9 Aralık 2023 Cumartesi

Yunanistan Ege adalarını ziyaret edecek Türk vatandaşlarından alınacak vize ücretlerini belirledi


Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis'in açıkladığı "Yunan adalarında Türk turistlere kapıda bir hafta vize uygulaması'na dair ilk detaylar ortaya çıktı. 
Kapıda vize uygulamasının detaylarına ilişkin soruları yanıtlayan Yunanistan Dışişleri Bakanlığı, Yunanistan'a girişte vize alınabilmesi için Türk vatandaşları ve ailelerine basitleştirilmiş bir vize prosedürü sağlanacağını kaydetti.
Bu vizeyle Yunanistan'da yedi güne kadar kalma olanağı sağlanacak, vize ücreti ise 60 Euro olacak. 
Yunan hükümet kaynaklarının verdiği bilgiye göre 7 günlük vize uygulamasının detayları şöyle;
• Vizenin ücreti 60 Euro olacak.
• Yunanistan'da sınırlı bölgesel geçerliliği olacak.
• 10 adada hayata geçecek.
• 12 aylık pilot bir program olacak.
7 gün vize muafiyeti sağlanacak adalar, Limni, Midilli, Sakız Adası, Samos, Leros, Kalymnos, İstanköy, Rodos, Simi ve Kasteloris (Meis) olacak.

8 Aralık 2023 Cuma

BRTK'dan Türkiye Cumhuriyeti Kültür ve Turizm Bakanlığı Yurtdışı Türkler ve Akraba Toplulukları (YTB) Başkanlığı'na Balkan raporu




Balkan Rumeli Türkleri Konfederasyonu (BRTK) yetkilileri Balkan ülkelerine yönelik faaliyetlerini Türkiye Cumhuriyeti Kültür ve Turizm Bakanlığı Yurtdışı Türkler ve Akraba Toplulukları (YTB) Başkanlığı'nın gündemine taşıdı. 
Teşkilatın Ankara'daki merkezinde yapılan toplantıda BRTK Genel Başkanı Sabri Mutlu liderliğindeki ekiple bir araya gelen YTB Başkan Yardımcısı Murat Kazancı heyetten faaliyetler konusunda bilgi alırken Türksoylu belgesi olan öğrencilere Türkiye'de muafiyet ve kolaylık sağlandığına dikkat çekip yürütülen kültürel faaliyetlerin merkezinde Türkiye'nin gücünün olmasını istedi. 
BRTK'nın çalışmalarını takdir ettiğini belirten Kazancı, Balkan ülkelerinde yürütülecek her projeye destek verip sahip çıkacaklarını belirterek özellikle gençlere sahip çıkılmasını ve onların Türkiye'ye getirilmesine BRTK'nın rehberlik etmesini istedi.
YTB Başkan Yardımcısı Murat Kazancı bu ögrencilerin harçlarının YTB tarafından ödendiğini, sınavlarda da lojistik destek verildiğini belirterek Türkiye'nin tüm üniversitelerin altyapılarını bu iş ile ilgili yeniden düzenlediğine dikkat çekti.
Toplantıda BRTK yetkililerinden Türkiye'nin olanakları ile Türksoylu akraba ve kardeş milletlerin gençlerine yönelik desteklerinin tanıtımı noktasında daha aktif bir politika izlenmesini de isteyen Başkan Yardımcısı Kazancı dijital medya eğitimine de dikkat çekerek bu konuya öncelik verdiklerini sôyledi.


BRTK'nın brifinginde burs destekleri ile Balkanlar'da Türkçe eğitimi noktasında yaşanan sıkıntılar da ele alınırken, Başkan Mutlu Kazancı'dan sivil toplum kuruluşlarının projelerine ve çalışmalarına yönelik YTB desteğinin artırılmasını talep etti.
Mutlu bölgedeki gelişmeleri özetlerken "Gençlerimiz ve öğrencilerimiz eğitim altyapısı ve kitap bulma noktasında büyük sıkıntılar yaşıyor. Bölgelerde Türkçe eğitim de verecek okullar kurmak için girişimcilere destek verilmeli, ön ayak olunmalı. Maarif Vakfı'nın faaliyetleri bu anlayış ile planlanmalı. Yurtdışından Türkiye'ye gelecek öğrenciler için de bütçe oluşturulmalı" dedi.
YTB'nin yayınlarının bu alanda faaliyet yürüten STK'lara ulaştırılması da istenen görüşmede gelecek dönemde proje merkezli çalışma yapılması, kurumsal işbirliğinin öne çıkarılması da kararlaştırıldı.

7 Aralık 2023 Perşembe

Erdoğan: ‘Türk Azınlığı…’ – Miçotakis: ‘Müslüman !…’

Erdoğan ve Miçotakis, Türkiye ve Yunanistan arasında yeni, sakin ve işbirliğine dönük bir dönemin başlatılması çağrısı yaptı, ancak Batı Trakya ve azınlıklar konusunda hemfikir olamadılar.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis, Türkiye-Yunanistan ilişkilerinin geleceğinin siyasi altyapısını oluşturan “Dostane İlişkiler ve İyi Komşuluk Atina Bildirgesi”ni de imzaladı. Miçotakis, bildirgenin 1930’da dönemin başbakanları İsmet İnönü ve Elefterios Venizelos’un imzaladıkları “dostluk anlaşmasından” sonra yapılan ikinci deklarasyon olduğunu belirterek atılan adımın tarihsel önemine işaret etti.
Taraflar arasında dostane ilişkiler ve iyi komşuluk anlayışını benimseyen bildirge, askeri gerginlikten kaçınmak için güven artırıcı önlemlerin alınmasını ve Ege sorunlarına uluslararası hukuku temel alan barışçıl çözümlerin bulunmasını içeriyor.
Erdoğan ve Miçotakis, Türkiye ve Yunanistan arasında yeni, sakin ve işbirliğine dönük bir dönemin başlatılması çağrısı da yaptı.
İki lider, azınlıkların statüsü, Kıbrıs sorununun çözümü gibi konularda ise farklılıklarını basın toplantısında da dile getirdi.

AZINLIK TANIMINDA FİKİR AYRILIĞI

Türkiye-Yunanistan Yüksek Düzeyli İşbirliği Konseyi’nin 5’inci toplantısı kapsamında Atina’da bir araya gelen Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis, görüşmelerin ardından bir ortak basın toplantısı düzenlediler.
Basından soru alınmayan basın toplantıda, iki ülke arasındaki ilişkiler ve azınlık hakları ön plana çıktı. Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yunanistan’daki Türk Azınlığı ve Türkiye’deki Rum Azınlığının iki ülkenin beşeri ve kültürel zenginliğinin yapı taşları olduğunu” belirterek, “Batı Trakya Türk Azınlığının durumunda uluslararası hukukun gerektirdiği iyileştirmelerin yapılması yönündeki beklentilerimizi ifade ettim” dedi.
Erdoğan’ın “Batı Trakya Türk Azınlığı” ifadesine karşılık olarak Başbakan Miçotakis, Lozan Antlaşması’na atıfta bulunarak Yunanistan’ın “Batı Trakya Müslüman Azınlığı” terimini kullandığını söyledi. Miçotakis, “Batı Trakya‘nın uyum içinde birlikte yaşamanın örneklerinden biri olduğunu ve Müslüman vatandaşların eşit fırsatlara sahip olmaları için mücadele ettiklerini” söyledi.
“Uyumlu bir arada yaşama atmosferini sağlamak ve güçlendirmek bizim sorumluluğumuzdur” diyen Miçotakis, Yunan hükümetinin bu yönde çalışmalarını sürdüreceğini kaydetti.

ERDOĞAN "EGE'Yİ BARIŞ VE İŞBİRLİĞİ DENİZİ HALİNE GETİRELİM"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Atina zirvesinde "Ege'yi barış ve işbirliği denizi haline getirelim istiyoruz. Türkiye ve Yunanistan olarak atacağımız ortak adımlarla dünyaya örnek olalım arzusundayız." dedi.
Atina'da Başbakanlık Binası'nda basına kapalı gerçekleşen görüşme sonrası Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Miçotakis, ortak basın toplantısında açıklamalarda bulundu.
Burada konuşan Erdoğan, Yunanistan'ı son olarak 2017'de ziyaret ettiğini, bu ziyaretin 65 yıl aradan sonra Türkiye'den Yunanistan'a devlet başkanı düzeyinde yapılan ilk ziyaret olduğunu hatırlattı.
Yüksek Düzeyli İşbirliği Konseyi'nin 5'inci toplantısı dolayısıyla tekrar Atina'da bulunmaktan büyük memnuniyet duyduğunu belirten Erdoğan, Yunan makamlarına teşekkür etti.
Türkiye-Yunanistan münasebetlerinde mevcut olumlu ivmeyi daha da geliştirmek istediklerinin altını çizen Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Yüksek Düzeyli İşbirliği Konseyimizin 5'inci toplantısını 7 yılın ardından bugün gerçekleştiriyor olmamız, bu niyetimizin bir göstergesidir. Bir sonraki toplantı için bu kadar ara vermeyeceğimizi ve kuruluş bildirgesinde ifade olunduğu üzere yılda en az bir kez bu buluşmayı gerçekleştirmenin her iki ülke için de hayırlı olacağını düşünüyorum."
Erdoğan, Yunanistan Cumhurbaşkanı Katerina Sakelaropulu ve Başbakan Kiryakos Miçotakis ile faydalı görüşmeler yaptıklarını dile getirerek, şunları kaydetti:
"Sayın Başbakanla ikili görüşmemizde işbirliğimizi geliştirmek maksadıyla atılabilecek adımları ele aldık. Üst düzey temasların devamı çerçevesinde aramızdaki diyalog kanallarının her seviyede açık tutulmasının önemini vurguladık. Başbakanlığım döneminde teşkil edilen Türkiye-Yunanistan Yüksek Düzeyli İşbirliği Konseyi mekanizmasının, ilişkilerimizin olumlu gündem temelinde ilerletilmesine katkı sağladığının altını çizdim. Dostane ilişkiler ve iyi komşuluk hakkında Atina Bildirgesi ile ilişkilerimizi geliştirme yönündeki irademizi en üst seviyede teyit etmiş olduk. 2021 yılında oluşturulan Ortak Eylem Planı çerçevesindeki çalışmaların somut neticelerini görmekten ayrıca memnuniyet duyuyoruz. Sayın Başbakan ile görüşmemizde şu an itibarıyla yaklaşık 5 milyar dolar civarında olan ticaret hacmimizin 10 milyar dolara çıkarılmasında mutabık kaldık. İpsala-Kipi Sınır Kapısı'nda ikinci köprü inşası gibi ulaştırma projelerinin önemine işaret ettik."

"İLİŞKİLERİ GELİŞTİRMEK İSTİYORUZ"

Cumhurbaşkanı Erdoğan gerek turizm gerek kültürel alanda ilişkileri geliştirmek istediklerini vurgulayarak, "Sayın Başbakan ile görüşmelerimizde Ege ve Doğu Akdeniz'deki tutumlarımız hakkında görüş alışverişinde bulunduk ve dışişleri bakanlarımızın bu konudaki çalışmaları, kararlı bir şekilde ele almalarını istedik. Mevcut sorunlarımızı yapıcı diyalog, iyi komşuluk ve uluslararası hukuk çerçevesinde müşterek çabalarla çözüme kavuşturmak samimi temennimizdir." diye konuştu.
Miçotakis ile terörle mücadele alanındaki işbirliğinin nasıl geliştirilebileceğini de ele aldıklarını aktaran Erdoğan, şöyle devam etti:
"Bu minvalde beklentilerimizi bir kez daha dile getirdik. Özellikle Lavrion Kampı'nın kapatılmasını memnuniyetle karşıladık"dedi. 

"SİVİLLERİN HEDEF ALINMASI TASVİP EDİLEMEZ"

Başbakan Miçotakis ile ikili ilişkilerin yanı sıra mevcut bölgesel ve küresel gelişmeler hakkında fikir alışverişinde bulunduklarını da kaydeden Erdoğan, görüşmede, Gazze başta olmak üzere işgal altındaki Filistin topraklarında yaşanan dramı ele aldıklarını söyledi.
Erdoğan, Türkiye'nin en başından beri sivillerin hedef alınmasını hiçbir şekilde tasvip etmediğini dile getirdiğini hatırlatarak, şu görüşleri paylaştı:
"Yaşananların, Gazze halkının toplu şekilde cezalandırılmasına dönüşmesi, çoğunluğu çocuk ve kadın 17 bin masum Filistinli sivilin katledilmesi, vicdanları yaralamaktadır. Uluslararası toplum, işlenmekte olan insanlık ve savaş suçları karşısında sessiz kalmamalıdır. Kalıcı ateşkesin bir an evvel tesisi, insani yardımların engelsiz akışının temini, hepimizin önceliği olmalıdır. Son gelişmelerle birlikte 1967 sınırlarında bağımsız, egemen, toprak bütünlüğü haiz Filistin devletinin tesisinin artık kaçınılmaz olduğunu bir kez daha gördük. Türkiye olarak adil bir barışın uygulanması noktasında garantör olarak sorumluluk almaya hazır olduğumuzu açıkladık. Gazze'de had safhadaki insani yardım ihtiyacı bağlamında ilk günden beri yardımlarımızı hızla sürdürüyoruz. Uluslararası toplumun da yardımların devamı noktasında gerekli hassasiyeti göstereceğine inanıyorum."

"DENİZİ KAÇIRIP DEREDE BOĞULMAYALIM"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye ile Yunanistan'ın aynı denizi, aynı coğrafyayı, aynı iklimi, hatta birçok alanda aynı kültürü paylaşan iki komşu ülke olduğuna dikkati çekerek, şu değerlendirmede bulundu:
"İki kardeş arasında dahi anlaşmazlıklar olabilirken, iki komşu arasında görüş ayrılıklarının yaşanması gayet doğaldır. Mesele bunları çözme iradesidir. Biz, Ege'yi bir barış ve işbirliği denizi haline getirelim istiyoruz. Türkiye-Yunanistan olarak atacağımız ortak adımlarla tüm dünyaya örnek olalım arzusundayız. Açık söylüyorum, bizim aramızda çözülemeyecek kadar hiçbir sorun yok. Yeter ki hüsnüniyetle hareket edelim, büyük resme odaklanalım, denizi geçip, derede boğulanlardan olmayalım. Değerli Kiryakos'un da bizimle aynı kanaati paylaştığını görmekten ayrıca büyük bir memnuniyet duyuyorum."
Miçotakis'e nazik ev sahipliği için teşekkür de eden Erdoğan, "Görüşmelerimizin ülkelerimiz ve halklarımız için hayırlara vesile olmasını diliyorum. Önümüzdeki toplantı için Ankara'da kendilerini misafir etmekten büyük bir memnuniyet duyacağımızı da ifade etmek istiyorum." dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Başbakan Miçotakis, ortak basın toplantısının ardından ortak çalışma yemeğinde bir araya geldi.

Yunanistan Rodos, Midilli, Sisam, Sakız, İstanköy, İleryoz ve Meis adaları için Türklere kapıları açtı

 

5 Aralık 2023 Salı

YUNANİSTAN SADIK AHMET FİLMİNİN KABUSUNU YAŞIYOR



Türkiye’de 29 Aralık’ta vizyona girecek olan TRT ortak yapımı “Sadık Ahmet” filmi Yunanistan’da gündem oldu. Aşırı sağcı Yunan Çözümü Partisi'nin Meriç milletvekili Parashos Papadakis, TRT Genel Müdürü Sobacı'nın konu hakkındaki açıklamasını da hatırlatarak Dışişleri Bakanı Yorgos Gerapetritis'e filmle ilgili soru önergesi verdi.
Papadakis, "Söz konusu filmin geri çekilmesi veya en azından Trakya'mızda herhangi bir televizyon kanalıyla gösterilmeye çalışılmaması yönünde girişimde bulunmayı düşünüyor musunuz?" diye sordu.

Yunanistan Dışişleri Bakanı’ndan Batı Trakya Türk azınlığının lideri, merhum Doktor Sadık Ahmet'in hayatını anlatan filmin gösterilmemesi için girişimde bulunulmasını da isteyen Papadakis'in girişimi Yunanistan'da Batı Trakya Türkleri üzerindeki yüz yıllık baskının özeti gibi.


Batı Trakya'daki Türk toplumunun yıllardır uğradığı haksızlıkları anlatan TRT ortak yapımı “Sadık Ahmet” filmi hakkında açıklama yapan TRT Genel Müdürü Mehmet Zahid Sobacı, “Sadık Ahmet’in hayatını beyaz perdeye aktarmak demek bizler için TRT için kimliğimizin gölgelenmesine ve bağımsızlığımızın kısıtlanmasına asla izin vermeyeceğimizin ilanıdır" dedi.
Film 29 Aralık'ta seyirciyle buluşacak filmin baş kahramanı Doktor Sadık Ahmet kendini Batı Trakya Türklüğü'ne adamış, hayatı Yunanistan'ın baskıcı tutumuyla mücadele ile geçmişti.

DR. SADIK AHMET KİMDİR?

Sadık Ahmet Gümülcine'nin Sirkeli köyünde doğmuş; ilköğrenimini kendi köyünde, orta öğrenimi ise il merkezindeki Celal Bayar Lisesi'nde tamamlamıştır. 1966-1967 öğrenim yılını Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde geçirdikten sonra, Selanik Üniversitesi Tıp Fakültesine girdi. 1974 yılında aynı fakülteden hekim olarak mezun olduktan sonra, 34 ay süren askerlik görevini yerine getirdi. Bunun ardından, bir yıllık zorunlu hekimlik hizmetinden sonra 1978 yılında Batı Trakya'ya dönüp cerrahlık ihtisasına başladı. Cerrah unvanını 1984 yılında edindi ve aynı dönemde Batı Trakya Türklerinin toplumsal sorunlarıyla ilgilenmeye başladı.
Bu sorunların başında Yunanistan'ın Batı Trakya Türk azınlığının etnik kimliğini tanımaması ve onun yerine Lozan Antlaşması'na sığınarak dini kimliği kullanması gelir. Bunun yanı sıra, çoğunluğu çiftçilik ve hayvancılık ile uğraşan Batı Trakya Türklerinin topraklarının kamulaştırılması, insan haklarına aykırı olarak 1955-1998 yılları arasında Yunanistan vatandaşlık yasasının 19. maddesi gereği 46.638 Batı Trakyalı ve On İki Adalı Türk'ün vatandaşlıktan çıkarılması ve Lozan Antlaşması'na aykırı olarak Batı Trakya Türk azınlığının eğitim kurumu kurup denetleyememesi ve dini önderini seçme hakkının gasp edilmesi diğer önemli sorunlar arasındadır.
Bu sorunlar karşısında, Sadık Ahmet ilk olarak 1985 yılında, Batı Trakya Türklerinin sorunlarını uluslararası kamuoyuna duyurmayı amaçlayan bir imza kampanyası başlattı ve 8 Ağustos 1986'da bunun üzerine tutuklandı. Ancak tüm engelleme çabalarına rağmen, 15 bine yakın imza toplamayı başarmıştı.
Sonraki yıl, 25 Eylül’de Selanik'te bulunan İnsan Hakları üyelerine Batı Trakya Türkleri'nin sorunlarını açıklayan bildiriler dağıttı ve bu yüzden 30 ay hapis cezasına çarptırıldı. Bu karar uluslararası kuruluşların baskıları nedeniyle hâlâ Yunanistan Yüksek Mahkemesinde temyiz halinde bulunmaktadır.
18 Haziran 1989 genel seçimlerinde Batı Trakya Türkleri'nden seçilen ilk bağımsız milletvekili oldu; ancak çok sürmeden milletvekilliği iptal edildi. 26 Ocak 1990 tarihinde gerçekleşen bir konuşmasında, Batı Trakya Azınlığı ile "Türk" sıfatını kullanmasından ötürü tutuklandı ve Selanik Dudullu hapishanesinde 2 ay geçirdikten sonra cezasının kalanı paraya çevrilip serbest bırakıldı.
8 Nisan 1990'da ikinci kez bağımsız milletvekili olarak seçilen Sadık Ahmet, Batı Trakya Türklerini temsil eden ilk siyasi parti olan Dostluk, Eşitlik, Barış (DEB) partisini 13 Eylül 1991'de kurup genel başkanlığını üstlendi. Bunun üzerine 1993'te seçim yasasında değişikliğe gidilerek, seçimlere katılan partilerin mecliste temsil edilebilmesi için %3'ün üzerinde oy alma zorunluluğu getirildi. Yunanistan nüfusunun %1.5-2'sini oluşturun Batı Trakya Türk azınlığı ile DEB'in Meclis'e girmesi böylece engellendi.
Sonraki yıllarda, Yunan makamlarının caydırıcı politikasının devamına rağmen, Sadık Ahmet, ülke içinde ve uluslararası ortamlarda Batı Trakya Türklerinin sorunlarını başarı ile dile getirmeye devam etti. 24 Temmuz 1995'te Lozan Antlaşması'nın 72. yıldönümünde, Gümülcine şehrine bağlı Susurköy (Sostis) köyünün dışında şüpheli bir trafik kazası sonucu hayatını kaybetti. Türkiye'de, özellikle Trakya bölgesinde, birçok okul, yol ve park onun adını taşımaktadır.
Kazanın üzerindeki sis perdesi hala aralanamamıştır.

Kosova -Türkiye Ticaret ve Yatırım Forumu Priştine’de yapıldı


Kosova ile Türkiye arasında ticaretin ilerletilmesi ve yatırımların artması amacını ile düzenlenen Kosova-Türkiye Ticaret ve Yatırım Forumu Kosova’nın başkenti Priştine’de yapıldı. İki ülke arasındaki ekonomik işbirliğinin daha ileriye taşınması amacıyla yapılan Forum’da Kosova ile Türk iş insanları bir araya geldi.
Balkan Stratejik Araştırmalar Merkezi (BASAM) ve Kosova Ticaret Odası (OEK) işbirliğiyle düzenlenen foruma, Türkiye’nin Priştine Büyükelçisi Tunç Angılı, Kosova Azınlık İşleri ve İnsan Haklarından Sorumlu Başbakan Yardımcısı Emilija Redzepi, Kosova Bölgesel Kalkınma Bakanı ve Kosova Demokratik Türk Partisi (KDTP) Genel Başkanı Fikrim Damka, Balkan Stratejik Araştırmalar Merkezi (BASAM) Başkanı Rifat Sait, Türk İnternet Medya Birliği (TİMBİR) Genel Başkanı Dr. Süleyman Basa, TİMBİR Dış İlişkiler Kurulu Başkanı Metin Karakoca, TİMBİR İstanbul Temsilcisi Adil Koçalan, TİMBİR Kurucu Üyesi Fahri Yağlı, OEK Başkanı Lulzim Rafuna, Türkiye ve Kosova’dan iş adamları ile diğer davetliler katıldı.


KOSOVA'NIN TÜRKİYE’NİN KALBİNDE BÜYÜK BİR YERİ VAR

İki ülke milli marşlarının çalınmasıyla başlayan toplantıda konuşan Büyükelçi Angılı, Kosova’nın küçük bir ülke, ancak Türkiye’nin kalbinde büyük bir yeri olan ülke olduğunu anımsatarak, Kosova ile Türkiye arasında ticaret ve yatırım alanındaki ilişkilerin derin, yoğun ve çok boyutlu olduğunu söyledi.
Türkiye’nin Kosova’da 400 milyon Euro’luk yatırımı olduğunu kaydeden Büyükelçi Angılı, Türk yatırımcıların Kosova’da 10 bin kişiye istihdam sağladığını belirtti.
Büyükelçi Angılı, 2022 yılında Türkiye ile Kosova arasında ticaret hacminin 800 milyon Euro’yu geçtiğini, Türkiye’nin de, Kosova’nın en büyük ticaret partneri olduğunu hatırlattı. Angılı, “2023 yılında şu ana kadarki verilere göre bu 800 milyonu da geçerek inşallah 1 milyar Euro’luk bir ticaret hacmine ulaşmayı hedefliyoruz.” ifadelerini kullandı.

FİKRİM DAMKA: İYİ SONUÇLAR ALINACAKTIR

Bakan Fikrim Damka da, Kosova ile Türk iş insanlarının bir araya geldiği ticaret ve iş forumundan iyi sonuçlar alacaklarına inandığını belirterek, Kosova Hükümeti’nin yatırımcıları mali kolaylık ile geniş altyapı imkanları sağladığını belirtti. Kosova’da üreterek, Avrupa Birliği (AB) ve ABD’ye herhangi bir engel olmadan dış yatırımcıların ürünlerini satabilmek imkanına sahip olduğunu kaydeden Bakan Damka, Türk iş insanlarını Kosova’da yatırım yapmaya davet etti.
Başbakan Yardımcısı Redzepi de Kosova’nın teknoloji, altyapı ve enerji sektörlerini geliştirmeye odaklandığını, Türkiye’nin bu alanlarda sahip olduğu deneyim, uzmanlık ve kaynaklardan istifade etmek istediklerini aktardı.


RİFAT SAİT: ÖNEMLİ BİR BULUŞMA GERÇEKLEŞTİ

Kosova-Türkiye Ticaret ve Yatırım Forumu’nun organizatörlerinden biri olan BASAM Başkanı Rifat Sait ise yaptığı açıklamada, bu büyüklükteki Kosova’da ilk forumun yapıldığını ve foruma Türkiye’nin çeşitli illerinden gelen ve imalat yapan küçük ve orta ölçekli işletme (KOBİ) sahipleri bu önemli buluşmaya katıldığını söyledi.
Açıklamasında forum çerçevesinde yapılacak görüşmelerden iyi sonuçlar alınmasını beklediğine işaret eden Sait, BASAM’ın da iki ülke arasındaki ilişkilerin geliştirilmesine öncelik verdiğini hatırlattı. Sait “İki ülke arasındaki ilişkilerin güçlenmesinde en büyük unsurlardan biri ticarettir. Ticaret artarsa, ilişkiler de daha güçlü şekilde gelişir” dedi.
Kosova-Türkiye Ticaret ve Yatırım Forumu’nu düzenleyenlerden Kosova Ticaret Odası Başkanı Lulzim Rafuna ise yaptığı açıklamada forumda, Kosova ile Türk iş insanlarının bir araya gelerek, ortak noktalarda buluşacaklarını, dolayısıyla forumdan iyi sonuç alınmasını beklediklerini ifade etti. Türkiye’nin Kosova’da en büyük yatırımcı ülke olduğuna işaret eden Rafuna, forumun, iki ülke arasındaki ekonomik ilişkilere hız kazandırmak için önemli bir fırsat olacağını vurguladı.
İş Forumunda düzenlenen panellerde Türk İnternet Medya Birliği (TİMBİR) Genel Başkanı Dr. Süleyman Basa da konuşmacı olarak yer aldı. Basa, Türkiye ile Kosova ve Balkanlar arasındaki medya ilişkilerini anlattığı toplantıda ayrıca yürüttükleri projeler hakkında bilgi verdi.
Etkinlikte yapılan konuşmaların ardından Kosova-Türkiye Ticaret ve Yatırım Forumu, düzenlenen paneller ve iki ülke iş insanlarının ikili görüşmeleriyle devam etti.

3 Aralık 2023 Pazar

TÜRKSOY İLE BRTK GÜÇBİRLİĞİ YAPACAK



Balkan Rumeli Türkleri Konfederasyonu Genel Başkanı Sabri Mutlu yönetim kurulu üyeleri, federasyon başkan ve yöneticileri ile birlikte Uluslararası Türk Kültürü Teşkilatı (TÜRKSOY) Genel Sekreter Yardımcısı Sait Yusuf'u ziyaret etti. 
Görüşmede BRTK'nın faaliyetleri hakkında bilgi aktaran Başkan Mutlu, Balkan ülkelerinde yürüttükleri çalışmalarda TÜRKSOY ile birlikte proje ve saha çalışması yapmak istediklerini söyledi. 
Kurumun faaliyetleri ile BRTK'nın çalışmalarının birçok alanda çakıştığını belirten Mutlu bu konuda Sait Yusuf'tan destek sözü alırken, Türk dünyasının proje bazlı çalışmalara ihtiyacı olduğunu söyledi.
BRTK'nın Türk dünyası için önemli çalışmalar yaptığını da ifade eden TÜRKSOY Genel Sekreter Yardımcısı Yusuf, özellikle Balkanlar'da yapılan işleri yakından izlediklerini ifade ederek "Biz de BRTK'nın aktifliginden ve enerjisinden yararlanmak isteriz. Türk dünyası ile ilgili faaliyetlerde devletimiz ile sivil toplum kuruluşlarımızın el ele olmasında büyük yarar var"dedi. 

Balkan ülkelerinde yaşayanlar başta olmak üzere dünyanın her noktasındaki Türkleri ilgilendiren her konuda taraf olduklarını hatırlatan Sayit Yusuf Başkan Mutlu'dan siyasi, ekonomik ve kültürel konularda güncel saha bilgileri de alırken, sadece Müslüman Türkler ile değil, diğer inançlardan olan Türksoylu toplulukların da dertleri ve problemlerinin çözülmesi noktasında aktif olunmasını, bu anlamda da BRTK'nın Gagavuz Özerk Bölgesi'ndeki çalışmalarının çok yerinde olduğunu belirtti.


TÜRKSOY NEDİR?

Türk Dünyasında kurulan ilk işbirliği teşkilatı olan Uluslararası Türk Kültürü Teşkilatı TÜRKSOY; 1993 yılında, Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan, Özbekistan, Türkmenistan ve Türkiye Cumhuriyeti kültür bakanları tarafından imzalanan anlaşmayla kurulmuştur.
Daha sonra Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti; Rusya Federasyonuna bağlı Tataristan, Başkurdistan, Altay, Saha, Tıva ve Hakas Cumhuriyeti ve Moldova'ya bağlı Gagavuz Yeri TÜRKSOY'a gözlemci üye olarak katılmışlardır. TÜRKSOY; kurulduğu günden bu yana Türk halklarının gönül birlikteliğini ve kardeşliğini güçlendirmek, ortak Türk kültürünü gelecek nesillere aktarmak ve dünyaya tanıtmak için çalışmaktadır.

Türk Dünyasında ve küresel ölçekteki kültür–sanat evreni arasında sürekli ve kalıcı bir etkileşim sağlayan TÜRKSOY’un çalışmaları, kuruluşundan bu yana üye ülke devlet başkanlarının himayelerinde yürütülmüş ve takdirlerini kazanmıştır.
TÜRKSOY’un faaliyetleri üye ülkelerin kültür bakanlarından oluşan Daimi Konsey tarafından belirlenir. Daimî Konsey toplantılarında alınan kararlar, TÜRKSOY Genel Sekreterliği tarafından icra edilir.
Türk Devletleri Teşkilatı, Uluslararası Türk Akademisi, Türk Parlamenterler Assamblesi ve Türk Kültür ve Mirası Vakfı, TÜRKSOY’un eş güdüm içerisinde çalıştığı kardeş örgütlerdir. TÜRKSOY ayrıca aynı ilke ve amaçları paylaştığı, UNESCO ve ISESCO gibi uluslararası örgütlerin yanı sıra pek çok belediye, üniversite ve sivil toplum kuruluşları ile iş birlikleri gerçekleştirmektedir.

SAYİT YUSUF KİMDİR?

1 Ocak 1965 tarihinde Trabzon'da doğdu. Lise öğrenimini Sakarya'da tamamladı. 1988 yılında Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Uluslararası İlişkiler Bölümünden mezun oldu.
Meslek hayatına 1989 yılında Dış Ticaret Müsteşarlığı, İhracatı Geliştirme Etüd Merkezi (İGEME) Uzmanı olarak başladı. 1994 yılında geçici görevlendirme ile Başbakanlıktaki görevine geçti. 1994-1996 yılları arasında Başbakanlık Balkan İşleri Müşavirliğinde Müşavir Yardımcısı, 1996-1999 yılları arasında Türk Dünyası üzerine Devlet Bakanı Danışmanlığı yaptı. 1999 yılında Başbakanlık Müşavirliğine atandı. Bu tarihten 2007 yılına kadar ilgili Devlet Bakanlarının Türk Dünyası Başmüşavirliğini yürüttü. 2007-2016 yılları arasında Başbakanlık Müşaviri olarak çalışmalarını sürdürdü. 6 Aralık 2016 - 10 Haziran 2023 tarihleri arasında ise Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığında (YTB) Başkan Yardımcılığı görevini yürüttü. YTB Bünyesinde sürdürdüğü çalışmalarında Türkiye Burslarının Yönetiminden Sorumlu Başkan Yardımcısı olarak görevini sürdüren Sayit Yusuf ayrıca soydaş ve akraba topluluklara yönelik faaliyetlerin koordinasyonunu da gerçekleştirdi.
12 Haziran 2023 tarihi itibari ile Uluslararası Türk Kültürü Teşkilatı TÜRKSOY’a Türkiye Cumhuriyeti Kültür ve Turizm Bakanı Sayın Mehmet Nuri Ersoy'un tensipleriyle Genel Sekreter Yardımcısı olarak görevlendirildi.