10 Mart 2026 Salı
Yılmaz Özdil "Ekrem İmamoğlu sadece bir belediye başkanı degil, O yüreklerimizdeki cam kırıklarının toplamı, kazanma duygumuzdur. Bu dava İmanoğlu davası değil demokrasi davasıdır. Seçimle gelmiş birini hapisle göndermeye çalışıyorlar. Görevimiz İmamoğlu'nun sesi olmak. O'na sahip çıkmak boynumuzun borcudur"
8 Mart 2026 Pazar
7 Mart 2026 Cumartesi
6 Mart 2026 Cuma
Cumhurbaşkanı Osmani, yeni cumhurbaşkanının seçilememesi nedeniyle Meclisi feshetti
Kosova Cumhurbaşkanı Vjosa Osmani, yeni cumhurbaşkanını seçememesi sebebiyle Meclisi feshettiğini duyurdu.Cumhurbaşkanı Osmani, düzenlediği basın toplantısında, dün gece Meclis'te yeni cumhurbaşkanının seçilmesine yönelik girişimlerin başarısız olduğunu söyledi.Bunun devlet için büyük bir talihsizlik olduğunu belirten Osmani, "Bugün, Kosova Cumhuriyeti Anayasası'na uygun olarak Meclisin feshedilmesine ilişkin kararı yayımladım ve bu karar aracılığıyla açıkça belirlenmiş olan Anayasal yükümlülüğümü yerine getiriyorum." ifadesini kullandı.Osmani, milletvekillerinin dün gece ülkeyi yeni seçime götürme kararı aldığını, bu durumun tamamen önlenebileceğini dile getirerek, vekillerin ülkenin çıkarını tercih etmediklerini vurguladı.Kosova Meclisinin temel anayasal yükümlülüklerinden birini yerine getirmekte başarısız olduğuna dikkati çeken Osmani, "Anayasa'nın 86. maddesi, mevcut cumhurbaşkanının görev süresinin bitmesinden en geç 30 gün önce yeni cumhurbaşkanının seçilmesi gerektiğini açıkça belirtmektedir." dedi.Osmani'nin, ülkedeki siyasi parti liderleriyle görüşerek, kısa sürede erken genel seçim tarihini duyurması bekleniyor.Cumhurbaşkanı seçimiKosova Cumhurbaşkanı Osmani'nin 5 yıllık görev süresi 4 Nisan'da dolacak. Ülkenin anayasasına göre, yeni cumhurbaşkanının 5 Mart'a kadar seçilmesi gerekiyordu.120 sandalyeli Meclisin 5 Mart gece yarısına kadar cumhurbaşkanını seçmesi gerekiyordu ancak Başbakan Albin Kurti'nin partisi Kendin Karar Al Hareketi (Vetevendosje), muhalefet milletvekillerini kendi adayına destek vermeye ikna edemedi.Muhalefet partileri uzlaşıya dayalı bir cumhurbaşkanı adayı talep ederken; Kurti, Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Glauk Konjufca'yı aday gösterdi.Meclis Başkanı Albulena Haxhiu, dün geceki oturumda, "Bu oturumu sürdürmek için yeterli çoğunluk yok, oylamaya devam edemeyiz." dedi.Haxhiu, yalnızca 66 milletvekilinin hazır bulunduğunu, oylamanın yapılabilmesi için en az 80 milletvekilinin gerekli olduğunu bildirerek, oturuma ara verdi.Meclis Başkanı, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, cumhurbaşkanı seçimine ilişkin sürecin anayasal uygunluğunun değerlendirilmesi konusunda Anayasa Mahkemesi'ne başvurduklarını ve karar verilene kadar cumhurbaşkanı seçimi süreciyle bağlantılı anayasal sürenin askıya alınmasına yönelik geçici tedbir kararı alınmasını talep ettiklerini bildirdi.Dün gece Mecliste cumhurbaşkanının doğrudan halk tarafından seçilmesini öngören Anayasa değişikliği önerileri de gündeme alındı ancak söz konusu girişim de milletvekillerinden gerekli desteği alamadı.Kosova'da 9 Şubat 2025'te genel seçim ve 28 Aralık 2025'te erken genel seçim düzenlenmiş, Albin Kurti başkanlığındaki yeni hükümet, Meclisten 11 Şubat'ta güvenoyu almıştı.
(Kaynak: AA)
5 Mart 2026 Perşembe
BULGARİSTAN'IN TÜRKLERE SIRTINI DÖNEREK YÜRÜYECEĞİ BİR GELECEĞİ YOK !
Bulgaristan'da işler biz Türkler için sarpa sarmaya başladı.
Oturum başvurularının red oranı neredeyse yüzde 95'e çıktı.
Hangi nedenden dolayı oturum başvurusu yapıldığının hiç önemi yok.
Yani her yüz dosyadan ancak beşine onay veriliyor.
Bu arada son aylarda daha önce alınan oturum kartlarının eften püften sebeplerle iptali de bu işlerin cabası.
İnsanımız oturumum var diye Bulgaristan'a gitmeye kalktığında el konulan kimliği nedeniyle sınırda kalıyor.
Kısacası hangi sebepten olursa olsun yapılan D Vize işlemleri duvara çarpıyor.
Oturum başvurularının red oranı neredeyse yüzde 95'e çıktı.
Hangi nedenden dolayı oturum başvurusu yapıldığının hiç önemi yok.
Yani her yüz dosyadan ancak beşine onay veriliyor.
Bu arada son aylarda daha önce alınan oturum kartlarının eften püften sebeplerle iptali de bu işlerin cabası.
İnsanımız oturumum var diye Bulgaristan'a gitmeye kalktığında el konulan kimliği nedeniyle sınırda kalıyor.
Kısacası hangi sebepten olursa olsun yapılan D Vize işlemleri duvara çarpıyor.
Red gerekçeleri de oldukça komik.
Bahaneler ve kişisel kanaatler yağmur gibi yağıyor.
Mesela bir dosyada vatandaşın D Vize süreci incelemesinde kendi talebi ile isteğinden vazgeçtiği belirtilirken, bir diğerinde beyan ettiği adres için burayı geçici olarak prosedür gereği bildirdikleri yazılıyor.
En çok kullanılan bahane de bu.
Sanki D Vize onaylanmış da kişi buraya hiç gelmemiş gibi işlem yapılıyor.
Bulgaristan'da uzun süre yaşamayacağı kanaati ise kontrole giden polisin dosyaya yazdığı en önemli olumsuz not.
Bulgaristan'ı hiç ziyaret etmemiş olma sebebi ise apayrı gülünç bir gerekçe.
Hele hele ev sahiplerini heyecanlandırıp hatta korkutup "Onlar zaten Türkiye'de oturuyorlar" dedirtmek de memurun ayrı bir mahareti.
Bulgaristan insanının zaten eskiden beri, totaliter rejimden kalma var olan polis korkusu malum zaten.
Bir de kiralanmış olarak beyan edilen evlerde oturum talep edenin kişisel eşyasının olmadığını yazan raporlar var ki evlere şenlik.
Yani hikayeden D Vize red gerekçeleri ile anayasal haklarımız budanmaya çalışılıyor.
Red gelen dosyalar için dava açmak mümkün.
Ancak bu konuda açılan davalarda önceden daha ilk celsede karar çıkarken şimdi durum degişti.
Gereksiz bürokratik yazışmalar ile süreç uzatıldıkça uzatılıyor.
Sofya'da 'derinlerden' birileri hem oturum başvurularını hem de açılan davalardaki hukuksal süreçleri engelliyor.
Anlayacağınız hukuksal itirazlarda adeta uzatmalar oynanıyor.
Ülkedeki siyasi istikrarsızlık bu sürecin daha da uzayacağının habercisi.
Dolayısı ile bundan sonra Bulgaristan'dan hangi kritere göre olursa olsun oturum almak ve bu oturumun devamlılığını sağlamak imkansız gibi.
Büyük bir maddi ve manevi külfet gerektiren bu süreç aşılsa bile yeni başvurular için gündemde olan tartışmalar da cabası.
Ancak bu konuda açılan davalarda önceden daha ilk celsede karar çıkarken şimdi durum degişti.
Gereksiz bürokratik yazışmalar ile süreç uzatıldıkça uzatılıyor.
Sofya'da 'derinlerden' birileri hem oturum başvurularını hem de açılan davalardaki hukuksal süreçleri engelliyor.
Anlayacağınız hukuksal itirazlarda adeta uzatmalar oynanıyor.
Ülkedeki siyasi istikrarsızlık bu sürecin daha da uzayacağının habercisi.
Dolayısı ile bundan sonra Bulgaristan'dan hangi kritere göre olursa olsun oturum almak ve bu oturumun devamlılığını sağlamak imkansız gibi.
Büyük bir maddi ve manevi külfet gerektiren bu süreç aşılsa bile yeni başvurular için gündemde olan tartışmalar da cabası.
Dil bilme zorunluluğu ile ilgili hazırlıklar yurt dışında dünyaya gelen 2. ve 3. kuşak hak sahiplerinin önünü tamamen tıkayacak gibi.
Bulgaristan daha adil, demokratik ve insanca yaşanabilir, Avrupa Birliği Kriterlerine uyumlu, evrensel insan haklarına dayalı bir ülke olmayı hedefleyeceğine tersi bir siyasi ve idari bakış açısına hapsoluyor.
Üstelik oturum talep eden Bulgaristan orjinlilerin 2. ve 3. kuşak çocukları eğitimli ve yüksek vasıflı olmalarına rağmen engellemeyi tercih ediyorlar.
Mülakata girenlerin 3 yıl bekletilmeleri bile gayri insani bir tutum.
Bir de Türk iş insanlarını Bulgaristan'a yatırım yapmaya davet ediyorlar.
Hangi Bulgaristan'a yatırım yapacak girişimcilerimiz.
Bırakın eğitimli olmayı, eğitimsiz iş gücü bile olmayan, gençlerinin nerede ise tamamı ülke dışında çalışan Bulgaristan'a mı yatırım yapacaklar.
Önümüzdeki aylarda yapılacak seçimler için Türkiye'deki çifte vatandaşlara oy kullanmaları için ayrılan sandık sayıları meselesine ise hiç girmiyorum.
Türklere kapılarını kapatan, sırtını dönen bir Bulgaristan'ın ulaşacağı bir üstün medeniyet ve demokrasi seviyesi yok maalesef.
Bunu anlamaları için illa ki bir 500 yıl daha geçmesi gerekmiyor.
Kaydol:
Yorumlar (Atom)
















