9 Mayıs 2026 Cumartesi

Bulgaristan Türkleri hayal kırıklığı yaşıyor



Bulgaristan Parlamentosu İlerici Bulgaristan Koalisyonu lideri Rumen Radev'in oluşturduğu yeni hükümete güven duydu.
240 milletvekilinden 228'inin katıldığı oylamada 122 vekil evet oyu kullanırken, 70'i Radev'e karşı olduğunu beyan etti, 36'sı ise çekimser kalarak şimdilik rengini belli etmedi.
Son 5 yılda 8 kez genel seçimlere giden Bulgaristan'da 44.6 oy alarak parlamentoda çoğunluğu elde eden PB lideri eski Cumhurbaşkanı Radev bu tablo ile siyasi krizlerle anılan ülkede istikrar sağlayabilecek mi bekleyip göreceğiz.
Ancak beklememize gerek kalmadan düşüncemizi açıklayabileceğimiz bir durum var ki söylemeden edemeyeceğim.
Yeni hükümet listesi Bulgaristan Türklerinde hayal kırıklığı yarattı desem yeridir.
Hükümete 1.5 milyona yakın kitleyi temsil eden bir bakan bile koymayan Radev yürekleri burktu.
Görev yaptığı 9 yıla yakın zaman diliminde önemli noktaların hiç birinde bir 'Türk'e yetki vermeyen eskinin Cumhurbaşkanı, yeni başbakan Radev bizi şaşırtmadı aslında.
'Belki' ile bekleşenler, yeni süreçte Türkler de olur düşüncesinde olanlar yanıldı.
Bu tutum yıl sonunda yapılacak cumhurbaşkanlığı seçimlerinin de turnusol kağıdı olacak aslında.
Bulgaristan Türkleri kendilerinin karar mekanizmalarında temsil edilmediği, olmadığı bir süreci onaylayacak mı bekleyip göreceğiz.
Eğer Radev'in cumhurbaşkanı adayı seçimi kazanırsa amenna.
Yok aksi olursa, ki bana göre bu mümkün o zaman Bulgaristan siyasetinde güç dengeleri degişecek demektir.
Avrupa Birliği'ne mesafeli, attığı her adımda da ihtiyatlı bir duruş sergileyen Rumen Radev Bulgaristan Türkleri'nden seçim sürecinde aldığı desteği yitirirse olası ilk seçimlerde sandıkta hüsrana uğrar.
Son seçimde Türkiye'de kurulan sandık sayılarının düşüklüğü ve bu nedenle yaşanan izdiham ile rezaletin yarattığı öfkenin ateşi hükümeti yangın yerine çevirebilir.
Aslında Bulgaristan Türklerinin beklentisi sadece hükümetteki temsil ile de sınırlı değil.
Talebi üzerine kendisi ile daha önce görüşen Balkan Rumeli Türkleri Konfederasyonu Genel Başkanı Sabri Mutlu'nun çiçeği burnunda başbakana cumhurbaşkanı iken ilettiği bir talep listesi vardı.
Bir kez daha hatırlatayım.
Bulgaristan Türkleri olarak Bulgaristan siyasilerinin her birine de iletilen bu taleplerin bazıları şunlardı;
- Anadilde zorunlu eğitim öğretim hakkı,
- Komünist rejim tarafından doğdukları, büyüdükleri vatanlarını terke zorlanan, adeta sürülen insanlarımız Bulgaristan okullarında okutulan tarih kitaplarında Türklere karşı bulunan düşmanca ifadelerin kaldırılmasını beklemekte, etnik nefreti, düşmanlığı destekleyen ve bölge barışına asla katkıda bulunmayan bu tutuma son verilmelidir.
- Bu konularda Türk ve Bulgar bilim insanlarından oluşacak bir komisyon kurulmalı, müfredat yeniden yazılmalıdır.
- Azınlıkların birinci sınıf vatandaş olarak tüm kurum ve kuruluşlarda eşit şekilde temsili sağlanmalıdır.
- Bulgaristan dışında yaşayanlar doğdukları topraklarda üvey evlat muamelesi gördükleri kaygısını taşımaktadırlar. Doğdukları, büyüdükleri vatanlarında eşit vatandaş olarak yaşama fırsatı ve hakkı talep etmektedirler. Bulgaristan’da seçimlere katılacak her siyasi parti temel insan haklarına saygı çerçevesinde ileri demokrasi ile yönetilen bir Bulgaristan’ı sağlayacaklarını şimdiden taahhüt ve ilan etmelidir.
- İleri demokrasinin tüm kural ve kurumlarıyla yerleştiği bir Bulgaristan’da yaşamak en temel arzumuzdur. Soya dönüş siyasetinin mimarları tarih önünde mahkum edilmeli, yaşananların bir daha tekrarlanmaması için bu süreçte yer alan, sorumluluğu bulunan herkesin mahkeme
huzuruna çıkarılması, yargılanması sağlanmalıdır.
- Vatanlarında yaşasın ya da koparılmış olsun tüm Bulgaristan Türklerinin beklentisi Avrupa değerlerinin uygulanması ve bu değerlere olan inancın sarsılmamasıdır. Bunun için Avrupa Birliği üyesi Bulgaristan'ın bu konuda AB müktesebatına uygun adımlar atması sağlanmalıdır.
- Konu ile ilgili şimdiye kadar atılmış hukuksal adımlar mutlaka tamamlanmalı, 30 yılı bulan yargılama ve karar alma süreçleri suçluların cezalanması ile sonlandırılmalı, dönemin şehit yakınları ile mağdurlarına hak ettikleri maddi manevi tazminatlar derhal verilmelidir.
- Soya dönüş siyaseti sürecinde gasp edilen kimlikler yasal başvuru gerekmeksizin devletçe tek taraflı olarak iade edilmeli ve kütük kayıtları aslına uygun olarak yeniden düzenlemelidir.
- Acil olarak (gerekli kanuni düzenlemeler yürürlüğe girene kadar) ismini geri
alma işlemleri kolaylaştırmalı, başvuruda konsolosluklar yetkili kılınmalı, vefat edenlerin isimleri ise otomatik olarak iade edilmeli bunun için sadece bir varisin başvurusu yeterli olmalıdır.
- Yurtdışında bulunan Bulgaristan çifte vatandaşlarına Bulgaristan’da seçme hakkı veren yeniden düzenlenmeli 18 ay oturum zorunluluğu kayldırılmalıdır.
- Tarihi eserlerin, kültür varlıklarının korunması sağlanmalı, vakıf malları sahiplerine derhal iade edilmelidir.
- Özellikle 1950-70 ve sonrasında göç etmiş insanlarımızın Bulgaristan’daki çalışma süreleri sosyal güvenlik anlaşması kapsamına alınarak yasal statüye kavuşturulmalıdır.
- Bu yıllarda totaliter rejimin baskıları sonucu vatanlarını terk eden ve Bulgaristan dışında yaşamak zorunda bırakılan insanlarımıza vatanlarına giriş kolaylığı sağlanmalı, talep edenlere etnik ayrım yapılmaksızın tekrar oturum ve vatandaşlık verilmelidir.
- Vatanları ile vatanlarından koparılanların karşılıklı geliştirecekleri her türlü projeye gerek Bulgaristan devleti gerekse yerel yönetimlerce gerekli kolaylıklar sağlanmalıdır.
- Seçimlerde nerede bulunursa bulunsun Bulgaristan vatandaşlarına anayasal haklarını kullanma imkanı sağlanmalıdır.
- Yurtdışındaki Bulgaristan vatandaşlarına sandık engeline takılmamaları için mutlaka elektronik posta yoluyla oy kullanma imkanı saglanmalıdır.
Evet.
Göreve başlayan yeni hükümetin bu taleplere yönelik bakış açısı ve icraatları ne olacak göreceğiz.
Devir teslim töreninde konuşan ve Bulgaristan’ı modern bir Avrupa devleti haline getirme hedefiyle çalışacağını belirten Radev'in seçimlerde Türk asıllı seçmenden aldığı desteği sürdürmesi biraz da izlenecek politikalara bağlı.
Radev ilk konuşmasında temel değerlerinin demokrasi, özgürlük, dayanışma ve adalet olduğunu vurguladı.

Ancak hükümet listesinde ülke nüfusunun neredeyse yüzde 30'unu oluşturan kesimden bir tek temsilci yok.
Bu tutum söylem ile eylem arasındaki derin uçurumu gösteriyor ve samimiyet içermiyor bence.
Bir kez daha gördük ki Bulgaristan Türkleri mevcut siyasi dağınıklıklarını gidermeden Bulgaristan yönetiminde hak ettikleri yeri alamayacak.

(İsmail KORKMAZ)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder