28 Mayıs 2023 Pazar

Sırbistan ile Kosova savaşın eşiğinde

Kosova'da polis ve Sırplar arasında çıkan arbedede 4 kişi yaralanırken, Sırbistan orduyu alarma geçirdi

Olaylar Kosova'nın kuzeyinde, Sırp yoğunluklu belediyelere seçilen Arnavut asıllı başkanların içeriye girmesine Sırpların izin vermemesi ile başladı. Polis, belediye binaları önünde toplanan kalabalığı dağıtmak için göz yaşartıcı gaz ile müdahale etti. Zvecan’da polis ve Sırplar arasında çıkan arbedede 4 kişinin yaralandığı, bir polis aracının ise ateşe verildiği belirtildi. Bölgede gerginliğin artması sonucu sirenlerin çaldığı öğrenilirken, emniyet güçlerinin Leposaviç, Zubin Potok ve Zvecan belediyelerine intikal ettiği ifade edildi.
Sırbistan Cumhurbaşkanı Aleksandar Vucic, Kosova’da tansiyonun yükselmesi üzerine orduya teyakkuz emri verdi. Sırbistan Savunma Bakanı Milos Vucevic konuya ilişkin yaptığı açıklamada, ordunun en kısa sürede Kosova sınırına geçeceğini ifade edip, Priştine yönetiminin yerel yönetime ait binalara el koyarak tüm bölgenin güvenliğini tehlikeye attığını söyledi. Ordunun, Vucic'in emrine uyarak Sırbistan'ın egemenliğini savunacağını kaydeden Vucevic, "Kosova'daki Sırp toplumuna terör uygulandığı ortada" ifadelerini kullandı.


Kosova'da Sırpların yoğunlukta yaşadığı Mitroviça, Zubin Potok, Leposaviç ve Zvecan belediyelerinde 23 Nisan'da yapılan erken yerel seçimler boykot edilmiş, seçimi Arnavut siyasi partilerin adayları kazanmıştı. Kayıtlı 45 bin 95 seçmenden yalnızca bin 567'sinin sandığa gittiği seçimde, katılım oranı yüzde 3,47 olarak açıklanmıştı.

ABD'DEN KOSOVA'YA KINAMA

ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken, Kosova'nın kuzeyinde çoğunlukla Sırpların yaşadığı Leposaviç, Zveçan ve Zubin Potok belediyelerinde polis konuşlandırmasını kınadıklarını, Kosova yönetimini bu kararı geri çekmeye ve tarafların çatışmayı körükleyecek eylemlerden kaçınmaya çağırdıklarını belirtti.
Kosova'daki durum üzerine yazılı açıklama yapan Blinken, "ABD, Kosova hükümetinin Kosova'nın kuzeyindeki belediye binalarına zorla girme eylemlerini güçlü bir şekilde kınamaktadır. Bu eylemler, ABD ve Kosova'nın Avrupa ortaklarının tavsiyelerine rağmen gerçekleştirilmiş olup gerilimi gereksiz yere ve keskin bir şekilde artırmıştır." ifadelerini kullandı.

NATO'DAN İTİDAL ÇAĞRISI

NATO Barış Gücü (KFOR), Kosova’nın kuzeyindeki durumun yakından takip edildiğini duyurdu. KFOR’dan yapılan açıklamada, “NATO liderliğindeki KFOR misyonu Kosova'nın kuzeyindeki durumu yakından takip etmekte ve gerilimi daha da tırmandırma riski taşıyan tüm tek taraflı eylemleri kınamaktadır. Birinci önceliğimiz, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi yetkilerimiz doğrultusunda güvenli ve emniyetli bir ortamın sağlanması olmaya devam etmektedir” denildi. 

Kosova Türk Adalet Partisi Başkanı Arif Bütüç hayatını kaybetti

Kosova Adalet Türk Partisi (KATP) Genel Başkanı Arif Bütüç, bu sabah geçirdiği kalp krizi sonucu hayatını kaybetti.
Kosava’nın Prizren şehrindeki Mamuşa kasabasının Ademi merkeziyetçilik projesi çerçevesinde belediye statüsüne dönüşmesiyle birlikte ilk belediye başkanı olan ve iki dönem Mamuşa Belediye Başkanlığı yapan Arif Bütüç’ün bu sabah saat 04.00 sıralarında evinde kalp krizi geçirerek hayatını kaybettiği açıklandı. Bütüç'ün cenazesi bugün ikindi namazı sonrası Mamuşa mezarlığında toprağa verilecek.
Uzun yıllar siyasette yer alan Arif Bütüç, geçtiğimiz hafta İstanbul'da Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Rumeli Buluşmasına katılmış, Erdoğan'ın elinden plaket almıştı.
Aynı zamanda Türk vatandaşı olan Arif Bütüç, Prizren Başkonsolosluğu’nda oyunu geçtiğimiz hafta kullanmış ve Kosova'daki Türk vatandaşlarının da oylarını kullanmaları çağrısında bulunmuştu. Arif Bütüç'ün, Mamuşa'da Türkiye'nin desteğiyle yaptırdığı Atatürk Lisesi ve Anadolu İlkokulu'nun açılışını Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan yapmıştı.

26 Mayıs 2023 Cuma

Eşit, adil ve kardeşçe bir hayat için gelin hep birlikte Atatürk’ün yolundan yürüyelim





Millet İttifakı Cumhurbaşkanı Adayı Kemal Kılıçdaroğlu, İstanbul'daki Balkan Buluşması'nda, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Bulgaristan'dan gelen Türklere yönelik sözlerinin yer aldığı bir video izletti. Kılıçdaroğlu, "Bu, bir montaj videosu değil. Hiç kimse, sandığa gittiğinde de bu sözleri asla ve asla unutma hakkına sahip değildir" dedi.

Meral Akşener ise konuşmasında 21 yıldır hakaret yedigimizi vurgulayarak; "Biz başbuğ kabul ederiz; mavi gözlü bozkurdumuzun annesine yapılan her türlü hakaret gittikçe arttı. En son Rumeli Türklerin tamamı Suriyeliler ile bir tutuldu. Bunun için bir karar vereceksiniz. Bu 21 yıldır bizleri küçümseye küçümseye giden, bizleri birilerine tercih ede ede giden, bizlere parmak sallayan ve devamlı Türklüğümüzü sorgulayan bu nobran, bu abes, bu tarih bilmez, bu coğrafya bilmez, bu edebiyat bilmez, bu felsefe bilmez, bu mantık bilmez zihniyeti, bu pazar günü helal oylarınız ile devireceksiniz ve 13. Cumhurbaşkanı olarak Sayın Kılıçdaroğlu'nu seçeceksiniz.

Ekrem İmamoğlu ise konuşmasında Mustafa Kemal Atatürk'ün Balkan ve Rumeli göçmenlerine yönelik o ünlü deyişini hatırlattı ; "Muhacir diye küçümsenenler kaybedilmiş topraklarımızın aziz hatıralarıdır.' Tek bir karış bile toprak kaybetmeden, birbirimizi küçümsemeyi aklımızdan bile geçirmediğimiz, eşit, adil ve kardeşçe bir hayat için gelin hep birlikte Atatürk’ün yolundan yürüyelim.”



Millet İttifakı Cumhurbaşkanı Adayı ve Cumjuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, Haliç Kongre ve Kültür Merkezi'nde düzenlenen ‘Balkan-Rumeli-Mübadil Buluşması’na katıldı.

Buluşmada İYİ Parti Milletvekili Lütfi Türkkan tarafından 1997 yılında Şırnak'ta şehit düşen Numan Dede'nin annesi ve ağabeyinin isteği üzerine Kılıçdaroğlu'na; tabuta örtülen Türk bayrağı, şehadet beratı ve madalyalarını emanet etti. Kılıçdaroğlu bayrağı öperek teslim aldı.

Tarihçi-yazar Profesör  İlber Ortaylı ve Yer bilimci Profesör Doktor Celal Şengör'ün de katıldığı toplantıda hocalar Kılıçdaroglu'nu ayakta alkışlarken Prof. Şengör'ün duygulandığı ve gözyaşlarını tutamadığı görüldü.

Balkan Rumeli Türkleri Konfederasyonu (BRTK) Genel Başkanı Sabri Mutlu ve konfederasyon yöneticileri başta olmak üzere Balkanlar ve Rumeli'den siyasi parti, STK temsilcileri ve kanaat önderleri ile Türkiye'nin birçok il ve ilçesinden onlarca STK başkanı, yönetici ve iş dünyasından temsilcilerin de katıldığı toplantıda gündem seçim ve Balkan Rumeli göçmenleri ile mübadillerdi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın iktira gelme mücadelesi verdiği yıllarda sarfettigi Balkan göçmenlerine yönelik eleştirileri ve sözlerinin damga vurduğu toplantı yarın yapılacak cumhurbaşkanlığı seçimleri için son propoganda olma özelliği ile de önemliydi. Öyle görünüyor ki sandığın galibini Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucu unsuru kabul edilen ve sayıları tarihçi ve araştırmacılara göre 35 ila 45 milyon arası olduğu tahmin edilen Balkan Rumeli göçmenleri belirleyecek. 



"HİÇ UMUTSUZ OLMADIK"

Ekrem İmamoğlu ve Meral Akşener'in neden Kemal Kılıçdaroğlu'nun tercih edilmesi gerektiğini aktardıkları konuşmalarının ardından salona hitap eden Kılıçdaroğlu konuşmasında “Ülkemizin içinde bulunduğunu durum parlak değil. Ve Türkiye’nin buradan çıkması lazım. Bunun için beraber ve birlikte mücadele etmemiz gerekiyor. İçinde bulunduğumuz koşullar hangi açıdan bakılırsa bakılsın bir karamsar atmosfer yaratmış durumda. Ama bizler Gazi Mustafa Kemal’in öngördüğü çağdaş uygarlık düzeyini yakalamak için hep mücadele ettik. Hiç umutsuz olmadık asla umutsuz olmayacağız ve kendi geleceğimizi kendimiz inşa edeceğiz” dedi.

"BUNLAR SIRADAN DRAMLAR DEĞİL"

Mübadelede yaşanan dramlara da dikkat çeken Kılıçdaroğlu “Anadolu coğrafyasında yaşanan dramların bir benzerinin Balkanlar’da yaşandığını da biliyoruz. Sayın Akşener ne kadar güzel söyledi. Keşke o acılar sadece öykülerde, sadece annelerin hafızalarında kuşaktan kuşağa intikal eden acılar değil de o acıları bugünkü kuşaklara da her ortamda anlatabilsek. Bunlar yapılmadı ama inşallah bir gün yapılır. Çünkü bu acılar unutulacak türden acılar değildir. Bu dramlar sıradan dramlar değildir. En büyük acıları çeken elbette ki o coğrafyanın ve bu coğrafyanın kadınlarıdır. Bugün hala kadınlar büyük acılar çekiyorlar” dedi.


"KENDİ ÜLKENİZE, TARİHİNİZE İHANET ETMİŞ OLURSUNUZ"

Kılıçdaroğlu “Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün batılıların kadınlara vermediği seçme ve seçilme hakkını çok daha önceden vermesi ve kadınların parlamentoda kendilerini temsil etmeleri bugün için bu sayının çok yetersiz olduğunun farkındayım ve biliyorum ama önümüzdeki süreçte kadınlar mücadele ederek bu hakları çok daha büyük oranda elde edeceklerdir” dedi.

Kılıçdaroğlu “Acılardan söz ettik. Dertlerden söz ettik. Son 22 yıldır yaşanan dramdan söz ettik. Sayın Akşener, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün annesine ve babasına yönelik yapılan telaffuz etmekten bile çekindiğimiz bazı ağır sözcüklerin kullanıldığını biliyoruz. Bir insan tarihine saygılı olur. Bir insan bu ülkenin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e saygılı olur. Bu saygının temelinde bir bağımsızlık ateşini yatar. Kadın-erkek eşitliği yatar. Bu saygının temelinde bağımsızlık yatar, özgürlük yatar, güçlü kalkınmış bir Türkiye yatar. Eğer bunları görmezden gelip de doğrudan bir kişiyi hedef alıp bu ülkenin banisine, kurucusuna her türlü hakareti yapabilirim diye bir arayış içindeyseniz siz kendi ülkenize de tarihinize de ihanet etmiş olursunuz. Biz buna asla ve asla izin vermeyeceğiz. Her ortamda Gazi Mustafa Kemal’i ve arkadaşlarını, bu ülke için yaptıklarını hep anlatacağız” diye konuştu.

ERDOĞAN'IN VİDEOSUNU İZLETTİ

Balkanlar'dan gelenlerin hala günümüze yansıyan acıları olduğunu dile getiren Kılıçdaroğlu “Acaba 20 yılı aşkın bir süredir iktidarda olan bir kişi Balkanlardan gelen kardeşlerimiz için acaba ne söylemiş” diye sordu. Ardından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın bir konuşmasının videosunu izletti.

Erdoğan'ın konuşmasında o dönemde Bulgaristan'tan gelenlere “casus” dediği duyuldu. Kılıçdaroğlu “Bu bir montaj videosu değil. Zulme boyun eğmeyenlerin, zorla Türkiye’ye gönderilenlerin, bu topraklara gelen ve bizimle kucaklaşan kardeşlerimiz için söylenen sözlerdir bunlar. Balkanlar’dan gelen bugün kucaklaştığımız soydaşlarımızla beraber hatta sayın Akşener’in ifade ettiği gayet açık ve net bir şekilde bu toprakların asli sahipleriyle ilgili kullanılan bu sözcükleri hiç kimsenin unutmasını istemem. Hiç kimsenin unutmaya hakkı yoktur ve hiç kimse sandığa gittiğinde de bu sözleri asla ve asla unutma hakkına sahip değil” dedi.



"HİÇ KİMSEYE EL AVUÇ AÇMADI"

Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün siyasi ve ekonomik iki temel ilkesi olduğunu belirten Kılıçdaroğlu şunları söyledi:

* “Özgürlük ve bağımsızlık benim karakterimdir, der. Bayrağımın altında özgürce yaşamak isterim. Hiç kimsenin müdahale etmeyeceği, bağımsızlığıma bir şey söylemeyeceği temel bir kuraldır. İkinci bir kuralı daha var. Savaş meydanlarında kazanılan zaferler, ekonomik zaferlerle taçlandırılmazsa ekonomik bağımsızlığımızı kaybedebilirsiniz. Ekonomik bağımsızlığınız olmadığı sürece siyasal bağımsızlığınızın bir anlamının olmadığını görürsünüz.

* Ve o nedenle Gazi Mustafa Kemal ekonomik bağımsızlığı başlatmak için olağanüstü çabalar harcadı. Bu ülkede yumurta satılarak şeker fabrikaları kuruldu. Demir çelik fabrikaları kuruldu. O yoksul ülke demir ağlarla örüldü. Hiç kimseye el avuç açmadı. Birisinin kapısına gidip kronometreyi açtırıp hiç kimseyi bekletmedi orada. Ve kendi ülkesinde kendi onuruyla yaşadı. Yoksullukla mücadele etti. Bağımsızlığını, ekonomik büyümeyle perçinledi.

* Bugün Türkiye’nin ekonomik açıdan büyük sıkıntıları var. Eğer düne kadar hakaret edilen kişinin kapısına gidilip de para dileniliyorsa yaşadığımız bir sorun var.

* Ve hepimiz bu sorunun farkındayız. O nedenle sandığa gideceğiz. Oylarımızı kullanacağız ve demokratik yollarla otoriter bir yönetimi değiştireceğiz. Bunu yaptığınız zaman dünya siyaset tarihine çok güzel bir armağan bırakmış olacağız. Türkiye’yi hep beraber yeniden inşa edeceğiz.”


"KAÇAKLARLA BİR TUTULUYORUZ"

Meral Akşener ise yaptığı konuşmada “Muhacir, göçmen, mübadil isimleri ile anıldık ama bütün büyük çoğunluğumuz Anadolu'dan gitme yörüktür, Türkmen'dir. Dolayısıyla Anadolu'nun sahipleri olarak Rumeli'yi Türkleştirmek, Müslümanlaştırmak için gönderildik. Misafir değiliz, ev sahibiyiz. Bizi buradan devlet, ebedi müddet olsun diye gönderdiler” dedi. 

Konuşmasında Türkmen olan ailesinin mübadele hikayesini anlatan Akşener “Tamamızın aileleri Osmanlı'ya borç vermiştir, almamıştır. Malını mülkünü bırakmıştır, konuşmamıştır. Özel bir durumumuz vardır; kadınlar, çok güçlüdür. Hafızadır ve asla unutmazlar. Çünkü üç tane iç göçü kadınlar yapmıştır. Erkeklerimiz askerdir” dedi.

Mübadillerin Suriyeliler ile bir tutulmasına tepki gösteren Akşener “Biraz evvel Büyükşehir Belediye Başkanımız dedi; Suriyeliler ile bir tutuluyor, kaçaklarla bir tutuluyor. Bu coğrafyanın Anadolu'nun, Orta Asya'dan gelen ailelerin çocuklarıyız biz. Kızık Türkmen'iyiz, Oğuz boyuyuz ve bütün o bölgede Tanrı Dağı Türkmen'i adını almışız. Şimdi eğer, pergelin ucunu bu mavi bozkurtun hemşerileri üzerine koyarsanız ve misafir muamelesi yapmazsanız ve bu ülkenin en fedakâr, en verici, en saygılı insanları olan bu Türkmenlerin ne kadar acı çektiğini bilirsiniz” diye konuştu.

"KILIÇDAROĞLU'NA KEFİLİM"

Akşener şöyle devam etti: 

* “21 yıldır hakaret yiyoruz, biz başbuğ kabul ederiz; mavi gözlü bozkurdumuzun annesine yapılan her türlü hakaret gittikçe arttı. En son Rumeli Türklerin tamamı Suriyeliler ile bir tutuldu. Bunun için bir karar vereceksiniz. Bu 21 yıldır bizleri küçümseye küçümseye giden, bizleri birilerine tercih ede ede giden, bizlere parmak sallayan ve devamlı Türklüğümüzü sorgulayan bu nobran, bu abes, bu tarih bilmez, bu coğrafya bilmez, bu edebiyat bilmez, bu felsefe bilmez, bu mantık bilmez zihniyeti, bu pazar günü helal oylarınız ile devireceksiniz ve 13. Cumhurbaşkanı olarak Sayın Kılıçdaroğlu'nu seçeceksiniz.

* Ben, Meral Akşener. Hasan Tahsin Argun'un yeğeni, iki Batı Trakya Cumhuriyeti kurmuş, Atatürk'ün arkadaşı Hasan Tahsin Argun'un yeğeni ve diyorum ki, onun adına diyorum ki; Sayın Kılıçdaroğlu, PKK ile masaya oturmaz, kefilim. FETÖ ile masaya oturmaz, kefilim. Hizbullah ile masaya oturmaz, kefilim. Harama el uzatmaz, kefilim. Çünkü; Allah'a bin şükür babamın amcasının bize bıraktığı en önemli miras, dürüstlüğüdür. Dolayısıyla, o dürüstlüğü arkama alarak, ona layık olmayı gayret eden bir yeğen olarak bütün müktesebatım üzerine kefilim, bana ihtiyacı yoktur ama benim kefilim ki kul hakkına el uzatmayacak.”

"ÇEKİLEN ACILAR BOŞA GİTMEYECEK"

Ekrem İmamoğlu ise toplantıda özetle şunları söyledi:

* “İstanbul çok yönlü bir şehirdir. İstanbul bir yanıyla da çok özel bir Balkan şehridir. İstanbul’un mayasında Balkanlar’ın, Rumeli’nin güzel insanlarının değerleri ve kültürleri vardır. İstanbul yurt özleminin bittiği yerdir. Kendi kimliklerine, kültürlerine özenle sahip çıktığını, vatanseverlik, duyguları çok yüksek, milli ve dini hassasiyetleri çok güçlü insanlardır.

* Bizler Balkan şehirleri ağını oluşturan belediye başkanları bu acılı coğrafyanın ve bütün dünyanın kötülüklerden arınıp iyilikte, sevgide buluşması için mücadele etmekten vazgeçmeyeceğiz.

* Sizler de çok iyi bilirsiniz ki çekilen acılar ve verilen mücadeleler hiçbir zaman boşa gitmedi ve gitmeyecek. İnsanların isimlerini değiştirmeye kalkmanın din ya da yaşam tarzı dayatmanın siyaset değil bir insanlık suçu olduğunu herkes artık çok daha iyi görüyor.

* Kimler, hangi kararları dayatmaya kalkarsa kalksın. Biz o bir çift mavi gözün ışığında her zaman her zaman doğru yolu buluruz. Bizim yolumuz “yurtta barış, dünyada barış” diyen Balkanların çocuğu Atatürk’ün yoludur.

"İLK ZİYARETİNİ BALKANLARA YAP DEMİŞTİ"

* Çok önemli bir seçim öncesinde gerçekleşen bu güzel buluşmanın çok özel bir değeri olduğunu düşünüyorum. Cumhurbaşkanı adayımız sayın Kemal Kılıçdaroğlu liderliğinde; yurttaşlarımızın, mübadillerimizin, soydaşlarımızın sorunlarını çözmek için geliştirdiğimiz pek çok proje ve politika bulunuyor.

* 13. Cumhurbaşkanımız Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’nun Balkanlara özenli tutumunu ve davranışını çok yakından biliyorum. Benim yerel seçimlerimde yaptığı İstanbul çalışmalarından sonra bana ilk söylediği, ‘mutlaka seçimi kazandıktan sonra ilk yurt dışı ziyaretini Balkanlara yap' demişti. Ben de bu sözü tutarak ilk yurt dışı ziyaretimi Saraybosna’daki kardeşlerimizi ziyarete gitmiştim.


"KRİTİK EŞİKTEYİZ"

* Maalesef bugün Türkiye kritik bir eşiğe gelmiş durumdadır. Ekonomimizi hızla doğru bir rotaya oturtamazsak toplumsal huzurumuzu, birlik ve kardeşliğimizi hep birlikte yeniden tesis edemezsek hiçbir alanda ilerlemeye kaydedemeyeceğiz.

* Her gün daha kötüye gidecek, her gün daha ağır bedeller ödemek zorunda kalacağız. Türkiye’yi unutmayalım ki bu hale getiren bugünkü iktidardır. O akıl, devletimizin ne yazık ki temel yapısını bozmuştur.

* Bu ülkeyi büyük bir ekonomik çöküşün ve tehlikeli bir toplumsal gerilimin eşiğine getirmiştir. Sahip oldukları gücü o kadar çok istismar ettiler ki vatandaşın gerçeklerinden o kadar çok uzaklaştılar ki her uygulamalarıyla, her sözleriyle ne yazık ki milletimize, tarihimizdeki en kötülüğün yapıldığı dönemi yaşattılar.

"DÜŞMANLAŞTIRMADIKLARI HİÇBİR KESİM KALMADI"

* Tam bir sorumsuzluk örneği olan ve bu ülkenin başına büyük belalar açan sığınmacı politikalarını savunmak adına neler söylediklerini sizler de çok iyi biliyorsunuz. Bu devletin kurucu unsuru, bu milletin ayrılmaz parçası olan Balkan kökenli yurttaşlarımızı, soydaşlarımızı, evladı fatihanları, kimlerle, nasıl bir tuttuklarını bunları utanmadan sözlerine nasıl taşıdıklarını sizler çok iyi biliyorsunuz.


* Ne yazık ki ayrıştırmaya, bölmeye ve düşmanlaştırmaya çalışmadıkları hiçbir kesim kalmamıştır. Bunun adı siyaset değildir. Bunun adı milliyetçilik ya da muhafazakarlık değildir. Bunun adı insanlık değil. Türkiye topluma zehir saçan bu siyaset anlayışından bir gün bile geç kalmadan kurtulmaya mecburdur.

* Aksi halde bir adım bile ileri gidemeyiz. 28 Mayısta oyumuzu; dirliğimizi ve kardeşliğimizi en güçlü şekilde sağlamak için mutlaka kullanalım. Türkiye’nin birleştirici gücü olma sorumluluğu ile hareket eden, ömrü boyunca hak, hukuk, adalet için mücadele etmiş, saygıdeğer Kemal Kılıçdaroğlu’nun etrafında bütün Türkiye’nin buluşması gerek. Bu buluşma, bu ittifak değerlidir. Bu buluşma çok önemlidir.

* Hep birlikte Atatürk’ümüze sevgi ve saygı duymaya, onun ilke ve değerlerine sahip çıkmaya dayalı bir buluşmadır bu. Ne demişti büyük önder Atatürk?' “Muhacir diye küçümsenenler kaybedilmiş topraklarımızın aziz hatıralarıdır.' Tek bir karış bile toprak kaybetmeden, birbirimizi küçümsemeyi aklımızdan bile geçirmediğimiz, eşit, adil ve kardeşçe bir hayat için gelin hep birlikte Atatürk’ün yolundan yürüyelim.”

Yurtdışı oylarda tüm zamanların rekoru kırıldı


Cumhurbaşkanlığı seçiminin 2. turu için yurt dışındaki temsilciliklerde oy verme kullanma süresinin 12 günden 5 güne inmesine rağmen katılım oranı ve kullanılan oy sayısı tüm zamanların rekorunu kırdı. Yüksek Seçim Kurulu, yurt dışında oy kullanan seçmen sayısının 1 milyon 902 bin 417 olduğunu açıkladı. Gümrüklerde oy verme işlemi 28 Mayıs'a kadar devam edecek. 

BULGARİSTAN BASININDA YER ALAN BİR HABERDE SİNAN OGAN'IN RUS AJANI OLDUĞU İDDİA EDİLDİ

Türkiye'nin cumhurbaşkanlığı seçimlerine Kremlin’in gölgesi düştü. Uzun yıllardan beri Paris’te yaşayan, Balkanlar’ı bilen ve yakından takip eden Bulgar diplomat Boyan Radoykov Bulgaristan basınına yaptığı açıklamada Sinan Ogan'ın Rus ajanı olduğunu iddia etti. 'Ogan, KGB personeli için bir eğitim üssü olan MGIMO'dan mezun oldu' başlığı ile verilen haberde ikinci turda Erdoğan'a oy vereceğini açıklayan Sinan Ogan'ın bugün hala Rus istihbaratı FSB'nin Uluslararası İlişkiler Enstitüsü olarak kullandığı okulda çok iyi bir eğitim aldığı ve ana dili gibi rusça konuştuğu da iddia edildi. Türkiye'deki seçim yarışına Rusya'nın dahil olduğu iddia edilen haberde Ogan üzerindeki Bakü etkisine de dikkat çekildi. "Seçim Türkiye'de yapılmadı, sonuca Bakü'de karar verildi" denilen haberde pek çok analistin Ogan'ın Azerbaycan kökenli olduğu gerçeğini gözden kaçırdığına da dikkat çekildi. Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'in Ogan'ı Recep Tayyip Erdoğan'ı desteklemesi için bizzat aradığı belirtilen haberde "seçim komisyonu Erdoğan'ın ilk turda kazanmasına "izin vermedi". Ancak bu Pazar yeniden seçilecek" yorumu dikkat çekti.

23 Mayıs 2023 Salı

CUMHURBAŞKANLIĞI SEÇİMLERİNDE GÜNDEM BALKANLAR VE RUMELİ




Yurt dışında yaşayan Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının Cumhurbaşkanı seçimlerinin ikinci turu için adeta sandığa akın ettiği bu günlerde ülke siyasetinin gündemini de Balkan ve Rumeli politikaları belirliyor. 
Cumhurbaşkanı ve Ak Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan da bu kapsamda dün 'Büyük Rumeli Buluşması' ana sunumu ile Haliç Kongre ve Kültür Merkezi'nde Balkanlar ve Rumeli'den siyasi parti, STK temsilcileri ve kanaat önderleri ile iş insanları bir araya geldi. 
Yunanistan Batı Trakya'dan Dostluk Eşitlik ve Barış Partisi Genel Başkanı Çiğdem Asafoğlu, Kuzey Makedonya Türk Demokratik Partisi (TDP) Genel Başkanı Dr. Beycan İlyas, Kosova Demokratik Türk Partisi (KDTP) Genel Başkanı ve Bölgesel Kalkınma Bakanı Fikrim Damka, Kosova Adalet Türk Partisi Genel Başkanı Arif Bütüç, Bulgaristan Hak ve Özgürlükler Hareketi (HÖH - DPS) Genel Başkan Yardımcısı ve  Kırcaali Belediye Başkanı Hasan Azis, Sırbistan'da Müslüman nüfusun destek verdiği Sancak Demokratik Eylem Partisi (SDA) Genel Başkanı Süleyman UglyaninGümülcine Müftüsü İbrahim Şerif, İskeçe Müftüsü Mustafa Trampa, Bulgaristan Müftüsü Hacı Aliş yurtdışından gelip Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın çağrısına yanıt varenlerin sadece birkaçı idi. 
Türkiye'den de Balkan Rumeli Türkleri Konfederasyonu (BRTK) Genel Başkanı Sabri Mutlu başta olmak üzere Balkan Türkleri ve Mülteci Dernekleri Federasyonu (BGF) Yönetim Kurulu Üyesi İsmail Korkmaz, Bal Göç Genel Merkez Yönetim Kurulu Üyesi Mert Tiryaki, Batı Trakya Türkleri Derneği Genel Başkanı Hasan Küçük, Rumeli Kanaat Önderleri'ni temsilen Tek Rumeli Televizyonu Yönetim Kurulu Başkanı Atilla Baykal, Sancak göçmeni ve iş insanı Salkano Bisiklet Yönetim Kurulu Başkanı Salih Akgül'ün de aralarında bulunduğu çeşitli bölgelerden ve kentlerden onlarca STK başkanı, yönetici ve temsilcisinin Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın 'tensipleri' ile katıldığı toplantıda gündem Balkanlar ve Rumeli'de yaşayan soydaşlarımız ve dindaşlarımız ile çeşitli tarihlerde oralardan anavatana göç edenlerdi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın 14 Mayıs seçimlerindeki desteklerinden dolayı camiaya teşekkür ederek başladığı konuşmasında Türkiye'nin Çerkez'i, Tatar'ı, Gagavuz'u, Özbek'i ve Uygur'u ile başı dara düşen her kardeşimize bir esenlik yurdu olduğunu belirtti. Erdoğan'ın konuşması ve ana hatları şu şekilde ;

"100 MİLYONLARCA DOSTUMUZ VAR"

"Bizim sadece Rumeli'de değil 3 kıta 7 iklimde gönüllerimizin bir olduğu nice kardeşlerimiz var. Bizim dili, dini, kültürü farklı olsa da umudunu ülkemizin başarısına bağlamış 100 milyonlarca dostumuz var. Karşımda Türkiye aşıklarının temsilcilerini görüyorum.
Salonlara sığmayan coşkunuz için sizlere teşekkür ediyorum. Dosta güven aşılayan dik duruşunuz için sizlere teşekkür ediyorum. 14 Mayıs seçimlerindeki desteğiniz için sizlere teşekkür ediyorum. 28 Mayıs'ta sandıkdan çıkacak sonucun müjdesini veren sevginizi için ayrı ayrı hepinize teşekkür ediyorum. Siz ne güzel insanlarsınız. Siz ne vefakar insanlarsınız. Rabbim muhabbetimizi daim eylesin.
Tarih boyunca millet olarak tüm dünyaya insanlık dersi verdik. Dünyanın en güçlü ordularına Çanakkale'yi hep birlikte dar ettik. Milletimiz Cumhuriyeti kurarak güvenli bir sığınağa kavuşmuştur. Türkiye Çerkez'i, Tatar'ı, Gagavuz'u, Özbek'i ve Uygur'u ile başı dara düşen her kardeşimize bir esenlik yurdu olmuştur. Hamdolsun acısıyla tatlısıyla nice saldırıları göğüsleyerek Türkiye'yi bugünlere getirdik.

ABD'DEKİ TÜRKEVİ'NE SALDIRI

Ne yazık ki bunlar katillere yolu açarak onlara yardımcı oldular. Söz konusu Müslüman'ın ve Türk'ün hayatı olunca zulmü engellemek yerine hep üç maymunu oynadılar. Avrupa'da PKK baktı ki iş kötüye gidiyor seçmenlere saldırmaya başladı. Yetmedi ABD'de BM'nin karşısındaki Türkevine saldırdılar, camlarını kırdılar. Hani siz demokrattınız? Türkevine saldırmak size ne kazandıracak? Biz de buradan ABD'nin yetkililerine 'süratle bu teröristi bulmanız lazım' demeyecek miyiz? Acaba benzer durum Türkiye'de olsa buna nasıl bakacaksınız. Biz de şimdi ABD'den bu teröristi bulmalarını bekliyoruz.
Son 21'de sadece Türkiye'nin büyümesi ve güçlenmesi için gece gündüz çalışmadık. Aynı zamanda tüm kardeşlerimizle yeniden kucaklaştık. Ecdat yadigarlarımızı yeniden ayağa kaldırdık. Dilimize, kültürümüze ve ortak medeniyet değerlerimize sahip çıktık. Kardeşlerimizin her zaman imdadına koştuk. Bayrağımızı her tarafta gururla dalgalandırdık. Bu anlayışla Rumeli'den Kafkasya'ya tüm kardeşlerimizin yanlarında olduk.
Nasıl ülkemizde hizmet götürmediğimiz yer bırakmadıysak Rumeli'de de her noktaya ulaştık. Rumeli'nin her çarşısını, camisini ilmek ilmek bir nakış gibi kalbimize işledik. Maruz kaldıkları onca baskıya rağmen yüreği Allah aşkıyla yanan dervişleri gördük. Rumeli'de Bursa'yı, İstanbul'u, Bakü'yü, Semerkant'ı gördük. O topraklarda tüm büyüklüğüyle Türkiye ve Türk milletini gördük.

TERÖRİSTLERLE KOL KOLA GİRDİLER'

Muhalefet neyle meşgul oluyor? Onlar Rumeli ve Balkanlarla ilgili dişe dokunur hiçbir iş yapmadılar. Bizdeki muhalefetin Balkanlarla ilgili en ufak bir adımını duydunuz mu? Öyle bir dertleri de yok. Biz Rumeli'ye Balkanlara sevdalıyız sevdalı, farkımız var. Gün oldu hamburger yemek için Pensilvanya'ya gittiler. Londra'da tefecilerin kapısında nöbet tuttular. Gün oldu ülke ülke gezip Türkiye'yi Batı'lılara şikayet ettiler. Benim Rumeli'li kardeşlerimin yüreğine bakmaya tenezzül etmediler. Bunlar teröristlerle bile kol kola girdiler. Hapisteki canilerle ilgilendikleri kadar kalbi Türkiye için atanlarla hiç ilgilenmediler. Bugün de aynısını yapıyorlar. Bölücü terör örgütünün uzantılarıyla kol kola yürümekten çekinmiyorlar. Oy vermediler diye depremzedelerimizi aşağılamaktan utanmıyorlar. Bunlar emri Kandil'deki teröristlerden alıyorlar. Biz ise emri Allah'tan ve milletimizden alıyoruz. Farkımız bu. Milletimiz karşısına vizyonla çıkmak yerine korku siyasetiyle insanımızın oyunu almaya çalışıyorlar. Ama milletimiz bunların ciğerini biliyor.

'28 MAYIS BİR MİLAT OLACAK'

28 Mayıs yarım kalan bir işin tamamlandığı bir milat olacaktır sizlerle beraber. Millet olarak bizi yaralı görüp ilacımıza zehir bulaştırmak isteyenlere fırsat vermeyeceğiz. Fitne tüccarlarının aramıza nifak tohumları ekmesine asla müsaade etmeyeceğiz. Rehavete kesinlikle kapılmayacağız. Zafer sarhoşluğuna kesinlikle düşmeyeceğiz.''
Türkiye'nin cumhurbaşkanlığı seçimlerine kilitlendiği bu süreç pazar günü sona erecek ancak Balkanlar ve Rumeli'de yaşayan Türkler ve müslümanlar cuma günü bir kez daha aynı yerde bu defa da Millet İttifakı'nın Cumhurbaşkanı adayı Kemal Kılıçdaroğlu'nun çağrısı ile bir araya gelecek. Her iki adayın da bölgeye ve insanına yönelik ilgisi Türkiye'nin tarihsel süreç itibarıyla bu coğrafya ile olan tarihi, sosyal, kültürel, ekonomik ve siyasi bağları açısından büyük önem taşıyor. Türkiye nüfusunun neredeyse yarısını oluşturan Balkan ve Rumeli kökenlilerin siyasi tarcihleri ülke geleceğini ve oluşacak yeni yönetim anlayışını cumhuriyetin kuruluşundaki gibi bir kez daha belirleyecek.

13 Mayıs 2023 Cumartesi

BALKAN RUMELİ GÖÇMENLERİ TEK YÜREK

Seçim çalışmalarına son ziyaretini üyesi oldukları Bal-Göç'e yaparak tamamlayan İyi Parti Bursa 2. Bölge 2. Sıra Milletvekili Adayı mübadil göçmenlerinden İbrahim Alagöz ile 1. Bölge 6. Sıra milletvekili adayı Birgül Yıldız Günay Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde Balkan Rumeli camiasını temsil etmeye hazırlanıyor. 

Bal Göç Genel Başkanı Profesör Doktor Emin Balkan, Balkan Rumeli Türkleri Genel Başkanı Sabri Mutlu ve kalabalık bir heyet tarafından karşılanan adaylar evlerinde olmanın mutluluğunu ve gururunu yaşadıklarını ifade etti.




Balkan Türkleri ve Mülteci Dernekleri Federasyonu (BGF) yönetim kurulu üyesi de olan İbrahim Alagöz yaptığı selamlama konuşmasında "Siyasete bu alanda yeterince temsil edilmediğimizi düşündüğüm için girdim. Türkiye'nin kurucu önderlerinin torunları ve ülkemizde sayıları 35 milyonu bulan camiamızın insanlarının hakettikleri değeri ve önceliği için mücadele etmeliyiz. Bizden vatan haini, kötü insan çıkmaz. Bulunduğumuz her yere kalite katarız" dedi. 

Birgül Yıldız Günay ise "Eskiden nereye gitsek, hangi kuruma ve devlet dairesine işimiz düşse orada bizden biri vardı. Şu anda buralarda temsil sıkıntımız had safhada. Bu durumu düzeltmeli ve güç dengelerini yeniden kurmalıyız" diye konuştu. 






Bal Göç Genel Başkanı Emin Balkan ise üyeleri ile gurur duyduklarını ifade ederken "Bizim insanımız eğitimli, kültürlü ancak biraz a politiktir. Bu durum siyasette bizim adımıza büyük bir eksiklik oluşturuyor. Biz göçmenler sempati duyduğumuz partilere üye olarak bu konudaki sıkıntımızı gidermeliyiz. Her seçim dönemi bizden olan adaylarımızla sesimizi bu alanda da daha gür çıkarmalıyız" dedi. 

BRTK Genel Başkanı Sabri Mutlu ise Türkiye'nin seçim sürecine girdiğinden beri Balkan Rumeli kökenli ve camiaya hizmeti geçmiş insanlardan yana siyasi parti yetkilileri ile görüşmeler yaptığını aktardı. "Biz, bizden olan her insanımızı parti farkı gözetmeksizin destekleyeceğiz ve seçimlerde onlardan yana aktif tercihte bulunacağız. Siyaset alanındaki eksigimizi giderip Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde güçlü bir temsil yapısı oluşturmalıyız. Türkiyenin değişik bölgelerinden 15'e yakın arkadaşımız seçim yarışındadır. Onlara destek vererek aktif biçimde çalışmalarına katıldık. Tek dileğimiz kendilerini TBMM'de görmek. İnsanlarımıza sandıkta da sahip çıkmalıyız" dedi. 

Türkiye'nin değişik bölgelerinden STK temsilcilerinin de yer aldığı toplantıda Türkiye'nin seçim sürecine yönelik iyi dileklerin ifade edildiği bir toplantıya ev sahipliği yapmanın gururunu yaşadığını ifade eden Bal Göç Genel Başkanı Prof. Dr. Emin Balkan son söz olarak siyasilere seslenerek "Biz sadece Bursa'da 600 bini aşan insanımızla daha iyi yerlerde temsil edilmeyi hakediyoruz. Umarım bu durum ve çağrımız ilgili yerlerde duyulur, gereği yapılır. Bizim gücümüzü dikkate almayanlara en iyi yanıtı insanlarımız sandıkta verecektir" dedi.