Balkan ve Rumeli Türkleri Konfederasyonu ( BRTK) Genel Başkanı Sabri Mutlu ile Genel Başkan Vekili Sami Ömer ve Genel Başkan Yardımcısı İsmail Korkmaz Balkan Göçmenleri Kültür ve Dayanışma Derneği (Bal Göç) Genel Merkez Yönetimine nezaket ziyareti yaptı.
Bir süre önce güven tazeleyen Profesör Doktor Emin Balkan ve ekibini tebrik eden BRTK heyeti camianın yol haritasının da değerlendirildiği geniş katılımlı toplantıda Balkanlar genelinde Türk ve Müslümanların yaşadığı sorunlar ile Türkiye'ye yerleşmiş soydaşlarımızın durumunu irdeledi, bir kez daha seçime giden Bulgaristan'da izlenecek yol ve yöntemleri irdeledi.
Bal Göç Genel Başkan Vekili ve Dış İlişkilerden Sorumlu Başkan Yardımcısı Ayhan Işık ve başkan yardımcıları Sebahattin Soğukpınar, Semih Şen, Süleyman Seven, Gülcan Uludağ Mutaf ile yönetim kurulu üyeleri Doğan Alpay, Gülçin Tütüncü, Nazmiye Hatipoğlu ile Bal Göç geçmiş dönem başkanlarından Hasan Altınsoy ve Veli Öztürk, Bal Göç Hukuk Komisyonu Üyesi Kemal Konu, Bal Göç geçmiş dönem yöneticilerinden Fikret Uzun'un da katıldığı toplantıda Bal Göç Genel Başkanı Prof. Dr. Emin Balkan kongre sürecine dair değerlendirmede de bulundu.
Bir süre önce güven tazeleyen Profesör Doktor Emin Balkan ve ekibini tebrik eden BRTK heyeti camianın yol haritasının da değerlendirildiği geniş katılımlı toplantıda Balkanlar genelinde Türk ve Müslümanların yaşadığı sorunlar ile Türkiye'ye yerleşmiş soydaşlarımızın durumunu irdeledi, bir kez daha seçime giden Bulgaristan'da izlenecek yol ve yöntemleri irdeledi.
Bal Göç Genel Başkan Vekili ve Dış İlişkilerden Sorumlu Başkan Yardımcısı Ayhan Işık ve başkan yardımcıları Sebahattin Soğukpınar, Semih Şen, Süleyman Seven, Gülcan Uludağ Mutaf ile yönetim kurulu üyeleri Doğan Alpay, Gülçin Tütüncü, Nazmiye Hatipoğlu ile Bal Göç geçmiş dönem başkanlarından Hasan Altınsoy ve Veli Öztürk, Bal Göç Hukuk Komisyonu Üyesi Kemal Konu, Bal Göç geçmiş dönem yöneticilerinden Fikret Uzun'un da katıldığı toplantıda Bal Göç Genel Başkanı Prof. Dr. Emin Balkan kongre sürecine dair değerlendirmede de bulundu.
TÜRKİYE'DEKİ BULGARİSTAN VATANDAŞLARININ SİYASİ TARCİHLERİ SANDIK SAYILARI 20'YE İNDİRİLEREK GASPEDİLMEK İSTENİYOR
BRTK - Bal Göç mini zirvesinde Başta Bursa olmak üzere Türkiye genelindeki tüm Balkan Türklerinin beklentileri ele alınırken, Türkiye dışında ve özellikle de Bulgaristan'daki gelişmeler gündemin en önemli konusu idi.
Cumhurbaşkanı Rumen Radev'in istifası ile seçim gündeminin Bulgaristan'daki Türk ve Müslümanlar açısından ne anlama geldiği de derinlemesine incelenen görüşmede Bulgaristan’da geçtiğimiz hafta gündeme gelen ve Parlamentonun alt komisyonunda ele alınan, özellikle Türkiye'de yaşam süren ve oy kullanma hakkına sahip Bulgaristan vatandaşlarını ilgilendiren oy kullanma sandık sayısının 20 ile sınırlandırılması kararına tepki gösterildi. Türkiye'de yaşayan Bulgaristan Türklerinin en temel anayasal hakkı olan 'seçme hakkını' kısıtlamayı hedefleyen bu kararların derin bir endişe ve kararlılıkla takip edildiği dile getirilen toplantıda daha önce Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde yaklaşık 160 sandıkta oy kullanıldığı hatırlatıldı.
Bulgaristan seçim sürecinde gündeme getirilen bu manevranın Türkiye'de oy kullanan Bulgaristan vatandaşlarının siyasi tercihlerinden dolayı cezalandırmak olduğunun apaçık ortada olduğu vurgusu yapılan değerlendirmelerde Türkiye'deki seçmen iradesini 20 sandık ile sınırlandırılmaya kalkışılmasının demokrasiye ve insan haklarına aykırı, ayrımcı bir yaklaşım olduğu belirtilerek bu durumun açıkça reddedildiği ifade edildi.
Bulgaristan’ın Avrupa Birliği üyesi olarak demokrasi standartlarını yükseltmesi beklenirken; vatandaşları arasında ayrım yapması ve sandık sayılarına veya oy kullanma prosedürlerine sınırlama getirilmesinin kabul edilemez bir durum olduğu da dile getirilen toplantıda Bulgaristan'daki siyasi parti liderlerine çağrıda bulunularak bu antidemokratik kararın yeniden gözden geçirilmesi istendi, Bulgaristan seçimlerinin şeffaf, adil ve her vatandaşın erişebileceği şekilde yapılmasının anayasal bir zorunluluk olduğu hatırlatıldı.
Cumhurbaşkanı Rumen Radev'in istifası ile seçim gündeminin Bulgaristan'daki Türk ve Müslümanlar açısından ne anlama geldiği de derinlemesine incelenen görüşmede Bulgaristan’da geçtiğimiz hafta gündeme gelen ve Parlamentonun alt komisyonunda ele alınan, özellikle Türkiye'de yaşam süren ve oy kullanma hakkına sahip Bulgaristan vatandaşlarını ilgilendiren oy kullanma sandık sayısının 20 ile sınırlandırılması kararına tepki gösterildi. Türkiye'de yaşayan Bulgaristan Türklerinin en temel anayasal hakkı olan 'seçme hakkını' kısıtlamayı hedefleyen bu kararların derin bir endişe ve kararlılıkla takip edildiği dile getirilen toplantıda daha önce Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde yaklaşık 160 sandıkta oy kullanıldığı hatırlatıldı.
Bulgaristan seçim sürecinde gündeme getirilen bu manevranın Türkiye'de oy kullanan Bulgaristan vatandaşlarının siyasi tercihlerinden dolayı cezalandırmak olduğunun apaçık ortada olduğu vurgusu yapılan değerlendirmelerde Türkiye'deki seçmen iradesini 20 sandık ile sınırlandırılmaya kalkışılmasının demokrasiye ve insan haklarına aykırı, ayrımcı bir yaklaşım olduğu belirtilerek bu durumun açıkça reddedildiği ifade edildi.
Bulgaristan’ın Avrupa Birliği üyesi olarak demokrasi standartlarını yükseltmesi beklenirken; vatandaşları arasında ayrım yapması ve sandık sayılarına veya oy kullanma prosedürlerine sınırlama getirilmesinin kabul edilemez bir durum olduğu da dile getirilen toplantıda Bulgaristan'daki siyasi parti liderlerine çağrıda bulunularak bu antidemokratik kararın yeniden gözden geçirilmesi istendi, Bulgaristan seçimlerinin şeffaf, adil ve her vatandaşın erişebileceği şekilde yapılmasının anayasal bir zorunluluk olduğu hatırlatıldı.
BU TAVIR VE DURUM KABUL EDİLEMEZ
Toplantının Bulgaristan gündeminde Türk ve Müslümanların seçme ve seçilme hakkına yönelik yapılmaya çalışılan gaspın yanı sıra, Bulgaristan'daki soydaşlarımızın en temel insani haklarından biri olan ana dilde eğitim hakkına yönelik sistematik engellemeler de değerlendirildi.
Bu durumun da kabul edilemez bir tavır olduğu vurgusu yapılan görüşmede Bulgaristan'da Türkçe derslerinin müfredattaki yerinin daraltılması, seçmeli ders statüsünün zorlaştırılması ve ana dil eğitiminin bürokratik engellerle boğulmasının açıkça bir hak ihlali olduğu belirtildi.
Balkan Rumeli Türklerinin tüm Türkiye genelindeki örgütlülüğü ile gücünün de irdelendiği BRTK -BAL GÖÇ mini zirvesinde Türkiye genelinde 35 milyonluk bir camia olduğumuz hatırlatılarak soydaşlara çağrıda bulunuldu ve hangi göç dalgası ve yılda anayurda gelindiğinin önemsiz olduğu vurgulanarak ülke genelinde bu amaçla kurulmuş sivil toplum kuruluşlarında kenetlenilmesi ve BRTK 'nın kurumsal kimliği altında güç birliği yapılması istendi.


Hiç yorum yok:
Yorum Gönder