√ Kafkas cephesindeki yenilgimize giden ve Kırım'ın tıpkı Balkanlar gibi sonsuza dek elimizden çıkmasına, burayı yitirmemize neden olan deniz savaşı 30 Kasım 1853'te Sinop limanında yaşandı.
√ Cumhuriyet devrimlerinin en önemlisi olan harf devrimi de yine burada, bizzat cennetmekan 'ATA'mızın sunumu ve ögretisi ile 15 Eylül 1928 yılında Sinop'ta gerçekleşti.
Karadeniz'in incisi Sinop'a ayak bastığımda bende oluşan ilk duygu Kavala'da bulunduğum hissi idi.
Türkiye'nin en küçük illerinden ve yaklaşık 70 bin insanımızın yaşadığı bu kentimiz yamaçlardaki yapılaşması ve bu binaların kademe kademe limana, yani kent merkezine doğru sıralanması ile tipik bir Kavala.
Dik yokuşlu, her an kayıp yuvarlanarak denize doğru düşeceginiz hissi veriyor cadde ve sokaklarının çoğu.
Sinop'ta sahil kesimi hariç kent turu atmak sporcu olmakla eş değer bir faaliyet demek.
Karadeniz kıyılarımızın bu şirin yerleşkesi
√ Cumhuriyet devrimlerinin en önemlisi olan harf devrimi de yine burada, bizzat cennetmekan 'ATA'mızın sunumu ve ögretisi ile 15 Eylül 1928 yılında Sinop'ta gerçekleşti.
Karadeniz'in incisi Sinop'a ayak bastığımda bende oluşan ilk duygu Kavala'da bulunduğum hissi idi.
Türkiye'nin en küçük illerinden ve yaklaşık 70 bin insanımızın yaşadığı bu kentimiz yamaçlardaki yapılaşması ve bu binaların kademe kademe limana, yani kent merkezine doğru sıralanması ile tipik bir Kavala.
Dik yokuşlu, her an kayıp yuvarlanarak denize doğru düşeceginiz hissi veriyor cadde ve sokaklarının çoğu.
Sinop'ta sahil kesimi hariç kent turu atmak sporcu olmakla eş değer bir faaliyet demek.
Karadeniz kıyılarımızın bu şirin yerleşkesi
Mantısı (özellikle cevizli ve yoğurtlu), Nokul, Sırık Kebabı, tarihi cezaevi, doğa harikası Hamsilos Koyu ve el yapımı gemi maketleri ile meşhurdur.
Ayrıca, Türkiye'nin en kuzey noktası olması ve mutlu şehir unvanı ile tanınır.
Sinop yarımadasındaki kent Boztepe Burnu'nun karayla birleşme noktasında yer alıyor.

HAMSİLOS KOYU TAM BİR GÜZELLİK ABİDESİ
Türkiye'nin kuzeydeki en uç noktası olan İnceburun ve Hamsilos Koyu Sinop'u zarif bir gerdan gibi süsleyen tarifi zor bir güzellik abidesi.
İnsanoğlu'nun daha ilk çağlarında yerleşke olarak tarih sahnesinde yerini alan kentin kuruluşu ile ilgili olarak birçok rivayet var.
Yarımadanın güney yönündeki iç liman ise rüzgarlara kapalı konumuyla ve sakin deniziyle güney Karadeniz'in en önemli limanı konumunda.
19. yüzyıla kadar tamamen ayakta duran surlardan ise günümüze çok azı kalmış.
Gelişimi sürekli olarak doğu yönündeki yarımadaya, Boztepe Burnuna doğru gerçekleşmiş olan Sinop buradaki Sarp ve dik yarları ile dikkat çekmekte.
Hıdırlık tepesinde 187 metre yüksekliğe ulaşan kentin bu konumu tarih boyunca denizden zaptedilmesini nerede ise imkansız kılmış.
İnsanoğlu'nun daha ilk çağlarında yerleşke olarak tarih sahnesinde yerini alan kentin kuruluşu ile ilgili olarak birçok rivayet var.
Yarımadanın güney yönündeki iç liman ise rüzgarlara kapalı konumuyla ve sakin deniziyle güney Karadeniz'in en önemli limanı konumunda.
19. yüzyıla kadar tamamen ayakta duran surlardan ise günümüze çok azı kalmış.
Gelişimi sürekli olarak doğu yönündeki yarımadaya, Boztepe Burnuna doğru gerçekleşmiş olan Sinop buradaki Sarp ve dik yarları ile dikkat çekmekte.
Hıdırlık tepesinde 187 metre yüksekliğe ulaşan kentin bu konumu tarih boyunca denizden zaptedilmesini nerede ise imkansız kılmış.
TARİHİN EN ÖNEMLİ DENİZ SAVAŞI BURADA YAŞANDI
inop Osmanlı İmparatorluğu ile Rusya arasında süren Kırım Savaşı'nın en önemli çarpısmasına ve hatta en önemli deniz savaşına da tanıklık etmiş bir kentimiz.
Kafkas cephesindeki yenilgimize giden ve Kırım'ın tıpkı Balkanlar gibi sonsuza dek elimizden çıkmasına, burayı yitirmemize neden olan bu savaş 30 Kasım 1853'te gerçekleşiyor.
Tepelerden limana doğru baktığımda bu anları canlandırmaya çalıştım düş dünyamda.
Ruhum zaman diliminin bu anında tarihe, geçmişe doğru açılan pencereden esen soğuk rüzgarlar ile üşüdü.
Kafkas cephesindeki yenilgimize giden ve Kırım'ın tıpkı Balkanlar gibi sonsuza dek elimizden çıkmasına, burayı yitirmemize neden olan bu savaş 30 Kasım 1853'te gerçekleşiyor.
Tepelerden limana doğru baktığımda bu anları canlandırmaya çalıştım düş dünyamda.
Ruhum zaman diliminin bu anında tarihe, geçmişe doğru açılan pencereden esen soğuk rüzgarlar ile üşüdü.
Burada yaşadığımız baskında Ruslardan ağır bir yenilgi almış Deniz kuvvetlerimiz.
Bu baskında Rus Karadeniz donanması, Sinop'ta Osmanlı donanmasına ağır bir darbe indirmiş ve bir daha toparlanamamışız.
Dünya deniz savaşları tarihinde yelkenli ahşap gemilerin rol aldığı son savaş, gülle yerine humbara denen patlayıcı mermilerin kullanıldığı ilk çarpışma olan Sinop Baskını'nın bu nedenle özel bir yeri var tarihimizde.
Bu baskın Avrupa kamuoyuna bir Rus hunharlığı şeklinde yansımış ve İngiliz basını olaydan Sinop katliamı olarak bahsetmiş.
Baskın İngiltere ile Fransa'nın Osmanlı İmparatorluğu yanında Kırım Savaşı'na girmek için kullandıkları sebeplerden biri olmuş.
Baskının hemen ardından İngiliz ve Fransız donanmaları Karadeniz'e girmişler ve Avusturya'nın notası sonucunda Rusya barış yapmak durumunda kalmış ve akabinde de 30 Mart 1856'de Paris Antlaşması imzalanmış.
Bu baskında Rus Karadeniz donanması, Sinop'ta Osmanlı donanmasına ağır bir darbe indirmiş ve bir daha toparlanamamışız.
Dünya deniz savaşları tarihinde yelkenli ahşap gemilerin rol aldığı son savaş, gülle yerine humbara denen patlayıcı mermilerin kullanıldığı ilk çarpışma olan Sinop Baskını'nın bu nedenle özel bir yeri var tarihimizde.
Bu baskın Avrupa kamuoyuna bir Rus hunharlığı şeklinde yansımış ve İngiliz basını olaydan Sinop katliamı olarak bahsetmiş.
Baskın İngiltere ile Fransa'nın Osmanlı İmparatorluğu yanında Kırım Savaşı'na girmek için kullandıkları sebeplerden biri olmuş.
Baskının hemen ardından İngiliz ve Fransız donanmaları Karadeniz'e girmişler ve Avusturya'nın notası sonucunda Rusya barış yapmak durumunda kalmış ve akabinde de 30 Mart 1856'de Paris Antlaşması imzalanmış.
Bu gün o savaşın acı hatırası Sinop'taki şehitliğimizde yatan askerlerimizin ve insanlarımızın anısına yaptırılan Şehitler Çeşmesi'nde yaşamakta.
Bu anıtın en önemli özelliği de şehitlerin üzerinden çıkan paralarla inşa edilmiş olması.
Osmanlı-Rus savaşlarında top atışlarına tutularak yıkılan ve bu tarihten sonra iyice küçülerek kale içine çekilen şehir Cumhuriyet döneminde Balkan göçlerinin de etkisi ile yeniden büyümüş, bu günkü halini almış.
Hatta diyebilirim ki Sinop tarihin yetiştirdiği en büyük Rumelili ve Balkanlı olan ebedi liderimiz cennetmekan Mustafa Kemal Atatürk ile Türk devrim tarihinin kilometre taşlarının en önemlisini oluşturmakta.
Sinop'u çok sevdiği bilinen Mustafa Kemal ulusal kurtuluş savaşı öncesi Bandırma Vapuru ile Samsun'a gitmek üzere yola çıktığında 18 Mayıs 1919 günü Anadolu'ya karadan geçmek için Sinop Limanına uğramış, ancak o tarihte Sinop-Samsun arasında karayolu olmaması sebebiyle yolculuğuna gemiyle devam etmiş.
Milli mücadelenin kazanılması ve cumhuriyetin ilanından sonra sıra toplumsal olarak büyük atılımlar yapmamıza neden olan devrimlere geldiğinde de Sinop öne çıkmakta.
Yıllar önce bir Osmanlı subayı olarak kente gelen Atatürk bu kez 15 Eylül 1928'de İzmir vapuru ile yeni devletin kurucu lideri ve Cumhurbaşkanı olarak Sinop''a gelmiş ve baş öğretmen kimliği de kazandığı harf devrimini buradan başlatmış.
Dilbilimcilerin tarih itibarıyla en eski Türk alfabesi olarak da kabul ettiği ilk alfabemiz olan Göktürk (Orhun) Alfabesi ile aynı köke sahip Latin Alfabesi'ne geçişimizin büyük adımı bu kentte atılmış.
Kentte büyük coşkuyla karşılanan Atatürk bugün Sinop Öğretmenevi olarak kullanılan binanın önünde kurulan yazı tahtası başında halka yeni harfleri göstermiş, Türk harfleriyle dersler vermiş.
Atatürk'ün Sinop sevgisini "Ne olurdu Sinop'un yarı güzelliği Ankara'da olsa idi" sözleriyle ifade ettiği belirtilir.
YAYINIMIZ BALKAN RUMELİ TÜRKLERİ KONFEDERASYONU YÖNETİMİNİN BU KENTTE ALDIĞI KARARLARIN DEKLERASYONU İLE DEVAM EDECEK






Hiç yorum yok:
Yorum Gönder