7 Mart 2026 Cumartesi
6 Mart 2026 Cuma
Cumhurbaşkanı Osmani, yeni cumhurbaşkanının seçilememesi nedeniyle Meclisi feshetti
Kosova Cumhurbaşkanı Vjosa Osmani, yeni cumhurbaşkanını seçememesi sebebiyle Meclisi feshettiğini duyurdu.Cumhurbaşkanı Osmani, düzenlediği basın toplantısında, dün gece Meclis'te yeni cumhurbaşkanının seçilmesine yönelik girişimlerin başarısız olduğunu söyledi.Bunun devlet için büyük bir talihsizlik olduğunu belirten Osmani, "Bugün, Kosova Cumhuriyeti Anayasası'na uygun olarak Meclisin feshedilmesine ilişkin kararı yayımladım ve bu karar aracılığıyla açıkça belirlenmiş olan Anayasal yükümlülüğümü yerine getiriyorum." ifadesini kullandı.Osmani, milletvekillerinin dün gece ülkeyi yeni seçime götürme kararı aldığını, bu durumun tamamen önlenebileceğini dile getirerek, vekillerin ülkenin çıkarını tercih etmediklerini vurguladı.Kosova Meclisinin temel anayasal yükümlülüklerinden birini yerine getirmekte başarısız olduğuna dikkati çeken Osmani, "Anayasa'nın 86. maddesi, mevcut cumhurbaşkanının görev süresinin bitmesinden en geç 30 gün önce yeni cumhurbaşkanının seçilmesi gerektiğini açıkça belirtmektedir." dedi.Osmani'nin, ülkedeki siyasi parti liderleriyle görüşerek, kısa sürede erken genel seçim tarihini duyurması bekleniyor.Cumhurbaşkanı seçimiKosova Cumhurbaşkanı Osmani'nin 5 yıllık görev süresi 4 Nisan'da dolacak. Ülkenin anayasasına göre, yeni cumhurbaşkanının 5 Mart'a kadar seçilmesi gerekiyordu.120 sandalyeli Meclisin 5 Mart gece yarısına kadar cumhurbaşkanını seçmesi gerekiyordu ancak Başbakan Albin Kurti'nin partisi Kendin Karar Al Hareketi (Vetevendosje), muhalefet milletvekillerini kendi adayına destek vermeye ikna edemedi.Muhalefet partileri uzlaşıya dayalı bir cumhurbaşkanı adayı talep ederken; Kurti, Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Glauk Konjufca'yı aday gösterdi.Meclis Başkanı Albulena Haxhiu, dün geceki oturumda, "Bu oturumu sürdürmek için yeterli çoğunluk yok, oylamaya devam edemeyiz." dedi.Haxhiu, yalnızca 66 milletvekilinin hazır bulunduğunu, oylamanın yapılabilmesi için en az 80 milletvekilinin gerekli olduğunu bildirerek, oturuma ara verdi.Meclis Başkanı, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, cumhurbaşkanı seçimine ilişkin sürecin anayasal uygunluğunun değerlendirilmesi konusunda Anayasa Mahkemesi'ne başvurduklarını ve karar verilene kadar cumhurbaşkanı seçimi süreciyle bağlantılı anayasal sürenin askıya alınmasına yönelik geçici tedbir kararı alınmasını talep ettiklerini bildirdi.Dün gece Mecliste cumhurbaşkanının doğrudan halk tarafından seçilmesini öngören Anayasa değişikliği önerileri de gündeme alındı ancak söz konusu girişim de milletvekillerinden gerekli desteği alamadı.Kosova'da 9 Şubat 2025'te genel seçim ve 28 Aralık 2025'te erken genel seçim düzenlenmiş, Albin Kurti başkanlığındaki yeni hükümet, Meclisten 11 Şubat'ta güvenoyu almıştı.
(Kaynak: AA)
5 Mart 2026 Perşembe
BULGARİSTAN'IN TÜRKLERE SIRTINI DÖNEREK YÜRÜYECEĞİ BİR GELECEĞİ YOK !
Bulgaristan'da işler biz Türkler için sarpa sarmaya başladı.
Oturum başvurularının red oranı neredeyse yüzde 95'e çıktı.
Hangi nedenden dolayı oturum başvurusu yapıldığının hiç önemi yok.
Yani her yüz dosyadan ancak beşine onay veriliyor.
Bu arada son aylarda daha önce alınan oturum kartlarının eften püften sebeplerle iptali de bu işlerin cabası.
İnsanımız oturumum var diye Bulgaristan'a gitmeye kalktığında el konulan kimliği nedeniyle sınırda kalıyor.
Kısacası hangi sebepten olursa olsun yapılan D Vize işlemleri duvara çarpıyor.
Oturum başvurularının red oranı neredeyse yüzde 95'e çıktı.
Hangi nedenden dolayı oturum başvurusu yapıldığının hiç önemi yok.
Yani her yüz dosyadan ancak beşine onay veriliyor.
Bu arada son aylarda daha önce alınan oturum kartlarının eften püften sebeplerle iptali de bu işlerin cabası.
İnsanımız oturumum var diye Bulgaristan'a gitmeye kalktığında el konulan kimliği nedeniyle sınırda kalıyor.
Kısacası hangi sebepten olursa olsun yapılan D Vize işlemleri duvara çarpıyor.
Red gerekçeleri de oldukça komik.
Bahaneler ve kişisel kanaatler yağmur gibi yağıyor.
Mesela bir dosyada vatandaşın D Vize süreci incelemesinde kendi talebi ile isteğinden vazgeçtiği belirtilirken, bir diğerinde beyan ettiği adres için burayı geçici olarak prosedür gereği bildirdikleri yazılıyor.
En çok kullanılan bahane de bu.
Sanki D Vize onaylanmış da kişi buraya hiç gelmemiş gibi işlem yapılıyor.
Bulgaristan'da uzun süre yaşamayacağı kanaati ise kontrole giden polisin dosyaya yazdığı en önemli olumsuz not.
Bulgaristan'ı hiç ziyaret etmemiş olma sebebi ise apayrı gülünç bir gerekçe.
Hele hele ev sahiplerini heyecanlandırıp hatta korkutup "Onlar zaten Türkiye'de oturuyorlar" dedirtmek de memurun ayrı bir mahareti.
Bulgaristan insanının zaten eskiden beri, totaliter rejimden kalma var olan polis korkusu malum zaten.
Bir de kiralanmış olarak beyan edilen evlerde oturum talep edenin kişisel eşyasının olmadığını yazan raporlar var ki evlere şenlik.
Yani hikayeden D Vize red gerekçeleri ile anayasal haklarımız budanmaya çalışılıyor.
Red gelen dosyalar için dava açmak mümkün.
Ancak bu konuda açılan davalarda önceden daha ilk celsede karar çıkarken şimdi durum degişti.
Gereksiz bürokratik yazışmalar ile süreç uzatıldıkça uzatılıyor.
Sofya'da 'derinlerden' birileri hem oturum başvurularını hem de açılan davalardaki hukuksal süreçleri engelliyor.
Anlayacağınız hukuksal itirazlarda adeta uzatmalar oynanıyor.
Ülkedeki siyasi istikrarsızlık bu sürecin daha da uzayacağının habercisi.
Dolayısı ile bundan sonra Bulgaristan'dan hangi kritere göre olursa olsun oturum almak ve bu oturumun devamlılığını sağlamak imkansız gibi.
Büyük bir maddi ve manevi külfet gerektiren bu süreç aşılsa bile yeni başvurular için gündemde olan tartışmalar da cabası.
Ancak bu konuda açılan davalarda önceden daha ilk celsede karar çıkarken şimdi durum degişti.
Gereksiz bürokratik yazışmalar ile süreç uzatıldıkça uzatılıyor.
Sofya'da 'derinlerden' birileri hem oturum başvurularını hem de açılan davalardaki hukuksal süreçleri engelliyor.
Anlayacağınız hukuksal itirazlarda adeta uzatmalar oynanıyor.
Ülkedeki siyasi istikrarsızlık bu sürecin daha da uzayacağının habercisi.
Dolayısı ile bundan sonra Bulgaristan'dan hangi kritere göre olursa olsun oturum almak ve bu oturumun devamlılığını sağlamak imkansız gibi.
Büyük bir maddi ve manevi külfet gerektiren bu süreç aşılsa bile yeni başvurular için gündemde olan tartışmalar da cabası.
Dil bilme zorunluluğu ile ilgili hazırlıklar yurt dışında dünyaya gelen 2. ve 3. kuşak hak sahiplerinin önünü tamamen tıkayacak gibi.
Bulgaristan daha adil, demokratik ve insanca yaşanabilir, Avrupa Birliği Kriterlerine uyumlu, evrensel insan haklarına dayalı bir ülke olmayı hedefleyeceğine tersi bir siyasi ve idari bakış açısına hapsoluyor.
Üstelik oturum talep eden Bulgaristan orjinlilerin 2. ve 3. kuşak çocukları eğitimli ve yüksek vasıflı olmalarına rağmen engellemeyi tercih ediyorlar.
Mülakata girenlerin 3 yıl bekletilmeleri bile gayri insani bir tutum.
Bir de Türk iş insanlarını Bulgaristan'a yatırım yapmaya davet ediyorlar.
Hangi Bulgaristan'a yatırım yapacak girişimcilerimiz.
Bırakın eğitimli olmayı, eğitimsiz iş gücü bile olmayan, gençlerinin nerede ise tamamı ülke dışında çalışan Bulgaristan'a mı yatırım yapacaklar.
Önümüzdeki aylarda yapılacak seçimler için Türkiye'deki çifte vatandaşlara oy kullanmaları için ayrılan sandık sayıları meselesine ise hiç girmiyorum.
Türklere kapılarını kapatan, sırtını dönen bir Bulgaristan'ın ulaşacağı bir üstün medeniyet ve demokrasi seviyesi yok maalesef.
Bunu anlamaları için illa ki bir 500 yıl daha geçmesi gerekmiyor.
27 Şubat 2026 Cuma
Sivil Toplum Kuruluşlarından Bulgaristan seçimleri için Ombudsman Velislava Delçeva'ya şikayet ve Anayasa Mahkemesine başvuru furyası
BULGARİSTAN CUMHURİYETİ OMBUDSMANI
SAYIN VELİSLAVA DELÇEVA’YA
ŞİKÂYET VE ANAYASA MAHKEMESİNE BAŞVURU TALEBİ
GÖNDEREN: ........................................................................................................
(Sivil Toplum Kuruluşunun Adı)
TEMSİLCİ: ........................................................................................................
(Başkanın / Kanuni Temsilcinin Adı Soyadı)
KONU: Türkiye Cumhuriyeti'nde yaşayan Bulgaristan vatandaşlarının seçim haklarının ayrımcı bir şekilde kısıtlanması ve "BAHAD" (Balkanlar’da Adalet, Haklar ve Kültürel İşbirliği) Sivil Toplum Kuruluşu’nun tutumuna tam destek beyanı.
SAYIN VELİSLAVA DELÇEVA,
Bulgaristan Cumhuriyeti Anayasası'nın 150. maddesinin 2. fıkrası uyarınca, 25 Şubat 2026 tarihinde Seçim Kanunu’nda yapılan ve AB dışındaki ülkelerde sandık sayısını 20 ile sınırlayan değişikliklerin anayasaya aykırılığının tespiti için Anayasa Mahkemesi’ne başvuruda bulunmanızı talep ediyoruz.
Türk toplumuna mensup Bulgaristan vatandaşlarını temsil eden bir kuruluş olarak, BAHAD Sivil Toplum Kuruluşu’nun taleplerini ve resmi tutumunu kararlılıkla destekliyoruz. Anayasal haklarımızın ağır bir şekilde çiğnenmesine karşı müdahalenizi bekliyoruz.
Üyelerimiz, Bulgaristan'da doğmuş ancak 1984-1989 döneminde totaliter komünist rejim tarafından zorla sürgün ve deşifre edilmiş yüz binlerce doğuştan Bulgaristan vatandaşıdır. Bu insanlar, yaşadıkları zulme rağmen anavatanları ile bağlarını koparmamış, oy hakkına sahip tam yetkili vatandaşlardır. Üyelerimizin, 11 Ocak 2012 tarihinde Bulgaristan Ulusal Meclisi tarafından resmi olarak kabul edilen "Etnik Temizlik" mağdurları olduğunu önemle vurgularız.
35 yıl sonra bugün, aynı devletin önümüze yeni idari "engeller" koymasını kabul edilemez buluyoruz. Seçim sandıklarının (doğrudan Türkiye'deki vatandaşlarımızı hedef alacak şekilde) 20 ile sınırlandırılması, siyasi bir ayrımcılık eylemi ve anayasal düzene doğrudan bir saldırıdır.
ANAYASAL DÜZENİN VE ULUSLARARASI HUKUKUN İHLALİ:
20 sandık kotasının demokratik devletin temel ilkelerini ihlal ettiğine inanıyoruz. Oy kullanmayı büyük kitleler için fiilen imkansız hale getiren her türlü kısıtlama, anayasal düzene aykırıdır.
Eşitlik İlkesinin İhlali (Anayasa m. 6 ve m. 26): Bulgaristan'da doğup sürgün edilen vatandaşlar, ülke içinde yaşayanlarla aynı haklara sahiptir. Vatandaşların "kategorilere" ayrılması anayasaya aykırıdır.
Siyasi Hayattan Yeniden Sürgün Edilme: Komünist rejimin fiziksel olarak sürgün ettiği insanlar, bugün Seçim Kanunu aracılığıyla demokratik süreçten sürgün edilmektedir. Bu bir hak kötüye kullanımıdır (Anayasa m. 57, f. 2).
Anayasa'nın 10. Maddesinin İhlali: Yüz binlerce seçmen için sadece 20 sandık sağlandığında, oy hakkı eşit ve genel olmaktan çıkarak sembolik/hayali bir hale gelmektedir.
TALEPLERİMİZ:
Anayasa'nın 150. maddesi uyarınca, bu ayrımcı metinlerin iptali için Anayasa Mahkemesi’ne acilen başvurulması.
Totaliter rejim mağdurları için devam eden adaletsizlik ve onlara yönelik yeni kurumsal saldırılar hakkında resmi görüş bildirilmesi.
EKLER: (Medya Yayınları ve Haber Linkleri)
News.bg, NOVA TV, Kırcaali Haber, https://www.google.com/search?q=Desebg.com, E-razgrad.bg, Faktor.bg haberleri.
Tarih: .................... 2026
Şehir: ..............................
SAYGILARIMIZLA,
BAŞKAN: ...................................
(İmza ve Kaşe)
BAHAD'DAN KONU HAKKINDA AÇIKLAMA
Değerli Dernek Başkanları ve Yöneticileri,
Seçim Kanunu’ndaki 20 sandık kısıtlamasına karşı BAHAD önderliğinde yürüttüğümüz bu kritik süreçte koordinasyonu sağlamak adına aşağıdaki adımların eksiksiz uygulanması gerekmektedir:
Hazırlık: Aşağıdaki dilekçe metnini derneğinizin resmi antetli kağıdına dökün, ilgili boşlukları doldurun ve imzalı-kaşeli hale getirin.
Kayıt: Dilekçeyi Bulgaristan Ombudsmanlığına (Sofya) teslim ederken mutlaka bir kopyasına "Vhodyaşt Nomer" (Evrak Kayıt Numarası) alın.
İletişim ve Teslim: Gerekli tüm işlemleri tamamladıktan sonra; imzalı ve kaşeli belgeyi PDF formatında taratarak:
İlgili bağlantı kurduğunuz kişiye veya,
0554 586 88 65 numaralı WhatsApp hattı üzerinden BAHAD Başkanı Safiye Yurdakul'a iletin.
Son Tarih: Belgelerin en geç Pazartesi günü saat 14:00'e kadar iletilmesi zorunludur.
Resmi Başvuru: Pazartesi günü toplanan tüm dilekçeler toplu olarak Bulgaristan Ombudsmanı'nın resmi e-posta adresine BAHAD tarafından iletilecektir.
26 Şubat 2026 Perşembe
25 Şubat 2026 Çarşamba
AP'DEN TÜRKİYE'YE "VİZE SERBESTİSİ İÇİN ADIM ATIN" ÇAĞRISI
Avrupa Parlamentosu, İspanyol parlamenter Sanchez Amor'un kaleme aldığı Türkiye Raporu taslağını ele aldı. Taslak belgede vize muafiyeti ile ilgili Türkiye'ye çağrı yapıldı.
Avrupa Parlamentosu Türkiye raportörü Nacho Sanchez Amor tarafından kaleme alınan Türkiye Raporu taslağı Avrupa Parlamentosu (AP) Dışişleri Komisyonu'nda (AFET) ele alındı. Taslak belgede, Türkiye'nin, Avrupa Birliği'nden (AB) öncelikli beklentileri arasında olan vize muafiyetiyle ilgili bir çağrı da yer aldı.
Diğer AB kurumları gibi AP de vize serbestisinde adım atması gerekenin Türkiye olduğu görüşünde ve uzun süredir bu çizgisini koruyor.
Taslak belgede, "AP, Türk hükümetini vize serbestisi diyaloğunun yeniden başlatılmasına mani olan kalan engelleri gidermeye çağırır" ifadeleri kullanıldı.
Türkiye, kendisinin de onay verdiği 72 kriterden 6'sını aradan 13 yıl geçmesine rağmen yerine getirmedi.
AB Komisyonu'nun geçen yılki raporu temel alınarak hazırlanan 11 sayfalık taslak raporda Türkiye'deki durum ve AB'yle ilişkiler de farklı boyutlarıyla ele alındı.
AP, Türk hükümetinin katılım sürecini etkileyen eksikliklere ilişkin ciddi endişeleri gidermediği görüşünde.
Diğer AB kurumları gibi AP de vize serbestisinde adım atması gerekenin Türkiye olduğu görüşünde ve uzun süredir bu çizgisini koruyor.
Taslak belgede, "AP, Türk hükümetini vize serbestisi diyaloğunun yeniden başlatılmasına mani olan kalan engelleri gidermeye çağırır" ifadeleri kullanıldı.
Türkiye, kendisinin de onay verdiği 72 kriterden 6'sını aradan 13 yıl geçmesine rağmen yerine getirmedi.
AB Komisyonu'nun geçen yılki raporu temel alınarak hazırlanan 11 sayfalık taslak raporda Türkiye'deki durum ve AB'yle ilişkiler de farklı boyutlarıyla ele alındı.
AP, Türk hükümetinin katılım sürecini etkileyen eksikliklere ilişkin ciddi endişeleri gidermediği görüşünde.
Kaydol:
Yorumlar (Atom)












