Bakir İzzetbegoviç
Dragan Çoviç Mladen İvaniç
Bosna Hersek’te Üçlü Devlet Başkanlığı
Konseyi'nin Boşnak üyeliği için yeniden görev verilen SDA'nın lideri Bakir
İzzetbegoviç ile konseyin Hırvat üyesi HDZ lideri Dragan Çoviç ve Konsey'in
Sırp üyeliğini kazanan Demokratik İlerleme Partisi (PDP) Genel Başkanı Mladen İvaniç’in
işi zor. Ülke ekonomik sıkıntı nedeniyle her an patlamaya hazır bomba
konumunda. Bu seçimlerin de galibi olan Boşnakların en büyük partisi SDA,
kanton, entite ve devlet düzeyindeki hükümetlerin kurulmasında yine kilit rol
oynayacak. Ancak, SDA'yı önümüzdeki 4 yılda ekonomik kriz, işsizlik
ve rüşvet gibi sorunları çözme, bölünme ve üçüncü entite tartışmalarına
son verme, NATO ve AB üyeliği gibi konularda önemli adımlar atma
gibi sorumluluklar bekliyor.
Avrupa'nın ortasında,
1992-1995 yılları arasında şiddetli savaş ve acılar yaşayan
Bosna Hersek, ülkede silahları susturan Dayton Barış Anlaşması'nın
ardından 12 Ekim'de yedinci kez yapılan devlet başkanlığı ve
parlamento seçimlerinin galibi, ülkenin kurucu cumhurbaşkanı Aliya
İzzetbegoviç'in kurucusu olduğu Demokatik Eylem Partisi (SDA) oldu.
Bosna
Hersek Federasyonu ve Bosna Sırp Cumhuriyeti olmak üzere iki
entiteden oluşan, 10 kanton ve bir özerk bölgesi bulunan Bosna Hersek'te hafta
sonu, 1992-1995 yılları arasında kanlı savaşı durduran Dayton Barış
Anlaşması'nın ardından yedinci kez devlet başkanlığı ve parlamento
seçimleri yapıldı.
Ülkedeki
karmaşık siyasi yapı, ekonomik kriz, işsizlik, savaş sırasında göç eden çok
sayıda insanın hala topraklarına dönememesi ve savaşın yaralarının aradan geçen
zamana rağmen hala sarılamaması gibi sorunlar eşliğinde 12 Ekim'de yapılan
seçimleri, uluslararası toplum büyük bir ilgiyle izledi.
Bosna Hersek
Üçlü Devlet Başkanlığı Konseyi'nin Boşnak, Sırp ve Hırvat üyelerinin yanı
sıra kanton, entite ve devlet düzeyindeki hükümetleri ve milletvekillerini
belirlemek için yapılan seçimlere, 65 siyasi parti, 24 bağımsız aday ve 24
koalisyon katıldı. Ülkeyi 4 yıllığına yöneteceklerin belirlenmesi için gerçekleştirilen
seçimlerde, 813 sandalyeden birine oturabilmek için 7 bin 748 aday
yarıştı.
ÜÇLÜ DEVLET BAŞKANLIĞI
SEÇİMLERİ
Bosna
Hersek Üçlü Devlet Başkanlığı'nın Boşnak, Sırp, Hırvat üyelerinin
belirlenmesi, iki entite (Bosna Hersek Federasyonu ve Bosna Sırp Cumhuriyeti)
ve 10 kanton düzeyinde hükümetlerin kurulması için yapılan seçimlerde
Boşnaklarn bölünerek seçime girmeleri dikkati çekti.
Bu
kapsamda, Bosna Hersek Üçlü Devlet Başkanlığı Konseyi üyeliği için toplam
17 aday yarıştı, bunların arasından 10'u Konsey'in Boşnak
üyeliği için aday oldu. Konsey'in Hırvat üyeliği için dört, Sırp
üyeliği için de 3 aday yarıştı.
Avrupa
İnsan Hakları Mahkemesi'nin (AİHM) "Seydiç-Finci"
kararına rağmen, Bosna Hersek Üçlü Devlet Başkanlığı Konsey
üyeliğine ülkenin kurucusu olan Boşnak, Sırp ve Hırvatlar dışında diğer
azınlıklardan, yasalarda değişiklik yapılamadığı için kimse aday olamadı.
Ülkenin bu yönde adım atmaması uluslararası toplum tarafından eleştirildi.
Bosna
Hersek'in dış politikasının belirlenmesinde, büyükelçilerin atanmasında, Merkez
Bankası'nın yönetim kurulu üyelerinin belirlenmesi ve silahlı kuvvetler
üzerinde yetkileri bulunan ve sembolik olarak da devletin en üst düzey
yönetiminde bulunma açısından Üçlü Devlet Başkanlığı Konseyi'nin
üyelerinin belirlenmesi, bu seçimlerde de büyük önem taşıdı.
Üçlü
Devlet Başkanlığı seçimlerinde, Bosna Hersek Federasyonu'nda yaşayan
seçmenler (Boşnak ve Hırvatlar), sadece Boşnak ve Hırvat adaylar için oy
kullanabilirken, Bosna Sırp Cumhuriyeti'ndeki seçmenler de (Sırplar) sadece
Sırp adaylardan birini tercih etmek zorunda. Bu nedenle, Üçlü Devlet
Başkanlığı Konseyi'nin Boşnak ve Hırvat adayları seçim kampanyalarını
Federasyon bölgesinde, Sırp adaylar ise Bosna Sırp Cumhuriyeti'nde
yürüttü.
Bu
yılki seçim kampanyalarında Üçlü Devlet Başkanlığı Konseyi'nin Boşnak üyeliği
yarışı, SDA'nın adayı Bakir İzzetbegoviç, SBB lideri ve medya patronu olan
Fahrudin Radonçiç ile Demokratik Cephe'nin adayı Emir Sulyagiç arasında
geçti.
Seçim
kampanyası süresince, özellikle Fahrudin Radonçiç, sahibi olduğu gazetelerde
sürekli Bakir İzzetbegoviç'i, Türkiye ile kurduğu yakın ilişkiler nedeniyle
eleştirdi. "Bosna Hersek'in, Türkiye'nin bir vilayeti olmadığı, Osmanlı
dönemine bir daha geri dönülmeyeceği" şeklinde eleştirilerde bulunan
Radonçiç, seçim kampanyasını tamamen İzzetbegoviç, SDA ve Türkiye
karşıtlığı üzerinde yürüttü. Üçlü Devlet Başkanlığı Konseyi'nin Boşnak
üyeliğine aday olan ve seçimi kaybeden Fahrudin Radonçiç'in, "Seçimlerde 2
Cumhurbaşkanı'na karşı mücadele ettim. Birisi Bakir İzzetbegoviç, diğeri de
Recep Tayyip Erdoğan'dır" şeklindeki
ifadesi dikkati çekti.
Merhum
Aliya İzzetbegoviç'in kurucusu olduğu ve "Güç Birliktedir" sloganıyla
seçim kampanyasını yürüten Demokratik Eylem Partisi (SDA) adayı
Bakir İzzetbegoviç ise "Türkiye'nin Bosna Hersek'e her anlamda
yardım eden gerçek bir dost olduğunu, bu ilişkinin devam ettirilmesi
gerektiğini" her yerde dile getirdi. Türkiye ile kurduğu yakın ilişkilerin
eleştirilmesinin kendilerine yapılan haksızlık olduğunu ifade eden
İzzetbegoviç, Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun Bosna
Hersek'e, AB ve NATO üyeliği konusunda da çok büyük destekler verdiklerini,
ülkesinin bölge ülkeleriyle aralarındaki sorunların çözümü için de çaba
gösterdiklerini kampanya süresince kamuoyuna anlattı.
Üçlü
Devlet Başkanlığı Konseyi'nin Boşnak üyeliği için 10 adayın yarıştığı
seçimlerde Bakir İzzetbegoviç'in büyük başarı elde etmesi, seçim kampanyası
süresince SDA'yı ve Bakir İzzetbegoviç'i yıpratmak amacıyla Türkiye
aleyhine yapılan yayın ve propagandaların halk nezdinde itibar
görmediğini gösterdi.
Bosna
Hersek Üçlü Devlet Başkanlığı Konseyi Boşnak üyeliği için aday olan Bakir
İzzetbegoviç, şu ana kadar yüzde 92'si açılan sandıklardan 226 bin 860
oy alarak seçimlerin galibi oldu. İzzetbegoviç, 2010 yılında yapılan
seçimlerde 162 bin 831 oy almıştı. Bu seçim sonuçlarına göre oylarını
artıran İzzetbegoviç'in daha güçlü bir şekilde Üçlü Devlet Başkanlığı
Konseyi'nde Boşnakları temsil edeceği belirtiliyor.
Üçlü
Devlet Başkanlığı'nın Boşnak üyeliğinin yanı sıra Hırvat ve Sırp
üyeliklerinde de ilginç sonuçlar elde edildi.
Daha
önceki 2 seçimde Hırvatları temsilen aday olan ve Bosna savaşı sırasında
Boşnakların saflarında ülkesini savunan Jelyko Komşiç'e karşı kaybeden
Hırvat Demokrat Birliği (HDZ-BiH) bu defa seçimlerin kazananı oldu.
Komşiç, anayasa gereği 2 dönem Üçlü Devlet Başkanlığı Konseyi'nin Hırvat
üyeliğini yaptığı için bu dönem aday olamadı. Komşiç'in aday olamaması üzerine
HDZ lideri Dragan Çoviç, bu seçimlerde Hırvat oyların yüzde 52'sini almayı
başardı. Milliyetçi söylemleriyle bilinen Çoviç'in ardından, ülkenin
birliğini savunan diğer aday Martin Raguj ise Hırvat oyların yüzde 38'ini
alabildi.
Ülkede
Boşnaklardan sonra yaşayan en büyük ikinci toplum olan Sırpların
partileri, Üçlü Devlet Başkanlığı Konseyi'nin Sırp üyeliğini almak
için 3 adayla yarıştı. Ayrılıkçı söylemleriyle bilinen Milorad Dodik'in
liderliğini yaptığı SNSD'nin adayı Jelyka Tsviyanoviç, bu seçimleri az farkla
kaybetti. Konsey'in Sırp üyeliğini kazanan Demokratik İlerleme Partisi (PDP) Genel
Başkanı Mladen İvaniç yüzde 48,31 alırken, SNSD'nin adayı Jelyka
Cviyanoviç ise yüzde 48,14 oy almayı başardı. Seçimleri kaybeden
Cviyanoviç'in partisi SNSD, daha önce 2 seçimde Üçlü Devlet Başkanlığı
Konseyi'nin Sırp üyeliğini kazanmıştı.
PARLAMENTO SEÇİMLERİNDE DURUM
Bosna
Hersek'te 12 Ekim'de Devlet Başkanlığı'nın yanı sıra parlamento seçimleri de
yapıldı.
Seçimlerede
merhum Aliya İzzetbegoviç'in kurucusu olduğu Demokrat Eylem Partisi (SDA),
2010'da yapılan seçimlere göre oylarını yüzde 8,4 artırdı. SDA'nın oylarını
artırması, Bosna Hersek Parlamentosu'nu oluşturan 2 meclisten biri
olan ve toplam 42 milletvekilinin yer aldığı Temsilciler Meclisi'ndeki
milletvekili sayısını yükseltti. SDA, böylece geçtiğimiz dönemde 7
milletvekili bulundurduğu Temsilciler Meclisi'nde, bu kez 11 milletvekili
ile en fazla milletvekiline sahip olan parti oldu. SDA'nın seçimdeki bu
başarısı önümüzdeki dönemde devlet düzeyindeki hükümetin kurulmasında da büyük
önem arz edecek. Geçtiğimiz seçimlerde Boşnak partilerin bölünmesi ve SDA'nın
az milletvekiline sahip olması nedeniyle ülkede yaklaşık 16 ay boyunca
hükümet kurulamamıştı.
Bosna
Sırp Cumhuriyeti'nden 14 milletvekilinin bulunduğu Temsilciler
Meclisi'nde, SDA geçen dönemin aksine bu dönem 1 milletvekili
çıkartabildi. Bosna Sırp Cumhuriyeti'nden Temsilciler
Meclisi'nde geçen dönemde Boşnak milletvekili bulunmuyordu.
Bosna
Hersek'i oluşturan 2 entiden biri olan Bosna Hersek Federasyonu'nda da
SDA en başarılı parti oldu. SDA geçen döneme oranla oylarını yüzde
7,65 artırdı. SDA, bu entite içinde bulunan 10 kantondan Boşnak nüfusun
yoğun yaşadığı 6 kantonda birinci parti oldu. Daha önce bu kantonlarda
hükümetlerde çoğunluk, bu seçimde büyük oy kaybeden Sosyal Demokrat
Parti'nin elinde bulunuyordu.
EYLEMLERİN FATURASI SBB
VE SDP'YE KESİLDİ
Bosna
Hersek'te şubat ayında Tuzla kantonunda başlayan daha sonra Saraybosna başta
olmak üzere diğer birçok kantonda yaşanan eylemler, o dönemde kantonlarda
iktidarda bulunan Sosyal Demokrat Parti ile Güvenlik Bakanı olan Fahrudin
Radonçiç'in genel başkanlığını yaptığı SBB'nin büyük oranda oy kaybetmesine
neden olduğu ileri sürüldü. Şubat ayında yapılan eylemlerde çoğunlukla
SDP'nin iktidarda olduğu kanton hükümet binaları ve Saraybosna'daki Devlet
Başkanlığı binası ateşe verilmişti.
Federasyon
bölgesinde şubat ayında yapılan eylemlerin ise o dönemde muhalefette
bulunan SDA'yı güçlendirdiği, seçmenlerin kantonlarda iktidarda olan
SDP'yi sosyal ve ekonomik alanlarda attığı yanlış adımlardan dolayı
cezalandırdığı belirtiliyor. SDP'nin, iktidarda bulunduğu süreç içerisinde
ekonomik ve yabancı yatırımlar konularındaki reformları
gerçekleştiremediği kaydediliyor.
SDA'nın
seçimdeki başarısının en iyi örneği, geleneksel olarak sol partilerin
ve SDP'nin kazandığı Tuzla Kantonu'ndaki zaferi olarak gösteriliyor.
Burada SDA, geçtiğimiz seçime göre oy oranını yüzde 50 artırdı. SDA, Tuzla
kantonunun yanı sıra SDP'nin güçlü olduğu Saraybosna ve Zeniçko-Doboyski
Kantonlarında da büyük başarı elde etti. Geçtiğimiz 4 yıllık dönemde, 5 kantonda
çoğunlukta olan SDP, bu seçimlerde hiçbir kanton meclisinde çoğunluk
oluşturacak oy kazanamadı.
12
Ekim'de yapılan seçimlerin en büyük kaybedeni ise Dışişleri Bakanı Zlatko
Lagumciya'nın lideri olduğu SDP oldu. SDP, devlet düzeyinde bir önceki
seçimlere oranla yüzde 60 civarında oy kaybetti. SDP 2010'da ypılan seçimlerde
266 bin 23 oy alırken, bu seçimlerde 70 bin 398 oy alabildi.
Bosna
Hersek'te 2010 yılında yapılan seçimlerde de Üçlü Devlet Başkanlığı
Kosneyi'nin Boşnak üyeliğine aday olan medya patronu Fahrudin Radoniç'in
liderliğini yaptığı SBB, bir önceki seçime oranla yüzde 15,6 oy
kaybetti. Şubat ayında yaşanan eylemler sırasında Güvenlik Bakanı olan SBB
lideri Fahrudin Radonçiç, eylemleri önleme konusunda polise yetki vermemesinden
dolayı sıkça eleştirilmişti.
HIRVAT VE SIRP PARTİLERİN
DURUMU
Hırvat
milliyetçi parti Hırvat Demokrat Birliği Bosna Hersek (HDZ BiH) adayı
Dragan Çoviç, Devlet Başkanlığı Konseyi yarışını kazanan aday oldu. Bu
seçimlerde 117 bin 537 oy alan Çoviç'in başkanlığını yaptığı HDZ-BiH'in
2010'daki adayı Boyana Krişto, 109 bin 758 oy alarak Konsey'in Hırvat
üyesi seçilememişti.
Bosna
Sırp Cumhuriyeti'nde ise Üçlü Devlet Başkanlığı Konseyi'nin Sırp üyeliği
yarışında Milorad Dodik'in lideri olduğu SNSD ile Demokrat İlerleme Partisi Genel
Başkanı Mladen İvaniç arasında kıran kırana bir mücadele yaşandı. İvaniç,
yüzde 48,31 oy alırken, SNSD'nin adayı Jelyka Tsviyanoviç ise yüzde
48,14 oy aldı.
Bosna
Sırp Cumhuriyeti Başkanlığı seçimleri ise SNSD lideri ve Sırp Cumhuriyeti
Başkanı Milorad Dodik ile Sırp Demokrat Partisi'nin (SDS) adayı
Ognyen Tadiç arasında yaşandı. Dodik, oyların yüzde 47'sini alırken, rakibi
Tadiç'in oyu yüzde 45 civarında kaldı.
Bosna
Sırp Cumhuriyeti'nin içinde bulunduğu ekonomik kriz, yolsuzluklar gibi
sorunlara rağmen Dodik'in tekrar seçimleri kazanması ülkedeki siyasi
analistleri şaşırttı. Ancak Dodik'in bu seçimleri kazanmasında
Sosyalist Parti ve DNS ile kurduğu koalisyon, kampanyası sırasında
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile yaptığı görüşme ve fotoğrafları kullanmasının Sırp
seçmen üzerinde etkili olduğu ifade ediliyor. Dodik, seçim kampanyası
sırasında Putin'in yanı sıra Sırbistan Başbakanı Aleksandar Vuçiç'le
birlikte yer alan fotoğraflarını da bilboardlarda kullanmıştı.
HÜKÜMET NASIL KURULACAK?
Bu
seçimlerin galibi olan Boşnakların en büyük partisi SDA, kanton, entite ve
devlet düzeyindeki hükümetlerin kurulmasında kilit rol oynayacak. Ancak, SDA'yı
önümüzdeki 4 yılda ekonomik kriz, işsizlik ve rüşvet gibi
sorunları çözme, bölünme ve üçüncü entite tartışmalarına son verme,
NATO ve AB üyeliği gibi konularda önemli adımlar atma
gibi sorumluluklar bekliyor.
Bosna
Hersek'te 2010 yılında yapılan seçimlerin ardından hükümetin kurulması 16 ay
sürmüştü. Bu süreç içerisinde hükümetin kurulması için Türkiye ve uluslararası
toplum büyük çaba göstermişti.
Bosna
Hersek'te bu seçimlerin ardından hükümetin kısa sürede kurulması
bekleniyor. 2010 yılında hükümetin kurulması önündeki en büyük engelleri,
Dragan Çoviç liderliğindeki Hırvat milliyetçi parti HDZ-BiH tarafından
konulmuştu. Bunun sebebi ise Devlet Başkanlığı Konseyi'ne Hırvat üye
olarak SDP'nin adayı Jelyko Komşiç'in seçilmesiydi. HDZ'nin bu girişimlerine
Sırp parti SNSD'nin de destek vermesi hükümetin kurulmasını geciktirmişti.
Bu
seçimde HDZ BiH'in lideri Dragan Çoviç'in, Üçlü Devlet Başkanlığı
Konseyi'nin Hırvat üyeliğine seçilmesinden dolayı hükümetin kurulmasında
yapıcı rol üstlenmesi bekleniyor. Seçim sonuçlarına göre SDA'nın HDZ-BiH ile
kısa sürede görüşmeye başlayacağı ve önümüzdeki birkaç ay içinde devlet
düzeyindeki hükümetin kurulacağı öne sürülüyor. SDA ile HDZ BiH'in
kurabileceği koalisyon aynı zamanda Bosna Hersek Federasyonu'nda da kısa
sürede hükümetin kurulmasını sağlayacak. HDZ-BiH geçtiğimiz
dönemde Bosna Hersek Federasyonu hükümetinde yer almamıştı. O dönem büyük
çoğunluğu elinde bulunduran sosyal demokratların partisi SDP, daha küçük Hırvat
partilerle iş birliğine girerek hükümeti kurmuştu.
Bosna
Hersek Federasyonu Başkanı ve Başkan Yardımcıları ise
kantonlardan Milletler Meclisi'ne gönderilecek milletvekilleri tarafından
yapılacak oylamayla belirlenecek. Ülkeyi oluşturan iki entiteden biri olan
Bosna Sırp Cumhuriyeti'nde Başkan direk halk oyuyla seçilirken, Bosna
Hersek Federasyonu'nda Başkan ve Yardımcıları Milletler Meclisi'nce
belirleniyor. Federasyon Başkanı'nın belirlenmesinin
ardından, hükümeti kurma çalışmaları başlayacak. Hükümeti kurma
yetkisinin ise seçimlerin galibi olan SDA'ya verilmesi bekleniyor.
Bosna
Sırp Cumhuriyeti'nde ise 4 yıl aradan sonra SDA yeniden mecliste yer
alacak. Bosna Sırp Cumhuriyeti Halk Meclisi'nde önceki döneme göre SDA'nın
daha fazla milletvekili bulundurmasından dolayı hükümete girmesi
de bekleniyor.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder