27 Ocak 2026 Salı

Bulgaristan Cumhurbaşkanı İliyana Yotova Başbakan arıyor

Cumhurbaşkanı İliyana YotovaAnayasaya göre “geçici başbakan" görevini üstlenebilecek kişilerle görüşmelerine devam edecek.
Cumhurbaşkanlığından yapılan açıklamaya göre, Cumhurbaşkanı, bugün, geçici başbakan atanmasına ilişkin anayasal prosedür çerçevesinde art arda Bulgaristan Merkez Bankası BNB Başkanı Dimitar Radev ve Başkan Yardımcıları Petar Çobanov, Radoslav Milenkov ve Andrey Gyurov ile görüşecek.
Yotova dün de geçici başbakan görevini üstlenmeyi reddeden Halk Meclisi Başkanı Raya Nazaryan ile görüşmüştü.
Cumhurbaşkanı İliyana Yotova, 29 Ocak günü Ombudsman Velislava Delçeva ve Ombudsman Yardımcısı Mariya Filipova’yı kabul edecek, 30 Ocak’ta ise Sayıştay  Başkanı Dimitar Glavçev, Başkan Yardımcıları Margarita Nikolova ve Silviya Kadreva ile görüşecek. (BNR)

"GEÇMİŞİN KAN VE GÖZYAŞINDAN GELECEĞE KİN TOHUMLARI DEĞİL BARIŞ VE ÖZGÜRLÜK ÇİÇEKLERİ ULAŞSIN"





Eskişehir'in incisi, hüznün bekçisi Odunpazarı karanlıktan aydınlığa uzanan ışık demeti gibi.
Türk basın tarihinin en önemli kalemlerinden Uğur Mumcu'yu yitirişimizin 33. Yılında burada, Odunpazarı'nda bir kez daha yaşadık, yaşattık.
Geçtiğimiz aylarda Eskişehir'de yaptığımız Balkan Rumeli Türkleri Konfederasyonu (BRTK) yönetim kurulu toplantısı nedeniyle ziyaret ettiğimiz kentte büyük bedeller ödeyerek yürüdüğümüz ve karanlıktan aydınlığa uzanan zorlu yolculuğumuzun en önemli kilometre taşında Türkiyemizin dününü ve bu gününü hafızamıza kazıyan bir anıtta hüzün nöbetindeydik.
Kente ayak basar basmaz ilk ziyaretimizi Türkiye için geçmişin karanlık ve çirkin yüzünü yansıtan Uğur Mumcu Parkı'na yaptık. 
Bu ziyaret yüreklerimizi bir kez daha dağlasa da ülkenin en değerli kalemine yapılan alçakça, kalleşçe saldırıyı anıtlaştırması bakımından biz ziyaretçilerine çok şey anlatıyordu.
Ankara Karlı Sokak'ta 24 Ocak 1993'te evinin önünde, arabasına konan C-4 tipi plastik bombanın patlaması sonucu suikasta kurban giden Mumcu anısına oluşturulan ve saldırıda parçalanan, enkaza dönüşen Reno 12 otomobilin önünde saygı duruşunda bulunup o günleri yad ettik.
Vefatından 20 yıl sonra Eskişehir Büyükşehir Belediyesi'nin girişimi ve Mumcu ailesinin izni ile Eskişehir'e getirilen araba, Odunpazarı'ndaki Uğur Mumcu Parkı'nda camdan bir koruma kalkanı niteliğindeki anıt içinde sergilenmekte.
"Geçmişin bunca kan ve gözyaşından geleceğe kin tohumları değil, barış ve özgürlük çiçekleri ulaşsın istiyoruz" diyen Uğur Mumcu günümüzde bile karanlığı aydınlatıyor.



ÜLKEME KURULAN KUMPASLARI, KARANLIK TUZAKLARI BİR DAHA ANIMSAMAK

Geride bıraktıgı yazın mirası ve mücadelesi ile karanlığa inat Türk toplumunun aydınlık geleceği için anıtlaştığı Eskişehir'de yüreklerimize hüznün yanı sıra Cumhuriyet'in temel değerleri için bir mücadele ateşi de düşürüyor.
Ruhumun yangınını gözlerimden süzülen yaşların söndürmesi bir yana daha da alevlendiriyor. 
Ülkemin aydınlığa kavuşması için can veren, 1950'li yıllardan beri yitirdiğimiz çok değerli gazetecileri, hukukçuları, akademisyenleri ve düşün insanları bir bir geçiyor gözlerimin önünden.
Çok ağır bedeller ödeyerek, Türk gençliğinin birbirine kırdırıldığı yıllardan geldiğimizin yalın gerçekliğini bir kez daha yaşıyorum burada ve BRTK heyeti olarak bir kez daha lanetliyoruz o günleri ve katilleri.
Parça parça olmuş bu araç adeta ülkemin karanlık geçmişinin, karanlık tuzaklarının, cumhuriyete kurulan kumpaslarının simgesi olmuş bize bu yalın gerçekliği haykırıyor. 
Türkiyemin bir gün bu karanlık geçmişin hesaplaşmasını yapacağına olan inancımı tazeleyerek rahmetli Uğur Mumcu'yu hayır dualarla yad edip, cennet dileyerek anıt parktan ayrılırken heyetimizin katilleri bir kez daha lanetlediği Eskişehir'i ve Balkan Türklerinin bu kente kattığı artı değeri anlatmaya devam edeceğim.

25 Ocak 2026 Pazar

İzmir-İstanbul seferini yaparken inişe geçtiği sırada Büyükçekmece açıklarında Marmara Denizi'ne düşen ve 42 kişiye mezar olan 'Bursa' isimli F-28 tipi uçağın enkazına ulaşıldı. Çaılışmayı yürüten ekip kurbanlar için denizin dibine anıt yapmayı önerdi


Marmara Denizi'ne 50 yıl önce düşen yolcu uçağına ait yeni parçaların bulunduğu iddia edildi. Youtuber Nedim Kuru ve ekibi su altı dronu ile yaptıkları dalışta uçak enkazına ait olduğu iddia edilen parçaları görüntüledi.

30 Ocak 1975 tarihinde 42 kişiye mezar olan ve yarım asırdır ulaşılamayan Türk Hava Yolları'na (THY) ait 'Bursa' isimli F-28 uçağının enkazına dair önemli gelişme yaşandı. İzmir-İstanbul seferini yaparken inişe geçtiği sırada Büyükçekmece açıklarında Marmara Denizi'ne düşen uçağın yerini tespit ettiğini öne süren Youtuber Nedim Kuru, su altı dronu ile daha önce yaptığı dalışta uçağa ait olduğu düşünülen parçaları tespit etmişti. Ekibin son dalışında uçağın gövdesine ait olduğu düşünülen parçalar görüntülendi.

Kazada hayatını kaybedenler arasında teknik direktör Fatih Terim'in kayınpederi Kamuran Aksu ve şarkıcı Seyyal Taner'in hostes kardeşi gibi isimler de yer alıyordu. Dönemin teknolojik yetersizlikleri nedeniyle enkaz resmi olarak çıkarılamamış, arama çalışmaları sınırlı kalmıştı. Çalışmayı yürüten ekip kazada yaşamını yitirenlerin anısına denizin dibine anıt yapmayı önerdi.

23 Ocak 2026 Cuma

BRTK ve BAL GÖÇ Bulgaristan'a seçimlerin şeffaf, adil ve her vatandaşın erişebileceği şekilde yapılmasının anayasal bir zorunluluk olduğunu hatırlattı




Balkan ve Rumeli Türkleri Konfederasyonu ( BRTK) Genel Başkanı Sabri Mutlu ile Genel Başkan Vekili Sami Ömer ve Genel Başkan Yardımcısı İsmail Korkmaz Balkan Göçmenleri Kültür ve Dayanışma Derneği (Bal Göç) Genel Merkez Yönetimine nezaket ziyareti yaptı.
Bir süre önce güven tazeleyen Profesör Doktor Emin Balkan ve ekibini tebrik eden BRTK heyeti camianın yol haritasının da değerlendirildiği geniş katılımlı toplantıda Balkanlar genelinde Türk ve Müslümanların yaşadığı sorunlar ile Türkiye'ye yerleşmiş soydaşlarımızın durumunu irdeledi, bir kez daha seçime giden Bulgaristan'da izlenecek yol ve yöntemleri irdeledi. 
Bal Göç Genel Başkan Vekili ve Dış İlişkilerden Sorumlu Başkan Yardımcısı Ayhan Işık ve başkan yardımcıları Sebahattin Soğukpınar, Semih Şen, Süleyman Seven, Gülcan Uludağ Mutaf ile yönetim kurulu üyeleri Doğan Alpay, Gülçin Tütüncü, Nazmiye Hatipoğlu ile Bal Göç geçmiş dönem başkanlarından Hasan Altınsoy ve Veli Öztürk, Bal Göç Hukuk Komisyonu Üyesi Kemal Konu, Bal Göç geçmiş dönem yöneticilerinden Fikret Uzun'un da katıldığı toplantıda Bal Göç Genel Başkanı Prof. Dr. Emin Balkan kongre sürecine dair değerlendirmede de bulundu.

TÜRKİYE'DEKİ BULGARİSTAN VATANDAŞLARININ SİYASİ TARCİHLERİ SANDIK SAYILARI 20'YE İNDİRİLEREK GASPEDİLMEK İSTENİYOR

BRTK - Bal Göç mini zirvesinde Başta Bursa olmak üzere Türkiye genelindeki tüm Balkan Türklerinin beklentileri ele alınırken, Türkiye dışında ve özellikle de Bulgaristan'daki gelişmeler gündemin en önemli konusu idi.
Cumhurbaşkanı Rumen Radev'in istifası ile seçim gündeminin Bulgaristan'daki Türk ve Müslümanlar açısından ne anlama geldiği de derinlemesine incelenen görüşmede Bulgaristan’da geçtiğimiz hafta gündeme gelen ve Parlamentonun alt komisyonunda ele alınan, özellikle Türkiye'de yaşam süren ve oy kullanma hakkına sahip Bulgaristan vatandaşlarını ilgilendiren oy kullanma sandık sayısının 20 ile sınırlandırılması kararına tepki gösterildi. Türkiye'de yaşayan Bulgaristan Türklerinin en temel anayasal hakkı olan 'seçme hakkını' kısıtlamayı hedefleyen bu kararların derin bir endişe ve kararlılıkla takip edildiği dile getirilen toplantıda daha önce Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde yaklaşık 160 sandıkta oy kullanıldığı hatırlatıldı.
Bulgaristan seçim sürecinde gündeme getirilen bu manevranın Türkiye'de oy kullanan Bulgaristan vatandaşlarının siyasi tercihlerinden dolayı cezalandırmak olduğunun apaçık ortada olduğu vurgusu yapılan değerlendirmelerde Türkiye'deki seçmen iradesini 20 sandık ile sınırlandırılmaya kalkışılmasının demokrasiye ve insan haklarına aykırı, ayrımcı bir yaklaşım olduğu belirtilerek bu durumun açıkça reddedildiği ifade edildi.
Bulgaristan’ın Avrupa Birliği üyesi olarak demokrasi standartlarını yükseltmesi beklenirken; vatandaşları arasında ayrım yapması ve sandık sayılarına veya oy kullanma prosedürlerine sınırlama getirilmesinin kabul edilemez bir durum olduğu da dile getirilen toplantıda Bulgaristan'daki siyasi parti liderlerine çağrıda bulunularak bu antidemokratik kararın yeniden gözden geçirilmesi istendi,  Bulgaristan seçimlerinin şeffaf, adil ve her vatandaşın erişebileceği şekilde yapılmasının anayasal bir zorunluluk olduğu hatırlatıldı.

BU TAVIR VE DURUM KABUL EDİLEMEZ

Toplantının Bulgaristan gündeminde Türk ve Müslümanların seçme ve seçilme hakkına yönelik yapılmaya çalışılan gaspın yanı sıra, Bulgaristan'daki soydaşlarımızın en temel insani haklarından biri olan ana dilde eğitim hakkına yönelik sistematik engellemeler de değerlendirildi.
Bu durumun da kabul edilemez bir tavır olduğu vurgusu yapılan görüşmede Bulgaristan'da Türkçe derslerinin müfredattaki yerinin daraltılması, seçmeli ders statüsünün zorlaştırılması ve ana dil eğitiminin bürokratik engellerle boğulmasının açıkça bir hak ihlali olduğu belirtildi.
Balkan Rumeli Türklerinin tüm Türkiye genelindeki örgütlülüğü ile gücünün de irdelendiği BRTK -BAL GÖÇ mini zirvesinde Türkiye genelinde 35 milyonluk bir camia olduğumuz hatırlatılarak soydaşlara çağrıda bulunuldu ve hangi göç dalgası ve yılda anayurda gelindiğinin önemsiz olduğu vurgulanarak ülke genelinde bu amaçla kurulmuş sivil toplum kuruluşlarında kenetlenilmesi ve BRTK 'nın kurumsal kimliği altında güç birliği yapılması istendi.

17 Ocak 2026 Cumartesi

Bulgaristan bir kez daha erken genel seçim sürecinde

Bulgaristan, yeni bir erken seçim döngüsüne girdi. Son altı yılda gerçekleşecek sekizinci erken parlamento seçimi için gün sayılırken parlamentodaki hemen hemen tüm partiler, mevcut meclisin bir çoğunluk sağlayamayacağı ve yeni seçimlerin tek çözüm olduğu konusunda hemfikir. Hatta bazı partiler şu anki meclisi 'tamamen gayrimeşru' olarak nitelendiriyor.
Anayasaya göre, Cumhurbaşkanı Rumen Radev'in geçici bir seçim hükümeti ataması ve iki ay içinde yeni seçimlerin tarihini belirlemesi bekleniyor.
Bu arada muhalefet partileri, en uygun tarihin 29 Mart olacağını öne sürerken yaşanan gelişmeler, Bulgaristan'ın siyasi istikrarsızlık döngüsünden çıkmakta zorlandığını ve derinleşen siyasi kutuplaşmanın yönetimi zorlaştırdığını gösteriyor.