10 Haziran 2026 Çarşamba

Balkanlar Avrupa ve dünya ile entegre bir bölge haline gelecek



Bulgaristan'ın başkenti Sofya'da düzenlenen Güneydoğu Avrupa İşbirliği Süreci Zirvesi'nde, bölgesel entegrasyon, güvenlik, ticaretin kolaylaştırılması ve AB üyeliği hedefleri ele alındı. Zirvede dönem başkanlığı Romanya'ya devredildi.

Bulgaristan'ın başkenti Sofya'da Güneydoğu Avrupa İşbirliği Süreci (GDAÜ) Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi düzenlendi. Zirve sonunda Bulgaristan Cumhurbaşkanı İliyana Yotova, Arnavutluk Cumhurbaşkanı Bajram Begaj ve Romanya Dışişleri Bakanı Oana Toiu, ortak basın toplantısında konuştu.
Yotova, Güneydoğu Avrupa'nın, Avrupa ve dünya ile mümkün olduğunca bağlantılı ve entegre bir bölge haline gelmesi için çalışmaya devam edeceklerini söyledi.
Ortak çabalarla, tüm Avrupa'da konuşulan bölgesel stratejik özerklik modelini oluşturmak istediklerini belirten Yotova, "Amacımız bölgemizi tüm Avrupa için bir model haline getirmektir." dedi.
Yotova, en önemli unsurun diyalog ve ortak hareket olduğuna dikkati çekerek, mevcut güvenlik ve istikrar sorunları karşısında işbirliğinin güçlendirilmesi gerektiğini ifade etti.
Bulgaristan'ın dönem başkanlığını Romanya'ya devrettiğini aktaran Yotova, Romanya Dışişleri Bakanı Toiu'ya zor zamanlarda yol gösterici olması temennisiyle pusula figürlü bir hediye takdim etti.
Arnavutluk Cumhurbaşkanı Begaj, Güneydoğu Avrupa'daki bölgesel işbirliğinin somut sonuçlar verdiğine işaret ederek, ticaretin kolaylaştırılması ile insanlar ve malların serbest dolaşımında ilerleme kaydedildiğini söyledi.
Avrupa Birliği'ne (AB) entegrasyonun temel hedef olmaya devam ettiğine değinen Begaj, bu sürecin kararlı ve aşamalı adımlarla ilerlemesi gerektiğini dile getirdi.
Romanya Dışişleri Bakanı Toiu, GDAÜ dönem başkanlığını büyük bir sorumlulukla devraldıklarını belirterek, ortak bölgesel pazar, güvenlik, Avrupa entegrasyonu ve gençlerin gelişiminin öncelikleri arasında yer alacağını kaydetti.
Gençlerin ilgi ve beklentilerinin dikkate alınmasının önemine işaret eden Toiu, "Gençler öncü bir konumda olacak. Onların ilgi alanlarının ve beklentilerinin görülmesi büyük önem taşıyor." diye konuştu.
Toiu, Romanya'nın AB üyeliği sonrasında ekonomisinde önemli bir dönüşüm yaşandığını belirterek, ülkesinin AB'ye aidiyetinin yalnızca Romanya için değil, tüm bölge açısından da önem taşıdığını ifade etti.

Bulgaristan Rusya'ya doğru dümen kırdı

9 Haziran 2026 Salı

Lüleburgaz 10. Balkan Rumeli Trakya Buluşması bölgenin geleceğe dair barış, kardeşlik ve dostluk umudunu bir kez daha pekiştirdi








Balkan ülkeleri ile Türkiye arasındaki kültürel bağları güçlendirmeyi amaçlayan ve her yıl geleneksel olarak yapılan 10. Balkan-Rumeli Trakya Buluşması, Lüleburgaz Belediyesi Kent Ormanı’nda yoğun bir katılım ile gerçekleşti.
Lüleburgaz Belediyesi ve Balkan Göçmenleri Trakya Lüleburgaz Derneği iş birliğiyle düzenlenen etkinlikte büyük bir coşku yaşanırken Balkan ülkeleri ile Türkiye'den katılan folklor gruplarının sergilediği halk oyunları ve Bulgar sanatçı Vanya ve DJ Damyan'ın şarkıları etkinliği izleyenlere unutulmaz anlar yaşattı.
Belediye Başkanı Murat Gerenli'nin  "Geçmişimizden aldığımız güçle geleceğimize dair umutlarımızı bir kez daha büyütüyoruz" dediği etkinliğin onur konukları ise Ak Parti Kırklareli Milletvekili Ahmet Gökhan Sarıçam, Bulgaristan Yambol Milletvekili Seyfi Mehmedali, Balkan Rumeli Türkleri Konfederasyonu (BRTK) Genel Başkanı Sabri Mutlu, BRTK Dış İlişkilerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı ve Edirne Balkan Türkleri Federasyonu Başkanı Erhan Pekkan,
BRTK Genel Sekreteri İsmail Kocaköse, Hak ve Özgürlükler Hareketi (HÖH) Kırcaali İl Başkanı Ruşen Feyzullah, Bulgaristan Cumhuriyeti Edirne Konsolosluğu görevlisi Todor Petrov ve Haskovo Belediyesi meclis üyeleri idi.
Ev sahipleri konumundaki Lüleburgaz Belediye Başkanı Doktor Murat Gerenli ve BAL-GÖÇ Trakya Derneği Başkanı Veli Öner ile Milletvekili Ahmet Gökhan Sarıçam ortak tarih ve kültür vurgusu ile kardeşliğe dikkat çekerken Rumeli'de ve Trakya'da yüzyıllardır yaşayan kardeşlik ruhunun, barış ve dayanışmanın güçlü bir mesajını vererek kültürel değerlerin korunmasının önemine dikkat çektiler.







26 Mayıs 2026 Salı

KENDİNİ TANRILAŞTIRAN TİRANLARDAN GÜNÜMÜZE ZAMAN YOLCULUĞU




Kısa tatilimde antik çağın en muhteşem ve destansı yeryüzü noktasını bir kez daha ziyaret ettim.
Önceki gelişlerimde içinde bulunduğum bu büyülü yeryüzü parçasının hikayesini yazamamıştım.
Bu defa kalemimi tarihin katranına daldırma cesaretini yaşıyorum.
İnsanın ihtişamlı dağlarını ve muhteşem denizini ile olağanüstü güzelliklerini görüp, kendini yaradan ile bir tuttuğu yerlerden söz ediyorum.
Tarihin bile kayıt tutmadığı zamanlarda buralarda yaşam alanları oluşturup günümüze kadar ulaşmasını sağlayan bir medeniyetler yuvası bana göre hala gizemli.
Atalarımızın ne zaman ayak bastığı bilinmeyen ancak adı tanrılarla anılan Olimpos ihtişamı ile tarihin günümüze armağanı sanki.
Antalya'nın dillere destan büyülü güzelliklerini taçlandıran olağanüstü bir yer.




2009 yılında UNESCO'nun Dünya Mirası Listesi’ne önerilen ve 'Likya Uygarlığı Antik Kentleri' arasında yer alan bu yerleşke mükemmel doğası, uzun sahili ile göz kamaştırıyor.
Aynı zamanda carettaların da geldiği sahiline akan bir de deresi var.
İçerisinde eşsiz canlıları barındırdığı iddia edilen bu tatlı suyun kaynağı da tanrıların dağı Olimpos.
Yunan mitolojisine göre Olimpos, tanrıların evi.
Tanrıların Kralı sıfatıyla da Zeus da eşi Hera ile birlikte Olimposlulara liderlik etmiş.
Olimpos efsanesi, kutsal bir mekanın olduğu kadar bağrındaki antik kentin de adı.
Büyük İskender'in de yolunun düştüğü, hatta kışları konakladığı bir bölge olan Olimpos iki farklı boyutuyla öne çıkıyor.
Yunan mitolojisine göre Olimpos, tanrıların kralı Zeus'un önderliğindeki On İki Olimposlu'nun yaşadığı, dünyayı yönettikleri ve ölümlülerin kaderini belirledikleri efsanevi bir dağ.
On iki tanrı ve tanrıçanın adları ise Zeus, Hera, Afrodit, Apollon, Ares, Artemis, Athena, Demeter, Dionysos, Hephaestus, Hermes ve Poseidon, Bellerophontes ve Kimera.
Tarihin tüm zamanlarının kayıtlarını tuttuğu efsane isimler.
Olimpos'un en ünlü hikayesi ise hiç şüphesiz aslan, keçi ve yılan karışımı olan ve ateş püskürten Kimera canavarı.
Efsaneye göre Bellerophontes, kanatlı atı Pegasus'a binerek bu canavarı yener ve yerin dibine gömer. 
Günümüzde Çıralı Yanartaş'ta kayaların arasından binlerce yıldır bize ulaşan alevleri bu canavarın yerin altından püskürttüğüne inanılır. 
Likya'nın gizemli kentidir Olimpos aynı zamanda.
Kesin kuruluş tarihi bilinmeyen antik kentin adı ilk kez M.Ö. 167-168 yıllarında basılan Likya Birlik sikkelerinde görülmüş.




Ceneviz Kalesi olarak da bilinen sahildeki kale bir zamanlar korsanların sığınağı ve evi imiş.
Tarihi kaynaklarda adı ilk defa M.Ö. 1. yüzyılda bölgeye yerleşen korsanların lideri Zeniketes ile de anılır. 
Antalya'nın Kumluca ilçesinde, ormanlık alan içerisinde Helenistik, Roma ve Bizans dönemlerine ait kalıntıları da barındıran kent; tarihi dokusu, eşsiz doğası ve sahile inen akarsuyuyla Türkiye'nin önemli turizm merkezlerinden biri.
Sahili kaplumbağaların yavrulama alanı olduğundan sit alanı olarak korunan, genellikle üniversite öğrencileri ve sırt çantalı turistlerin tercih ettiği bir tatil yeri.
Bu arada yamaç tırmanıcılarının da büyük ilgi gösterdiği bir yer.





Ağaç evleri, çadır mekanı olarak kullanılabilecek açık alanları, Likya Yolu üzerinde bulunması ve neredeyse sabaha kadar hizmet veren mekanları en önemli özelliklerinden.
Yolunuz düşerse Beydağları Milli Parkı sınırları içinde yer alan Olimpos'un ören yerini mutlaka ziyaret edin.
Geçmişin gizemini de barındıran örenyeri antik limanına kadar uzanan taş döşemeleri, hamam kalıntıları, Bizans Kilisesi, akropolü, kutsal yolu, tapınak kalıntıları, lahit mezarları ve sarnıcı ile sizi adeta bir zaman yolculuğuna çıkaracak.
Sarnıç içinde kök boyası ile renklendirilen gemi grafitisi betimlemesi bir zamanlar buradaki müthiş deniz trafiği ile Olimpos'un çevre limanlara hakimiyetini anlatır nitelikte.
Şimdilerde buralara kestirmeden gemi ile gelinememesi ise al ayrı bir kara mizah örneği.
Arıca bölgede tanık olduğum gecekondulaşma ile çarpık yapılaşma ve işgaller de.
Tanrıların dağına bir hançer gibi saplanan ve içlerinden birinin bir milletvekiline ait olduğu da belirtilen çirkin yapılara gelince eskinin insanları ile şimdikilerin yaşamını ve yaptıklarını karşlaştırdığımda kendi payıma utandım.
Devlet adına bölgede yetki kullanan kamu görevlilerinin bu duruma seyirci kalması da ayrı bir utanç bizim için.
Olimpos olduğu gibi korunmalı, bölgede sadece Robina Bungalov Hotel, Olympos Butik Hotel, Köy evi Olympos Countryhouse, Çınar Hotel Olimpos gibi mimarisi ve yapılaşma planı bölge ile uyumlu tesislere izin verilmelidir.