Sinop'ta yapılan Balkan Rumeli Türkleri Konfederasyonu'nun (BRTK) Nisan ayı olağan yönetim kurulu toplantısında gündem Balkanlar özelinde Bulgaristan, Makedonya, Yunanistan, Batı Trakya, Romanya ve Kosova'da yaşanan siyasi gelişmelerdi.
Yönetim adına yapılan temasların ve faaliyetlerin de degerlendirildiği Sinop toplantısında BRTK'nın ilgili ülke komisyonları tarafından hazırlanan raporları da ele alınarak değerlendirildi.
Toplantıda Balkanlarda yaşayan 15 milyona yakın Türk ile kardeş toplulukların sorunları masaya yatırılırken, özellikle dil, din ve kültürel baskılar nedeniyle oluşan sıkıntılar ile çözüm noktasındaki çalışmalar irdelendi.
Genel Başkan Sabri Mutlu'nun konfederasyonun camiayı ayakta tutmak, birlikteliği sağlamak görevinin en kutsal uğraş olduğu vurguladığı toplantıda 300'ün üzerinde dernek ve 12 federasyonu bünyesinde barındıran BRTK'ya yeni bir federasyonun katılmak üzere olduğunu belirtti.
BRTK üyesi federasyonların Türkiye genelindeki sayısal dağılımının ve güç yapılanmasının denk olmadığını söyleyen Başkan Mutlu Balıkesir Çanakkale hattında oluşan yeni Federasyon ile bu bölgedeki örgütlülük açığının kapanacağını belirterek, "Böylece Federasyon sayımız 13'e çıkacak. Amacımız 53 ili kapsayan örgütlülüğümüzü eylemsel olarak sahada daha da aktif ve nitelikli hale getirmek. Varolan bölgesel boşlukları kapatmak için uğraşıyoruz. Bazı illerde yaşanan federasyon enflasyonunun dengelenmesi lazım. Şu anda örgütlü olduğumuz bölgelerden ve kentlerden gelen yeni üyelik başvurularını bu yüzden değerlendiriyoruz. Amacımız tüm Türkiye'yi kapsayacak bir örgütlülük yapısına kavuşmak. En son örgütlülük çalışmamızı Afyon bölgesinde yaptık. Burada 27 köy derneğimizin katılımı ile yeni bir federasyon kuruyoruz" dedi.
İNİSİYATİF KULLANMA VE YETKİ
BRTK içerisindeki doğru bilgi akışının da sorgulandığı toplantıda Antalya'da düzenlenen ve katılım yapılmayan Antalya Diplomasi Forumu'na da değinen Genel Başkan Sabri Mutlu yönetim içerisinde yer alan bölge temsilcileri arasında inisiyatif kullanma ve aktivite anlamında rekabet değil işbirliği ve yalınlığın öne çıkarılmasını isteyerek "Biz bir birimize rakip değil, aynı örgütlülüğün zirvesindeki eylem insanları, karar merkezleriyiz. Yapılması gerekenleri doğru bir bilgi akışı, doğru bir karar alma sürecinde analiz ederek hareket etmeliyiz. Kimse kendi başına, bilgimiz dahilinde olmadan kamusal alandaki temsiliyetini boşluğa düşüremez. Bu tutum ve davranışı BRTK bünyesinde barındırmayız" dedi.
Başkan Mutlu BRTK'nın gerek Türkiye'de gerekse de Balkan ülkelerinde siyaset üstü olma konumunun muhafaza edileceğini ve hiç bir siyasi organizasyona angaje olunmayacagı görüşünü bir kez daha ifade ettiği toplantıda "Balkan Rumeli Türkleri Konfederasyonu olarak çok önceden ilan ettiğimiz ve sıkı sıkıya sarıldığımız ilkesel duruştan milim taviz vermeden yolumuza devam edeceğiz. Birilerinin bizi bu anlamda güdüleme ve yönlendirme çabaları çok gülünç ve anlamsız. Biz bulunduğumuz bölgelerde yaşam süren ve her insanımıza fayda sağlayacak herkesle, her organizasyonla görüşür, konuşur, işbirliği yaparız. Ancak irademizi onların temsil ettiği siyasi düşüncenin emrine sokmayız. Bizim ilkelerimiz ve faaliyet amacımızı daha önce deklare ettik. Biz kimsenin tarafı değiliz ve olmayacağız. Bu anlamda herkes bunu iyi bilmeli ve BRTK'nın inisiyatif gücünü sınamaya kalkmamalı" dedi.
YUNANİSTAN VE BATI TRAKYA'DA OYNANAN OYUNLAR
BRTK yönetim kurulunda değerlendirilen faaliyet raporlarında öne çıkanların en başında ise Yunanistan - Türkiye ilişkilerinde yaşanan süreç ve Batı Trakya'da yaşananlardı.
Türkiye'nin Yunanistan karşısında sahada güç kaynettiği değerlendirmesi yapılan toplantıda Yunanistan hükümetinin çıkardığı 5224/225 sayılı yasa ile Yunanistan'da dini kimlikler üzerinden Lozan Anlaşması ile garanti altına alınan Batı Trakya Türkleri ile müslümanlarının haklarını budamaya, onları bölmeye, özerk bir karar alma süreci ile seçme seçilme haklarını yok etmeye, Türkiye'nin de bölgede var olan gücünü zayıflatmaya, hatta silmeye çalıştıgına dikkat çekildi.
Yunanistan'ın dini kimlikleri yasallaştırma adı altında Alevilik üzerinden Türkiye'yi köşeye sıkıştırmaya çalıştığı da vurgulanan toplantıda Atina'nın merkezi bütçeden bu konu için ciddi bir kaynak ayırdığı, para gücü ile sahada etkin olmaya çalıştıgına vurgu yapıldı.
Yunanistan hükümetinin bölgedeki Türk varlığını silmek için yürüttüğü idari ve siyasi süreçlere bu son adımla yeni bir durum yaşandıgına dikkat çekilen toplatıda varlığı kağıt üzerinde olsa da Atina'nın inisiyatifi ile oluşturulan bu yapay örgütlenmelere çok ciddi paralar akıtıldığı sahadan verilen çeşitli uygulama örnekleri ile anlatıldı.
EMİN ŞERİF ÖRNEĞİ VE LOZAN ANLAŞMASI
Bu örneklerden en göze çarpanı hiç şüphesiz Yunanistan hükümeti tarafından Dimetoka Müftülüğü'ne atanan isim olan Emin Şerif'tir. 9 Ocak 2026 tarihinde Atina'da düzenlenen törenle yemin ederek görevine başlayan Emin Şerif'in ataması, Batı Trakya Türk azınlığı tarafından Lozan Anlaşması'na ve 'seçilmiş müftü' iradesine aykırı olduğu gerekçesiyle tepkiyle karşılanmıştır.
BRTK yönetim degerlendirmesinde konu hakkında "Bu durumu kabullenmemiz mümkün değildir.Dimetoka'da atama ile tepeden inme bir şekilde sahaya sürülen Emin Şerif'in camiamıza katacak bir değeri yok. Seçilmişler yerine atanmışlar ile hareket etmeyi söylemde kalan demokratik standartlarına yakıştıran Atina'nın bu şekilde gidecek bir yolu da yok" dendi.
Bu uygulamalar kapsamında Dedeağaç ve Gümülcine'de vakıf mallarının yağmalandığı bilgisi de verilen görüşme notlarında oralarda yaşayan Müslüman ve Türklere adeta yaşam hakkı tanınmaz ve kendilerini ifade edecek her yol kapatılırken, ellerindeki avuçlarındaki her şey alınırken Türkiye'de ise tam tersi bir süreç işletildiğine vurgu yapılan toplantıda Ankara'nın kamusal alanda desteklediği isimleri adeta hedef haline getirdiğine dikkat çekildi.
Hükümetin sivil toplum kuruluşları üzerinden oluşan bilgi akışını ve raporlamaları daha iyi analiz etmesi istenen toplantıda bu konuda sahadan isimler ve siyasiler üzerinden çarpıcı örnekler verilirken bu durumun Yunanistan ve Batı Trakya için iyi sonuçlar oluşturmayacağı vurgusu yapıldı, Türkiye'nin sahada daha iyi tahliller yapması istendi.
ANKARA'YA ÖNERMELER
BRTK'nın Sinop toplantısında hükümete tavsiye olarak iletilmek üzere bir dizi öneride de bulunuldu. Bu önermelerin en başında yurt dışında, özellikle de Balkan ülkelerinde görev verilecek memurların görev alanlarında uzun soluklu kalmaları ve böylece bulundukları sahada uzmanlaşmaları idi.
Resmi yazışmalarda kamu adına neyi yapıp yapamayacağımızın iyi belirtilmesi ve bilinmesi gerektiğine dikkat çekilen toplantıda Türkiye'ye neredeyse hasım olan, bu konuda aktif çalışma yürüten Balkanlı din görevlileri ile siyasilere yakın mesafe çok fazla iç içe görüntü sergileyen sözde bizim insanlarımıza dikkat edilmesi istendi.
Ankara da da bu konuda aymazlık yaşandığı ve hatta parlamentoda bazen dikkat çeken çıkışlar ile Türk ve Türkiye düşmanlarının eline koz verecek, onlara özerklik sağlayacak yasa önerilerinin sunulduğu belirtilen BRTK toplantısında Türkiye'de ekümenlik hayali kuranlara Türk Anayasa'sının aşılamaz bir duvar olduğu hatırlatıldı, Türk düşmanlarına, İslamiyet'e ve Türklüğe sövgü dolu söylemleri olanlara Türk vatandaşlığı verilmemesi istendi.
35 YILLIK YALAN DÜZENİ
Yunanistan Meclisi'nin de onayladığı 1913 Atina anlaşması hükümleri gereği o günlerde 1.5 müslümanı temsil eden Yunanistan Başmüftüsü'nün bir utanç durumu olarak ortada olmasına rağmen ve hatta Yunanistan'ın bunu Avrupa Birliği'nin de desteği ile engellemesi yüzünden hala seçilememiş olması ve hatta gündeme hiç getirilmemesi Türkiye'nin politik açmazı olarak degerlendirildi.
Aytunç Altındal'ın iddiaları ve İstanbul Başpapazı Melitos'un 22 Mayıs 1922 yılında İstanbul işgal altında iken Cumhuriyetin ilanından tam 14 ay önce Birleşmiş Milletler'e yaptığı başvuru da hatılatılarak konunun hassasiyeti dile getirilen toplantıda Batı Trakya'da adeta bir devrime ihtiyacımız olduğu vurgusu yapıldı.
Toplantıda Yunanistan ile ilişkilerde 35 yıllık yalan düzeninin sona erdirilmesi gerektiği belirtildi, 27 bin kilometre karelik Batı Trakya'nın özerklik statüsünün geçmişte Berlin Konferansı ile uluslararası hukukun da onayladığının iyi bilinmesi istendi.
KARŞILIKLI MÜTEKABİLİYET İLKESİ
Atina'nın Türk, müsüman ve Türkiye karşıtlığı geçmişte Gümülcine Konsoloslugu'nun kapatılması talebi ile zirve yaparken o dönemin dışişleri bakanı Mesut Yılmaz'ın bu adımın karşılıgının Yunanistan'ın İstanbul başkonsolosluğunun kapatılması olacağının uyarısı iki ülke arasında olması gereken ilişkilerin temelini oluşturması esası ile hareket edilmesinin ve geleceğe bu pencereden bakılarak Atina-Ankara dengesinin saglanması da istenen toplantıda bu gidişle 10 yıl sonra Yunanistan'dan Türk konsolosluklarının bir bir kapanabilecegi uyarısında bulunuldu.
BRTK'nın da üyesi olan Karadeniz Rumeli Dernekler Federasyonu (KARDEF) bunyesindeki Sinop Mübadele ve Balkan Halkları Kültür Araştırmaları Dayanışma Derneği Başkanı ve BRTK yönetim kurulu üyesi Kenan Aral'ın ev sahipliğinde derneğimiz üyelerinden Yılmaz Güleryüz ve Osman Güleryüz' ün sahibi olduğu Güleryüzler Hotel'de gerçekleşen toplantıda Makedonya, Bulgaristan, Kosova ve Romanya da masada idi.
Sinop'ta tam bir Balkan fırtınası yaşanmasına neden olan etkinlik nedeniyle yapılan toplantılarda Bulgaristan seçimleri de irdelendi ve ortaya çıkan siyasi tablo Bulgaristan Türklüğü ve Müslümanları açısından analiz edildi.
BULGARİSTAN SEÇİMLERİ VE DURUM
Bulgaristan seçim sarmalında 5 yılda 8. defa gerçekleşen irade beyanına katılım yeterli olmasada önceki seçimlere göre oylamanın umut verici olduğu vurgulanan degerlendirmede çeşitli partilerden seçilmiş 18 Türk kökenli milletvekili için yetersiz ancak umut verici bir sayı yorumu yapıldı.
Bulgaristan seçmeninin mevcut partilere karmızı kart gösterdiği belirtilen degerlendirme raporunda seçmenin eskilere tepkisi vurgulanırken, cumhurbaşkanlığı görev süresinin bitimine 1 yıl kala istifa edip kurduğu siyasi hareket ile sandıktan 131 milletvekili çıkaran Rumen Radev'e yönelen ilginin iyi analiz edilmesi istendi.
Bulgaristan değerlendirme raporunun en dikkat çekici bölümü ise hiç kuşkusuz yapılacak seçimler öncesi İstanbul Kartal'da yapılan ve 20 dernekten 200 temsilcinin katıldığı istişare toplantısına aitti.
YETERSİZ SANDIK SAYILARI YAŞANAN İZDİHAM
Burada alınan kararlarda ne kadar isabetli olunduğuna işaret edilen görüşmede Başkan Mutlu "Derneklerimizin siyasallaşmamasını isterken ne kadar haklı olduğumuz ortaya çıktı. Son demokratik bir süreçte katılımımız hem Bulgaristan, hem de Türkiye'de en üst noktadaydı. İnsanımız sandığa gidip demokrasiye sahip çıktı. Ancak özellikle Türkiye'de yetersiz sandık sayısı nedeniyle izdiham yaşandı ve irademizin sandığa yansıması engellendi. Bu konuda tepkimizi ortaya koyduk ve yapılanın yanlış olduğunu beyan ettik. Ancak yine de uygulamada ısrar edildi. Bu konudaki yasal girişimlerimiz sürüyor. Bizim de desteklerimizle Balkanlarda Adalet, Haklar, Kültür ve Dayanışma Derneği'ni (BAHAD) yetkilisi arkadaşlarımız ombudsmana başvurdu. Bu sürecin tekrarlanmaması en büyük dileğimiz. Sayın Radev'den beklentimiz yüksek. Ülkede yaşam süren azınlıklar açısından yapılması gereken çok fazla iş var. Bu konuda parlamento zemininde yapılacak yasal düzenlemeleri önemsiyoruz. Bulgaristan Başbakanlığını üstlenecek olan Radev tarafından bu konuda yapılan açıklamayı önemsiyoruz. Bu açıklama bizi umutlandırdı. Kendisinden randevu talep ettik. Ziyaret edecegiz ve bu konulardaki beklentilerimizin ama başlıklarını sayın Radev'e ileteceğiz"dedi.
MAKEDONYA VE ROMANYA
Sinop toplantısında komisyon sorumluları tarafından BRTK yönetimine sunulan raporlarda Romanya'da istifa eden hükümetin yerine gelecek siyasi karar sorumlularının Avrupa yanlısı bir çizgide olması beklentisi dillendirilirken, burada bir 'tarih çalıştayı' yapılması önerisi yer aldı.
Kosova'da yaşanan Kurti - Osmani çekişmesinin ülkeyi yeni bir sürece ve seçim çıkmazına sürüklediğine işaret edilen ilgili ülke değerlendirme raporunda ise Kosova'yı temsil eden konfederasyon içindeki derneklerin sürece katkısının insanımız için ortaya çıkaracağı, siyasal, kültürel ve ekonomik faydalardan örnekler sıralandı.
Makedonya raporunda göze çarpan en önemli konu başlığı ise vatandaşlık başvurularında yaşanan belirsizlik ve şu andaki dosyaların onay sürecindeki gecikme idi. BRTK Genel Başkanı Sabri Mutlu bu konuda yönetim kuruluna yaptığı bilgilendirmede geçtigimiz aylarda göstermelik olarak onaylanan 50 'ye yakın dosyanın dışında Makedonya hükümetinin Türkiye'den yapılan başvurularda olumlu bir süreç başlatmadıgını söyledi.
Kuzey Makedonya İçişleri Bakanı Pance Toshkovski, Başbakan Hristijan Mickoski ve Cumhurbaşkanı Gordana Siljanovska Davkova'dan randevu talep ettiklerini ve önümüzdeki haftalarda bu ülkeyi ziyaret etmeyi planladıklarının bilgisini de veren Başkan Mutlu "Umudumuz bu haklı taleplerimizin ve aktaracağımız diğer sorunların çözümü noktasında yetkililerin iyi niyet adımı atmasıdır" dedi.

























