yaşam diliyoruz." ifadelerini kullandı.

TERÖRLE MÜCADELE

Tuğamiral Aktürk, Türk Silahlı Kuvvetlerinin operasyonel faaliyetlerine ilişkin, "Türk Silahlı Kuvvetlerimizin ülkemizin huzur, güvenlik ve istikrarı için gerçekleştirdiği görev ve faaliyetler kapsamında geride bıraktığımız hafta içerisinde, 5 PKK'lı terörist teslim olmuştur." bilgisini verdi.

Kaçakçılığın önlenmesi, yasa dışı geçişlerin engellenmesi ve terörle mücadelede etkinliğin artırılması amacıyla hudut güvenliğinde etkin ve ileri teknolojiye dayalı tedbirler alındığına vurgu yapan Aktürk, şunları kaydetti:

“Son bir haftada 1'i terör örgütü mensubu olmak üzere sınırlarımızdan yasa dışı yollarla geçmeye çalışan 550 şahıs yakalanmış 807 şahıs ise hududu geçemeden engellenmiştir. Böylece 1 Ocak'tan bugüne kadar, sınırlarımızdan yasa dışı yollarla geçmeye çalışırken yakalananların sayısı 9 bin 80, engellenen kişi sayısı da 47 bin 384 olmuştur. Ayrıca bu hafta içerisinde Hakkari hudut hattında yapılan arama tarama faaliyetinde 20 kilogram uyuşturucu madde ele geçirilmiştir.”

BÖLGESEL VE KÜRESEL BARIŞA KATKILAR

Tuğamiral Aktürk, TSK'nın yüksek caydırıcılık kapasitesiyle milli güvenliği teminat altına alırken, dost ve müttefik ülkelerle yürüttüğü işbirlikleri, eğitim-danışmanlık faaliyetleri ve çok uluslu görevlerdeki etkin rolüyle bölgesel ve küresel güvenlik, barış ve istikrara güçlü katkılar sunmayı sürdürdüğünü söyledi.

NATO Geliştirilmiş Hava Polisliği görevi kapsamında Estonya'da konuşlu 2 F-16 uçağının, İttifak'ın kolektif savunma ve caydırıcılığı çerçevesinde 21 Ağustos'ta Letonya'ya intikal ettiğini aktaran Aktürk, Letonya Savunma Bakanı ve üst düzey askeri yetkililer tarafından karşılanan uçakların aynı gün Estonya'ya döndüğünü ifade etti.

Aktürk, diğer yandan Güneydoğu Avrupa bölgesinde barış ve istikrarın desteklenmesi, ülkeler arasındaki askeri işbirliği ve iyi komşuluk ilişkilerinin geliştirilmesi amacıyla 1999'da teşkil edilen Güneydoğu Avrupa Tugayı (SEEBRIG) Karargahının "Aktivasyon, Komuta Devir-Teslim ve 27'nci Kuruluş Yıl Dönümü Törenleri"nin bugün 3'üncü Kolordu Komutanlığının ev sahipliğinde İstanbul'da icra edileceğini aktardı.

Türkiye, Arnavutluk, Bulgaristan, Yunanistan, Romanya ve Kuzey Makedonya'nın yer aldığı SEEBRIG'in karargahına Türkiye'nin 2026-2032 yılları arasında ikinci kez ev sahipliği yapacak olmasının bölgesel barış ve istikrara verilen önemin göstergesi olduğunun altını çizen Aktürk, çok uluslu askeri işbirliğine sağlanan katkının ve Türk Silahlı Kuvvetlerinin uluslararası alandaki etkin rolünün de açık bir göstergesi olduğunu bildirdi.

Tuğamiral Aktürk, Orta Doğu'daki gelişmeler kapsamında İsrail'in, Gazze, Lübnan ve Suriye'deki saldırgan tutumu ve yayılmacı politikasının, bölgedeki kalıcı barış ve istikrarın önündeki en büyük engel olarak durmaya devam ettiğini ifade etti.

Bölgenin geleceğinin, tek taraflı güç kullanımıyla değil, uluslararası hukuka, ülkelerin egemenlik ve toprak bütünlüğüne saygıya dayalı bir güvenlik anlayışıyla inşa edilebileceğine işaret eden Aktürk, "Uluslararası toplumun, hakkında soykırım iddiaları kapsamında uluslararası yargı süreçleri devam eden İsrail hükümetinin bölgesel ve küresel barış ve istikrarı tehdit eden eylemleri karşısında somut ve etkili tedbirler almasının elzem olduğunu bir kez daha yineliyoruz." şeklinde konuştu.

EĞİTİM VE TATBİKATLAR

Tuğamiral Aktürk, daha etkin, daha caydırıcı ve daha hazır bir TSK için eğitim ve tatbikat faaliyetlerinin de kesintisiz sürdürüldüğünü belirtti.

Aktürk, tatbikat ve eğitim faaliyetlerine ilişkin, şu bilgileri paylaştı:

“Bu kapsamda, 31 Ağustos-11 Eylül'de Kırklareli'de Şehit Personel Yarbay Rasim Sayın Yıldırım Seferberlik Tatbikatı icra edilecek, 31 Ağustos-25 Eylül'de Portekiz'de Repmus İnsansız Deniz Sistemlerinin Denenmesi Tatbikatı'na katılım sağlanacaktır. Diğer yandan, Nijer Silahlı Kuvvetleri personeline sağlanan eğitim desteği kapsamında, 283 personelin katılımıyla gerçekleştirilen ikinci dönem eğitimlerine 26 Ağustos'ta Nijer'de başlanmıştır. 'Güvenli Akdeniz Operasyon Alanı' kapsamında İtalya Deniz Kuvvetleri unsuru Carabiniere tarafından 28-31 Ağustos'ta Mersin'e, Brezilya Deniz Kuvvetleri unsuru Brasil tarafından 31 Ağustos-4 Eylül'de İstanbul'a, Somali Deniz Görev Grubu faaliyetlerine destek ve Somali'ye lojistik nakliyat görevi çerçevesinde, TCG Kemalreis ve TCG Yzb. Güngör Durmuş tarafından 3-4 Eylül'de Cibuti'ye liman ziyaretleri yapılacaktır.”

TEKNOFEST Mavi Vatan kapsamında, 21 Ağustos'ta TCG Anadolu'da ilk kez gerçekleştirilen uygulamayla, "Da Vinci 5 Robotik Cerrahi Sistemi"ni kullanan cerrahi ekibe Kocaeli Üniversitesinde bulunan cerrahlar tarafından 5G bağlantısı üzerinden uzaktan destek sağlandığını hatırlatan Aktürk, bu sayede yapay böbrek modeli üzerindeki demo ameliyatın başarıyla icra edildiğini bildirdi.

Aktürk, Nijerya Deniz Kuvvetleri Komutanı ve beraberindeki heyet tarafından, 31 Ağustos-3 Eylül'de İstanbul Tersanesi Komutanlığına resmi bir ziyaret gerçekleştirilmesinin planlandığını belirtti.

Hava Kuvvetleri Komutanlığınca, 25 Ağustos'ta muharip ve destek uçaklarının katılımıyla Karadeniz'de eğitim uçuşu yapıldığını aktaran Aktürk, şunları kaydetti:

“Romanya hava sahasında bugün, NATO kapsamında icra edilecek Entegre Hava ve Füze Savunması faaliyetine, 2 F-16, bir Havadan İhbar ve Kontrol (HİK) ve bir tanker uçağımızla katılım sağlanacak, 28-29 Ağustos'ta 'Bükreş Uluslararası Hava Gösterisi' çerçevesinde Türk Yıldızları tarafından gösteri uçuşu icra edilecektir. Diğer yandan 'Kültür Yolu Festivalleri' kapsamında, Sahra Sıhhiye Okulu ve Eğitim Merkezi Bölge Bando Komutanlığımızca 28 Ağustos'ta Ordu'da, Çanakkale Boğaz Komutanlığı Bandomuz tarafından 30 Ağustos'ta Çanakkale'de konserler icra edilecektir.”

SAVUNMA SANAYİ

Tuğamiral Aktürk, yerli ve milli savunma sanayinin ulusal güvenliğin ayrılmaz parçası olduğunu, ürettiği harp araç gereç ve mühimmatıyla TSK'nın güç ve etkinliğini artırmaya devam ettiğini belirterek, "Kara Kuvvetleri Komutanlığımızca muhtelif miktarda Milli Piyade Tüfeğinin (MPT-76 MH) muayene ve kabul faaliyetleri tamamlanmıştır. Ayrıca MKE tarafından hafta içerisinde, Modern Makineli Tüfeğin (MMT-76), 2025 yılında tamamlanan kara kalifikasyon testlerinin ardından helikopter kullanımına yönelik hava kalifikasyon testleri de başarıyla tamamlanmış, MOD 135 Elektronik Yaklaşım Tapası ile çeşitli adet ve çapta silah ve mühimmatın teslimatı gerçekleştirilmiştir." ifadelerini kullandı.

Aktürk, ayrıca Deniz Kuvvetlerinin insansız hava araçlarına yönelik harekat kabiliyetlerinin geliştirilmesi ve milli sistemlerin deniz platformlarına entegrasyonu çalışmaları kapsamında, BAYKAR tarafından geliştirilen KALKAN Dikey İniş Kalkışlı İnsansız Hava Aracı'nın (DİHA), deniz şartlarında keşif, gözetleme ve istihbarat görevlerinde kullanım kabiliyetinin test edilmesi amacıyla TCG Anadolu ve TCG Burgazada'da test uçuşları icra edildiğini söyledi.

Milli Savunma Üniversitesi (MSÜ) Kara, Deniz ve Hava Harp Okulları ile Bando Astsubay Meslek Yüksekokulunun 2025-2026 eğitim ve öğretim yılı "Diploma Alma ve Sancak Devir Teslim Törenleri"nin 30 Ağustos'ta Ankara'da yapılacağı bilgisini veren Aktürk, Kara Astsubay Meslek Yüksekokulunun Balıkesir'de, Deniz Astsubay Meslek Yüksekokulunun Yalova'da, Hava Astsubay Meslek Yüksekokulunun ise İzmir'de düzenlenecek Diploma Alma ve Sancak Devir Teslim Törenleri'nin 31 Ağustos'ta gerçekleştirileceğini kaydetti.

Aktürk, 2025-2026 eğitim ve öğretim döneminde Harp Okullarından 1135 subay, Astsubay Meslek Yüksekokullarından 1979 astsubayın yanı sıra 19 dost ve müttefik ülkeden 141 subay ve 69 astsubayın mezun olacağını ifade etti.

Basın mensuplarının sorularına ilişkin açıklama yapıldı

Haftalık basın bilgilendirme toplantısının ardından Bakanlık tarafından basın mensuplarının sorularına ilişkin açıklama yapıldı.

Bazı basın yayın organlarında, Bakanlık ile ABD merkezli bir danışmanlık şirketi arasında imzalanan hizmet sözleşmesiyle ilgili haberlere ilişkin soru üzerine, "Söz konusu çalışma, Türkiye ile ABD arasında gelişen ilişkilere katkı sağlamak, savunma ve güvenlik alanındaki kurumsal diyaloğu güçlendirmek ve ülkemizin görüş ve önceliklerinin ilgili muhataplara doğru biçimde aktarılmasını temin etmek amacıyla, tamamen profesyonel bir yaklaşımla hazırlanan ortak stratejinin bir ürünüdür." ifadeleri kullanıldı.

Her iki ülkenin mevzuatına uygun ve şeffaf biçimde kayıt altına alınan sözleşme kapsamının, herhangi bir tekil proje veya platformla sınırlı olmadığı bilgisi verilen açıklamada, çalışmanın yalnızca belirli bir savunma programıyla ilişkilendirilmesinin, sözleşmenin kapsamını yansıtmadığı belirtildi.

TERÖRSÜZ TÜRKİYE

Terörsüz Türkiye sürecine ilişkin soru üzerine, Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler'in de görev aldığı Takip ve Değerlendirme Kurulunun, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz başkanlığında ilk toplantısını gerçekleştirdiği ifade edildi.

Çalışmaların yürütülmesine ilişkin usul ve esasların ele alınarak, dört alt komisyonun kurulmasının kararlaştırıldığı belirtilen açıklamada, şunlar kaydedildi:

“Alt komisyonların teşkiline yönelik çalışmalar, ilgili kurumlarla koordinasyon içerisinde sürdürülmektedir. 'Terörsüz Türkiye' sürecinin sağlıklı ve istikrarlı şekilde ilerlemesi önem arz etmektedir. Bu kapsamda Bakanlığımız, terör örgütü ve bağlantılı yapıların fiili varlıklarının sona erdiğinin, ellerindeki silah ve mühimmatın tamamının teslim edildiğinin tespit ve teyidine yönelik görevini ilgili kurumlarla koordinasyon içerisinde sürdürecektir.”

TÜRKİYE - SURİYE İŞBİRLİĞİ VE SDG'NİN FESHİ

Suriye'de SDG'nin feshi ve entegrasyonuna ilişkin soru üzerine, "SDG'nin feshi ve Suriye devlet kurumlarına entegrasyonu, Suriye’nin egemenliği ve toprak bütünlüğünün korunması ile 'tek devlet, tek ordu' anlayışının güçlendirilmesi bakımından önemli bir gelişmedir." değerlendirmesinde bulunuldu.

Bu yöndeki gelişmelerin memnuniyetle karşılandığı belirtilen açıklamada, "Türk Silahlı Kuvvetlerimiz, Suriye'de sağlanan olumlu ivmenin ülke geneline yayılması, istikrarın kalıcı hale getirilmesi ve Suriye ordusunun başta terörle mücadele olmak üzere kapasitesinin geliştirilmesine yönelik desteğini, mevcut askeri işbirliği anlaşması çerçevesinde sürdürmeye devam edecektir." ifadelerine yer verildi.

ÇATIŞMAZLIK MEKANİZMASI

Bakanlık tarafından İsrail'in, Suriye'ye yönelik saldırılarının yakından takip edildiği belirtilerek, bu saldırılara bir an önce son verilmesi gerektiği vurgulandı. Açıklamada, ABD makamlarının, Suriye'yi de kapsayacak şekilde bir çatışmasızlık mekanizmasının tesisine yönelik girişimlerine ilişkin açıklama ve haberlerin de yakından takip edildiği belirtildi.

Bu çerçevede, Bakanlığa iletilen herhangi resmi bir talep bulunmadığı ve böyle bir talebin iletilmesi halinde konunun, ilgili makamlarla koordinasyon içerisinde değerlendirileceği bilgisi verildi.

SOMALİ'DE KAÇIRILAN GEMİ

Somali Türk Görev Kuvveti Komutanlığınca, iki ülke arasında imzalanan anlaşmalar çerçevesinde, Somali'nin terörle ve deniz haydutluğuyla mücadele kapasitesinin geliştirilmesine yönelik desteğin sürdürüldüğü ifade edildi.

Bu kapsamda, Somali karasularında meydana gelen olaya ilişkin olarak, Dışişleri Bakanlığı koordinasyonu içerisinde Somali makamlarına gerekli desteğin sağlandığı bildirildi.

BULGARİSTAN'DAKİ TÜRK MİLLETVEKİLLERİNE DURUM RAPORU



BULGARİSTAN 
TÜRKLERE KAPI DUVAR

- Bulgaristan turistik (C VİZE) randevularında uzun süredir büyük sıkıntı yaşanıyor.

- Bursa Konsolosluk görev bölgesinde neredeyse 5 aydır doğru dürüst randevu açılmadı.

- Bulgaristan Şengen Bölgesi'ne dahil olduktan ve işlem yetkisi VFS'ye verildiğinden beri tam 3 yazdır büyük bir kilitlenme yaşanıyor.

- Konsolosluk adına işlem yapan VFS'nin oluşturduğu sistemin altyapısı talebi karşılamada yetersiz.

- Bursa Bulgaristan Konsolosluğu sadece 1 yaşa kadar pasavan veriyor. 

- Bu da büyük bir bölge olan görev alanında izdiham yaratıyor.

- Bulgaristan oturum başvurularının (D VİZE) red oranı yüzde 95- 97'e çıktı. 

- Hangi nedenden dolayı oturum başvurusu yapıldığının hiç önemi yok.

- Sonuç hep RED.

- Bu konuda mahkemeye başvuranlar ile ilgili kararlar eskiden ilk celsede verilirken şu anda bu davalar uzatıldıkça uzatılıyor. 

- Dava açarak sonuç alma süresi ortalama 16 - 20 ay arası.

- Mahkemelerden olumlu karar çıkan dosyalar ile ilgili yapılan başvurularda da RED VERİLEN dosyalar var. 

- Yani Bulgaristan Adalet Bakanlığı'nın verdiği kararı Bulgaristan Dışişleri Bakanlığı uygulamıyor.

- D Vize alan az sayıdaki Bulgaristan doğumluların Sofya'dan yaptıkları kimlik başvurularında da engellemeler var.

- Vatandaş D Vize almış ancak kimliğini alamıyor.

- Kimlik başvurularında Emniyet Müdürlüğü Yabancılar Şube'nin yaptığı işlem ve incelemeye rağmen istihbarat da devrede ve dosyalar hakkına olumsuz görüş beyan ediyor.

- Vatandaş kimlik başvurusunda bulunup ilgili birim ile görüşme yapmasına rağmen tekrar mülakata çağrılıyor.

- Oturum almadığı halde emniyet yabancılar şube elemanları tarafından Bulgaristan'a giriş çıkış kontrolü yapılıp kiraladığı ya da oturum beyanı verdiği adreste konaklayıp konaklamadığı ile ilgili olumsuz raporlar düzenleniyor.

- Yılın ilk yarısından itibaren (2026) daha önceden alınan oturum kartlarının eften püften sebeplerle iptal edildiği görülüyor.

- Vatandaş Bulgaristan'a girerken oturum kartı elinden alınıp deport ediliyor.

- Dolayısı ile bundan sonra Bulgaristan'dan hangi kritere göre olursa olsun oturum almak ve bu oturumun devamlılığını sağlamak imkansız gibi.

- Bir de BG pasaportu alan Bulgaristan orjinli Türklerin çocukları için açılan mülakat randevuları yetersiz.

- İstanbul ve Ankara konsoloslukları mülakat randevularına neredeyse kapalı kapı.

- Bursa konsolosluğu ise bu konuda mülakat randevusu ve işlem için 2027 yılını bekliyor.

- Mülakata girenlerin BG pasaportu ve kimlik almaları için 3 yıl bekletilmeleri ise gayri insani bir tutum.

- Türkiye'den işgücü transferinde de büyük sorun var. Bir firma bu konudaki izni 3 ayda zor alıyor çalışma bakanlığından.

- Bir de Türk iş insanlarını Bulgaristan'a yatırım yapmaya davet ediyorlar. Hangi Bulgaristan'a yatırım yapacak girişimcilerimiz. 

- Türkiye'den işgücü transferi bile yapamıyorlar.

- Bırakın eğitimli olmayı, eğitimsiz iş gücü bile olmayan, gençlerinin nerede ise tamamı ülke dışında çalışan Bulgaristan'a mı yatırım yapacaklar.

12 Ağustos 2026 Çarşamba

Türkiye ile Bulgaristan sınır ötesi suçlar ve 'yeni nesil' suç örgütleriyle mücadelede yeni bir sayfa açıyor



İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Bulgar mevkidaşı İvan Demirciev ile yaptığı görüşmenin ardından yaptığı açıklamada Bulgaristan ve Türkiye'nin sınır ötesi organize suçlar, uyuşturucu kaçakçılığı ve yasa dışı göçle mücadelede ortak faaliyetlerini genişleteceklrrini söyledi.
Bakan Çiftçi, Bulgaristan’ı komşu, dost ve NATO müttefiki bir ülke olarak tanımladığı açıklamasında "İki ülke ortak bir bölgeyi paylaşıyor ve aralarındaki iş birliği vatandaşların güvenliği açısından özel önem taşıyor"dedi.
İki bakan arasındaki görüşmelerin ana başlıkları arasında sınır ötesi suçlar ve 'yeni nesil' suç örgütleriyle mücadele de yer aldı. İçişleri Bakanı Çiftçi, bu yapıların bir bölümünün artık terör örgütlerinin özelliklerini kazanmaya başladığı uyarısında da bulunduğu açıklamasında “Her iki ülkenin de yeni nesil suçlarla başarılı şekilde mücadele edebilmesi için iş birliği yapmamız özel önem taşıyor.” değerlendirmesinde bulundu.
Çiftçi, benzer türde suçlarla bağlantılı olarak Ankara tarafından talep edilen 89 kişinin Türkiye’ye iade edilmesi dolayısıyla Bulgar makamlarına teşekkür de ederken 19 Türk vatandaşının daha iadesine ilişkin görüşmeler sürüyor. Türkiye ise Bulgar makamlarının talebi üzerine 24 Bulgar vatandaşını Bulgaristan’a teslim etti.
İkili zirvede bir diğer önemli konu uyuşturucu kaçakçılığıyla mücadele oldu. Çiftçi, Ankara’nın uyuşturucu ve organize suçlarla mücadelede Bulgaristan İçişleri Bakanlığının desteğine büyük önem verdiğini belirtti.
Bakan Çiftçi, Türkiye, Bulgaristan ve Yunanistan arasındaki üçlü mekanizma çerçevesindeki iş birliğini de başarılı olarak değerlendirirken alınan ortak önlemler sonucunda bölgedeki yasa dışı göçün yüzde 97 azaldığını ve göçmenlerin güzergahının değiştiğini vurguladı.

ORTAK FAALİYETLER TÜM BÖLGENİN GÜVENLİĞİNE KATKI SAĞLAYACAK

Ziyaret sırasında Bulgaristan ve Türkiye Polis Akademileri arasında bir mutabakat zaptı da imzalandı. Amaç, iki ülkenin İçişleri Bakanlıkları arasındaki iş birliğinin tüm alanlarda genişletilmesi.
Bakan Mustafa Çiftçi, ortak faaliyetlerin yalnızca Bulgaristan ve Türkiye’nin değil, tüm bölgenin güvenliğine katkı sağlayacağına inandığını da ifade ettiği değerlendirmesinde İvan Demirciev’i Türkiye’yi ziyaret etmeye de davet etti.
Bakan Çiftçi Bulgaristan programı kapsamında Bulgaristan Müslümanları Başmüftülüğünü de ziyaret ederek Başmüftü Dr. Ahmed Hasanov ile de görüştü ve Sofya’daki temaslarını ortak tarihin ve kültürel bağların izlerini taşıyan ziyaretlerle sürdürdüğünü belirtti. Görüşmede Bulgaristan’daki Müslüman toplumunun huzuru ile dini ve kültürel değerlerin yaşatılması konularının ele alındığını ifade eden Çiftçi, görüşmenin verimli geçtiğini kaydetti.
İçişleri Bakanı ayrıca Türkiye’nin Sofya Büyükelçiliğinin Resmi Konutu’nu da ziyaret etti ve ardından Vitoşa Caddesi ve Serdika Antik Kenti’ni gezdi.
Çiftçi, programını tarihi Kadı Seyfullah Efendi Camii’ni, diğer adıyla Banyabaşı Camii’ni ziyaret ederek tamamladı.
Bulgaristan basınına ziyareti hakkında değerlendirmede bulunan İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Türkiye ile Bulgaristan arasındaki ilişkilerin yalnızca komşuluk bağlarıyla sınırlı olmadığını, iki ülke arasındaki bağların ortak tarih, köklü kültür ve yüzyıllara uzanan güçlü ilişkiler üzerine kurulu olduğunu belirtti.

KAYNAK : AA / BNR / BGNES

10 Ağustos 2026 Pazartesi

'SEVR'İN YILDÖNÜMÜNDE YAŞANANLARI ANLAMAK!



106 yıl önce… 10 Ağustos 1920… Sevr imzalandı… SEVR imzalanmadı diyenler var. Cehalet bilinçli bir tercih. Sevr Antlaşması’nın görüşülmesi için Padişah Vahdettin, Saltanat Şûrasını toplar. -22 Temmuz 1920’de toplanan Saltanat Şûrası’nda, emekli General Rıza Paşa dışında, Şûra’daki tüm üyeler Osmanlı’nın idam fermanı Sevr’in imzalanması yönünde kabul oyu verirler. -Eğitim Bakanı Hadi Paşa, Danıştay Başkanı Rıza Tevfik ve Bern Elçisi Reşat Halis tarafından oluşan Osmanlı Heyeti, 10 Ağustos 1920’de Paris’te Sevr Banliyösünde Sevr Antlaşması’nı imzalar. -Sevr’e göre Anadolu parçalanıyor, Doğu Anadolu’da bir Ermeni devleti, Güneydoğu’da özerk bir Kürdistan kuruluyordu. Osmanlı ordusu lağvediliyordu. Sevr ile Osmanlı Devleti tarih sahnesinden siliniyor, Türk Milleti’nin son yurdu da elden gidiyordu. -Ankara’da Mustafa Kemal Paşa’nın kurduğu TBMM, 19 Ağustos 1920’de Sevr’i tanımadığını ilan eder. Antlaşmayı onaylayan Şûra üyeleriyle, imzalayan üyeleri vatan haini sayarak vatandaşlıktan çıkarır. -Padişah Vahdettin, Sultan Alparslan’ın ve Fatih Sultan Mehmet’in emanetini hiç direnmeden işgalcilere teslim ederken, Mustafa Kemal Paşa vatanı işgalcilerden kurtarmak için mücadele ediyordu.


Paris’in Sevr semtinde çini fabrikası.

-İmza için, sergi salonunda bir odada bekleyen Osmanlı Heyeti:

Reşad Halis Bey, Rıza Tevfik Bey ve Hâdi Paşa.


-Hadi Paşa imzalarken 

-Sevr’in imzalanmasının ardından işgal devletleri Anadolu'yu işgalde sınır tanımazlar.


KAYNAK:

Naim Babüroğlu

Avrupa'nın eko sistemi çöküyor. Almanya'dan doğup Karadeniz'e dökülen 2 bin 850 kilometrelik Tuna Nehri kurumak üzere


KAYNAK :

www.sozcu.com.tr