28 Temmuz 2026 Salı

Bulgaristan’da bulunan en değerli Türk mimari ve kültür ile tarih anıtlarından biri olan Makbul İbrahim Paşa Cami halka açılıyor




Razgrad Valiliği, Makbul İbrahim Paşa (Pargalı İbrahim) Camii’nde aylık açık kapılar günü etkinliği başlatıyor.
31 Temmuz tarihinde ilki yapılacak olan bu iniysatifle vatandaşlara restore edilen camiyi ziyaret ederek tarihi ve yenilenmesi için yapılan çalışmalara dair bilgi alma imkanı sağlanacak.
31 Temmuz’da Açık Kapılar günü resmi törenle başlayacak. Törene Vali Aylin Başeva, Razgrad Belediye Başkanı Dobrin Dobrev, devlet ve yerel yönetim temsilcileri, proje ve restorasyon ekipleri ve diğer resmi konuklar da katılacak.
Bu etkinlikte Bulgaristan’da bulunan en değerli mimari ve kültür ile tarih anıtlarından biri olan Makbul İbrahim Paşa Camii’nin konservasyon ile restorasyonu sırasında yapılan çalışmalar anlatılacak.
Saat 11:30’da yapılacak olan resmi törenin ardından ziyaretçiler, restore edilen ibadethaneyi gezebilecek. Giriş ücretsiz olacak. Cami saat 16:30’a kadar ziyarete açık kalacak.
İbrahim Paşa Camii, her ayın son Cuma günü ziyaretçilere açık olacak. (BNR)

Avrupalı Türkler akın akın Türkiye'ye geliyor




Bulgaristan sınır polisi tarafından yapılan bilgilendirmeye göre sabah saatleri itibari ile Avrupa ülkelerinden Türkiye'ye yönelik trafikte artış var. Sırbistan sınırındaki Kalotina Sınır Kapısı'ndan Bulgaristan'a giriş yapan araçların yoğunluğu Türkiye sınırındaki Kapitan Andreevo Sınır Kapısı'ndaki çıkışlarda da etkili.
Yunanistan, Kuzey Makedonya ve Romanya sınır kapılarında ise geçişler normal şekilde devam ediyor.

27 Temmuz 2026 Pazartesi

Mestanlı'da Ferhat Göçer coşkusu




Bulgaristan'ın Kırcaali iline bağlı Momçilgrad'da (Mestanlı) bu yıl 17'ncisi düzenlenen Uluslararası Mestanlılar Buluşması 'Mestanlı Her Zaman Kalbimde' etkinlikleri, yaklaşık 20 bin kişinin katıldığı görkemli gala gecesiyle sona erdi. Altı gün süren organizasyonun finalinde sahne alan sanatçı Ferhat Göçer, binlerce hayranına unutulmaz bir konser verdi.

(Kırcaali Haber)

26 Temmuz 2026 Pazar

Kuzey Makedonya'da Türkleri gururlandıran görevlendirme


Türk Demokratik Partisi (TDP) Genel Başkanı Zülfikar Zeynula, Kuzey Makedonya Başbakanı Hristijan Mickoski'nin teklifi üzerine Meclis Genel Kurulunda yapılan oylamada Devlet Bakanı olarak seçildi.

TDP'den yapılan açıklamada, Kuzey Makedonya Meclisinin 117. Genel Kurulunda gerçekleştirilen oylamada Zeynula'nın milletvekillerinin çoğunluğunun desteğini alarak Devlet Bakanlığı görevine getirildiği belirtildi.
Açıklamada, Zeynula'nın üstlendiği yeni görevin Kuzey Makedonya'ya, Türk toplumuna ve tüm vatandaşlara hayırlı olması temennisinde bulunularak, bugüne kadar sergilediği hizmet anlayışını yeni görevinde de sürdüreceğine olan inanç dile getirildi.
Parti açıklamasında, Zeynula'nın adalet, liyakat ve devlet sorumluluğu ilkeleri doğrultusunda ülkeye ve topluma önemli katkılar sunmaya devam edeceği ifade edildi.
TDP, açıklamasının sonunda Zülfikar Zeynula'yı yeni görevinden dolayı tebrik ederek, görevinde başarılar diledi ve atamanın devlete, millete ve Kuzey Makedonya'daki Türk toplumuna hayırlı olmasını temenni etti.

Dr. Sadık Ahmet sadece Batı Trakya'nın değil Balkan Rumeli Türklüğü'nün de ışığı ve yol göstericisi








Balkan ülkelerinde yaşam süren Türklerin de esin kaynağı ve mücadelelerinin sembol ismi olan Doktor Sadık Ahmet vefatının 31. yılında bu konumunu bir kez daha tescilledi.

Başta Türkiye, Bulgaristan ve Kuzey Makedonya dahil olmak üzere Türklerin gönül coğrafyasından onlarca siyasi temsilci ve sivil toplum kuruluşu lideri onun kabri başındaydı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın mesajının da okunduğu Merhum Dr. Sadık Ahmet'in eşi Işık Ahmet ile evlatları ve Dostluk Eşitlik ve Barış Partisi Genel Başkan Çiğdem Asafoğlu ile DEB Partisi MYK üyelerinin de hazır bulunduğu etkinliğin diğer katılımcıları ise 


İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, Kuzey Makedonya Türk Milli Birlik Hareketi Partisi Genel Başkanı Erdoğan Saraç, Dışişleri Bakan Yardımcısı Zeki Levent Gümrükçü, Türkiye Cumhuriyeti Atina Büyükelçisi Çağatay Erciyes, AK Parti İstanbul Milletvekili Seda Gören Bölük, Edirne Valisi Yunus Sezer, CHP Tekirdağ Milletvekili Nurten Yönter, Büyük Birlik Partisi Genel Başkan Yardımcısı Türker Yörükçüoğlu, Anahtar Partisi Genel Başkan Yardımcısı Hayati Çetin, TİKA Başkan Yardımcısı Yahya Coşkun, İpsala Kaymakamı Hayrettin Buğra Güzel, Tekirdağ Saray Belediye Başkanı Abdül Taşyasan, Dışişleri Bakanlığı İkili İşler Genel Müdürü Büyükelçi Levent Eler, Türkiye Cumhuriyeti Gümülcine Başkonsolosu Aykut Ünal, Bulgaristan Hak ve Özgürlükler Hareketi (HÖH) Genel Başkan Yardımcısı ve Kırcaali Belediye Başkanı Erol Mümün, HÖH Kırcaali İl Başkanı Ruşen Feyzula, Ardino ( Eğridere) Belediye Başkanı İzzet Şaban, Kirkovo (Kızılağaç) Belediye Başkanı Şinasi Süleyman, HÖH Ardino (Eğridere) İlçe Başkanı Şahin Bayramov, Ardino (Eğridere) Belediye Meclis Başkanı Sezgin Bayram, Çernooçene (Karagözler) Belediye Meclis Başkanı Mesru Mümin, Krumovgrad (Koşukavak) Belediye Başkan Yardımcısı Abidin Hacımehmed, Cebel Belediye Başkan Yardımcısı Bülent Ahmet ile Momçilgrad ( Mestanlı) Belediyesi temsilcisi Levent Hasan, Balkan Rumeli Türkleri Konfederasyonu Genel Başkanı Sabri Mutlu liderliğinde BRTK yönetim kurulu üyeleri Genel Sekreter İsmail Kocaköse, Başkan Yardımcıları Hüseyin Kocaman, Yavuz Cemil Erdem, Hasan Hoşben ve İsmail Korkmaz, Rumeli Balkan Stratejik Araştırmalar Merkezi Başkanı Süheyl Çobanoğlu, Milliyetçi Hekimler Derneği Başkanı Yavuzhan Baş, Batı Trakya Türkleri Dayanışma Derneği Başkan Yardımcısı Nalan Hacıimam Öztürk, Avrupa Batı Trakya Türkleri Federasyonu Başkan Yardımcıları Fuat Ali ve Ali Osman, Avrupa Hür İttifakı'nı (EFA) temsilen Başkan Yardımcısı Kerem Abdürahimoğlu, Yunanistan Müslümanlar Derneği Başkanı Naim Elghandour, DEB Partisi 2024 Avrupa Parlamentosu adayı ve Yunanistan Makedon Azınlığı temsilcisi Evgenia Natsulidu, Kuzey Makedonya Türk Demokrat Partisi Genel Sekreteri Orhan Barof, Batı Trakya Türk Azınlığı Danışma Kurulu Başkanı ve İskeçe Müftüsü Mustafa Trampa, Gümülcine Türk Gençler Birliği Başkanı Sedat Hasan, İskeçe Türk Birliği Başkanı Kerem Abdurrahimoğlu idi.
Batı Trakya Türklerinin yoğun katılımı ile gerçekleşen ve Avrupa'nın çeşitli yerlerinden gelen Türk sivil toplum kuruluşu temsilcilerinin de bulunduğu etkinliği ve yüzlerce kişiyi isim isim saymam elbette mümkün değil ama kayda alabildiklerim ve dikkatimi çekenler bunlardı.
DEB Partisi Genel Sekreteri Burak Adil’in sunucusu olduğu etkinliğin programı Salâ ve Aşr-ı Şerif’in okunmasıyla başladı. Gümülcine Müftü Yardımcısı Fehim Ahmet'in yaptığı duadan sonra protokol konuşmalarına geçildi.
Konuşmacılar Dr. Sadık Ahmet’in mücadelesinin önemine ve Türk Azınlık için unutulmayacak davasına değindiler. 
Zafer Partisi Genel Başkan Yardımcısı Özcan Pehlivanoğlu ise davetli olduğu etkinliğe Yunanistan Hükümeti'nin kendisini ülkeye giriş yasağına dahil etmesinden dolayı sınırdan çevrildiği için katılamayanlar arasındaydı.


















25 Temmuz 2026 Cumartesi

Türklük var oldukça Dr. Sadık Ahmet unutulmayacak




Tam 31 yıl önce şaibeli ve hala aydınlatılamamış bir trafik kazası sonucu Lozan Barış Antlaşması'nın yıldönümü olan 24 Temmuz'da yaşamdan koparılmıştı.

1995'te aramızdan ayrılan Batı Trakya Türklüğü'nün efsaneleşmiş lideri Doktor Sadık Ahmet'i dün Gümülcine (Komotini) kentindeki Kahveci Kabristanlığı'nda bulunan kabri başında düzenlenen törenle dualar eşliğinde yad ettik.

Alandaki yoğun kalabalık ve Yunanistan dışından gelen Türk ve Müslüman temsilcilerin çokluğu benliğimi bir alev gibi sarmaladı.

Demek ki dedim kendi kendime bu coğrafyada ateş olup yanmaya, o alevden de toplumumuza yansıyacak, onları aydınlatacak ışığa ve Dr. Sadık Ahmet gibi liderlere ihtiyacımız var.

Ben size bugün Türklük ve müslümanlık adına şehadete erdiğine kesinlikle inandığım bu aziz insanımızın kabri başında aklımdan geçenleri hikaye edeceğim.

Buğünün gerçekliğini olayların tarihi akışını ve dününü bilmeden çözümleyemeyiz.

Gelin Yunanistan’ın "Burada Türk yoktur, sadece Müslüman azınlık vardır" baskısına karşı "Ben bir Türk’üm ve öyle kalacağım" diyerek asimilasyon politikalarına tek başına savaş açan Dr. Ahmet ve bu günlere gelişimizi bir kez daha hatırlayalım.

Yıl 1919.

Ebedi ve cennetmekan liderimiz Mustafa Kemal Atatürk'ün vatanı kurtarmak için İstanbul'dan Samsun'a hareket ettiği 16 Mayıs sabahı işgal altındaki Anadolu gibi Batı Trakya da tarihinin en karanlık günlerini yaşamakta idi.

Çünkü iki gün önce Batı Trakya'daki 5 Türk ve Müslüman delegeden 4'ü buraların Yunanistan'a bağlanması kararını almıştı.

Yunan devletinin kendilerine ne vaadettiğini, ne uğruna milli benliklerini sattığını bilmediğimiz bu delegeler 14 Mayıs 1919 günü Batı Trakya halkının bu güne uzanan talihsiz kaderinin de örgüsünü başlatmıştı.

O yıllar Balkanlarda biz Türkler ve Müslümanlar için zor yıllardı.

Osmanlı - Rus, Balkan savaşları, Bulgar işgali (1912–1918) çileli günlerdi.

Bulgarların Balkan savaşından sonra, Batı Trakya’da 1. Dünya savaşına kadar kaldığını da hatırlayalım.

1. Dünya Savaşı'nı kazanan İtilaf Devletleri adına (İngiltere, Fransa ve İtalya) General Şarpi komutasındaki Fransız ordusu tarafından Batı Trakya toprakları işgal edilir.

Bu dönemde uluslararası bir yönetim kurularak Batı Trakya’nın başına da General Şarpi getirilir.

General Şarpi'nin görevi ve amacı Wilson prensiplerine uygun olarak bölgede hangi millet ve dine mensup çoğunluk varsa, yönetimi o çoğunluğa teslim etmek amaçlı Fransa’ya bağlı, içişlerinde serbest manda sistemine dayalı bir devletin kurulmasını sağlamaktır.

Bunun için de Batı Trakya’da plebisit yapılması öngörülür.

Plebisit için iki kademeli bir plan hazırlanır.

Ancak bunun için önce temsilciler seçilmeli idi.

Birinci adımda halk tarafından seçilecek bu temsilciler ikinci adımda Batı Trakya’nın kaderini oyları ile tayin ve tespit edecekti.

12 Mayıs 1919 da temsilciler seçimi yapılır.

Yapılan seçimde halk 5 Türk ve Müslüman'a Hafız Galip, Tabak Halil Ağa, Ortacılı Ali Bey, Karamusalı Osman Ağa ve Hacı Yusuf'a yetki verir.

Ayrıca 1 Yunan (Nikolau Zoidis), 1 Bulgar (Petko Dacef) ve 1 Yahudi de (Emanuel Karasu) temsilci seçilir.

Seçilen bu 8 temsilci, Batı Trakya’nın kaderini tayin edecektir.

O yıllarda Batı Trakya’da yüzde 87 oranında ezici bir çoğunlukta Türk ve Müslüman halk yaşamakta idi.

Bu gün de bu durum böyledir.

Hatta halkın iradesini ve belirli bir kesimi temsil edenlerin farklı eğilimleri de vardır.

31 ağustos 1913’te kurulan bağımsız Garbî Trakya Hükûmet-i Muvakkatesi (Batı Trakya Türk Cumhuriyeti) gibi bir devlet kurma fikri Halk arasında yaygın bir düşüncedir.

Hatta eğer bu gerçekleşemez ise, o zaman General Şarpi’nin önerisine bağlı, politik bakımdan Fransa’ya, içişlerinde serbest “Manda şeklinde” bir devlet kurulmasını tercih ediyorlardı.

Milli çıkarlara en uygun olanı elbette 1. planda ifade edilen bağımsız bir devlet idi.

Ancak Avrupa görünürde 2. planda anlattığımız Fransa’ya bağlı bir devletin kurulmasını tercih ediyor ve öngörüyordu.

Elbette plebisit oylaması öncesi Bulgar ve Yunan temsilciler de boş durmuyor Batı Trakya'yı kendi topraklarına katmak için çeşitli girişimlerde bulunuyorlardı.

Bu çalışmalarda Yunanlı temsilci Nikolau Zoidis ile Osmanlı Meclis'i Mebusan'ınında Makedonya üyesi olan ve Selanik Belediye Başkanlığı da yapan Haris Vamvaka Efendi Müslümanlara birçok vaatlerde bulunur.

13 Mayısı, 14 Mayıs’a bağlayan gece, Batı Trakya halkının gözüne uyku girmez.

Herkesin şüpheleri olmasına rağmen yine de temsilcilerin, Yunanlıları tercih edeceklerine ihtimal verilmemektedir.

14 Mayıs 1919 günü Batı Trakya halkının kaderi tayin edilecektir.

Seçilmiş olan temsilciler, Mutasarrıflıkta (Osman Paşa tarafından yaptırılmış, şimdi istinaf mahkemesi olarak kullanılan bina, o zaman kaymakamlık konağı) toplanacaklar ve Batı Trakya’nın kaderini tayin edeceklerdir.

Halk sonucu öğrenmek için, sabırsızlanmaktadır.

Meydana toplananların meraktan içi içine sığmaz, biran önce sonucu öğrenmek istemektedirler.

Bu aşamada Belediye başkatibi Şerafettin Bey balkona çıkarak şunları söyler;

“Hemşerilerim, temsilcilerimiz Yunanlılar lehine oy kullanmışlardır”.

Adeta nefeslerin tutulduğu Gümülcine'deki bu tarihi oylamada Türk-Fransız yönetimini isteyenler 3, Yunan yönetimi altında yaşayalım diyenler 5 oy almıştır.

Türk-Fransız yönetimine oy verenler Hacı Yusuf, Musevi Emanuel Karasu, Bulgar Petko Dacef’tir

Öbür dört Müslüman ve bir Yunanlı temsilci Batı Trakya'nın Yunanistan yönetiminin egemenliğine girmesini tercih etmişlerdir.

Bir grup vatansever oylamanın sonucu olan edilince şaşırıp kalmıştır ama ne çare.

Bu yeni gelişme ve durum Sohtalar Medresesi bahçesinde protesto edilir.

Akabinde Eski Cami’de Hacı Mehmet Efendi tarafından hazin bir sala okunur ve caminin şerefesine siyah bir bayrak asılarak, Batı Trakya'nın matemi tüm dünyaya ilan edilir.

Bölgede halkının ve Türk vatanseverlerin yaşadığı derin matemi düşünebiliyormusunuz?

Batı Trakya Türk ve Müslüman halkının geleceğini belirleyen olumsuz gelişmeler bu şekilde ilan edilir ama ne çare ki, olan olmuştur.

İşte bu durum, o gün yaşananlar ve oluşan karanlık tablo Batı Trakya'nın pekte söz edilmeyen gerçek tarihidir.

14 Mayıs 1919'da yaşanan bu ihanetin yolaçtığı durumun ikinci adımı 27 Kasım 1919 tarihinde atılmış.

Paris yakınlarında Neull’de yapılan anlaşma ile fiili Yunan işgaline onay verilir ve 1920’nin 24 Mayıs sabahı, General Zıverakis komutasındaki Yunan ordusu Gümülcine’ye girer.

Yunan askeri şehre girerken Türk halkı dükkânlarını, evlerini ve şehrin Eski Camisi'sinin şerefelerini siyah bayraklarla donatır.

Yapılan bu anlaşmayı ve Yunan işgalini kabul etmeyen vatanseverler ise Hemetli Köyüne giderek, orada Peştereli Tevfik Bey başkanlığında dördüncü ve son “Batı Trakya Türk Hükümeti”ni kurarlar.

Kurulan bu yeni hükümet sayesinde Yunanistan’ı büyük devletlere şikâyet ederler.

Bu hükümetin İkinci Başkanı ve Adalet Bakanı Bekir Sıtkı, Dışişleri Bakanı Mahmut Nedim, İçişleri Bakanı Hasan Tahsin (Argun), Maliye Bakanı Sabri (Tüten), Evkaf Bakanı Mustafa (Doğrul), Genel Kurmay Başkanı Yüzbaşı Fuat (Balkan), Genel Kurmay ikinci Başkanı Teğmen Fahri (General Özdilek) 'ti.

Yunanlılar tarihin değişik dönemlerinde de gördüğümüz gibi bir kez daha savaş yapmadan masa başında toprak kazanmışlardır.

Ve her yıl 14 Mayıs'ta çılgın eğlenceler düzenleyerek ve resmi geçitler yaparak bu olayı kutlamaktadır.

Batı Trakya'da Yunanlılar için bayram, bizim için ise matem ve kara gün olan 14 Mayıs tarihindeki bu olayı bir nebze olsun dengeleyen ise hiç şüphesiz Mustafa Kemal Atatürk'ün önderliğinde olağanüstü fedakarlıklar ve çabalarla yürütülen Milli Kurtuluş Savaşı'mızın kazanılması olmuştur. 

Bunun sonucu olarak 24 Temmuz 1923'te imzalanan Lozan Antlaşması ile Batı Trakya Türkleri resmi Azınlık statüsü elde etmistir.

Bu gün Yunanistan devletinin buralarda yaşam süren insanlarımıza reva gördüğü gayri insani şartların bu hazımsızlıktan kaynaklandıgını bilmeyenimiz yoktur.

İşte tarih sahnesine nicelerinin daha çıkacağından emin olduğumuz Dr. Sadık Ahmet bu tarihsel sürecin ve Batı Trakya Türklüğünün bitmek bilmeyen mücadelesinin günümüze yansımasıdır.

Ve hala usanmadan, yılmadan, haklı mücadelelerini ve yaşamlarını bu topraklarda devam ettirmektedirler.


Kaynakça : 

- VİKİPEDİA

- Dr. Hüseyin Özkan / info@batitrakya.org