Türkiye uzunca bir süre Cumhuriyetin 100. Yılı'nın kutlanılıp kutlanılmayacağını tartışmasının ardından dün iktidarı ile muhalefeti ile sokaklara indi. Kamu kurum ve kuruluşları dahil düzenlenen etkinliklere milyonlar katılırken, demokrasi dışı arayışları olanlar ile dost ve düşmana anlamlı bir mesaj verildi.
Emperyalizme karşı verilen ulusal kurtuluş mücadelesinin şanlı teşkilatı, Türkiye Cumhuriyeti'nin ve devletin kurucusu Cumhuriyet Halk Partisi de Cumhuriyet'in 100. Yılı'nda ülke genelinde olduğu gibi Bursa'da da düzenlediği çeşitli etkinlikler ile büyük bir coşku yaşanmasına öncülük etti.
Günler öncesinden gece yapılan fener alayı yürüyüşleri ve salon toplantıları ile başlayan Bursa'daki kutlamalar 29. Ekim günü ve gecesi düzenlenen konserler ve gösteriler ile meydanlara taşınarak zirve yaptı.
Yüzbinlerce Bursalı'yı sokağa döken etkinlikler ilçelerin ardından dün bando eşliğinde yapılan Bursa yürüyüş ile devam etti, gece Nilüfer'de hayata geçirilen görkemli fener alayı ve konser ile tamamlandı.
CHP Bursa İl Örgütü'nün dün Setbaşı'ndan başlayıp Atatürk Anıtı önünde son bulan yürüyüş ve etkinliği Ebedi Liderimiz, partinin de kurucu önderi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarının manevi huzurlarına çelenk sunumu ve saygı duruşu ile başladı.
Ardından okunan İstiklal Marşı ile devam eden 100. Yıl programında İl Başkanı Nihat Yeşiltaş bir konuşma yaptı. Etkinliğe katılan veya izleyen Bursalıların coşkusuna dikkat çeken Başkan Yeşiltaş "Bu topraklar 100 yıl önce, tarihin gördüğü en büyük devrimlerden birine şahit oldu. Egemenlik saraylarda alınıp yoksul Anadolu insanına verildi. Cumhuriyet bir inançtır. Bu ülkeyi İngilizlere teslim edip, İngiliz gemileriyle kaçanların değil, Kartal İstimbotunun güvertesinden düşman gemilerine bakıp, Geldikleri gibi giderler diyen bir yüreğin inancıdır” dedi.
CHP Bursa Milletvekili Kayıhan Pala, Nilüfer Belediye Başkanı Turgay Erdem, Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Mustafa Bozbey başta olmak üzere CHP Bursa İl, ilçe, kadın ve gençlik kolları başkan ve yöneticileri ile partililerin katıldığı törende yaptığı konuşmada Cumhuriyet öncesi dönemde ülkenin ve halkın içinde bulunduğu durumu da özetleyen Yeşiltaş Ebedi Lider Atatürk'ün önderliğinde CHP'nin girilen her savaşı kazanarak yoluna devam ettiğine dikkat çekti.
CHP Bursa İl Başkanı Nihat Yeşiltaş günün önemi ve anısına atfen yaptığı 100. Yıl konuşmasında şunları söyledi:
“Cumhuriyet, sarayın idam fetvaları Yunan uçaklarından halka atılırken, Kuvayı Milliye'ye karşı hilafet orduları kurulurken, “Ya istiklal ya ölüm” diyen Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk'ün inancıdır.
Cumhuriyet, vatanı için ölümleri göze almış bir dahinin yüreğinde büyüttüğü bir inançtı. İnanıyordu, çünkü yapılacak iş çoktu.
Bu ülkede 40 bin köy vardı. 35 binin de okul yoktu. Nüfusun sadece yüzde 5’i okuma yazma biliyordu.
Halk; veremle, vebayla mücadele ediyor, dünyaya gelen her iki bebekten biri ölüyordu. Ortalama ömür 40 yıldı. Koca ülkede sadece 550 doktor, 4 hemşire vardı. Madenler ve demiryolları yabancıların elindeydi. Kadınlara eğitim hakkı yoktu, miras hakkı yoktu, seçme-seçilme hakkı yoktu. Cumhuriyet devrimleri sayesinde yorgun bir halk ayağa kalktı, kulluk bitti ve modern bir ülke kuruldu. Cumhuriyet bir destandır. Yüzyıllarca virane kalmış Anadolu’yu, tren sesleriyle, fabrika düdükleriyle inleten kalkınma destanının adıdır.
Köylüyü köle yapan düzeni yıkıp, köylüye milletin efendisi diyenlerin, kadını insan yerine koymayan saltanatı yıkıp, bu dünya üzerindeki her şey kadının eseridir diyenlerin destanıdır. Yoksul köylülerin, işçilerin, kadınların, yurtsever aydınların destanıdır. Kaderine terkedilmiş Anadolu halkını vebadan, sıtmadan kurtaran doktorların destanıdır. Yalnız başına dağ köylerine gidip, tek katlı köy okullarında, bir sobanın sıcaklığında, bu ülkenin güzel yarınları için mücadele eden genç öğretmenlerin destanıdır.
Bundan tam 89 yıl önce, 29 Ekim 1934 yılında, şenlik yerine dönmüş bir Bursa köyünde, köy öğretmeni kürsüye çıktı ve kendisine bakan köy halkına şunu söyledi. "Cumhuriyetsiz millet esir kalabalığı Cumhuriyetsiz vatan, esirler yuvasıdır." 89 yıl önce, Bursa’nın bir köyünde yankılanan bu sözü bugün daha iyi anlamalıyız.
Cumhuriyetin ilanıyla birlikte ayrıcalığını kaybetmiş olanların, Cumhuriyete kini hiç bitmedi. Bu sebepten dolayı, bugün, bu güzel ülkeyi esirler yuvası haline getirmek isteyenler var. Açık bir şekilde bir yol ayrımındayız. Türkiye, ya gerici, cumhuriyet düşmanı bir anlayışın egemenliğine girip esir düşecek, ya da bizler, mücadeleye devam edip Cumhuriyeti köklerinden yeniden canlandıracağız.
4 kardeşini fakirlik yüzünden toprağa veren, 7 yaşında yetim kalan mavi gözlü bir çocuk, nasıl daha sonra yedi düveli yenip, saltanatlar devirdiyse, bugün bu ülkenin yoksulları, bu ülkenin ezilenleri, bu ülkenin aydınları, onun kurduğu Cumhuriyeti tekrar yeşertecek. Hiç kimse umutsuzluğa kapılmasın. Bizler mücadele kitabımızda yepyeni bir sayfa açıyoruz. Bu ülkenin yoksulları ve cumhuriyet sevdalıları birleşecek, milletin bağımsızlığını yine milletin azim ve kararı kurtaracak. Bu ülkenin aydınlık geleceği için, bu ülkenin emekçi ve onurlu halkı için mücadele edip, Cumhuriyeti gerçek anlamına tekrar kavuşturacağız.
Verem hastaları için açılan Kirazlıyayla Senatoryumu'nu, binbir zorlukla bu ülkeden kovduğumuz Fransızlara sattılar. Emperyalist bir tekele hediye ettiler. Onlar birkaç gün sonra, o oteli gülerek açmadan önce, bizler buradan Atamızın huzurunda ona söz veriyoruz.
Önce saltanat düşkünlerinin oyuncağı haline düşmüş dediğin Bursa'yı, sonra da uğruna ölümleri göze aldığın bu vatanı bezirgan saltanatından kurtaracağız. Bu halktan çalınan ne varsa, hepsini teker teker geri alacağız.
Selam olsun Cumhuriyet sevdalılarına.
Selam olsun aydınlık yarınlara!
Selam olsun ikinci yüzyıla!
Yaşasın Cumhuriyet.
Yaşasın Laik Türkiye Cumhuriyeti.
Nice yüzyıllara dostlar ”






















Hiç yorum yok:
Yorum Gönder