24 Kasım 2023 Cuma

Almanya Türkiye'den işçi alımını resmen başlattı! Yeni düzenleme ile oturum alma sürecinde birçok kişiyi ilgilendiren o şart kaldırıldı!

Uzun bir süredir Almanya'nın işçi alımı yapacağına dair haberler gündemden düşmüyordu. Nihayet beklenen haber geldi. Almanya işçi alımı başlatmak için yeni bir düzenleme yaptı. Almanya'nın yeni kalifiye iş gücü göçü yasası, 18 Kasım Cumartesi gününden itibaren yürürlüğe girdi.


ALMANYA'DA ÇALIŞMAK VE OTURUM ALMAK İÇİN YENİ KURALLAR NELER?

Alman işverenler, Alman ekonomisini ayakta tutmak için yüz binlerce kalifiye iş gücüne ihtiyaç duyduklarını her fırsatta dile getiriyor. Almanya'da bilişimden hasta bakımına, zanaatten lojistiğe, birçok alanda çalışan eksikliği bulunuyor. Yaz aylarında üzerinde mutabık kalınan, "Kalifiye İş Gücü Göçünü Geliştirme Yasası" isimli yeni yasa artık hayata geçirilme safhasında. Söz konusu yasa ile Avrupa Birliği (AB) üyesi olmayan üçüncü ülkelerin vatandaşı olan kalifiye iş gücünün Almanya'ya göç etmesinin kolaylaştırılması hedefleniyor.
DW Türkçe'deki habere göre yeni kurallar, devlet kurumlarının işini kolaylaştırmak adına üç aşamada yürürlüğe girecek.


MAVİ KART UYGULAMASI

Artık üçüncü ülkelerden kalifiye iş gücü, söz konusu şartları sağlayan bir Alman veya AB vatandaşı olup olmadığına bakılmaksızın Almanya'ya göç edebiliyor. Şu ana kadar geçerli olan uygulama kapsamında, bir kişinin Almanya'ya göç edebilmesi için sahip olduğu niteliklere bir Alman veya AB vatandaşının sahip olmadığının kanıtlanması gerekiyordu. Ayrıca artık göçte Almanca dil belgesi zorunluluğu da aranmıyor. Maaş sınırı, kalifiye iş gücünün özellikle eksik olduğu mesleklerde 40 bin euroya, diğer mesleklerde de 44 bin euroya indiriliyor.
Şu ana kadar matematik, bilişim teknolojileri, doğa bilimleri, tıp ve mühendisliğin dahil olduğu, iş gücünün özellikle eksik olduğu meslekler grubu da genişletiliyor. Artık bu gruba eğitim ve bakım alanları da dahil.
Bilişim teknolojileri alanında uzman olan kalifiye iş gücünün ise yüksek öğrenim diploması olmaksızın AB'nin Mavi Kart'ını alabilmeleri mümkün olacak. Bu durumda yalnızca en az üç yıllık iş deneyiminin kanıtlanması şart koşulacak.


KALMA İZNİ VE DAHA FAZLA ESNEKLİK

Kalifiye iş gücü olarak mesleki ve akademik eğitim konusunda şart koşulan tüm önkoşulları sağlayan kişiler, oturma iznine başvurma hakkına sahip olacak. Bugüne kadar geçerli olan uygulama kapsamında, bu bir hak değildi ve dış temsilcilikler ve yabancılar bürolarında çalışan memurların kişisel kanaatlerine bağlıydı.
Öte yandan yalnızca eğitim alınan alanda çalışma zorunluluğu da artık yok. Örneğin makine teknisyenliği okumuş bir kişi, lojistik alanında da çalışabilecek. Bu uygulamanın tek istisnası, tıp, hukuk ve eğitim olacak.
Profesyonel araç sürücülerinin çalışması için gereken Federal İş Ajansı izninin çıkması da kolaylaştırılıyor. Önceliği olan Alman-AB vatandaşı tespiti ve dil bilme zorunluluğu kaldırılıyor.
Tüm bu değişiklikler, 18 Kasım'dan itibaren geçerli.


İŞ DENEYİMİYLE GÖÇ

Bunlara ek olarak 1 Mart 2024'te yürürlüğe girecek kurallar da var.
Almanya'da büyük bir bürokratik engel olan, yurtdışında edinilmiş diplomaların tanınması sorunu, iş deneyimine sahip kalifiye iş gücü için ortadan kalkmış olacak. Geldiği ülkede devlet tarafından tanınmış bir meslek öğrenmiş ve iki yıl iş deneyimi edinmiş kişiler, Almanya'ya iş gücü olarak göçebilecek. Tıp, hukuk ve eğitim, bu alanda istisna teşkil edecek. Bilişim teknolojileri uzmanlarında ise diploma zorunluluğu aranmayacak.


TANIMA ORTAKLIĞI

Almanya'da akademik eğitiminin tanınması için başvuru yapan kişiler, bu süreçte gelecekte üç yıla kadar ülkede kalabilecek. Ayrıca başvuru sahipleri haftada 20 saate kadar da çalışabilecek. Söz konusu çalışma izni, üniversite öğrencileri ve zanaat öğrenen kişiler için de geçerli olacak.
Alman işveren ve üçüncü ülkelerden gelen başvuru sahibi, "tanıma ortaklığı" adı verilen bir anlaşma da yapabilecek. Bu, işveren istediği ve kabul ettiği takdirde diplomasının tanınma süreci sürerken yabancı kalifiye iş gücünün Almanya'ya gelip çalışabileceği anlamına geliyor. Söz konusu kişinin Almanya'da oturma izni de üç yıla kadar uzatılabilecek. Bunun ön koşulları, en az iki yıl iş deneyimi ve en az A2 seviyesinde Almanca bilgisi.


AİLE BİRLEŞİMİ

Almanya'ya göçen kişinin eşi ve reşit olmayan çocukları, söz konusu kişi yalnızca ailesinin masraflarını karşılayacağını kanıtlayabildiği sürece mümkün olabilecek. Geçmişte ayrıca ailesinin kalabileceği, yeterli büyüklükte bir ikamet gösterilmesi de zorunlu kılınıyordu. Buna ek olarak Almanya'ya gelen kişi, ebeveynlerini ve eşinin ebeveynlerini de çalışma izinlerini Mart 2024'ten itibaren aldıkları takdirde, Almanya'ya getirebilecek.


İŞ ARAMAK İÇİN FIRSAT KARTI

Sürecin üçüncü ve son aşamasında ise bir grup kural, 1 Haziran 2024 tarihinde yürürlüğe girecek.
Haziran ayında ilk kez, puan sistemi bazlı bir fırsat kartı uygulamaya konulacak. Bu kartla birlikte, kalifiye iş gücü, iş aramak üzere 1 yıllığına Almanya'ya gelebilecek. Bu kartı almak için hayat masraflarını karşılayabileceklerini kanıtlamaları gerekecek. Gelen kişinin diplomasının eşdeğer olduğunu kanıtlayabilenler, söz konusu kartı herhangi bir önkoşul olmaksızın alabilecek. Diğer kişilerin ise bir yüksek öğrenim diploması veya en az iki yıllık mesleki eğitim belgesinin yanı sıra A1 seviyesinde Almanca veya B2 seviyesinde İngilizce bilgisini kanıtlamaları gerekecek.
Bunlara ek olarak puanlar şu durumlarda toplanabilecek: İş deneyimi, diplomanın Almanya'da tanınmış olması, yaş, Almanca ve/veya İngilizce dil bilgisi, Almanya ile bağlantı ve Almanya'ya taşınacak partner veya eşlerin potansiyeli.
Fırsat kartını alan kişiler, haftada 20 saate kadar çalışabilecek ve deneme amaçlı çalışmaları da mümkün olacak. Fırsat kartı, bir iş sözleşmesi söz konusu olduğu takdirde iki yıla kadar uzatılabilecek.


BATI BALKAN UYGULAMASI

Haziran'da uygulamaya konacak kurallardan biri de Balkan ülkelerinden gelen kişileri kapsayacak. Arnavutluk, Bosna-Hersek, Kosova, Karadağ, Kuzey Makedonya ve Sırbistan vatandaşı olan kalifiye iş gücü, sınırsız bir çalışma hakkına sahip olacak.

TERCİH EDİLEN MESLEK GRUPLARI

Almanya işçi alımı meslekler olarak merak ediliyor. Genel olarak Türkiye’den Almanya’ya işçi alımı denince akla direk inşaat sektörü geliyor. Nitekim Almanya işçi alımı sadece inşaat sektörü ile sınırlı değildir. En sık işçi alımı yapılan bazı sektörler şu şekilde;

- Aşçılık (gıda sektörü)
- İnşaat sektörü
- Hasta bakıcılığı ve hemşirelik
- IT teknisyenliği
- Ağır sanayi işçileri
- Metal sanayi işçileri
- Gastronomi sektörü
- Eğitim sektörü (öğretmenlik, eğitmenlik vb.)
- Alanında vasıflı işçiler
- Elektrik elektronik sektörü işçileri

Almanya işçi alımı yapılan iş kolları yukarıda sıraladığımız şekilde dikkat çekiyor. Bunların yanı sıra meslek sahibi olanlar ya da vasıflı işçi olarak tercih edilenler için de farklı branşlarda alım yapıldığını söylemek mümkündür.

Türkiye ile Hollanda köprüleri atabilir. ’da Seçimin galibi Wilders geçmişte Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Türkler için ağır sözler sarfetti


Hollanda'da genel seçimlerde sandık çıkış anketlerine göre Geert Wilders liderliğindeki Özgürlük Partisi (PVV), açık farkla ilk sıraya yerleşti. Aşırı sağcı Wilders’in geşmişte Türkiye ve Cumhurbaşkanı Erdoğan hakkında sarfettiği sözleri ise olay olmuş, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın avukatları da kendisini mahkemeye vermişti.  

Hollanda’daki erken genel seçimde resmi olmayan sonuçlara göre büyük başarı elde ederek birinci parti olan aşırı sağcı Özgürlük Partisi (PVV) lideri Geert Wilders’in, geçmişte Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Türkler hakkında söyledikleri yeniden gündem oldu.

“Türkiye'nin yeri Avrupa değil”

Wilders, Türkiye’nin AB’ye üyeliği konusundaki sert muhalefeti nedeniyle parti yönetimiyle görüş ayrılığına düştü.
“Türkiye’nin yeri Avrupa değil. Üyelik müzakereleri derhal durdurulsun” önerisi, VVD yönetimi tarafından kabul edilmeyince, partisinden istifa etti.
Wilders, 2006 yılında Özgürlük Partisi’ni kurarak, milletvekilliği görevini kendi partisinde sürdürdü.
Göçmenlere karşı sert tutumuyla bilinen Wilders, 2012’de İslam’ın kadınları arka plana attığını savunmuş, Türkiye’nin Avrupa Birliği üyeliğine karşı da açıklamalarda bulunmuştu.
Wilders yıllar geçtikçe Türkiye ve Erdoğan hakkındaki kin dolu söylemlerine yenilerini ekledi.

“Bugün Türklere bir mesajım var”

Türkiye’de 1 Kasım 2015’te yapılan seçimlerin ardından 4 Aralık 2015’te Özgürlük Partisi’nin YouTube kanalında yayınlandığı videoda, " Bugün Türklere bir mesajım var. Hükümetiniz, sizin bir gün Avrupa Birliği üyesi olacağınıza inanmanızı sağlayarak sizi kandırıyor. Bunu unutun. Siz Avrupalı değilsiniz ve hiçbir zaman olamayacaksınız. Türkiye bir İslam devleti ve Avrupa’nın bir parçası olamaz. Avrupa’nın savunduğu tüm değerler – özgürlük, demokrasi, insan hakları – İslam ile uyumsuzdur.
Türklerin vizesiz bir şekilde Avrupa’ya seyahat etmesini de istemiyoruz. Halk, bunu kabul eden Avrupa hükümetlerine oy vermeyerek görevden uzaklaştıracaktır. Türkiye tehlikeli bir İslamcı olup İslam bayrağını taşıyan Erdoğan oy kullanmış bulunmaktadır. Daha fazla İslam istemiyoruz. Bu nedenle Türkiye bizden uzak dur. Seni burada istemiyoruz" diye konuşmuştu.
Wilders, Türkiye’de yaşanan 15 Temmuz darbe girişiminin ardından da, “Erdoğan’sız bir dünya görecektim. Buna çok sevinirdim. Ne yazık ki, 15 Temmuz’daki darbe girişimi başarılı olmadı” ifadelerini kullanmıştı.
Geert Wilders’in partisi, 2017 seçimlerinde 20 milletvekili çıkararak, ana muhalefette yer aldı.

Wilders’in partisi: Eski IŞİD’liler Efrin’de Türkiye adına savaşıyor

Geert Wilders liderliğindeki parti PVV, 2019 yılında bu defa da Afrin kenti ile ilgili bir önergeyi, Hollanda Dışişleri Bakanı Stef Blok'un yanıtlaması istemiyle meclis gündemine taşıdı.
BBC'nin haberine göre, PVV Milletvekili ve dış politika sözcüsü Raymond de Roon tarafından verilen önergede, Afrin’de onlarca IŞİD’linin Türkiye adına savaştığının doğru olup olmadığı soruldu.
Dışişleri Bakanı Blok ise, IŞİD’lilerin MİT ile iş birliği içinde olduğuna dair Hollanda hükümetinin bilgi sahibi olmadığını belirtti.
Önergede Türkiye'nin, Suriye'de oluşturacağı yeni tampon bölgede yeniden IŞİD’lilerin kullanmasının riskli olup olmadığı soruldu.
Hollandalı bakan, Türkiye'nin güvenli bölge oluşturmak için ABD ile birlikte çalıştığını belirterek, bu bölgede sadece bu iki ülke askerlerinin konuşlandırılacağını vurguladı.

Erdoğan’ın avukatı mahkemeye verdi

Aşırı sağcı lider Ekim 2020 yılında ise bu defa Erdoğan'ın, başında “AKP” yazılı bir el bombasıyla tasvir edildiği karikatürün üzerine, "terörist" diye yazdı.
Hakkında Türkiye'de yayımlanan haberleri, Twitter takipçileriyle paylaşan Wilders, "Erdoğan'a terörist dediğim için Türkler kızgın ama gerçek bazen acıdır" dedi.
Bunun üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın avukatı Hüseyin Aydın, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulunarak, Wilders'in Erdoğan'ı hedef alan sözleriyle “hakaret suçunu” işlediği belirtti.
Wilders’in paylaşımına Ankara’dan da sert tepki gelmiş; dönemin Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun ve AK Parti Genel Başkanvekili Numan Kurtulmuş da olaya tepki göstermişlerdi.
Wilders ise suç duyurusu haberinin ardından bir paylaşım daha yapmış ve “Yani bana faşist diyen, daha önce bütün Hollanda’yı Nazi kalıntısı ve faşist olarak nitelendiren adam bana karşı dava mı açıyor? Dünya tersine döndü. Ezik” demişti. Wilders, Türkiye’nin Lahey Büyükelçisi’nin derhal sınır dışı edilmesini istemişti.

Erdoğan’a oy verenlere “Doeiii” dedi

Wilders, Mayıs 2023 seçimleri sonrasında Hollanda’da yaşayıp Erdoğan’a oy verenlere, “Umarım Hollanda'da İslamofaşist Erdoğan'a oy veren tüm Türkler şimdi bavullarını toplayıp Türkiye'ye taşınırlar. Doeiii! (Güle güle)” demişti.
“Türkiye'den çok sayıda tepki alıyoruz. İnsanlar Erdoğan'ın cumhurbaşkanı olarak kalmasından dolayı umutsuz ve hayal kırıklığına uğramış durumda. Hollanda da dahil olmak üzere yurtdışındaki Türklerin, kendileri orada yaşamadıkları halde Erdoğan'a verdikleri oylarla Türkiye'nin geleceğine karar vermelerine öfkeleniyorlar. Haklılar!” diyen Wilders, Erdoğan ve eşi Emine Erdoğan’ın fotoğrafını paylaşarak, “İslami iktidar buna benziyor. Erdoğan, Arap İslamcılar ve Türkiye dışında yaşayan seçmenin desteğiyle seçimi kazandı. Tutsaklık ve diktatörlük yeniden görevde” demişti.

Wilders'in kardeşi: Bizim ailemiz de göçmen, eşi Türk kökenli

Aşırı sağcı liderin ağabeyi Paul Wilders, kendilerinin de göçmen bir aileden geldiklerini söyleyerek Wilders’in eşinin de Türk kökenli bir Macar olduğunu belirtmişti.
BBC’nin Haziran 2020’de paylaşıtığı haberine göre, Paul Wilders, Twitter üzerinden, "Göçmenler ne demek? Ailemiz ve soyadımızın kökleri Almanya'dan geliyor. Büyükannemiz Endonezya kökenli. Kendi eşi de Türk kökenine sahip bir Macar. Hepimiz göçmeniz" diye yazdı.

23 Kasım 2023 Perşembe

SYRİZA’da yaprak dökümü sürüyor Türk Miiletvekilleri Özgür Ferhat ile Hüseyin Zeybek de istifa etti

SYRİZA Partisi'ndeki başkanlık mücadelesi Stefanos Kaselakis'in zaferiyle sonuçlanmasının ardından partiden ayrılan eski Genel Başkan Aleksis Tsipras'ın ardından Rodop Milletekili Özgür Ferhat ile İskeçe Milletvekili Hüseyin Zeybek da istifa ettiğini açıkladı. 
Milletekili Özgür Ferhat kişisel sosyal medya hesabından yaptığı açıklamayla SYRİZA Partisi’nden istifa ettiğini ve görevine bağımsız milletvekili olarak devam edeceğini duyurdu. Milletvekili Özgür Ferhat şu açıklamayı yaptı: “Syriza'dan ayrılmış bulunuyorum, halkımın çıkarları doğrultusunda bağımsız Azınlık milletvekili olarak görevime devam etmekteyim.”

Öte yandan Hüseyin Zeybek de kişisel sosyal medya hesabından yaptığı yazılı açıklamayla SYRİZA Partisi’nden istifa ettiğini ve partiden ayrılan diğer üyelerle birlikte oluşturulacak yeni platformda yer alacağını duyurdu.
Milletvekili Zeybek’in açıklaması şöyle:
“Değerli dostlar sevgili gençler,
Siyasi hayatımın ilk adımlarını 2000’li yıllarda Sinaspismos partisiyle attım. İlk adaylığım 2002 yılında İskeçe Belediyesi meclis üyesi adayı olarak sayın Kostas Gounaris başkanlığında başladı. Bunun devamında 2009 Milletvekili adaylığım 2010 İskeçe ili Eyalet Başkan yardımcılığı adaylığı ve 2012 yılından bu yana da Siriza Partisi çatısı altında 7 seçim kazanarak Milletvekilliğim devam etti.
Partimizde yaşanan son gelişmelerden sonra başkanımız olan sayın Aleksis Tsipras istifa etmiş ve yapılan yeni başkanlık seçimlerinde sayın Stefanos Kaselakis partimizin başına geçmiştir.
Yeni başkanımızın azınlık hakkındaki açıklamaları, partinin sol görüşten ve savunduğumuz ilkelerden uzaklaşması beni derinden etkilemiş temel değerlerimle parti arasında uyumsuzluk ortaya çıkmıştır.
Büyük bir burukluk ve üzüntüyle 2000 yılından bu yana aktif bir üyesi olduğum Siriza partisinden istifa ettiğimi duyurmak ve partiden ayrılanlarla birlikte yeni bir platformda daha özgür bir şekilde yer almayı uygun gördüğümü sizlere bildirmek isterim.
Siz değerli seçmenlerimden aldığım destekle Siriza partisinde geçirdiğim yıllar boyunca gurur ve onurla topluma fayda sağlamak azınlığımıza daha iyi hizmet sunabilmek adına elimden gelenin en iyisini yapmaya gayret ettim. Her zaman olduğu gibi yine aynı azim ve kararlılıkla azınlığımızın sorunları ile ilgili var gücümle mücadele etmeye devam edeceğimi sizlere beyan etmek isterim.
Saygılarımla.”

Bursa Türkiye Bulgaristan turizminin merkez üssü




Türkiye Seyahat Acentaları Birliği (TÜRSAB) Bulgaristan ile Türkiye arasında bir turizm köprüsü oluşturmak için Bursa'yı merkez üssü seçti.
Bu amaçla Bulgaristan'da turizm sektöründe faaliyet yürüten seyahat firması temsilcileri ile basın mensuplarından oluşan bir grubu Türkiye'ye davet eden TÜRSAB konuk heyeti iki gün boyunca misafir ederek Marmara bölgesinin turizm potansiyelini oluşturan noktalarda tanıtım gezileri yaptı.

Programın son etabı Uludağ Swissotel'de düzenlenen ve ikili firma görüşmeleri ile genel sunumun yapıldığı toplantı idi. 
TÜRSAB Marmara Başkanı Murat Saraçoğlu'nun evsahipliğinde yapılan toplantıda Bulgaristan İstanbul Başkonsolosluğu Turizm Ataşesi Teodora Tsaneva, Bulgaristan Bursa Konsolosluğu Ticaret Ataşesi Lyubomir Lyubenov, TÜRSAB Genel Başkan Yardımcısı Hasan Eker, Bursa Büyükşehir Belediyesi Dış İlişkiler ve Turizm Dairesi Başkanı Abdülkerim Baştürk de vardı.
Teodora Tsaneva'nın Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu, ebedi liderimiz Mustafa Kemal Atatürk'ün "Bulgaristan Türkiye dostluğu daim olsun" sözünü hatırlatarak yaptığı konuşma konuklar tarafından uzun süre alkışlanırken, firmalar arasında yapılan ikili görüşmelerde de olumlu ve geleceğe yönelik pozitif sonuçlar oluştu. 
İki ülke arasındaki turizm potansiyelinin oldukça yüksek bir performans sergilediği bir süreç yaşandığına dikkat çeken TÜRSAB Marmara Balkan Masası komisyon üyesi Necdet Hamzaoğlu ise yaptığı bilgilendirmede "Bu kış Türkiye'den Bulgaristan'a 15 ila 20 bin arasında Türk turistin gitmesi sözkonusu. Gerekli altyapı çalışmalarını tamamladık" dedi.



22 Kasım 2023 Çarşamba

Bulgaristan Türklerinin satranç kraliçesi Nurgül Salimova altın madalya serisine Karadağ'ın Budva kentinde bir imza daha attı

Bulgaristan milli kadın satranç takımı, Karadağ'ın Budva kentinde düzenlenen Avrupa Takımlar Satranç Şampiyonası'nda tarihinde ilk kez Avrupa şampiyonluğunu elde ederek, ilk altın madalyasını kazandı. Dünya ve Avrupa klasmanlarında elde ettiği başarılar ve birinciliklerle birçok altın madalya ve kupa kazanan Bulgaristan Türkleri'nin gururu satranç kraliçesi Nurgül Salimova da düzenlenen turnuvada bireysel performansıyla bir altın madalya daha kazandı. 

21 Kasım 2023 Salı

Schengen vizesinde yeni dönem başlıyor

Avrupa Birliği'nin yürütme organı olan Avrupa Komisyonu, Schengen vizesi için internet üzerinden başvuru yapılmasına olanak tanıyan yeni düzenleyi Resmi Gazete'de yayımladı. Yetkililer dijital başvuruların ise 2026'dan itibaren başlayacağını belirtti.

AB Dışişleri Bakanları toplantısında kabul edilen yeni düzenleme, komisyonun onayının ardından AB'nin Resmi Gazetesi'nde yayımlandı. Avrupa Komisyonu’na göre, internet üzerinden Schengen vizesine başvuru yapma olanağı, vatandaşlar ve başvurunun işlenmesi açısından büyük bir gelişme olacak.
AB dönem başkanı İspanya'nın İçişleri Bakan Vekili Fernando Grande Marlaska Gomez, konu hakkında verdiği bilgide yeni düzenlemenin, seyahat edenler için başvuru sürecini basitleştirmek eğitim; aynı zamanda vize taleplerine daha hızlı ve etkili bir şekilde yanıt verebileceğini söyledi.
Gómez’e göre, yeni düzenleme, ulusal idarelerin üzerindeki yükü de hafifletecek. AB yetkililerine göre, dijital Schengen başvuruları, vize etiketinin sahteciliği ve çalınması riskini azaltarak Schengen bölgesinin güvenliğini de artıracak. Yasanın yürürlüğe girmesiyle birlikte, Avrupa Komisyonu tarafından bir vize başvuru platformu oluşturulacak. Bazı istisnai durumlar dışında Schengen vizesi başvuruları, tek bir web sitesi üzerinden yapılacak.
AB’ye ait site, başvuruyu, ilgili birlik üyesinin ulusal vize sistemlerine iletilecek. Örneğin Hollanda, Almanya, Macaristan ya da herhangi bir AB üyesi ülke için Schengen vizesi başvurusu, sadece, komisyon tarafından oluşturulan internet sitesine yapılacak. Sistem, eksiksiz yapılan başvuruları, seyahat planlanan ülkenin ulusal vize sistemine aktaracak.
Vize başvurusu sahipleri, AB tarafından hazırlanan internet sitesine, seyahat ve destekleyici belgelerinin elektronik kopyalarını yükleyebilecek. Vize için talep edilen tüm veriler, internet sitesine girebilecek. Başvuru sahipleri, vize ücretlerini de bu site üzerinden ödeyebilecek.
Vize talebine ilişkin sonuçlar da bu site üzerinden başvuru sahiplerine iletilecek. Schengen vizesi için konsolosluklara şahsen başvuru, prensip olarak sadece ilk kez başvuru yapanlar; biyometrik verileri artık geçerli olmayanlar ve yeni seyahat belgesi olanlar için gerekli olacak.
Vize talep eden kişi, birden fazla Schengen ülkesini ziyaret etmek isterse, platform, kalış süresine göre bu ülkelerden hangisinin başvuruyu incelemekle yükümlü olduğunu otomatik olarak belirleyecek. Yeni düzenlemeye göre vizeler, kriptografik olarak imzalanmış 2 boyutlu barkod şeklinde dijital formatta verilecek.
Böylece sahte ve çalıntı vize etiketleriyle ilgili güvenlik riskleri en aza indirilmiş olacak. AB Komisyonu’na göre, son dönemde yaşanan göç ve güvenlik sorunları, AB'nin vize politikasının içeriğini önemli ölçüde değiştirmesine yol açtı. Komisyona göre, Covid salgınının vize işlemlerini önemli ölçüde yavaşlatması nedeniyle daha fazla dijital prosedür ihtiyacı doğdu. Bu nedenle komisyon, 27 Nisan 2022’de dijital Schengen düzenlemesi ile ilgili yasa önerisini sundu.

DİJİTAL VİZE BAŞVURUSU NE ZAMAN YÜRÜRLÜĞE GİRECEK?

AB Seyahat Bilgileri ve Seyahat Yetkilendirme Sistemi (ETIAS) üzerinden dijital başvuru platformun geliştirilmesi 2024'te başlayacak. Başvuruların 2026'dan itibaren başlaması öngörülüyor. 5 yıllık geçiş döneminin ardından tüm Üye ülkeler 2031'de dijital başvuru sistemini kullanmaya başlayacak.

DİJİTAL BAŞVURU İLE VİZE ALMAK KOLAYLAŞACAK MI?

Yeni düzenleme ile vize başvurusu daha kolay yapılabilecek. Başvuru sahipleri, konsolosluk ya da büyükelçiliklere gitmek zorunda kalmayacak. Ancak başvuru için gerekli belge ve değerlendirme koşullarında bir değişiklik olmayacak. Gerekli koşullara sahip olmayan kişilerin başvurusu reddedilecek.
Sistem, başvuruyu otomatik olarak seyahatin ana varış noktasının bulunduğu Schengen ülkesine yönlendirecek. Başvuru sahipleri, başvurularının durumunu platform üzerinden takip edebilecek. Vize onaylandıktan sonra, başvuru sahipleri vizelerine internet üzerinden erişebilecek. Gerekirse vize süreleri online olarak da uzatılabilecek. Başvuru sahipleri, sohbet kutusu ve sıkça sorulan sorular gibi uygulamalarla, işlem sırasında gerekli desteği alabilecekler.

DİJİTAL VİZE DAHA MI GÜVENLİ OLACAK?

Avrupa Komisyonu’na göre, pasaportlara işlenen kâğıt üzerindeki vizeler, dolandırıcılık ve hırsızlığa karşı daha hassas. Bu da AB'nin güvenliği için risk oluşturuyor. Dijital vize, Vize Bilgi Sisteminde bir tür elektronik dosya olacak ve bu nedenle artık sahtecilik ve dolandırıcılık önlenebilecek.

DİJİTAL ORTAM DIŞINDA HALA KAĞIDA BASILI VİZE İÇİN DE BAŞVURU YAPILABİLECEK Mİ?

Schengen vizesi konusunda insani sebepler söz konusu olduğunda, özel hükümler uygulanabilecek ve kâğıt üzerinde vize talep edilebilecek. Ayrıca serbest dolaşım haklarını kullanan AB/Avrupa Ekonomik Alanı vatandaşlarının aile üyeleri de başvurularını kağıt üzerinde sunabilecek.

VİZE BAŞVURUSU İÇİN YİNE DE KONSOLOSLUĞA GİTMEK GEREKECEK Mİ?

Tüm başvuru sahipleri, işlemlerini internet üzerinden tamamlayabilecek. Ancak, ilk kez Schengen ülkelerine seyahat edecek olanlar ile biyometrik bilgilerinin süresi dolan başvuru sahiplerinin yine de konsolosluk veya vize başvuru merkezine, biyometrik belgelerini bizzat ibraz etmeleri gerekiyor. Bu işlemler için randevu ise internet üzerinden alınabilecek.

BÜTÜN AB ÜLKELERİ İÇİN ORTAK BİR BAŞVURUNUN YARARLARI NE?

Başvuru sahipleri, gönderdikleri tüm vize başvurularına tek bir hesaptan erişebilecek. Komisyon, her üye ülkeye ait ulusal portalları aşamalı olarak kaldırmayı ve bunları AB düzeyinde tek bir uygulama platformuyla değiştirmeyi öngörüyor. Uygulama yürürlüğe girdikten sonra 5 yıl içinde ulusal platformlar aşamalı olarak kaldırılacak. Başvuru sahiplerinin kişisel verileri, büyük bir güvenlik sistemi içinde korunacak.

DİJİTAL SCHENGEN BAŞVURUSU ROMANYA, BULGARİSTAN VE KIBRIS İÇİN DE GEÇERLİ OLACAK MI?

Dijital vize başvurusu, öneri yasalaştıktan sonra, Schengen müktesebatını tam olarak uygulayan ülkeler tarafından kullanılmaya başlanacak. İrlanda, Bulgaristan, Romanya ve Kıbrıs ile birlikte İzlanda, Norveç, Lihtenştayn ve İsviçre, Schengen müktesebatını tam olarak uygulamıyorlar. Schengen vizesi vermeyen ve vize bilgi sistemine erişimleri bulunmayan ülkeler, dijital başvuru kapsamında olmayacak.

SCHENGEN VİZESİ ÜCRETİ NE KADAR?

Schengen vizesi başvuru ücreti, 12 yaşından büyükler için 80 euro. 6-12 yaş arasındakilere 40 euro. 6 yaşından küçük başvuru sahipleri ise, ücret ödemiyor.

Atatürk'ün yoldaşı Ali Fethi Okyar'ın adı doğum yeri Pirlepe'de yaşatılıyor


Ebedi önderimiz Mustafa Kemal Atatürk'ün yakın çalışma arkadaşlarından Ali Fethi Okyar doğum yeri Kuzey Makedonya Pirlepe'de anıldı.
Türkiye Cumhuriyeti 'nin 100.yılı nedeniyle Pirlepe Enstitüsü ve Müzesi tarafından yürütülen "Ali Fethi Okyar -Atatürk'ün Dostu ve Yoldaşı" adlı proje kapsamında Okyar'ın hayatı ve Atatürk ile birlikte yaptığı çalışmaların irdelendiği ve resmedildiği eserlerin yer aldığı sergi ziyaretçilere kapılarını açtı.
Serginin açılışında konuşan Pirlepe Enstitü ve Müze Müdürü Goran Svetkovski ve Makedon Tarihçi Rubin Belcevski Türk tarihine yön vermiş bu iki anıt ismi anlatırken duygu dolu anlar yaşandı.
Svetkovski etkinlikte yaptığı konuşmada Ali Fethi Okyar'ın Türkiye Cumhuriyeti'nin ilan edilmesinden önce ve sonrasında bu sürece büyük emek vermiş bir devlet adamı olduğunu vurgularken, Belcevski hem Atatürk'ün hem de Ali Fethi Okyar’ın, yani Türkiye'nin iki önemli figürünün Kuzey Makedonya'nın akrabası olduğunu belirtti. Rubin Belcevski Atatürk'ün Manastır' da, Ali Fethi Okyar'ın da Pirlepe'de eğitim gördüğüne dikkat çekti.

Türkiye'den de konukların olduğu etkinlikte
 açılışa katılan İzmir Gültepe Makedonya Göçmenleri Derneği Başkanı ve Konak Belediye Meclis Üyesi Birol Özkardeşler de yaptığı konuşmada Mustafa Kemal Atatürk ve Ali Fethi Okyar'ın bitmek bilmez enerjileri ile Türk ulusunu uçurumun kenarından nasıl çekip aldıklarını irdeledi.
Türkiye  Kuzey Makedonya ilişkilerinin bu iki tarihsel kişiliğin bu topraklara kök salmış derin sevgisinden ilham aldığını bu nedenle de çok güçlü olduğunu belirten Özkardeşler, "Bu anlamlı sergide bulunmak gerçekten gurur verici. Bu sergi, iki ülke arasındaki bağların ne kadar güçlü olduğunun bir kanıtı. Pirlepe Belediyesi başta olmak üzere emeği geçenlere çok teşekkür ederiz" dedi.

KİMDİR ?

- Asker ve diplomat olan Ali Fethi Okyar 29 Nisan 1880 Pirlepe Makedonya doğumludur.
- Okyar 63 yasında iken 7 Mayıs 1943 yılında İstanbul'da vefat etmiştir.

- 1908 yılında Mustafa Kemal Atatürk ile birlikte İttihat ve Terakki Fırkası'na katılan Okyar daha sonra Osmanlı Hürriyetperver Avam Fırkası (1918-1919)'na geçmiştir.

- Ali Fethi Okyar, III. Ordu'da subay olarak görev yaptığı sıralar İttihat ve Terakki Cemiyeti ile tanıştı ve cemiyetin önde gelen isimlerinden biri oldu.
- Trablusgarp ve Balkan Savaşları sırasında görev aldı. 
- İttihat ve Terakki'den IV. dönem Manastır ve V. dönem İstanbul Meclis-i Mebûsan mebusluğu yaptı. 
- Osmanlı'nın Paris Sefirliği Askerî Ataşemiliterliği görevinde bulundu. 
- II. Meşrutiyet beyannamesini bizzat kendisi yazdı ve kısa bir süre İttihat ve Terakki Fırkası Umumi Kâtipliği görevinde bulundu. 
- Osmanlı'nın Sofya Sefirliği görevini gerçekleştirdi. 
- Sofya Sefirliği sırasında İsmail Hakkı'nın kızı Galibe ile tanıştı ve onunla evlendi. 
- Mondros Mütakeresi sonrasında kurulan Ahmet İzzet kabinesinde 14 Ekim-8 Kasım 1918 arasında kısa bir dönem Dahiliye Nazırı olarak bulundu.
- Hürriyetperver Avam Fırkası'nı kurdu ve reisliğini yaptı. 
- Mustafa Kemal ile Minber gazetesini kurdu ve başyazarı olarak çalıştı. 
- Mart 1919'da Damat Ferit hükûmeti tarafından İngilizlerin “Türk savaş suçlularının” tutuklanması talebi sonrasında yakalandı. 
- Bekirağa Bölüğü ve Arabyan Hanı'nda tutuldu. 
- 28 Mayıs 1919’da İngilizler tarafından Malta'ya sürüldü. 
- 30 Nisan 1921 tarihine kadar burada kaldı.
- Malta sürgünü sonrasında Ankara hükûmetine katıldı ve Milli Mücadele'de görev aldı.
- 15 Ağustos 1921'de İstanbul vekili seçilerek, TBMM'de 10 Ekim 1921-9 Temmuz 1922 arasında Dahiliye Vekili olarak görev yaptı. 
- TBMM İcra Vekilleri Heyeti Reisi ve Dahiliye Vekili olarak 14 Ağustos-27 Ekim 1923 tarihlerinde çalıştı. 
- Cumhuriyet ilanı sonrasında 1 Kasım 1923-22 Kasım 1924 arasında TBMM Reisi olarak görevinin başında bulundu. 
- 22 Kasım 1924'te Türkiye'nin II. Başvekili olarak seçildi.
- 3 Mart 1925 tarihine kadar Başvekil ve Müdafaa-i Milliye Vekili görevlerini yerine getirdi. 
- Bu tarihten sonra Türkiye'nin Paris Büyükelçiliği görevine atandı. 
- 12 Ağustos 1930'da Serbest Cumhuriyet Fırkası'nı kurdu. 
- 1930'da Belediye seçimlerine katıldı. 
17 Kasım 1930'da partiyi fesh etti. 
- 19 Mart 1934’te Londra Büyükelçisi olarak atandı ve 7 Nisan 1934’te göreve başladı. 
- Kendisine "Okyar" soyadını bizzat Atatürk verdi. 
- Mustafa Kemal Atatürk'ün vefatından sonra 1939'da Refik Saydam kabinesinde Adliye Vakili olarak görev yaptı. 
- Kalp rahatsızlığının nüksetmesi ile 1941’de Adliye Vekilliği görevinden istifa etti.