8 Şubat 2014 Cumartesi

Barut fıçısına dönen Bosna Hersek'te ‘kuzuların sessizliği’ hakim!




Balkanlarda barışın teminatı konumundaki Bosna Hersek kamu çalışanlarının ekonomik koşulları protestosu ile karıştı. Bosna’nın kuzeydoğusundaki Tuzla kentinde, sosyal haklardan mahrum bırakıldıklarını savunan kamu çalışanları tarafından başlatılan, ardından başkent Saraybosna’ya sıçrayan olayların bilançosu kabarık. Bihaç, Zenitsa, Mostar, Tuzla, Yaytse, Brçko, Bugoyno ve Banya Luka başta olmak üzere 20'den fazla şehirde düzenlenen protesto gösterileri "Boşnak Baharı" olarak niteleniyor. Hükümet karşıtı ifadeler içeren pankartlar açan ve sloganlar atan göstericiler kamuya ait birçok binayı tahrip ederken protestolar nedeniyle, Tuzla ve Zenitsa Doboy kantonlarının başbakanları istifa etti, 60'ı polis 93 kişi de yaralandı. Saraybosna'daki Cumhurbaşkanlığı binasının da yakıldığı olaylar kapsamında, göstericilere müdahale eden Çevik Kuvvet polislerinin yetersiz kalması üzerine, Tuzla'dan Saraybosna'ya özel birlikler getirildi.




SİYASİ PARTİLERE AİT BİNALARA SALDIRI
Mostar'daki olaylarda ise Hersek Neretva Kanton Hükümeti binası ile Belediye binasını yakan eylemciler, daha sonra siyasi partilere ait binalara saldırdı. Olaylarda, ülkedeki Boşnaklar'ın en büyük partisi Demokratik Eylem Partisi (SDA) ile ülkedeki Hırvatlar'ın en büyük partilerinden HDZ-BiH'in binalarını yaktı. Hersek Neretva Kantonu (HNK)
İçişleri Bakanlığı Sözcüsü Sreçko Boşnyak, yaptığı açıklamada, daha trajik bir durumun yaşanmaması için polislerin şiddet kullanmamaya özen gösterdiğini söyledi. 
Zenitsa’da da Kanton  hükümeti Başbakanı Sosyal Demokrat Partili (SDP)  Munib Hüseyinagiç eylemcilerle yaptığı görüşmenin ardından istifa etti. ZDK Meclisi'nin yeni hükümetin kurulması için önümüzdeki hafta oturum düzenleyeceği öğrenildi. 
Bu arada, olayların başladığı Tuzla kentinde de eylemcilerin çağrısı üzerine Sosyal Demokrat Partili Tuzla Kantonu Başbakanı Sead Çauşeviç istifa etmişti.




"CUMHURBAŞKANLIK BİNASI DİRENİŞ SEMBOLÜDÜR"
Bosna Hersek Üçlü Devlet Başkanlığı Konseyi'nin Boşnak Üyesi Bakir İzzetbegoviç, Tuzla kentinde  önce kamu çalışanları tarafından başlatılan, ardından başkent Saraybosna ve ülke genelindeki kentlere yayılan protestolar hakkında, ülkenin devlet televizyonu BHRT'ye açıklamalarda bulundu. 
Vatandaşların bulunduğu duruma anlayış gösterdiklerini dile getiren İzzetbegoviç, vatandaşların sorunlarına en hızlı bir şekilde çözüm bulunması gerektiğini vurguladı. 
İzzetbegoviç, Bosna Hersek Cumhurbaşkanlığı ve Saraybosna Kantonu binalarının ateşe verilmesini izlereken üzüntü duyduğunu belirterek, şunları söyledi:
"Savaş sırasında, Cumhurbaşkanlık binasına toplam 203 bomba atıldı ve savaş döneminde ben bu binada 2 yıl görev yaptım. Ancak bu bina asla yakılmadı. Bugün maalesef, itfaiye ekipleri yangını söndürmek için binaya yaklaşamadı. Bu bina direnişin sembolüdür, çünkü 4 yıllık savaş boyunca bile kapısını kapatmadı. Bunu hak etmedi. Kanton binası da bunu aynı şekilde hak etmedi çünkü bu binada insanlar kendi şehirlerini savundu. Bizim halkımızın, daha doğrusu holiganların bunu yaptığını izlemek gerçekten çok üzücüydü."




3 SAVAŞI ARKADA BIRAKAN ÖNEMLİ BELGELER YANDI
Bosna Hersek Devlet Arşivi Müdürü Şaban Zahiroviç ise yaptığı açıklamada, zararın ne kadar büyük olduğunu söylemenin henüz mümkün olmadığını belirterek, eylemler sırasında Bosna Hersek Arşivi deposunun yandığını ifade etti. Zahiroviç, "Ateşin sıçradığı depoda maalesef arşivimizin en değerli belgeleri bulunuyordu. Hatırladığım kadaryla hediyeler koleksiyonu vardı. Kişisel dosyaların koleksiyonu, Bosna Hersek İnsan Hakları Odası'na ait dosyalar, savaş ile ilgili arşiv, Viyana arşivinden kopyalar, 2. Dünya Savaşı sırasında yapılan savaş suçları belirleme komisyonunun dokümanları. Yanan depoda bulunanları bu kadar hatırılıyorum" dedi. Yangının çıktığı depodaki dokümanlardan bazılarını kurtaracaklarını ümit ettiğini belirten Zahiroviç, "Deponun en önemli belgeleri arasında, Avusturya Macaristan İmparatorluğu'nun ortak maliye bakanının fonu bulunuyor" diye konuştu. Zahiroviç, yanan söz konusu belgelerin, iki dünya savaşı ve son yaşanan savaşta hayatta kalmayı başardığını da vurgulayarak, "Maalesef, son 3 savaşın üstesinde gelmeyi başaran bu belgeler bugün yandı. Tek söyleyebileceğim şey, bu çok büyük bir kültürel ayıptır. Yananlar değeri biçilmez malzemelerdi" dedi. 




"1992 YILI BİR DAHA TEKRARLANMAYACAK"
Bosna Hersek Dışişleri Bakanı Zlatko Lagumciya, ülke genelinde yaşanan, şiddet ve yangınlanra devam eden protestolara ilişkin, anarşi ve şiddetin durdurulması çağrısında bulundu. Dışişleri Bakanı ve Sosyal Demoktar Parti (SDP) Genel Başkanı Lagumciya, eylemlere ilişkin Saraybosna'da düzenlediği basın toplantısında, ülkenin yargı organları ve medya kurumlarında görev yapan vatandaşlarını, olayların sona ermesi için daha sorumlu hareket etmeye çağırdı. Bazı güçlerin mevcut durumdan uzun yıllardır memnun olmayan vatandaşları kullanarak, bunu devletin yıkılması için haklı bir sebepmiş gibi gösterdiğini ifade eden Lagumciya, "Ancak 1992 yılı bir daha tekrarlanmayacak" dedi. 
Polis güçlerine destek verdiklerini ve işlerini profeyonel bir şekilde yapmalarını istediklerini dile getiren Lagumciya, "Tüm sivil toplum kuruluşları, akademisyenleri, dini temsilcileri bu devletin kurumlarını savunmaya davet ediyorum" şeklinde konuştu.



REİS-UL ULEMA KAVAZOVİÇ’TEN SAĞDUYU ÇAĞRISI
Bosna Hersek Reis-ul Uleması Husein Kavazoviç de ülke geneline yayılan protestolara ilişkin yaptığı yazılı açıklamada, halka sağduyu çağrısında bulundu. Başta Saraybosna ve Tuzla olmak üzere, ülke genelinde devam eden protestolar nedeniyle endişeli olduğunu kaydeden Kavazoviç, açıklamasında “Şiddet sorunların çözümü değildir, olamaz da. Sosyal imkanların iyileştirilmesi talepleri dahi şiddet kullanılmasının bahanesi olamaz. Şiddet kullanarak, toplumun iyileştirilemeyeceği, aksine daha kötüleştirileceği açıktır’’ ifadelerini kullandı.



SOKAKLAR SESSİZLİĞE BÜRÜNDÜ
Bosna Hersek'te günlerdir devam eden ve bir çok kamu binasının zarar gördüğü protestoların ardından sokaklarda sessizlik hüküm sürüyor. Protestoların başladığı ve bazı kamu binalarının yakıldığı Tuzla kentinde de sessizlik hakim. Hükümetin istifasıyla talepleri büyük oranda karşılanan Tuzla'daki gösterici gruplardan şu ana kadar henüz bir açıklama yapılmadı. Büyük eylemlere sahne olan ve bazı kamu binaları ile siyasi parti binalarının yakıldığı Mostar da sakin. Kentte gerçekleştirilen gösterilerde hastanelere ulaşan yaralı olmadığı öğrenildi.




BÜYÜKELÇİLİKTEN TÜRK VATANDAŞLARINA ÇAĞRI
Öte yandan Türkiye'nin Saraybosna Büyükelçiliği tarafından, sosyal paylaşım siteleri üzerinden yapılan yazılı açıklamada, Bosna Hersek'te yaşayan veya bu ülkeye seyahat eden Türk vatandaşlarının şahsi güvenlikleri bakımından her türlü tedbiri almaları gerektiği ifade edilerek, vatandaşların gösterilerden uzak durmalarının önem taşıdığı kaydedildi.
Açıklamada, ayrıca Türk vatandaşlarının acil durumlarda "(+387) 33 568 796-750" numaralı telefonlardan büyükelçiliğe ulaşabilecekleri ifade edildi.




BASINDAN İLGİNÇ YORUMLAR
Protestolar, Bosna Hersek'in en tirajlı gazetelerinden Oslobocenye gazetesi tarafından manşete "Bosna baharı" başlığıyla taşındı. Olaylara ilişkin fotoğraflara da geniş yer veren gazete, ayrıca Tuzla'da, 1920 yılında yaşanan ve "Husinska isyanı" olarak bilinen madenci eylemlerine gönderme yaptı. Gazete, "Yeni Husinska isyanı başladı" ifadesini de kullandı.
Ülkenin bir diğer yüksek trajlı gazetesi Dnevni Avaz da gösterilere 4 sayfa ayırdı. Protestoların, "Vatandaşların isyanı" olarak nitelendirildiği gazetede, "İstifa edin bugün" yazılı bir pankartın fotoğrafının kullanılması dikkati çekti. Olaylarda, yaklaşık 60 polisin yaralandığı bilgisi verilen gazetede, Tuzla, Saraybosna ve Zenitsa kentlerindeki olaylardan fotoğraflar da yer buldu.
Bosna Hersek'i oluşturan iki entiteden biri olan Bosna Sırp Cumhuriyeti'nin Banya Luka kentinde çıkan Nezavisne Novine gazetesi ise Tuzla olaylarına ilişkin haberi manşetten kullandı. Eylem haberi  "Sosyal huzursuzluk Bosna Hersek Federasyonu'nu sallıyor" başlığıyla verilen gazetede, protestolar sırasında onlarca kişinin yaralandığı ve gözaltına alındığı bilgisi okurlarıyla paylaşıldı.



BOSNA HERSEK'İN "KAPISI" AÇILDI
Türkiye'de okurların "Derviş ve Ölüm adlı eseriyle tanıdıkları Bosna Hersekli ünlü edebiyatçı Mehmed Meşa Selimoviç, uzun yıllar önce Boşnak halkını "Hiçbir şeyle ilgilenmeyen, etrafındaki olaylara umursamaz gözlerle bakan, fakat birden herşeyle ilgili olan, düzü tersine çeviren, sonrasında ise tekrar 'uykuya dalan' ‘’ bir millet olarak tanımlıyor. 
Sosyal haklarından mahrum bırakıldıklarını savunan kamu çalışanlarının başlattığı protestolar özellikle Tuzla kentinde yankı buldu. Ülkenin en kalabalık nüfusuna sahip olan ve özellikle savaştan sonra başta Srebrenitsa olmak üzere Bosna'nın doğusundan çok sayıda nüfusun göç ettiği Tuzla kenti, en büyük madencilik ve sanayi bölgesi olarak biliniyor. Bosna Hersek'in "kapısı" olarak da adlandırılan Tuzla'da, ülke genelinde olduğu gibi işsizlik oranı yüzde 48 civarında ve çok sayıda insan özelleştirmelerden dolayı bu bölgede işlerini kaybetmiş durumda. Tuzla Kantonu İstihdam Ofisi'nin verilerine göre, Tuzla Kantonu'nda yaklaşık 81 bin kişi çalışırken, yaklaşık 100 bin kişi ise iş arıyor.



Tuzla Kantonu bölgesinin linyit rezerveleri, önemli miktarda kaya tuzu ve diğer minerallerin üstünde bulunması nedeniyle özellikle eski Yugoslavya döneminde burada elektrik ve kimyasal imalat şirketlerinin açılmasına sebep oldu. Tuzla bölgesi, her zaman elektrik, tuz, kömür, deterjan, gübre, odun işleme ve mobilya üretimi ve tekstil endüstrisi ile ünlü bir bölge olarak biliniyordu. Bosna Hersek'te 1992-1995 yaşanan savaşın ardından bu fabrikaların çoğu kapandı. Yerel sendikaların verilerine göre, Tuzla bölgesinde savaştan sonra 66 fabrika kapatıldı. Savaştan sonra kapanmayan fabrikaların bir kısmı ise son 10-15 yılda özelleştirildi. Özelleştirilen devlet şirketlerinde ise, başarısız özelleştirme, yatırımcıların çekilmesi, maaşların, sağlık ve emeklilik sigortalarının aylarca yatırılmaması çalışanları memnuniyetsizliğe itti. Ayakkabı fabrikası "Aida" çalışanları daha önce birkaç kez protesto düzenledi. Tuzla Kantonu'na bağlı Jivinitse kentinde bulunan "Konyuh" mobilya fabrikasında çalışan yaklaşık 1000 çalışan ise başarısız özelleştirilme sonucu işsiz kaldı. Ülkenin en eski deterjan üreten şirketi "Dita" çalışanları ve diğer birçok şirketin işçileri de mağdur duruma düştüklerinden dolayı protestolar düzenledi. Çalışanların daha önce belli periyodlarla memnuniyetsizliklerini duyurmak amacıyla yaptığı bu eylemler, hükümet yetkililerince dikkate alınmadı. Çalışanların birçoğu, sigortalarının yatırılmamasından dolayı ne emekli olabiliyor, ne de devlet hastanelerinde tedavi görebiliyor.



ANALİSTLERİN GÖRÜŞLERİ
Banya Lukalı ünlü analist Svetlana Ceniç,  "açlığın Bosna Hersek'i bütünleştirebileceğini" söyledi. Vatandaşların protestolarda bir olmasının Bosna Hersekli siyasi yetkililer için bir kabus olduğunu savunan Ceniç, "Halkın bir olmaması için her şeyi yapacaklardır. Banya Luka'da yaşayan birinin Saraybosna'ya destek veremeyeceğini söyleyeceklerdir. Protestoları sonlandırmak için yapmayacakları şey kalmayacaktır. Fakat çok önceden söylediğim bir şey var 'açlık hepimizi bir araya getirecek" diye konuştu.
Saraybosna Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Görevlisi Dr. Zdravko Grebo ise protestoların "yeni ve büyük bir olay" olduğunu ve bunun "Boşnak baharı"nın başlangıcı olduğunu iddia etti. Protestolarda koordinasyon eksikliğinin hissedildiğini belirten Grebo, "Yine de bu bilincimizin uyandığını gösteriyor. Önümüzdeki 2-3  ayda önemli bir şeylerin değişmesi lazım" dedi.
Saraybosna Üniversitesi Siyasi Bilimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Şaçir Filandra ise Tuzla protestolarının sadece bir başlangıç olduğunu ve ülkenin diğer şehirlerinde daha büyük protestoların olacağını iddia etti. Bosna Hersek'te yaşanan derin siyasi krizin sosyal krize yol açtığını dile getiren Filandra, tüm bunların varoluşsal krize dönüştüğünü ileri sürdü.
Siyasi Analist İbrahim Prohiç ise psikolojik teorilere göre sosyal isyanın daha önceden gerçekleşmesi gerektiğini açıkladı. 
Mostar Üniversitesi Sosyal Bilimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Slavo Kukiç ise Bosna Hersek'teki durumun sadece protestolar ile değiştirilebileceğini söyledi.

AA SARAYBOSNA – Muhabirler Senita Şeherçehayiç
/Faruk Vele/Kemal Zorlak/Kayhan Gül

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder