7 Kasım 2026 Cumartesi

Fransa Yunanistan için Türkiye'den ricacı oldu




Yunanistan'ın Doğu Akdeniz'de hayata geçirmeyi planladığı elektrik bağlantısı projesi, Türkiye'nin deniz yetki alanlarına ilişkin itirazlarına takıldı. Fransız araştırma gemisi Abeille Marengo'nun çalışmalarına devam edebilmesi için Paris yönetimi Ankara ile temasa geçerek yazılı bildirim ve izin sürecini gündemine aldı. Fransa'nın bu adımı Atina'da tartışma yaratırken, Doğu Akdeniz'deki dengeler yeniden gündeme geldi.

Doğu Akdeniz'de Türkiye'nin deniz yetki alanlarına ilişkin itirazları, Yunanistan ile Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'nin (GKRY) ortak elektrik bağlantısı projesinde yeni bir diplomatik süreci başlattı. Fransız araştırma gemisi Abeille Marengo'nun çalışmalarına yeniden başlayabilmesi için Paris yönetiminin Ankara ile temasa geçtiği bildirildi.
Yunanistan'ın Kathimerini gazetesi, Fransa'nın Ankara Büyükelçisi Isabelle Dumont'un Dışişleri Bakan Yardımcısı Mehmet Kemal Bozay ile görüştüğünü yazdı. Görüşmelerde, araştırma faaliyetlerinden önce Türkiye'ye resmi ve yazılı bildirim yapılması konusunun öne çıktığı belirtildi. Ankara'nın, çalışmaların kapsamı ve koordinatlarının önceden kendisine iletilmesini istediği aktarıldı.

FRANSA, TÜRKİYE'DEN İZİN TALEBİNDE BULUNACAK

Kathimerini'ye konuşan Fransız bir kaynak, diplomatik yazışmanın içeriği konusunda tarafların büyük ölçüde uzlaştığını belirtti. Kaynak, Türkiye'nin talebinin ardından sürecin resmi yazışmalar üzerinden yürütüleceğini ifade ederek şu açıklamayı yaptı:
"İfadenin nasıl olacağı konusunda neredeyse anlaşmaya vardık. Diplomatik yazışmaya yanıt vereceğiz. Bunu, Türkiye tarafından verilmesi gereken bir izin talebi olarak değerlendiriyor ve buna uygun şekilde karşılık vereceğiz. Bu konudaki talebimiz, her şeyin diplomatik kanallar aracılığıyla sorunsuz şekilde ilerlemesiydi."

ATİNA'YA SOĞUK DUŞ

Türkiye'ye yakın bir diplomatik kaynak da Ankara'nın Fransa'dan gelecek yazılı başvuruyu izin talebi olarak değerlendireceğini daha önce açıklamıştı. Türkiye, diplomatik kanallardan gerekli iletişim kurulmadığı takdirde araştırma faaliyetlerine yeniden müdahale edilebileceği mesajını verdi.
Fransa'nın Ankara ile doğrudan temas kurması, Yunanistan'da yeni tartışmaları beraberinde getirdi. Kathimerini'de yayımlanan değerlendirmelerde, Paris yönetiminin Türkiye'den yazılı başvuruda bulunmasının Ankara'nın Doğu Akdeniz'deki kıta sahanlığı iddiaları açısından ne anlama geldiği sorgulandı.
Yunan basınındaki analizlerde, bu sürecin Türkiye'nin deniz yetki alanlarına ilişkin tezleri ve 2019 yılında imzalanan Türkiye-Libya Deniz Yetki Alanlarının Sınırlandırılması Mutabakatı bakımından önemli sonuçlar doğurabileceği ileri sürüldü. Atina'da ayrıca Fransa'nın Ankara ile doğrudan görüşmesinin Yunanistan'ın diplomatik konumunu nasıl etkileyeceği tartışılıyor.
Kathimerini, Fransa'nın Türkiye'ye yazılı başvuruda bulunmasının Ankara'nın kıta sahanlığı iddialarını ve Türkiye-Libya mutabakatını tanıması anlamına gelebileceği yönündeki değerlendirmelere yer verdi. Gazete, Atina yönetiminin bu diplomatik süreçte dışarıda kaldığını da öne sürdü.

YUNANİSTAN'A YANIT GECİKMEDİ

Girit ile GKRY arasında deniz altından elektrik bağlantısı kurulmasını öngören Great Sea Interconnector (GSI) projesi kapsamında araştırma gemisinin yeniden faaliyete geçmesi için Yunanistan NAVTEX yayımladı.
Iraklio NAVTEX İstasyonu'nun duyurusuna göre Abeille Marengo, 6 Kasım 2026 ile 6 Mart 2027 tarihleri arasında belirlenen güzergâhta araştırma yapacaktı. Ancak Türkiye, Yunanistan'ın duyurusuna Antalya NAVTEX İstasyonu üzerinden karşılık verdi.
Türkiye'nin yayımladığı NAVTEX'te araştırma sahasının bir bölümünün, Ankara'nın 18 Mart 2020'de Birleşmiş Milletlere bildirdiği kıta sahanlığı sınırları içinde kaldığı belirtildi.
Dışişleri Bakanlığı da Fransız bayraklı geminin faaliyetlerine ilişkin yazılı açıklama yaptı. Açıklamada, geminin Türkiye'nin kıta sahanlığı içinde izinsiz deniz bilimsel araştırması yapmayı planladığı ifade edildi. Yunanistan ve GKRY tarafından yayımlanan yetkisiz seyir ikazlarının Türkiye tarafından iptal edildiği, geminin faaliyetleri için gerekli muvafakat sürecinin ise henüz tamamlanmadığı bildirildi.
Bakanlık açıklamasında şu ifadelere yer verildi:
"Söz konusu geminin yürütmeyi planladığı faaliyetin kıta sahanlığımız sınırları dahilinde kalan kısmı için uluslararası deniz hukukunun yerleşik hükümleri uyarınca ülkemizden alınması gereken muvafakatla ilgili süreç ise henüz tamamlanmamıştır. Uluslararası hukuktan kaynaklanan egemenlik haklarımızı koruma konusundaki kararlılığımız tam olup bölgede işbirliği, diyalog ve eş güdümü esas alan bir yaklaşımı benimsemeye devam edeceğiz."

4 Kasım 2026 Çarşamba

Bulgarcanın yazımı ve kullanımını düzenleyen tartışmalı yasa önerisinin ilk etabı 153 milletvekilinin desteği ile kabul gördü

 


Bulgaristan'da Diriliş Partisi (Vızraždane)'nin hazırladığı ve 'Bulgarca'yı zorunlu hale getiren yeni dil yasası kabul gördü.

Bulgaristan Halk Meclisi Vazrajdane lideri Kostadin Kostadinov ve bir grup milletvekili tarafından sunulan yeni Bulgar Dili Yasası taslağını ilk okumada oy birliğiyle kabul etti. 240 kişilik mecliste oylamaya katılan 153 milletvekilinin tamamı metni desteklerken, DPS (Haklar ve Özgürlükler Hareketi) oylamaya katılmadı.
Özellikle Türk soylu vatandaşları ilgilendiren ve kamusal alanda ciddi değişiklikler ile düzenlemeler öngören yasa için milletvekillerinin görüş belirtmesi ve yeni teklif vermesi için 21 gün süre tanındı.
Hukuki anlaşmazlıklar ve karmaşalar yaratma riski de bulunan yeni yasa tasarısı en çok Bulgaristan'da yaşayan veya oturum başvurusu yapan Türksoyluları ilgilendiriyor.
Yeni yasa önerisi Bulgarca'nın kamu binalarındaki tabela yazımlarında Kiril alfabesi yerine Latince de kullanılabilecegi şeklinde tartışmalara yol açarken düzenlemenin devlet organları ve yerel yönetimler, idari yönetim, eğitim, sağlık, medya, kamusal alan ve dijital (elektronik) ortamda Bulgar yazı dilinin ne şekilde kullanılacağını tarif etmemesi çelişkileri beraberinde getirdi.
Yasa önerisinin en önemli kısmı ise 4. maddedir. Bu madde; devlet organlarını, yerel organları ve kamu hukuku tüzel kişilerini Bulgar edebi dilini kullanmayı zorunlu kılmakta.
Yasa tasarısı ticari ve turistik faaliyetlerin yanı sıra reklam, eğitim, bilim, kültür ve eğlence amaçlı yabancı dillere izin de öngördüğünden içerik olarak yeni açmazlar da barındırıyor ve pratikte nasıl bir kapsamda kullanılacağı net değil.
Yeni yasa tasarısı mahkeme, idare ve eğitim hususunda halihazırda yürürlükte olan kuralları tekrarlamakta.
Hukuk Muhakemeleri Kanunu, Ceza Muhakemesi Kanunu ve İdari Yargılama Usulü Kanunu halihazırda Bulgarcayı yargılama dili olarak belirlemekte ve bu dili bilmeyen kişiler için tercüme güvencesi sağlamaktadır. Okul Öncesi ve Okul Eğitimi Kanunu da Bulgarcayı sistemin resmi dili olarak düzenlemektedir.
Yasa önerisinde Bulgar Kiril alfabesi formunun dijital ortamdaki yeri ile ilgili kısım ise daha da tartışmalı. Proje; bir devlet standardı oluşturulmasını, fontların, yazılımların ve dijital çözümlerin desteklenmesini, ayrıca Bulgar Kiril alfabesi formundaki sembollerin kodlanarak uluslararası grafik standartlarına dahil edilmesini de öngörüyor.
Bulgaristan'ın Avrupa Birliği mevzuatına uyumu, sürece entegrasyonu ve kamusal alanda uygulama sıkıntısı da oluşturan yeni yasa önerisinde yaptırımlar da belirsiz. Tasarı, ihlalleri idari [ihlal] olarak ilan ediyor ancak belirli para cezalarını, sorumlu kişileri ve denetim organlarını belirtmiyor. Bunun yerine sadece özel yasalara ve Bakanlar Kurulu'nun gelecekteki bir yönetmeliğine atıfta bulunuyor.

3 Kasım 2026 Salı

Yunanistan'ın Estia TİS Kyriakis gazetesi İbrahim Kalın'ın Atina ziyaretini Türkiye'nin kendilerine verilmiş 'ültimatomu' olarak değerlendirdi


(KAYNAK : www.sozcu.com.tr)

Balkan Rumeli Türkleri Kırklareli ziyaretleri ile gündem oluşturdu


Balkan Rumeli Türkleri Konfederasyonu (BRTK) Genel Başkanı Sabri Mutlu, BRTK Genel Sekreteri İsmail Kocaköse ve Kırklareli Balkan Türkleri Göçmenler Dayanışma Derneği Başkanı Erol Ateş ile birlikte Kırklareli Belediye Başkanı Derya Bulut'u ziyaret etti. Görüşmede Balkan ülkelerinde yaşayan 10 milyon Türk ve Müslümanın sorunları ile halen bölgede yaşam süren insanımızın dertleri  ile çözüm önerileri ele alındı.
Görüşmede Kırklareli Belediye Başkanı Derya Bulut'a BRTK hakkında bilgi aktaran BRTK Genel Başkanı Mutlu konfederasyonun oluşumu, örgütsel yapısı, dernek, federasyon sayıları ve bölgelere göre dağılım konusunda bilgi verdi. Mutlu Balkan ülkelerinde özellikle çocuklara yönelik çalışmaların yapılması gerektiğini vurguladığı konuşmasında daha önce yaşadığı duygusal anlara değinerek Başkan Bulut'un da bu faaliyetlere destek vermesini rica etti.
Kırklareli Belediye Başkanı Derya Bulut'un da Kırklareli'nde yapılan çalışmaları anlattığı ziyarette heyete belediye olarak Balkan ülkelerinde düzenledikleri etkinlikleri aktardı, gelenekselleşen ve Ramazan aylarında yapılan iftar programlarından örnekler verdi.
Başkan Derya Bulut Kırklareli'nde Balkan Türkleri Göçmenler Dayanışma Derneği ile de işbirliği yaptıklarını çeşitli projelerde birlikte çalıştıklarını vurgularken bu konuda BRTK'dan gelecek her öneriye açık olduklarını söyledi.




KIRKLARELİ ÜNİVERSİTESİ ERASMUS PROJELERİ İLE BALKANLARDAKİ GENÇLERE DOKUNMAK İSTİYOR

Balkan Rumeli Türkleri Konfederasyonu heyetinin kentteki ikinci ziyareti ise Kırklareli Üniversitesi'ne idi. Burada da Rektör Profesör Doktor Rengin Ak 
ve Uluslararası İlişkiler Bölüm Başkanı Doç. Dr. Neriman Hocaoğlu ile biraraya gelen heyetin gündemi yine Kırklareli ve Balkanlardı. Evsahibi Prof. Dr. Ak BRTK heyetine Kırklareli Üniversitesi hakkında bilgiler verirken üniversite olarak Balkan ülkelerine açılmak istediklerini ve bu konuda BRTK ile işbirliği yapabileceklerini belirtti.
Özellikle Erasmus projeleri ve Balkanlı öğrencilerin Kırklareli Üniversitesi'nde eğitim almaları konusunda beklentileri olduğunu ifade eden Prof. Dr. Rengin Ak Balkan ülkelerinde yapılacak çalışmalarda BRTK'nın da dahil olacağı projeleri Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı (YTB) ve Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA)'nın da desteği ile yürütmek istediklerini ve nitelikli, kapsamlı işler hayata geçirmek istediklerini ifade etti.

Bulgaristan’dan Karadeniz’deki gemilere yeni bildirim zorunluluğu


Bulgaristan, Karadeniz’de ticari gemilerin güvenliğini artırmak ve deniz trafiğini daha yakından takip etmek amacıyla yeni bir bildirim uygulamasını yürürlüğe koydu.
Düzenleme kapsamında gemi kaptanlarının, Bulgaristan karasularına girişlerinden en az iki saat önce denizcilik idaresine özel bir rapor göndermesi gerekecek.
Raporda geminin konumu, rotası, bayrak bilgisi, kimlik numarası ve tahmini giriş zamanı gibi temel bilgiler yer alacak. Ayrıca taşınan yükün türü, tehlikeli maddeler, gemideki kişi sayısı, yakıt miktarı ve varsa teknik arızalar da yetkililere bildirilecek. Geminin yönetiminden sorumlu şirketin iletişim bilgileri de rapora eklenecek.
Bildirim zorunluluğu yalnızca Bulgaristan limanlarına uğrayacak gemilerle sınırlı kalmayacak. Ülkenin karasularından transit geçiş yapacak tüm gemiler de uygulamaya tabi olacak.
Yeni tedbirler, Karadeniz’de ticari gemilere yönelik insansız hava aracı saldırılarının artması üzerine alındı. Bulgaristan ve Romanya kıyıları açıklarında meydana gelen saldırılarda çok sayıda gemi hasar gördü veya battı. Olaylarda denizciler hayatını kaybederken bazı mürettebat üyelerinden de haber alınamadı.
Bölgedeki güvenlik risklerinin artmasıyla birlikte Bulgaristan, gemi hareketlerinin, taşınan yüklerin ve olası teknik sorunların önceden takip edilmesini hedefliyor. Yeni bildirim sistemiyle deniz trafiğinin denetiminin sıkılaştırılması ve olası güvenlik tehditlerine karşı erken müdahale imkânının artırılması amaçlanıyor.
(www.7deniz.net)