Bulgaristan'da işler biz Türkler için sarpa sarmaya başladı.
Oturum başvurularının red oranı neredeyse yüzde 95'e çıktı.
Hangi nedenden dolayı oturum başvurusu yapıldığının hiç önemi yok.
Yani her yüz dosyadan ancak beşine onay veriliyor.
Bu arada son aylarda daha önce alınan oturum kartlarının eften püften sebeplerle iptali de bu işlerin cabası.
İnsanımız oturumum var diye Bulgaristan'a gitmeye kalktığında el konulan kimliği nedeniyle sınırda kalıyor.
Kısacası hangi sebepten olursa olsun yapılan D Vize işlemleri duvara çarpıyor.
Oturum başvurularının red oranı neredeyse yüzde 95'e çıktı.
Hangi nedenden dolayı oturum başvurusu yapıldığının hiç önemi yok.
Yani her yüz dosyadan ancak beşine onay veriliyor.
Bu arada son aylarda daha önce alınan oturum kartlarının eften püften sebeplerle iptali de bu işlerin cabası.
İnsanımız oturumum var diye Bulgaristan'a gitmeye kalktığında el konulan kimliği nedeniyle sınırda kalıyor.
Kısacası hangi sebepten olursa olsun yapılan D Vize işlemleri duvara çarpıyor.
Red gerekçeleri de oldukça komik.
Bahaneler ve kişisel kanaatlerle yağmur gibi.
Mesela bir dosyada vatandaşın D Vize süreci incelemesinde kendi talebi ile isteğinden vazgeçtiği belirtilirken, bir diğerinde beyan ettiği adres için burayı geçici olarak prosedür gereği bildirdikleri yazılıyor.
En çok kullanılan bahane de bu.
Sanki D Vize onaylanmış da kişi buraya hiç gelmemiş gibi işlem yapılıyor.
Bulgaristan'da uzun süre yaşamayacağı kanaati ise kontrole giden polisin dosyaya yazdığı en önemli olumsuz not.
Bulgaristan'ı hiç ziyaret etmemiş olma sebebi ise apayrı gülünç gerekçe.
Hele hele ev sahiplerini heyecanlandırıp hatta korkutup "Onlar zaten Türkiye'de oturuyorlar" dedirtmek de memurun ayrı bir mahareti.
Bulgaristan insanının zaten eskiden beri, totaliter rejimden kalma var olan polis korkusu malum zaten.
Bir de kiralanmış olarak beyan edilen evlerde oturum talep edenin kişisel eşyasının olmadığını beyan eden raporlar var ki evlere şenlik.
Yani hikayeden D Vize red gerekçeleri ile anayasal haklarımız budanmaya çalışılıyor.
Red gelen dosyalar için dava açmak mümkün.
Ancak bu konuda açılan davalarda önceden daha ilk celsede karar çıkarken şimdi durum degişti.
Gereksiz bürokratik yazışmalar ile süreç uzatıldıkça uzatılıyor.
Sofya'da 'derinlerden' birileri hem oturum başvurulularını hem de açılan davalardaki hukuksal süreçleri engelliyor.
Anlayacağınız hukuksal itirazlarda adeta uzatmalar oynanıyor.
Ülkedeki siyasi istikrarsızlık bu sürecin daha da uzayacağının habercisi.
Dolayısı ile bundan sonra Bulgaristan'dan hangi kritere göre olursa olsun oturum almak ve bu oturumun devamlılığını sağlamak imkansız gibi.
Büyük bir maddi ve manevi külfet gerektiren bu süreç aşılsa bile yeni başvurular için gündemde olan tartışmalar da cabası.
Ancak bu konuda açılan davalarda önceden daha ilk celsede karar çıkarken şimdi durum degişti.
Gereksiz bürokratik yazışmalar ile süreç uzatıldıkça uzatılıyor.
Sofya'da 'derinlerden' birileri hem oturum başvurulularını hem de açılan davalardaki hukuksal süreçleri engelliyor.
Anlayacağınız hukuksal itirazlarda adeta uzatmalar oynanıyor.
Ülkedeki siyasi istikrarsızlık bu sürecin daha da uzayacağının habercisi.
Dolayısı ile bundan sonra Bulgaristan'dan hangi kritere göre olursa olsun oturum almak ve bu oturumun devamlılığını sağlamak imkansız gibi.
Büyük bir maddi ve manevi külfet gerektiren bu süreç aşılsa bile yeni başvurular için gündemde olan tartışmalar da cabası.
Dil bilme zorunluluğu ile ilgili hazırlıklar yurt dışında dünyaya gelen 2. ve 3. kuşak hak sahiplerinin önünü tamamen tıkayacak gibi.
Bulgaristan daha adil, demokratik ve insanca yaşanabilir, Avrupa Birliği Kriterlerine uyumlu, evrensel insan haklarına dayalı bir ülke olmayı hedefleyeceğine tersi bir siyasi ve idari bakış açısına hapsoluyor.
Üstelik oturum talep eden Bulgaristan orjinlilerin 2. ve 3. kuşak çocukları eğitimli ve yüksek vasıflı olmalarına rağmen engellemeyi tercih ediyorlar.
Mülakata girenlerin 3 yıl bekletilmeleri bile gayri insani bir tutum.
Bir de Türk iş insanlarını Bulgaristan'a yatırım yapmaya davet ediyorlar.
Hangi Bulgaristan'a yatırım yapacak girişimcilerimiz.
Bırakın eğitimli olmayı, eğitimsiz iş gücü bile olmayan, gençlerinin nerede ise tamamı ülke dışında çalışan Bulgaristan'a mı yatırım yapacaklar.
Önümüzdeki aylarda yapılacak seçimler için Türkiye'deki çifte vatandaşlara oy kullanmaları için ayrılan sandık sayıları meselesine ise hiç girmiyorum.
Türklere kapılarını kapatan, sırtını dönen bir Bulgaristan'ın ulaşacağı bir üstün medeniyet ve demokrasi seviyesi yok maalesef.
Bunu anlamaları için illa ki bir beşyüz yıl daha geçmesi gerekmiyor.



Hiç yorum yok:
Yorum Gönder