15 Şubat 2026 Pazar

ANKARA İLE ATİNA ARASINDAKİ UZLAŞMACI TAVIR YUNANİSTAN'DA HAVAYI DEĞİŞTİRDİ



Yunanistan Başbakanı Miçotakis Cumhurbaşkanı Erdoğan ile yaptığı görüşmeyi "Ulusal histeri değil, ulusal özgüvene sahip bir Yunanistan" istiyoruz sözleri ile değerlendirerek "Coğrafyamız komşular gerektiriyor. Değişken bir uluslararası ortamda istikrarı seçiyoruz" dedi.

Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis, Ankara’da Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile yaptığı görüşmenin ardından Türkiye ile gerilimsiz ve açık kanallara dayalı normal ilişkiler istediklerini belirtti. İki ülke arasındaki anlaşmazlıkların 'gerçek ve önemli' olduğunu ifade eden Miçotakis, buna rağmen temasların uluslararası hukuk vurgusuyla yürütüldüğünü kaydetti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan ile 11 Şubat'ta bir araya gelen Miçotakis, iki ülke arasındaki diplomatik temasların seyrine ilişkin sosyal medya hesapları üzerinden bilgi verdi. Miçotakis, görüşmelerde açık iletişim kanallarının kullanıldığını ve uluslararası hukuka bağlılık ilkesinin esas alındığını vurguladı. Görüşmede hem yakınlaşma hem de ayrışma başlıklarının ele alındığını aktaran Miçotakis, sürecin yapılandırılmış diyalog çerçevesinde ilerlediğini bildirdi.
Miçotakis, Yunanistan’ın Türkiye ile ilişkilerde gerilim ya da durağanlık arayışında olmadığını belirttiği açıklamasında Atina'nın ulusal çıkarlara bağlı, dengeli ve işlevsel bir ilişki hedeflediğini dile getirerek, coğrafi gerçekliklerin iki ülkeyi istikrarlı bir zeminde işbirliğine yönelttiğini vurguladı.
Ankara'da gerçekleştirilen Yunanistan ve Türkiye Yüksek İşbirliği Konseyi’nin 6. Oturumu'nu da değerlendiren Yunanistan Başbakanı Miçotakis, iki ülke arasındaki ayrılıkların devam ettiğini ancak bu konuların artık gerginlik yaratmadan dile getirildiğini ifade etti.

'ANLAŞMAZLIKLARIMIZ GERÇEK VE ÖNEMLİ'

Miçotakis, sosyal medya üzerinden paylaştığı mesajda temaslara ilişkin ayrıntılara yer verdi.
Haftanın uluslararası toplantılar ve kararlarla geçtiğini belirten Miçotakis, "Cumhurbaşkanı Erdoğan ile bizi birbirimize yaklaştıran ve ayıran noktalar hakkında samimi ve kapsamlı bir görüşme gerçekleştirdik. Anlaşmazlıklarımız gerçek ve önemli. Bunları küçümsemiyoruz" ifadelerini kullandı.


'TÜRKİYE İLE NORMAL İLİŞKİLER İSTİYORUZ'

Miçotakis, mevcut aşamada görüş ayrılıklarının gerginlik yaratmadan dile getirilebildiğini ifade ederek, "Bugün, gerginlik yaratmadan, açık iletişim kanallarıyla, özgüvenle ve uluslararası hukuka sürekli atıfta bulunarak görüşlerimizi vurgulayabiliyoruz" açıklamasını yaptı. Ankara ile çeşitli alanlarda işbirliği yapmak istediklerinin altını çizen Miçotakis, "Yunanistan ne gerginlik ne de atalet arıyor. Türkiye ile ulusal çıkarlara odaklanmış, normal ve işlevsel bir ilişki istiyoruz" dedi.

'COĞRAFYAMIZ KOMŞULAR GEREKTİRİYOR'

Son 2 buçuk yılda başlatılan sürecin devam ettiğini belirten Miçotakis, "Coğrafyamız komşular gerektiriyor. Değişken bir uluslararası ortamda istikrarı seçiyoruz. Somut sonuçlar veren yapılandırılmış diyaloğu sürdürüyor ve işbirliği alanlarını genişletiyoruz" değerlendirmesinde bulundu. Miçotakis, ilişkilerde sorumluluk vurgusuyla hareket ettiklerine de dikkat çekerek, "Vatandaşların çoğunluğunun istediği de bu: Ulusal histeri değil, ulusal özgüvene sahip bir Yunanistan" mesajını paylaştı.

 YUNAN BASINI DA GERÇEKÇİ DEĞERLENDİRMELER YAPTI

Öte yandan Yunanistan basını da Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis'in Ankara'da gerçekleştirdiği görüşme ve 6. Yüksek Düzeyli İşbirliği Konseyi toplantısı, Yunan basınında manşetlerden düşmedi. Yunan medyası, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın misafirperverliğini ve görüşme boyunca sergilenen yapıcı üslubu vurguladı. Haberlerde, iki liderin yemekte Yunan ve Türk mutfağı üzerine yaptığı sohbetin perde arkasına yer verildi. Diyalog kanallarının açık tutulması ve ekonomik işbirliğinin geliştirilmesi yönündeki mesajlar da haberlerde öne çıkan detaylar arasındaydı.
Yunanistan merkezli medya kuruluşları, Ankara'daki zirveyi "tarihi rakipler arasında yumuşama" ve "diyalog dönemi" başlıklarıyla duyurdu. Liderlerin Ankara'daki yoğun temasların ardından sergilediği uzlaşmacı tavrın, gerilimin azaltılmasına yönelik çabaların süreceğine işaret ettiği kaydedildi. Erdoğan'ın "Sorunlar çözümsüz değil" çıkışının Ege'deki anlaşmazlıkların çözümü için umut verdiği yorumu yapıldı.

PROTO THEMA: TESBİH, FOTOĞRAF ALBÜMÜ VE DOSTANE ATMOSFER

Proto Thema gazetesi, görüşmenin perde arkasına ilişkin ayrıntıları okurlarıyla paylaştı. Gazete, olumlu atmosferin Mitsotakis’in Ankara’ya ayak bastığı andan itibaren hissedildiğini kaydetti. İki liderin ortak açıklamalarını dostane bir üslupla yaptığı vurgulandı. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın görüşme sonrasında Yunanistan Başbakanı’na önceki temaslarına ait bir fotoğraf albümü gösterdiği belirtildi.
Erdoğan, Miçotakis ve Patrik Bartholomeos bir araya gelerek kısa bir süre sohbet etti. Miçotakis, Bartholomeos'a kehribar rengi tesbihini gösterirken, Patrik de altın boncuklu kendi tesbihini sergiledi. Erdoğan'ın, tesbihin Türkiye'de sevilen bir aksesuar olması nedeniyle bu diyaloğa özellikle ilgi gösterdiği ifade edildi.
Yaklaşık bir saat süren akşam yemeğinde de mükemmel bir atmosferin hakim olduğu vurgulanan haberde, Cumhurbaşkanlığı'nın tanınmış Yunan ve Türk eserlerini seslendiren bir orkestra ayarladığı bilgisi paylaşıldı. Yemek boyunca Miçotakis ve Erdoğan'ın birbirleriyle daha sosyal bir sohbet etmeyi tercih ettiği, aileleri, seyahatleri ve Yunan ve Türk mutfağı hakkında konuştukları belirtildi. İki liderin mutfak kültürü üzerine sohbetine konu olan yemeğin ise "börek" olduğu kaydedildi.

LIFO: GÖRÜŞMENİN ODAĞI KIBRIS, AZINLIKLAR VE CASUS BELLI'YDİ

Lifo haber sitesi, Ankara’daki görüşmelerin olumlu bir atmosferde gerçekleştiğini duyurdu. Haberde, tarafların bölgesel istikrarı destekleyen mutabakat zaptları imzaladığı bilgisine yer verildi. Yunan hükümet kaynaklarının, geçmişte anlaşmazlıklara yol açan tüm konuların ele alındığını aktardığı bildirildi.
İki liderin açık iletişim kanallarının korunmasının ve ikili ilişkilerdeki ortamın iyileştirilmesinin her iki ülke için de yararlı olduğu konusunda hemfikir oldukları ifade edildi. Uluslararası ve bölgesel gelişmeler kapsamında Ukrayna ve Orta Doğu başlıklarının masaya yatırıldığı kaydedildi. Yunanistan Başbakanı’nın göç meselesine dikkat çektiği ve Sakız Adası’ndaki trajik gemi kazasına değindiği aktarıldı.
Haberde, iki liderin ikili ticaret hacmini 10 milyar avroya çıkarma hedefini yinelediği belirtildi. Tarafların sınır ötesi karayolu ve demiryolu hatlarının modernizasyonu konusunda iş birliğini sürdürme kararı aldığı, enerji alanında özellikle elektrik ve yenilenebilir kaynaklar konusunda fırsatların değerlendirileceğini dile getirdiği bildirildi.


KATHIMERINI: ÇÖZÜMSÜZ SORUN YOK

Kathimerini gazetesi, iki liderin açıklamalarını manşetine taşıdı. Haberde, Miçotakis’in “İlişkilerimize yönelik her türlü tehdidi ortadan kaldırmanın zamanı geldi” sözlerine yer verildi. Erdoğan ve Miçotakis'in iki ülke arasındaki olumlu iklimin altını çizerek diyaloğun devam etmesinin önemini vurguladığı belirtildi.
Miçotakis’in "İlişkilerimize yönelik her türlü tehdidi ortadan kaldırmanın zamanı geldi" sözlerine yer verilen haberde, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ise "İyi niyetle çözümsüz sorun yok" dediği bildirildi.
Gazete, Yunanistan’ın deniz yetki alanlarının sınırlandırılmasını tek farklılık olarak gördüğünü yazdı. Haberde ayrıca, göç alanındaki iş birliğine değinildi. Miçotakis’in Doğu Ege’deki göç akışının yüzde 60 oranında azaldığını kaydettiği ve kaçakçılıkla mücadelenin süreceğini vurguladığı belirtildi. Ekonomik ilişkiler kapsamında 10 milyar avroluk ticaret hedefi koyulduğu da söylendi.

SKAI: MİÇOTAKİS UZLAŞMACI BİR TAVIR SERGİLEDİ

Skai, Ankara'daki zirveyi "Erdoğan ve Yunanistan lideri Kyriakos Miçotakis, Ankara'da bir gün süren görüşmelerin ardından uzlaşmacı bir tavır sergiledi" sözleriyle duyurdu. Haberde, bu tavrın tarihi rakipler arasındaki gerginliğin son dönemde azalmasının devam edeceğinin işareti olarak yorumlanabileceği ifade edildi.
Erdoğan'ın, Miçotakis ile yaptığı görüşmenin ardından Ege Denizi ile ilgili anlaşmazlıklarda ilerleme kaydedilebileceğini vurguladığı açıklandı. İki NATO üyesi ülke arasındaki gerilimin son yıllarda azaldığı açıklandı. Haberde, Yunanistan ve Türkiye arasındaki en önemli görüş ayrılıklarından birinin Ege Denizi'ndeki deniz sınırlarıyla ilgili olduğu belirtildi.

ERT NEWS: ERDOĞAN, MİÇOTAKİS'İ DEĞERLİ BİR DOST DİYE NİTELEDİ

ERT News'ün haberinde, Miçotakis'in casus belli anlaşmazlığına gönderme yaparak "İlişkilerimize yönelik her türlü biçimsel ve esaslı tehdidi ortadan kaldırmanın zamanı geldi. Şimdi değilse ne zaman?" ifadesini kullandığı kaydedildi. Miçotakis ve Erdoğan'ın ikili ilişkileri gözden geçirdiği ve açık iletişim kanallarının korunmasının, ikili ilişkilerdeki ortamın iyileştirilmesinin her iki ülke ve daha geniş bölgedeki istikrar için faydalı olduğu konusunda mutabık kaldığı aktarıldı. Uluslararası ve bölgesel konuların da ele alındığı, iki liderin özellikle Ukrayna ve Orta Doğu üzerine görüş alışverişinde bulunduğu belirtildi.

YUNANİSTAN DIŞİŞLERİ BAKANI: BU ÇABAYI SÜRDÜRECEĞİZ

Bu arada Yunanistan'ın ERT kanalına demeç veren Dışişleri Bakanı Yorgos Yerapetritis de Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın iki ülke arasındaki sorunların çözümü amacıyla uluslararası hukuka yaptığı atfın ikili ilişkiler açısından büyük önem taşıdığını belirtmişti. Yerapetritis, Türkiye ile normal bir ilişki arzuladıklarını dile getirmişti.
Yerapetritis, son yıllarda siyasi diyalog, pozitif gündem ve güven artırıcı tedbirler temelinde yürütülen temasların önemli sonuçlar doğurduğunu vurgulamıştı. Büyük sorunların çözüm beklediğini ifade eden Yerapetritis, buna rağmen iki ülke arasında işlevsel bir iyi komşuluk ilişkisinin geliştirildiğini aktarmıştı.
Heyetler arası toplantılarda ticaret, göç, sivil savunma ve kültür başlıklarının gündeme geldiğini de kaydeden Yerapetritis, “Türkiye ile normal bir ilişki arzuluyoruz. Coğrafya belli, bu çabayı sürdüreceğiz.” açıklamasını yapmıştı.
İletişim kanallarının açık tutulmasının önemine de işaret eden Yunan Bakan, “Bu iletişim sayesinde kriz yaşanmayacağına dair ılımlı bir iyimserliğe sahip olabiliriz.” demişti.

12 Şubat 2026 Perşembe

Başbakan yardımcılığına bir Türkün atanmasıyla Kosova tarihinde bir ilk yaşanıyor


Kosova Demokratik Türk Partisi (KDTP) azınlıkta toplumlardan en fazla oy alarak ve iki milletvekiliyle Mecliste yer alırken tarihte ilk defa Başbakan Yardımcılığı göreviyle de en üst düzey temsil hakkını kazandı.
KDTP tarafından sosyal medya hesaplarından yapılan paylaşımda, “Kosova Cumhuriyeti Hükümetinde Başbakan Yardımcılığı görevini üstlenen Genel Başkanımız Fikrim Damka ile milletvekilleri Ergül Mazrek ve Fatma Taçi, Kosova Cumhuriyeti Meclisi’nin 10. yasama döneminde ve hükümette, Kosova Türk toplumunun hak ve çıkarlarını en etkili ve verimli şekilde temsil edeceklerdir.
Kosova Demokratik Türk Partisi olarak, halkımızın sesi ve iradesi olarak; Türkçemizin ve kültürümüzün güçlendirilmesi, toplumsal haklarımızın korunması ve temsil gücümüzün artırılması için kararlılıkla çalışmaya devam edeceğiz.Yeni yasama ve yürütme döneminin ülkemiz, milletimiz ve tüm toplumumuz için hayırlı olmasını dileriz.” denildi. (KOSOVA PORT)

Bursa sahnelerinde Bal Göç Türk Sanat Müziği Korosu'nun fırtınası var

Genel Merkezi Bursa'da bulunan Balkan Göçmenleri Kültür ve Dayanışma Dernegi'nin ( Bal Göç) Osmangazi Gösteri Merkezi'nde düzenlediği etkinlikte müzik ziyafeti vardı.
Bal Göç'ün kuruluşunun 41. Yılı onuruna düzenlenen etkinlikte derneğin Türk Sanat Müziği Korosu sahne alırken, geceye renk katan ve gecenin yıldızı olan koro ve koristler etkinliğe katılan davetlilere büyük bir coşku yaşattı. 
Türk toplum yaşamında derin izler bırakmış Anadolu ve Rumeli ezgilerinden eserler seslendirilen gecede dile gelen şarkılar şunlardı ;

-Bayan gün kana benziyor,
- Gideceğim gurbet eldir,
- İstanbul'dan Üsküdar'a yol gider,
- Gündüzüm seninle,
- Bitmemiş gibi,
- Saatler mi durmuş,
- Sevemedim kara gözlüm, 
- Can suyu,
- Kumruları dinledim,
- Gönül aşkınla,
- Mavrova'dan aldım sümbül,
- Bugün dağların dumanı,
- Bir çapkına yangınım,
- Erkilet güzeli,
- Şu gelen atlımıdır,
- Yürü dilber.

Aytül Küçüközdemir Aydın'ın hem koro şefliğini hem de sunuculuğu üstlendiği gecenin solisleri Macide Balkan Gönül ile Sezgin Kahraman, Hanife İnci Yılmaz, Yasemin Kılınç, Elif Kahraman, Neslihan Kahraman, Neslihan Özgür, Nilüfer Balkan, Tomris Tanış, Mehmet Uğur Özdeniz ve Nuray Kavurt idi. 
Etkinliğin onur konuğu konumundaki Bulgaristan Bursa Konsolosu Momçil Rusinov'un dışında geceye Balkan Rumeli Türkleri Konfederasyonu (BRTK) Genel Başkanı Sabri Mutlu ile Yıldırım Kaymakamı Metin Esen, Bursa Büyükşehir Belediye Başkanvekili Zafer Milli,
Osmangazi Belediye Başkanvekili Halil Aktaş,
Yıldırım Belediye Başkanvekili Şakir Emin,
Kestel Belediye Başkan Yardımcısı Hasan Selman Özkan, Adalet ve Kalkınma Partisi Bursa İl Başkanvekili Serkan Oktay, Cumhuriyet Halk Partisi Bursa İl Başkanvekili Aytuğ Onur,
Milliyetçi Hareket Partisi Bursa İl Başkanvekili Hikmet Çalışye, CHP Osmangazi İlçe Başkanı Raşit Gürbüz, Atatürkçü Düşünce Derneği Bursa Şube Başkan Yardımcısı Ali Küçüksarı, Bursa Kent Konseyi Yürütme Kurulu Üyesi Yüksel Ceylan, TMMOB Mimarlar Odası Bursa Şubesi Başkanı Şirin Rodoplu Şimşek, BRTK Genel Başkan Yardımcısı İsmail Korkmaz, Bal Göç Kestel Şube Başkanı Yılmaz Güldoğan, Bal Göç Orhangazi Şube Başkanı Orhan Özaydınlı, Bal Göç Osmangazi Şube Başkanı Erkan Adalı, 
Killiler Kültür Dayanışma Ve Yardımlaşma Derneği Başkanı Mümün Kaşmer de iştirak edenlerdendi.


Gece Bal Göç'ün kokteyli ile başlarken kokteyl salonundaki görsel şölende kuruluşundan bu güne Bal Göç'e emek vermiş başta kurucu Genel Başkan merhum Mümün Gencoğlu olmak üzere diğer başkanların fotografları vardı. 
Gecenin devamında ise sahne alan Bal Göç TSM Korosu seslendirdiği muhteşem eserler ile dinleyicileri adeta büyüledi.  Solo şarkılar ile renklenen müzik şöleni sanatçıların bireysel sunumu ile taçlanırken gecenin finalinde yaşanan sürpriz  ise renkli görüntülerin oluşmasına neden oldu. 








Genel Başkan Prof. Dr. Emin Balkan başta olmak üzere sahneye davet edilen protokol konuklarından bazıları bu sürpriz ile mikrofon deneyimlerini pekiştirirken, koroya eşlik ettikleri şarkılar ile de gönüllere taht kurdular. Salondaki bazı katılımcıların coskusunun da yaşandığı etkinlikte vatandaşların kendilerini notaların ritmine ve coşkusuna bırakması hoş görüntülerin oluşmasına neden oldu.








8 Şubat 2026 Pazar

İzmir Bal Göç'te güven tazeleyen Nursoy Balkan Türkleri'nin Türkiye Cumhuriyeti çatısı altında birlik ve dayanışma içinde olmaya devam edeceğini söyledi




İzmir Balkan Göçmenleri Kültür ve Dayanışma Derneği (Bal-Göç), 18. Olağan Kongresi’ni yoğun katılımla gerçekleştirdi. Tek aday olarak girdiği seçimde mevcut genel başkan Abdürrahim Nursoy güven tazeledi. Kongrede Balkan Türklerinin yaşadığı siyasi ve ekonomik sorunlar ön plana çıktı.

Divan başkanlığını Balkan Rumeli Türkleri Konfederasyonu (BRTK) Genel Başkanı Sabri Mutlu'nun yaptığı kongrede konuşan İzmir Bal Göç Genel Başkanı Abdürrahim Nursoy, Bulgaristan Parlamentosu’nda alınan ve çifte vatandaşların oy kullanmasını zorlaştıran düzenlemelere tepki gösterdi. Nursoy, özellikle kadınların ve yurtdışında yaşayan Bulgaristan vatandaşlarının oy hakkının sınırlandırılmasını kabul edilemez bulduklarını belirterek, bu kararların demokratik ilkelere aykırı olduğunu söyledi.
Oy kullanma hakkının evrensel bir hak olduğunu vurgulayan Nursoy, “Amerika’da, Kanada’da, İngiltere’de yaşayan soydaşlarımızın da bu hakkı özgürce kullanabilmesi gerekir. Yeni kurulacak yönetimden ve parlamentodan bu yanlışı düzeltmelerini bekliyoruz” dedi.
Ekonomik mağduriyetlere de dikkat çeken Nursoy, pasaport ve resmi işlemlerde ortaya çıkan maliyetlerin ciddi boyutlara ulaştığını ifade etti. Bazı işlemlerde bedellerin 25 bin liraya kadar çıktığını belirten Nursoy, Bal-Göç yönetimi olarak bu mağduriyetlerin giderilmesi için süreci yakından takip edeceklerini söyledi.
Konuşmasının sonunda Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün mirasına vurgu yapan Nursoy, Balkan Türklerinin Türkiye Cumhuriyeti çatısı altında birlik ve dayanışma içinde olmaya devam edeceğini ifade ederek, “Ne mutlu Türk’üm diyene” sözleriyle kongreye katılanlara teşekkür etti.

CHP Bursa Milletvekili Hasan Öztürk Bulgaristan'ın sandık sınırlandırma kararını geri alımasını istedi

Nursoy 400 bine yakın çifte vatandaşın Bulgaristan seçimlerinde 20 sandıkta nasıl oy kullanacağını sordu ve "Bulgaristan'a yakışmıyor" dedi

7 Şubat 2026 Cumartesi

BRTK'DAN BULGARİSTAN'A ÇAĞRI "ÇAĞDAŞ VE AVRUPA'YA YAKIŞIR BİR ÜLKEDE YAŞAMAK İSTİYORUZ"




Balkan Rumeli Türkleri Konfederasyonu yayınladığı bildiri ile Bulgaristan Parlamentosu'nda kabul edilen ve Türkiye'de yaşayan Bulgaristan vatandaşlarının oy kullanma hakkına konan 20 sandık sınırlamasına tepki gösterdi. 

Bildiride Bulgaristan'ın ülkede yaşayan Türk ve Müslümanlara yönelik hak gaspları ve talepler madde madde listelenirken siyasiler başta olmak üzere Sofya'daki yetkililer ve ülkedeki kamu personeli ile kamuyona çağrıda bulunularak "Çagdaş ve Avrupa'ya yakışır bir ülkede yaşamak istiyoruz. İnsan haklarına da aykırı olan bu durumu düzeltin" dendi.

Türkiye genelinde 52 ilde bulunan 450 derneği ve 12 federasyonu ile Balkan Rumeli Türklüğü'nün nabzını elinde tutan Balkan Rumeli Türkleri Konfederasyonu (BRTK) yönetimi İstanbul'da örgütlü yirmiye yakın STK başkan ve yöneticileri ile birlikte yaptığı toplantıda Balkan ülkelerinde yaşanan gelişmeleri ve siyasi durumu ele aldı. 



Balkan Türkleri Göçmen ve Mülteci Dernekleri Federasyonu (BGF) üyesi Kartal Balkanlılar Kültür ve Dayanışma Derneği ev sahipliğinde iki etap halinde Destiny Marine Hotel ve
 Naim Süleymanoğlu Parkı'ndaki dernek binasında gerçekleşen toplantıda Balkan ülkelerinde yaşayan soydaş ve kardeş toplulukların sorunları ile sıkıntıları ele alındı, mevcut siyasi durum analiz edildi.
Yirmiye yakın sivil toplum kuruluşu, başkan ve yöneticileri ile siyasi parti temsilcilerinin de katıldığı toplantıda kamuoyuna deklare edilen Balkan Rumeli Türkleri Konfederasyonu'nun bildirisi şu şekilde;



KAMUOYUNA

Bizler, Balkan ve Rumeli Türkleri olarak, temsil ettiğimiz camianın yaşadığımız yüzyılın en can alıcı sorunlarını giderme, tarihle barışma, bölge insanımız ile kucaklaşma sürecindeyiz.
Özellikle Balkan yarımadasında 1900'lü yıllar başında gündeme getirilen ve sonrasında da Bulgaristan özelinde 1980 yılında zirveye taşınan yok etme (asimilasyon) süreci değişik görüntü ve örtülemelerle halen devam ettirilmektedir.
Bölgenin içinden geçtiği hassas, tarihsel süreçte Balkan ülkelerinde gündem seçimler ve etnik kültürel tasnifleme ve sayımlar ile yeniden öne çıkmaktadır.
Bu nedenle;
Balkan ülkelerindeki seçim süreci bizim de gündemimiz, çalışma konumuzdur.
Bölgenin yeniden şekillendiği bu dönemde Balkan Rumeli Türkleri Konfederasyonu (BRTK) olarak duruşumuz tüm ülkelerde eşit, özgürce yaşayacağımız, barış, demokrasi ve kardeşlikten yanadır.
Bu vesile ile Bulgaristan’da 2021 tarihinden itibaren defalarca yapılan Genel Seçimler sonucu kurulan hükümetler çoğunluğu sağlayamamış, son olarak hükümetin hatta cumhurbaşkanının istifası sonucu tekrar bir seçim sürecine girilmiştir. Bundan sonra yapılacak genel seçimler öncesi bölgede dünün ve bu günün soydaş camiamız açısından ne ifade ettiğini tüm siyasilere ve yöneticilere Bulgaristan özelinde bir kez daha hatırlatmak isteriz.

Komünist rejim tarafından doğdukları büyüdükleri vatanlarını terke zorlanan, adeta sürülen insanlarımız seçimlerde kendini ifade etme, oy kullanma sorunu yaşamaktadır.

Bunun giderilmesi için Türkiye’de kurulacak sandık sayılarının artırılması zorunluluğu demokratik bir seçim ortamı yaratılmasının olmazsa olmazıdır.

Türkiye’de kurulacak sandıkların Bulgaristan vatandaşları için anayasal haklarını kullanma, doğdukları topraklarda kendilerini var etme ile yaşama ve yaşatma çabası olduğunun bilincindedirler.

Bulgaristan Parlamentosu'nda alınan kararla “AB ülkeleri dışındaki ülkelerde kullanılacak oylar için sandık sayısının 20’ye düşürme kararı” en fazla göç eden insanın yaşadığı Türkiye Cumhuriyeti’nde Bulgaristan vatandaşlığı olan ve anayasal hak olarak oy kullanma hakkının elinden alınması demektir. 

Oy kullanacak Bulgaristan vatandaşları Türkiye’deki sayısal varlığı yüzbinlerle ifade edebilecek rakamlardayken en az 350 bin kişinin oy kullanacağı gerçeği görülmeli, Bulgaristan Cumhuriyeti hazırlıklarını buna göre yapmalı ve bunun siyasi sorumluluğunu kabul etmelidir. 

Seçim sonucunun daha gerçekçi olması için açılacak sandık sayısının azaltılması değil artırılması gerekmektedir. 

Bunun yanında Anayasal güvence altına alınan Bulgaristan’da “azınlık” durumunda bulunan insanlara öğrenim gördükleri süre boyunca anadillerini öğrenme zorunlu hale getirilmelidir. 

Bulgaristan okullarında okutulan tarih kitaplarında Türklere karşı bulunan düşmanca ifadeler kaldırılmalı, bu duyguyu destekleyen ve bölge barışına asla katkıda bulunmayan tutuma son verilmelidir. 

Bu konularda Türk ve Bulgar bilim insanlarından oluşacak bir komisyon kurulmalı, müfredat yeniden yazılmalıdır.

Azınlıkların birinci sınıf vatandaş olarak tüm kurum ve kuruluşlarda eşit şekilde temsili sağlanmalıdır. 

Bulgaristan dışında yaşayanlar doğdukları topraklarda üvey evlat muamelesi gördükleri kaygısını taşımaktadırlar. Doğdukları, büyüdükleri vatanlarında eşit vatandaş olarak yaşama fırsatı ve hakkı talep etmektedirler.

Bulgaristan’da seçimlere katılacak her siyasi parti temel insan haklarına saygı çerçevesinde ileri demokrasi ile yönetilen bir Bulgaristan’ı sağlayacaklarını şimdiden taahhüt ve ilan etmelidir. 

İleri demokrasinin tüm kural ve kurumlarıyla yerleştiği bir Bulgaristan’da yaşamak en temel arzumuzdur.

Soya dönüş siyasetinin mimarları tarih önünde mahkûm edilmeli, yaşananların bir daha tekrarlanmaması için bu süreçte yer alan, sorumluluğu bulunan, herkesin mahkeme huzuruna çıkarılması, yargılanması sağlanmalıdır.

Vatanlarında yaşasın ya da koparılsın Tüm Bulgaristan Türkleri için Avrupa değerlerinin hayata geçirildiği bir ülke yaratmak temel hedef olmalı ve bu değerlere olan inancın sarsılmaması Avrupa Birliği üyesi Bulgaristan’dan beklentimizdir.

Bu konuda şimdiye kadar atılmış hukuksal adımlar mutlaka tamamlanmalı, 30 yılı bulan yargılama ve karar alma süreçleri sonlandırılmalı, dönemin şehit yakınları ile mağdurlarına hak ettikleri maddi manevi tazminatlar derhal verilmelidir.

Soya dönüş siyaseti sürecinde gasp edilen kimlikler yasal başvuru gerekmeksizin devletçe tek taraflı olarak iade edilmeli ve kütük kayıtları aslına uygun olarak yeniden düzenlenmelidir.

Yurtdışında bulunan Bulgaristan Çifte vatandaşlarına Bulgaristan’da seçme hakkı yanında seçilme hakkı da mutlaka verilmelidir.

Tarihi eserlerin, kültür varlıklarının korunması sağlanmalı, vakıf malları sahiplerine derhal iade edilmelidir.

Özellikle 1950, 70 ve sonrasında göç etmiş insanlarımızın Bulgaristan’daki çalışma süreleri sosyal güvenlik anlaşması kapsamına alınarak yasal statüye kavuşturulmalıdır.

Bu yıllarda totaliter rejimin baskıları sonucu vatanlarını terk eden ve Bulgaristan dışında yaşamak zorunda bırakılan insanlarımıza vatanlarına giriş kolaylığı sağlanmalı, talep edenlere etnik ayrım yapılmaksızın tekrar oturum ve vatandaşlık verilmelidir.

Vatanları ile vatanlarından koparılanların karşılıklı geliştirecekleri her türlü projeye gerek Bulgaristan devleti gerekse yerel yönetimlerce gerekli kolaylıklar sağlanmalıdır.


BÖLGENİN BARIŞ İÇİNDE YAŞAMASI, BÖLGEDEKİ DEVLETLERİN VE İNSANLARIN MUTLULUĞU İÇİN ÖNEMLİ OLDUĞUNA İNANCIMIZLA KAMUOYUNA SAYGIYLA SUNARIZ.

BALKAN RUMELİ TÜRKLERİ KONFEDERASYONU