Bulgaristan
kurban bayramı ile seçimlerin iç içe geçtiği, yoksulluk ve yolsuzluk sarmalını
yaşadığı bir süreçte siyasi, sosyal ve ekonomik geleceğini arıyor.
Pazar
günü gerçekleşecek erken genel seçimlere
22 siyasi parti ve yedi koalisyon katılıyor.
240
sandalyelik Bulgar parlamentosunda çoğunluğu sağlayacak siyasi partiyi
belirlemek için yaklaşık 1.5 milyon Türk ve Müslümanın da oy kullanacağı
seçimlerde Türkiye’den de 100 binin üzerinde soydaşın sandığa gitmesi
bekleniyor.
Kurban
bayramı nedeni ile Türkiye’den Bulgaristan’a girişler artarken seçimler nedeni
ile bu sayının yaklaşık 40 bin kişiye ulaşması olası.
Türkiye’de
başta Ankara olmak üzere Edirne, İstanbul, Bursa, İzmir gibi soydaşların yoğun
olarak yaşadığı kentlerde seçimlerde oy kullanacaklar için toplam 136 sandık
kurulacak.
Bulgaristan
seçim atmosferinden uzak bir havada genellikle geçim derdinin önde olduğu bir
süreçte sandığa hazırklanırken Avrupa Birliği projeleri nedeniyle özellikle inşaat
sektöründe 2015 için umut vaad ediyor.
Bulgaristan
siyasi istikrarsızlık ve çalkantıyla geçen iki yılın ardından demokrasi ile
tanıştığı 90’lı yıllardan bu yana beşinci hükümet için sandığa gitmeye
hazırlanırken, parlamentodaki hakim siyasi gücü GERB partisinin oluşturması
bekleniyor.
Bulgaristan
siyasetinde bir dönemler aktif olarak yer almış bir dostumun dediği gibi ‘’ Bir
yerde sorun varsa orada para var demektir. Bir yerde çok sorun varsa da çok
para var demektir.’’
Demem
o ki, Bulgaristan da bir anlamda paranın kontolü ile atbaşı giden bir seçim
sürecinde.
Kamuoyu
anketleri Boyko Borisov’un liderliğindeki GERB’i işaret etse de, parlamento
seçimleri için oy vereceklerin tercihleri geniş tabanlı bir hükümetin
kurulmasını ortaya çıkarmaz ise mevcut krizin aşılması zor.
Avrupa
Birliği ile bütünleşme sürecindeki Bulgaristan’da vatandaşın beklentisi
ekonomik büyüme ve refah seviyesinin atması.
Seçimler
sonucu oluşacak siyasi tablo eskisi gibi kırılgan bir koalisyonu öngörürse
Bulgaristan için kaos kaçınılmaz.
Geride
kalan 2 yıl boyunca Bulgaristan kötü yaşam koşulları ve özellikle de artan
enerji fiyatları nedeniyle insanların sokağa dökülüp hükümet devirdiği bir
süreci yaşadı.
Bu
demokrasi deneyimi onbinlerin yalın gücü ile sokağa taşındığında ortaya çıkan
sonuç bundan sonra kurulacak hükümetler
için her zaman bir risk.
Özellikle
de finansal açıdan yaşanan krizi ele alırsak Pazar gönü sandığa yansıyacak
oylar oluşacak siyasi rengi önemli kılıyor.
Büyük
kentlerdeki vatandaşlarda seçimlere karşı gözle görülen bir siyasi yorgunluk ve
ilgisizlik var.
Günlük
yaşam siyasi nabza göre değil, kendi içindeki rutin akışa göre akarken seçim
ile ilgili göze çarpan sadece duvar ilanları ve direklere asılan siyasi
partilerin seçim panoları.
Bu
konuda ise Türklere karşı aldığı sert tutumla bilinen aşırı sağcı ATAKA partisi
diğerlerine fark atar durumda.
İşsizlik,
finans krizi ve durgun ekonomisi ile Bulgaristan siyasi anlamda tam bir muamma.
Bu
durum ise radikallerin işine yarıyor.
Nitekim
Pazar günkü seçimleri Bulgaristan’da değerlendirmek isteyen Türkiye’den gelecek
Bulgaristan vatandaşları sınırda sorunlar yaşayabilir.
Sansürsüz
Bulgaristan Partisi (BBZ) yandaşları bir kaç gündür sınır hattında ellerinde "Bulgaristan
Bulgarlarındır" ve "Seçim turizmini durduralım" yazılı
pankartlar olduğu halde nöbette.
Bir
ara Bulgar-Türk sınırındaki üç sınır kapısını kısa bir süre için kapatacak
kadar pervasızlaşan grubun lideri Nikolay Barekov Türkiye'de ikamet eden
Bulgaristan göçmenlerinin Kurban Bayramı nedeniyle Bulgaristan'a gelerek
seçimlere katılmasını istemediklerini söyledi.
Şu
anda sınır kapılarında sorun olmasa da bu grubun Kapitan Andreevo, Dereköy ve
Hamzebeyli'nin karşısındaki Lesovo sınır kapılarına giden yolların üzerindeki
bekleyişleri sürüyor.
Türkiye'de
Bulgaristan seçimleri için açılacak sandıklardan 150 bin oyun Bulgaristan'daki
Türklerin siyasi temsilcisi konumundaki Hak ve Özgürlükler Hareketi Partisi
(HÖH) ile Hürriyet ve Şeref Halk Partisi’ne (HŞHP) gideceğini savunan Barekov’un
her sözü ve tavrı medyada öne çıkıyor.
Bulgaristan’ın
ana sorunlarını kenara bırakan bu bakış açısı ile ülkede Türk asıllıların
merkeze oturdulduğu yeni bir kriz kurgulanmaya çalışılıyor.
Bu
durum yabancı yatırımcı açısından Bulgaristan’a yarar sağlar mı hesaba katan
yok.
Özellikle
de Türk firmalarının Bulgaristan ekonomisinde yarattığı katma değer ortada iken.
İşsizlik
kıskacında yaşam mücadelesi veren sokaktaki insanlar için tam da çıkmaz bir
yol.
Bulgaristan
halkının yarısından fazlası ‘’Tünelin sonundaki ışığı görmüyor’, yani
seçimlerin ülkede bir değişim getireceğine inanmıyor.
Bulgaristan
halen AB'nin en yoksul üyesi konumunda.
Bulgaristan’da
maaşlar diğer AB ülkelerine göre hala yaşam standartlarının altında.
Eylül
ayında yapılan son anketlerde halkın yüzde 70’inin kendi geleceği hakkında endişeli
olduğu ortaya çıktı.
Ancak
Türk asıllıların yoğunlaştığı Kuzey ve Güney bölgelerindeki yerleşim yerleri
geneldeki durumdan biraz farklı.
Türk
asıllıları siyasi arenada temsil eden Hak ve Özgürlükler Hareketi Partisi (HÖH)
bu bölgelerde büyük bir çalışma
yürütüyor.
Rakibi
konumundaki Hürriyet ve Şeref Halk Partisi (HŞHP) ile Türk asıllı seçmenin
oyu için büyük bir siyasi yarış yüten HÖH, Türklerin yaşadığı en ufak yerleşim
yerinde bile siyasi çalışma içerisinde.
Bu
güne kadar HÖH’ün seçimlere bu şekilde asıldığı hiç görülmese de Türkler
durumdan memnun.
Ekonomik
darboğazdaki Bulgaristan’da kırsal alanlara yayılmış yaşam biçimleri ile en
rahat konumdaki kesim Türkler.
Üretimden
gelen güçlerini Tarlaları ve bahçeleri sebze meyve üssüne çevirmekte kullanmışlar.
Kentlerde
yaşamın zor şartları altında ezilenlere göre biraz daha iyi konumdalar.
Bu
nedenle yüksek olan moralleri kendilerini temsil eden siyasi kadrolar
tarafından daha da pekiştiriliyor.
Aşırı
milliyetçilerin kendilerine yönelik her tehditkar tavrı ve söylemi aralarındaki
birliği pekiştiriyor.
Anketler,
birinci parti olarak Bulgaristan'ın Avrupalı Gelişimi İçin Vatandaşlar (GERB)
Partisi’ni gösteriyor ancak hükümetin kapısını açacak anahtar da Türk asıllı seçmenin
elinde gibi.
Siyasi
gözlemciler, GERB'in tek başına hükümet kuracak sayıda milletvekili
çıkarmasının zor olduğunda hemfikir.
Anketlerdeki
oy oranına göre ikinci sırada Rusya yanlısı tutumuyla bilinen Bulgaristan
Sosyalist Partisi (BSP)’nin yer alması beklenirken, Türk ve Müslümanların siyasi
temsilcisi konumundaki Hak ve Özgürlükler Partisi'nin (HÖH) parlamentoya
girmesi kesin gibi.
HÖH
Lideri Lütfi Mestan’ın hedefi parlamentoda 48 milletvekili ile temsil edilmek.
Pazar
günü, kurban bayramının hemen ardından sandığa yansıyacak irade, Bulgaristan için yaşama yeni bir sayfa açacak.
Umarım
toplumsal barış, ekonomik kalkınma ve iyi bir gelecek umudu Bulgaristan
siyasetinde etkin olur.
İsmail KORKMAZ





























Hiç yorum yok:
Yorum Gönder