
'Unutturmamak Geleceğe Borcumuzdur' ana teması ile tarihe not düşülen Belene’nin Son Mahkumları belgeseli Sofya’da düzenlenen gala gecesi ile Lümiyer Sinemas'ının salonunda izleyiciyle buluştu.
Bulgaristan'da başta Türk ve Müslümanlar olmak üzere Komünist rejimin muhaliflerine yönelik asimilasyon ve yok etme politikalarını anlatan film Bulgaristan tarihinde bir ilke de imza attı.
Zulüm yıllarında yolu Belene işkencehanelerinden geçen son kahramanlar o günleri ve hüznü bir kez daha yaşadıkları sunumda etkinliğe katılanlara anılarını ve çileli günlerde yaşanan hayatta kalma mücadelelerini aktardı.
İnsan onuruna yakışmayan bu dram yıllarının sessiz tanıklarını konu alan belgeseli izlemeye gelenlerin de yüreklerini yakan film salonda duygusal bir atmosfer oluştururken, 40 yıl sonra da olsa bir üniversitenin ve hele de etnisitesi Bulgar olan bir ekibin çalışması ve projesi olarak dikkat çekiciydi.
Çabaları ve ortaya çıkardıkları belgesel ile kamusal vicdanı sorgulayan ekibin bu davranışı
takdire şayandır ve umarız bu çalışma bir ilki oluşturur ve devamı gelir.
Türk ve Bulgar toplumunun birlikte yaşama, geleceğe birlikte el ele yürüme iradesini de ortaya koyan bu akademik çalışma Bulgaristan'ın geçmişine yeni bir kapı da aralıyor.
Bulgaristan’da 1984-1989 yılları arasında yürütülen sözde “Soya Dönüş Süreci”nin karanlık sayfalarına ışık tutan belgesel, Yeni Bulgar Üniversitesi (NBU) tarafından düzenlenen özel bir organizasyonla kamuoyuna sunuluyor.
Asimilasyon mağdurlarının hatıralarını ölümsüzleştiren yapım toplumsal hafıza açısından önemini bir kez daha farkettiriyor.
Zulmün canlı şahitleri ve arşiv belgeleri ile karanlığa ışık tutan belgesel, hiçbir yargılama yapılmaksızın Tuna Nehri üzerindeki Belene Adası’na sürgün edilen Türk aydınlarının, din görevlilerinin ve direnişçilerin yaşadığı insani trajediyi ilk ağızdan aktarıyor. Filmde ayrıca:
-Dönemin istihbarat servisi (DS) arşivlerinden alınan gizli belgeler,
– Asimilasyon operasyonlarının askeri ve siyasi arka planı,
-Mağdurların onur mücadelesi ve 1989 Büyük Göçü’ne giden süreç yer alıyor.
'Unutturmamak Geleceğe Borcumuzdur' ana temalı filmin yapımcıları ve NBU yetkilileri, etkinlikte yaptıkları sunumlarda galanın sadece bir film gösterimi değil, aynı zamanda bir 'adalet ve anma' buluşması olduğunu vurgularken,
-Dönemin istihbarat servisi (DS) arşivlerinden alınan gizli belgeler,
– Asimilasyon operasyonlarının askeri ve siyasi arka planı,
-Mağdurların onur mücadelesi ve 1989 Büyük Göçü’ne giden süreç yer alıyor.
'Unutturmamak Geleceğe Borcumuzdur' ana temalı filmin yapımcıları ve NBU yetkilileri, etkinlikte yaptıkları sunumlarda galanın sadece bir film gösterimi değil, aynı zamanda bir 'adalet ve anma' buluşması olduğunu vurgularken,
Bulgaristan’ın yakın tarihindeki bu kara lekenin genç nesillere aktarılması ve toplumsal barışın gerçek bir yüzleşme ile inşasını hedeflediklerini belirttiler.
UMARIM HERKES BU FİLMİN DİLE GETİRDİĞİ ACILARDAN DERS ALMIŞTIR
Türkiye’den ve Bulgaristan’dan çok sayıda sivil toplum kuruluşu temsilcisinin de katılım sağladığı prömiyerde bir konuşma yapan Balkan Rumeli Türkleri Konfederasyonu Genel Başkanı Sabri Mutlu gecenin düzenlenmesine sağladıkları destek için Balkanlarda Adalet, Haklar, Kültür ve Dayanışma Derneği (BAHAD)
başkanı Safiye Yurdakul ve ekibini tebrik etti.
Mutlu konu hakkında www.balkanhaber.blogspot.com'a yaptığı değerlendirmede bu çalışmanın Bulgaristan tarihi açısından önemli bir adım olduğunu vurgularken, "Bulgaristan karanlık geçmişi ile yüzleşmeli. Bulgaristan asimilasyon politikaları ve insanlık dışı uygalamalar ile doğdukları topraklarından, ülkelerinden kovulan ve 40 yıldır gaspedilen sosyo kültürel, siyasal ve ekonomik haklarını geri almaya çalışan insanlarımıza sahip çıkmalı ve onları onurlandırmalıdır. Her türlü mezalimi uyguladıkları bu insanlarımız Bulgaristan'da hala 2. sınıf insan muamelesi görüyor. Bulgaristan'ın yönetimini üstlenen siyasiler bu durumu düzeltmeli. Özellikle'de tarih kitaplarında var olan etnik nefret söylemleri çıkarılarak kardeş iki ulusun geçmişine yakışır bir yeni tarih yazımı gerçeklestirilmeli, Türk kimliği ülkemizin milli azınlığı olarak parlamentodan çıkarılacak kanunla tescillenmeli. Yaraları sarılmış, kalkınmış, insanlarımızın kardeşçe, daha özgür bir Bulgaristan'da Avrupa değerleri ve Evrensel İnsan Hakları beyannamesinin öngördüğü çerçevede yaşam süreceği yeni bir vatan ve ülke inşa etmeliyiz. Umarım herkes bu filmin dile getirdiği acılardan ders almıştır ve umarım bu çılışma Bulgaristan için yeni bir sürece vesile olur" dedi.





Hiç yorum yok:
Yorum Gönder