3 Mayıs 2026 Pazar

Yunanistan 'Ajanda 2030' çerçevesinde 'Aşil Kalkanı' ile yeni savunma konseptine geçiyor


Yunanistan’ın stratejisi ‘Türkiye odaklı’ olmamalı diyen Yunanistan Savunma Bakanı Nikos Dendias, Ankara’yı Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi’ni (UNCLOS) “kendine özgü” bir şekilde yorumlamakla suçlayarak ülkesinin kendini korumak için yeni bir savunma stretijisi oluşturduğunu açıkladı.

Dendias fırkateynlere odaklanan geleneksel bir donanma yapısından çok katmanlı bir savunma ekosistemine geçtiğini belirterek yeni modelin insansız sistemleri, uzay tabanlı varlıkları ve gelişmiş iletişimi kapsayan füze sistemleri, insansız deniz ve su altı araçları ve daha küçük, çevik deniz birimlerinden oluşacağını söyledi.


Eugenides Vakfı’nda Cumhurbaşkanı Konstantinos Tasoulas’ın himayesinde gerçekleştirilen 3. Uluslararası Deniz Güvenliği Konferansı’nda ana konuşmacı olan Dendias, bölgesel gerilimler ve deniz hukuku tartışmaları ekseninde Türkiye’ye yönelik eleştirilerde bulunurken Yunanistan’ın “Ajanda 2030” ve “Aşil Kalkanı” olarak adlandırılan yeni savunma konseptlerini paylaştı.
Dendias, Ankara’yı Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi’ni (UNCLOS) “kendine özgü” bir şekilde yorumlamakla suçladığı konuşmasında Türkiye’nin, adaların kıta sahanlığı ve Münhasır Ekonomik Bölge (MEB) haklarına sahip olmadığı yönündeki pozisyonunu eleştirdi.
Dendias, Girit örneğini vererek bu hakların akademik bir incelemeye dahi dayanamayacağını öne sürdü ve “Birinci sınıf bir hukuk öğrencisi bu tür argümanlar sunsa ya doğrudan kalır ya da kahkahalarla karşılanırdı” ifadesini kullanarak, Yunanistan için UNCLOS’un küresel düzenin “kutsal pusulası” olduğunu savundu.

TÜRKİYE ODAKLI SAVUNMA STRATEJİSİ YERİNE YENİ VİZYON

Savunma stratejisine değinen Dendias, Adalar Denizi’nin korunmasına yönelik daha teknolojik ve maliyet etkin bir modele geçişin ana hatlarını çizdi. Gelecekteki kapasitelerin füze sistemlerini, insansız deniz ve su altı araçlarını ve daha küçük, çevik deniz birimlerini entegre edeceğini belirten Dendias, bu yaklaşımın caydırıcılığı artırırken daha büyük platformlara daha fazla operasyonel özgürlük tanıyacağını ifade etti.
Dendias, eleştirilerine rağmen Yunanistan’ın Türkiye merkezli bir stratejik bakış açısı benimsememesi gerektiğini vurguladı. “Türkiye bizim öncelikli endişemiz değildir ve olmamalıdır.” diyen Dendias, ülkenin odağının komşulardan gelebilecek herhangi bir tehdidi caydırmak için yeterli kapasiteyi korumak olması gerektiğini ekledi.
Dendias ayrıca, Yunanistan’ın “Gündem 2030” planının ve modern platformlar, uydu altyapısı ve nitelikli personeli birleştiren kapsamlı bir sistem öngören “Aşil Kalkanı” adlı savunma konseptinin unsurlarını detaylandırdı. Planlar arasında, askeri analiz için gerçek zamanlı görüntüler sağlayacak ulusal bir uydu sisteminin konuşlandırılmasının yanı sıra Yunanistan’ın kendi mülkiyetindeki ilk iletişim uydusunun fırlatılması da yer alıyor.

AVRUPA'YA ASPIDES SİTEMİ

Daha geniş çaplı dönüşümü anlatan Dendias, Yunanistan’ın fırkateynlere odaklanan geleneksel bir donanma yapısından çok katmanlı bir savunma ekosistemine geçtiğini belirtti. Bu yeni model, hayati ulusal çıkar alanlarında deniz güvenliğini sağlamak için insansız sistemleri, uzay tabanlı varlıkları ve gelişmiş iletişimi entegre ediyor.
Toprak ihlali senaryolarına değinen Dendias, herhangi bir saldırganın güçlü bir yanıtla karşılaşacağı söyledi. Dendias, Yunanistan’ın Adalar Denizi ve Doğu Akdeniz’deki korunaklı platformlardan stratejik füzeler konuşlandırma kapasitesinin arttığına dikkat çekti.
Son olarak, AB’nin Kızıldeniz’deki deniz operasyonu olan ASPIDES hakkında yorum yapan Dendias, Avrupa’nın katılımının sınırlı olmasından duyduğu endişeyi dile getirdi. Sadece Yunanistan ve İtalya’nın gemi katkısında bulunduğunu belirten Dendias, Avrupa’nın jeopolitik bir aktör olarak ciddiye alınmak isteniyorsa daha fazlasını yapması gerektiğini savundu.

AŞİL KALKANI NEDİR?

Yunanistan'ın "Aşil Kalkanı" (Achilles Shield) projesi, İsrail iş birliğiyle geliştirilen, 2027 yılına kadar tamamlanması hedeflenen 2-4 milyar avro bütçeli, çok katmanlı hava ve füze savunma sistemidir. Temel amacı, İHA, füze ve uçak tehditlerine karşı özellikle Batı Trakya ve Ege adalarını kapsayan bir "güvenlik kalkanı" oluşturmaktır.

Proje Detayları

Amaç: Türkiye'nin artan İHA ve füze kapasitesine karşı Yunan hava sahasını "kapatmak" ve mevcut S-300 sistemlerini modernize etmek.
İçerik: Çok katmanlı mimaride; İHA, uçak, gemi, roket, füze, denizaltı ve siber savunma birimleri yer alır.
İsrail Teknolojisi: Projenin temelini, İsrail'in geliştirdiği yaklaşık \(150 \text{ km}\) menzilli BARAK Extended Range hava savunma sistemleri oluşturmaktadır.
Bütçe ve Zamanlama: İlk aşaması yaklaşık 3 milyar avro olan projenin 2027 sonuna kadar faaliyete geçmesi planlanmaktadır.
Stratejik Konum: Savunma mimarisi, Doğu Akdeniz ve Ege'de, özellikle adalarda, gelişmiş radar ve önleme sistemleri ile "normalleşme" yerine yeni bir güvenlik ikilemi yaratma potansiyeline sahiptir. Bu proje, Yunanistan'ın 2030 Gündemi savunma reformlarının merkezinde yer almaktadır.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder