19 Eylül 2023 Salı

HÖH Kırcaali belediye başkanlığına bankacı Erol Mümün'ü aday gösterdi

Kırcaali'de 5. görev süresinin ardından Belediye Başkanı Hasan Aziz Ekim ayında yapılacak yerel seçimlerde veda etmeye hazırlanıyor. Hak ve Özgürlükler Hareketi Partisi (HÖH/ DPS) Onursal Başkanı Ahmet Doğan, bu yıl yapılacak yerel  seçimler için D Bank’ın Kırcaali Müdürü Erol Mümün'ü aday gösterme kararı aldı.

Edinilen bilgilere göre bu göreve mevcut belediye başkanı Hasan Aziz, ulusal temsilci Elvan Gyurkash ve avukat Musa Seidahmed de talipti. Doğan'ın bu kararı kısa bir süre önce sona eren Kırcaali'ki anketin ardından vermesi dikkat çekti. Bulgaristan basınında yer alan haberlere göre Ahmet Doğan bu seçimini pazar günü saat 18.00'de başlayıp 05.30'da sona eren uzun görüşme ve değerlendirme toplantılarının ardından yaptı. Kentin şu anki belediye başkanı Hasan Aziz, 2003 yılından bu yana belediye başkanı olarak görev yapmaktaydı. Aziz ayrıca Nisan 2016'dan bu yana HÖH Merkez Komitesi'nin başkan yardımcılığı görevini de sürdürmekteydi. 

DOĞAN'DAN AZİZ'E TEŞEKKÜR

Onursal Başkan Ahmed Doğan verdiği karar sonrası yaptığı açıklamada Hasan Aziz'e teşekkür ederken" Parti yönetimine ve Hasan Aziz'e, son 20 yılda kentin kalkınması ve tamamen bir Avrupa şehri ve başkenti olması noktasında ortaya koydukları çaba ve taşıdıkları sorumluluk nedeniyle kendilerine teşekkür ediyorum. Sayın Erol  Kırcaali belediyesinde yıllarca süren mükemmel çalışmaların yanı sıra kentte tüm küçük ve büyük projeleri yaratan ve bunlara doğrudan katılan hazırlıklı bir ekibi miras alacak. Kendisi hazırlıklı ve değerli bir adaydır. Bu seçimler, şimdiye kadar elde edilen başarıların üzerine inşa edilecek yeni bir süreçtir. Tüm Kırcaalililerin hoşgörü ve anlayış ile Avrupa'nın çok kültürlü bu kentini Sayın Erol'un liderliğinde model kent olarak heleceğe taşıyacaklarına yönelik inancım tamdır. Ön toplantılarda adaylıklarını aldığım tüm parti üyelerine yürekten teşekkür ediyorum. Önümüzdeki yıllarda da güzel çalışmaların devam edeceğine inanıyorum. Harika kentimizin tüm sakinlerine teşekkür ederiz" dedi.

Azerbaycan Karabağ'da operasyona başladı, 60 fazla mevzi kontrol altında


İşgalci Ermenilerin döşediği mayınların patlaması işçiler ve yedi polisin yaşamını yitirmesine yol açtı, Azerbaycan Karabağ'da terör karşıtı operasyona başladığını dünyaya ilan etti. Azerbaycan ordusu, hava savunma sistemleri ve radarların da yer aldığı çok sayıda askeri hedefi vurdu.
Azerbaycan Savunma Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, "Terörle mücadele operasyonları sırasında 60'tan fazla muharebe mevzisi Azerbaycan Silahlı Kuvvetleri'nin kontrolüne geçti" denildi.
YAKIT VE YAĞ DEPOSU İMHA EDİLDİ
Azerbaycan ordusu, Karabağ'da yasadışı bulunan Ermeni silahlı kuvvetlerine yönelik başlattığı terörle mücadele operasyonu kapsamında belirlenen hedefleri vurmaya devam ediyor. Azerbaycan ordusuna bağlı birlikler, Hankendi-Hocalı yolunda Ermeni silahlı kuvvetlerine ait yakıt ve yağların bulunduğu depoyu imha etti.
TÜRKİYE'DEN AÇIKLAMA
Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada Karabağ'da yaşanan gelişmelere ilişkin "Azerbaycan ile Ermenistan arasında bugüne kadar titizlikle yürütülen kapsamlı görüşme sürecinin sonuç odaklı olarak devamının sağlanmasının, bölgede barış, güvenlik, refah ve kalıcı istikrarın tesisi için yegâne yol olduğuna inanıyoruz." açıklaması yapıldı.
ŞARTI AÇIKLADI
Azerbaycan Cumhurbaşkanlığı operasyonun sona ermesi için şartlarını açıkladı. Azerbaycan Cumhurbaşkanlığı tarafından yapılan açıklamada, Karabağ bölgesinde yaşayan Ermenilerin temsilcilerini defalarca Azerbaycan tarafından diyaloğa davet edilmesine rağmen her seferinde bu tekliflerin reddedildiği vurgulanarak, Azerbaycan yönetiminin, Karabağ bölgesinde yaşayan Ermenilerin temsilcileriyle Yevlah’da buluşmaya hazır olduğu belirtildi. Açıklamada, “Ancak terörle mücadele operasyonlarının sona ermesi için yasadışı Ermeni silahlı kuvvetlerinin teslim olmaları, tüm silahları teslim etmesi ve yasadışı rejimin kendisini feshetmesi gerekiyor. Aksi takdirde terörle mücadele tedbirleri sonuna kadar devam edecek” denildi.
ERMENİ AYRILIKÇILAR ATEŞKES ÖNERİSİNDE BULUNDU
Cumhurbaşkanı yardımcısı Hikmet Hacıyev operasyonun hedeflerinin neredeyse tamamlandığını belirterek Karabağ'daki Ermeni ayrılıkçıların ateşkes önerisinde bulunduğunu duyurdu.
Karabağ’daki ayrılıkçı rejimin istihbarat merkezi tarafından yapılan yazılı açıklamada da “Karabağ tarafı, Azerbaycan tarafına yangını derhal durdurması ve sorunun çözümü için müzakere masasına oturması çağrısında bulunuyor” denildi.
RUSYA'DAN AÇIKLAMA
Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, “Asıl görevimiz Erivan ve Bakü'yü müzakere masasına oturtmak" ifadelerini kullanarak, “Sivillerin hayatlarını tehdit eden bir durum olduğuna dair bir bilgi yok” dedi.
İMHA EDİLDİ
Azerbaycan ordusu, Karabağ'da başlattığı terörle mücadele operasyonu askeri hedefleri imha etmeye devam ediyor. Azerbaycan ordusu, Karabağ bölgesinde konuşlu Ermeni silahlı kuvvetleri tarafından kullanılan telsiz kulesini ve topçu bataryalarını imha etti.
"ERMENİ GÜÇLERİ SİLAHSIZLANDIRILMALI"
Azerbaycan Cumhurbaşkanı Müşaviri Hacıyev, "Azerbaycan'ın Karabağ bölgesindeki yasa dışı bölücü kukla rejim kendini feshetmeli, Ermeni silahlı güçleri silahsızlandırılmalıdır. Karabağ’daki Ermeni asıllı sivillerin hakları ve güvenlikleri, Azerbaycan Anayasası ve uluslararası yükümlülükler çerçevesinde sağlanacaktır" dedi.
FRANSA'DAN ÇAĞRI
Fransa, Azerbaycan'ın askeri operasyonu nedeniyle BM Güvenlik Konseyi'ni acil toplantıya çağırdı.
RADAR İSTASYONU VURULDU
Azerbaycan Savunma Bakanlığı, Karabağ'da devam eden terör karşıtı operasyonda Ermenistan silahlı güçlerine ait bir P-18 radar istasyonunun vurulduğunu duyurdu. Açıklamada, söz konusu imha edilen radarın Rus barış gücü askerlerinin konuşlandırıldığı Hocavend bölgesinde olduğu belirtildi.
ERMENİSTAN: SINIRDA DURUM STABİL
Ermenistan, Azerbaycan'ın Karabağ'da bir 'kara operasyonu' başlattığını ileri sürüp kendi askerlerinin halihazırda devam eden çatışmalara katılmadığını iddia etti. Erivan yönetimine göre, Azerbaycan-Ermenistan sınırında durum sabit.
AB: OPERASYON DURDURULMALI
Avrupa Birliği tarafından yapılan ilk açıklamada, Azerbaycan'ın Karabağ'daki operasyonunu durdurması gerektiği savunuldu.
ERMENİSTAN RUSYA'DAN YARDIM İSTEDİ
Karabağ'a konuşlandırılmış Rus barış güçlerinden Azerbaycan'ın anti-terör operasyonunu durduracak adımlar atmasını isteyen Ermenistan Dışişleri Bakanlığı, Moskova'dan yardım istedi.
PAŞİNYAN 'ACİL' TOPLANTIYA ÇAĞIRDI
Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan, Güvenlik Konseyi'ni acil şekilde toplantıya çağırdı.
Yerel medya, acil toplantının gerçekleştiği hükümet binası yakınında toplanan Ermenilerin Erivan yönetiminden Karabağ'daki işgal rejiminin savunulmasını istediğini yazdı.
AZERBAYCAN'DAN ERMENİSTAN'A İKİ ŞART
Azerbaycan, işgal altında tutulan Karabağ'daki Ermenistan kuvvetlerinin kayıtsız şartsız şekilde tamamen çekilmesini ve ayrılıkçı Ermenilerin kurduğu kağıt üstündeki rejimin de fesh edilmesini istedi. Azerbaycan Savunma Bakanlığı, bölgenin barış ve istikrara kavuşması için iki şartın yerine getirilmesi gerektiğini dünyaya duyurdu.
Bakü yönetimi ayrıca, Karabağ'da yalnızca askeri mevzilerin hedef alındığını belirtip sivillerin tahliyesi için insani koridorların oluşturulduğunu kaydetti.
TÜRKİYE VE AZERBAYCAN SAVUNMA BAKANLARI GÖRÜŞTÜ
Savunma Bakanı Yaşar Güler ile Azerbaycan Savunma Bakanı Zakir Hasanov bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi. Resmi açıklamaya göre, Bakan Hasanov Türk mevkidaşına terör karşıtı operasyon konusunda bilgi verdi. Savunma Bakanı Güler, Türkiye'nin daima Azerbaycan'ın yanında olduğunu belirtti.
RUSYA'DAN İLK AÇIKLAMA
Rusya ayrıca Azerbaycan ve Ermenistan'ı Karabağ'daki ateşkese uymaya ve kan dökülmesine son vermeye çağırdı.
Gerilimin keskin şekilde yükselmesiyle ciddi şekilde alarm durumuna geçildiğini kaydeden Moskova, taraflara diplomasinin takip edilmesi çağrısında da bulundu.
Ermenistan Savunma Bakanlığı'ndan yapılan ilk açıklamada ise, Azerbaycan'ın Karabağ'daki ateşkesi ihlal ettiği ileri sürüldü. Ermenistan ayrıca Azerbaycan toprağı olan Karabağ'da herhangi bir askeri birliğinin bulunmadığını iddia etti.
Bölgedeki işgalci Ermeniler ise Karabağ'daki yerleşimlerin yoğun ateş altında olduğunu savundu.

Avrupa Birliği'nden Sırbistan ve Kosova'ya uyarı




Avrupa Birliği (AB) Konseyi, Sırbistan ve Kosova'ya normalleşme için adım atmamaları halinde AB yolundaki fırsatları kaybedecekleri uyarısında bulundu.

AB Konseyinden, geçen hafta Brüksel'de AB, Sırbistan ve Kosova arasında yapılan Belgrad-Priştine Diyaloğu Toplantısı ile ilgili yazılı açıklama yapıldı.
İki ülkenin normalleşmesiyle ilgili süreçteki aksaklık nedeniyle endişe duyulduğunun belirtildiği açıklamada, "Sırp Belediyeler Birliği kurma çalışmalarının daha fazla gecikme veya ön koşul olmaksızın başlaması gerekiyor" ifadesi kullanıldı.
Açıklamada, "AB, vatandaşların, NATO'nun Kosova'daki Barış Gücü (KFOR) askerlerinin, kolluk kuvvetlerinin ve medya temsilcilerinin yaralanmasına neden olan son şiddet olayları üzerinden aylar geçmişken hala Kosova'nın kuzeyindeki gerilimin azaltılması konusunda her iki tarafın da ilerleme kaydedememesinden endişe duymaya devam ediyor" değerlendirmesi paylaşıldı.
"AB ve diğer uluslararası ortakların defalarca çağrılarına rağmen şu ana kadar atılan adımlar yetersiz kalıyor ve kuzeydeki güvenlik durumu gerginliğini koruyor" ifadesine yer verilen açıklamada, AB'nin aldığı tüm önlemlerin, tarafların yükümlülüklerine uymaması halinde "geri döndürebilir" nitelikte olduğu kaydedildi.
Açıklamada, Kosova'nın kuzeyinde erken yerel seçimlerin hızla yapılmasının önemine işaret edilerek, Kosovalı Sırplar da seçim sürecine tam olarak ve koşulsuz katılmaya çağrıldı.
Taraflara, AB'ye üyelik yolunun normalleşmeden geçtiği anımsatılan açıklamada, "Her iki ülke de Avrupa yolunda ilerleme fırsatlarını kaybetme tehlikesiyle karşı karşıya" ifadesi kullanıldı.

KOSOVA-SIRBİSTAN İLİŞKİLERİ

Kosova Başbakanı Albin Kurti ve Sırbistan Cumhurbaşkanı Aleksandar Vucic, 18 Mart'ta AB'nin ara buluculuğunda Kuzey Makedonya'nın Ohri kentinde ilişkilerin normalleşmesini sağlayacak anlaşma konusunda mutabakata varmıştı.
Kamuoyuna duyurulan Kosova ile Sırbistan ilişkilerini normalleştirecek 11 maddelik anlaşma, Sırbistan'ı Kosova'nın bağımsızlığını tanımaya zorlamasa da her iki ülkenin birbirlerinin pasaport, diploma ve araç plakaları dahil resmi belge ve sembollerini tanımasını şart koşuyor. Kosova'dan ise ülkede çoğunlukla Sırpların yaşadığı yerleşim yerlerinde öz yönetim haklarına sahip olacak bir "Sırp Belediyeler Birliği" kurması talep ediliyor.
Mayıs sonunda Kosova'nın kuzeyinde çıkan gerginlik, normalleşme sürecinin tıkanmasına neden olmuştu.
İki ülkenin sık sık karşı karşıya gelmesindeki ana neden, Sırbistan'ın, tek taraflı bağımsızlığını 2008'de ilan eden Kosova'yı kendi toprağı görmesi olarak ifade ediliyor.
AB arabuluculuğunda 2011'de başlatılan Belgrad-Priştine Diyalog Süreci kapsamında ise ilişkilerin normalleşmesi ve nihayetinde iki ülkenin birbirini tanıması için ortak bir yol bulmaya çalışılıyor.
Taraflar, AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Josep Borrell ile Brüksel'de 14 Eylül'de yaptıkları son toplantıda uzlaşamamıştı.

İskeçe Türk Ortaokulu ve Lisesi’nde protesto



İskeçe Türk Ortaokulu ve Lisesi’nde vardiyalı eğitime karşı protesto eylemleri ikinci gününde de devam etti.

İskeçe Türk Ortaokul ve Lisesi Encümen Heyeti ve Okul Aile Birliği çağrısıyla başlatılan boykot ve protesto eylemlerinde öğrenci temsilcileri, ortaöğretim müdürlüğünün kapısına çelenk bırakarak durumu protesto etti.
Konu hakkında sosyal medyadan yapılan paylaşımda, “Anlayabilirlerse eğer yaptıklarını, varsa biraz duygu, öğrencilerimizin mesajı çok net. İskeçe azınlık ortaokulu ve lisesini yok ediyorsunuz" dendi.

Öğrenci velileri, okulda vardiyalı eğitim sistemi yerine sadece sabahçı eğitimi verilmesini ve yıllardır dile getirilen ek bina tahsis edilmesini talep ediyorlar.
Dün de okulda vardiyalı eğitime devam edilmesi kararı nedeniyle protesto yürüyüşü düzenlenmişti.




Eyleme PASOK Milletvekili Burhan Baran ve SYRIZA Milletvekili Hüseyin Zeybek de katılarak destek vermişlerdi. Sabah okul binası önünde toplanan Encümen Heyeti, Okul Aile Birliği, öğrenciler ve öğrenci velileri, İskeçe Belediyesi ve Ortaöğretim Müdürlüğünün bulunduğu valilik binasına doğru protesto yürüyüşü gerçekleştirmislerdi.




Hatırlanacağı üzere İskeçe Azınlık Ortaokul ve Lisesi Encümen Heyeti ve Aile Birliği, İskeçe Ortaöğretim Müdürlüğü’nün okulda vardiyalı eğitim uygulamasını protesto etmek amacıyla boykot kararı almıştı.
Protesto eyleminde azınlık kuruluşları başkan ve temsilcileri, DEB Partisi Başkanı Asafoğlu, İskeçe Seçilmiş Müftüsü Mustafa Trampa, Mustafçova Belediye Başkanı Rıdvan Delihüseyin ve yerel seçimlerdeki adaylar da katılmışlardı.
İskeçe Azınlık Ortaokul ve Lisesi Encümen Heyeti Başkanı Ahmet Kara ve Okul Aile Birliği Başkanı Bingül Tuzlacı eylemlerinin süreceğini belirtti. (Azınlıkça)



18 Eylül 2023 Pazartesi

Komşu Cumhurbaşkanı için azil süreci başlatıldı

Gürcistan hükümeti, Cumhurbaşkanı Salome Zurabişvili’nin anayasayı ihlal ettiği iddiasıyla azil sürecini başlatmak için Anayasa Mahkemesine başvurdu. Zurabişvili ise istifa etmeyeceğini söyledi.

Zurabişvili, ağustos sonunda Avrupa ülkelerine bir ziyaret programı başlattı. Ancak bu ziyaret, iktidardaki Gürcü Hayali Partisi tarafından eleştirildi. Parti Başkanı İrakli Kobakhidze, Zurabişvili’nin hükümetle koordineli çalışmadan dış politika yürütme hakkına sahip olmadığını savundu.

Anayasa Mahkemesi karar verecek

Gürcü Hayali Partisi, Zurabişvili hakkında azil sürecini başlatmak için 80 milletvekilinin imzasıyla Anayasa Mahkemesine başvurdu. Mahkeme, konuyu bir ay içinde değerlendirerek parlamentoya sunacak. Parlamentoda ise 150 kişilik parlamentoda 100 milletvekilinin desteği gerekiyor.

Zurabişvili: Hiçbir yere gitmiyorum

Cumhurbaşkanı Zurabişvili ise azil girişimine karşı çıkarak, istifa etmeyeceğini açıkladı. Zurabişvili, “Herkesin, benim istifa etmem hayalini unutması gerektiğini düşünüyorum.” dedi.

17 Eylül 2023 Pazar

Batı Trakyalı iş insanı Levent Sadık Ahmet, dün yapılan genel kurulda Dünya Türk İş Konseyi (DTİK) Balkan Başkanlığına seçildi


Batı Trakya Türklerinin unutulmaz lideri Sadık Ahmet'in oğlu, iş insanı Levent Sadık Ahmet, DEİK/Dünya Türk İş Konseyi (DTİK) Balkan Başkanlığına seçildi.
BATI TRAKYA TÜRKLERİNE DAVET 
İstanbul'da düzenlenen 10. Dünya Türk İş Konseyi'ne katılan Levent Sadık Ahmet konuşmasında şu ifadeleri kullandı: 

"Evladı Fatihan topraklarında iş yapan, başarı hikayeleri yazan, tüm zorluklara göğüs geren her zaman anavatan Türkiye’nin yanında olan ve tüm Türk dünyasına, bana vermiş oldukları desteklerinden dolayı teşekkür ederim. Bir Batı Trakya Türkü olarak, bugün DTİK Balkan başkanlığına tüm DTİK Balkan ülkelerinin oy birliği ile seçilmiş bulunmaktayım. Sorumluluğumuz büyük. Bir önceki dönem başarı ile yönetilmiş Balkanlar başkanlığı ise bu işin zorluğunun bir göstergesidir. Bugün itibarıyla, ülke temsilciliklerimiz ve misyonlarımız ile el ele verip stratejilerimizi belirleyeceğiz.
Amacımız kimseyi ötekileştirmeden, genç girişimcilere ve iş insanlarının önünü açarak tüm Balkan ülkelerinde kazan-kazan ile hızlı büyümeyi yakalamaktır. Ayrıca, diasporada yaşayan Batı Trakya Türklerini de DTİK platformuna katılmaya davet ediyorum. Yakın ülke dost ülke ticaretine önem vereceğiz. Dünya genelinden gelen 4 bin Türk iş insanıyla yapılan genel kurulumuz tüm iş dünyasına hayırlı olsun"
KİMSEYİ DIŞLAMAYAN BİR YAPI
Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ise Dünya Türk İş Konseyi'ne ilişkin olarak, "DTİK, ülkesine ve kökenine bakmadan yurt dışında yaşayan tüm Türkler için bir referans ve buluşma noktasıdır ve bu çatı, anavatan sevgisinin merkeze alındığı, herkesi kucaklayan, kuşatan, hiç kimseyi dışlamayan bir yapıdır. Dünya Türk İş Konseyini, yurt dışındaki diğer Türk dernekleri ve kuruluşlarının rakibi olarak değil, tam tersine onları destekleyen, onlara her türlü istişare fırsatı sunan bir platform olarak görüyoruz" değerlendirmesinde bulundu. (gha)

Miçotakis: Türk-Yunan ilişkilerinde ‘Taviz’ terimi uygun değil, karşılıklı hamleler gerekiyor

Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis‘in Uluslararası Selanik Fuarı‘nda düzenlediği basın toplantısında gazetecilerin Türk-Yunan ilişkilerine dair sorusunu yanıtladı.
Miçotakis, Türkiye ile yürütülen müzakereler uğruna Yunanistan’ın taviz verip vermeyeceği ve hangi konularda taviz vereceği sorusuna “ herhangi bir müzakerede hiçbir tarafın taleplerinin yüzde yüzünü elde edemeyeceğini herkesin anladığını” yanıtını verdi.
“‘Taviz’ terimi uygun değil” diyen Yunanistan Başbakanı, “bunun yerine ‘karşılıklı hamleler’ terimi kullanılmalı” dedi.
Türkiye ile görüşülen konuların Münhasır Ekonomik Bölge (MEB) ve kıta sahanlığının sınırlandırılmasından başka bir şey olmadığını söyleyen Miçotakis, Yunan ulusal egemenliğinin, Doğu Ege adalarının statüsünün ve adalar üzerindeki egemenliğin kullanılmasından doğan hakların Türkiye ile tartışılmasının mümkün olmadığını” belirtti.
Yunanistan’ın 40 yıldır Türkiye ile bu konuyu tartıştığını ve politikaların bir andan diğerine değişmediğini bildiğini kaydeden Miçotakis, “Ancak anlaşamasak bile, bu bizi sürekli olarak kırmızıda ve son dört yılda yaşadığımız gerginlikte olmaya mecbur bırakmaz. Bu meseleler 40 yıl önce çözülmemişti ama her zaman da gerginlik yoktu. İletişim kanallarının normalleşmesi iki ülke için memnuniyet vericidir” dedi.
( Evren Dede / Azınlıkça)