27 Ocak 2019 Pazar

PUTİN'İN BELGRAD ÇIKARMASI BATI İÇİN ALARM UYARISI

Times, Rusya lideri Vladimir Putin'in Sırbistan'a yaptığı ziyareti ele aldığı başyazılardan birinde, Putin'e Belgrad'da sunulan sıcak karşılamanın, Batı'da alarm zillerinin çalmasına neden olması gerektiğini söylüyor.
Times, Rusya lideri Vladimir Putin'in Sırbistan'a yaptığı ziyareti ele aldığı başyazılardan birinde, Putin'e Belgrad'da sunulan sıcak karşılamanın, Batı'da alarm zillerinin çalmasına neden olması gerektiğini söylüyor." Putin'i karşılamak için onbinlerce coşkulu Sırp'ın Belgrad sokaklarına çıkması Avrupa çapında alarm zillerinin çalmasına neden olmalı." diyen gazete "Balkanlar kendi iç krizlerimizle dolu kıyılarımızdan uzak görünebilir ancak sorunlu bölge hala çözülmemiş gerilimlerin barut fıçısı" ifadelerini kullanıyor. Times, Putin'in ziyaretinin "bölgenin bir kez daha dünyanın büyük güçlerinin nüfuz için yarıştığı stratejik odak noktası haline geldiğini hatırlatan bir gerilme olduğunu" vurguluyor. Gazete, bu durumun da İngiltere dahil tüm kıtaya, hem şiddet olaylarının tekrarlanması potansiyeli hem de organize suç ve olası kontrolsüz göç üzerinden tehdit oluşturduğunu ifade ediyor. Yazı şöyle devam ediyor; "Putin'in sıcak bir şekilde karşılanması, kısmen Rusya ve Sırbistan arasındaki derin kültürel ve dini bağları yansıtıyor. Aynı zamanda Putin'in Kosova'nın bağımsızlığını tanımayı reddetmesine gösterilen takdiri de gösteriyor. Belgrad'dan 2008'de bağımsızlığını ilan eden, çoğunluğunu Arnavutların oluşturduğu bu bölgenin statüsü sorununu çözmek, bölgede kalıcı istikrar için anahtar önemde olmaya devam ediyor. Batı, sınır sorunlarını çözmeyi NATO ve AB üyesi olmanın ön şartı olarak koydu. Ancak bu strateji şu ana kadar pek başarılı olamadı. Kosova dışındaki dört eski Yugoslav ülkesi AB adayı. Ancak Sırbistan'ın 2014'te başlayan katılım müzakerelerinde çok az mesafe alındı. Karadağ ise NATO'ya giren tek ülke oldu." Avrupa'nın sorunun elinde pek fazla koz bulunmaması olduğunu belirten Times, AB'nin kamuoyunun genişleme iştahını kaçıran iç sorulara odaklandığını söylüyor. Aynı zamanda daha önce AB'ye giren bazı ülkelerin bu alanda geriye gitmesine tepki olarak, birliğin hukukun üstünlüğüne daha da odaklanmasının, AB adayları için giriş seviyesinin daha da yükseltilmesiyle sonuçlandığı vurgulanıyor. Buna karşın, Batı'nın Makedonya, Yunanistan ile yaşadığı isim sorununu aşmasıyla önemli bir kazanım elde ettiğini söyleyen Times, böylece yeni adıyla Kuzey Makedonya için NATO'ya katılma ve AB'yle müzakerelere başlama yolunun açılacağını vurguluyor. Times, Salı günü Yunan Parlamentosu'nda bu konudaki anlaşmanın oylanacağını söylüyor ve yazıya şu uyarıyla son veriyor; "Anlaşmanın parlamentoda onaylanmaması, etnik azınlıkların ayrılıkçı taleplerini tetikleme riskini beraberinde getiriyor. Bu da bölgede bir domino etkisi yaratabilir. Bu durumdan tek çıkar sağlayacak ise Putin olur."
https://m.haberturk.com/times-putin-in-belgrad-da-sicak-karsilanmasi-bati-icin-uyari-2295373-amp?__twitter_impression=true

BELGRAD'DA GÖSTERİLER BU HAFTA DA SÜRDÜ

Sırbistan'da Cumhurbaşkanı Aleksandar Vucic'in karşı 2 ay önce başlayan hafta sonu gösterileri dün gece de devam etti. Başkent Belgrad caddelerine inen on binlerce gösterici, 'Uyan Sırbistan', 'Vucic aşağı, kapitalizm aşağı' ve 'Halkın yanındayız' yazılı dövizler taşıdı. Sembolik olarak hazırlanan ve üzerinde yalnızca Sırbistan Cumhurbaşkanı Aleksandar Vucic'in adının bulunduğu oy pusulalarıyla Meclis ve hükümet binasına yürüyen göstericiler, 'Hırsız Vucic' sloganı attı. '5 milyondan yalnızca biri' sloganlı protesto, başkentin yanı sıra Nis, Novi Sad, Vranje, Cacak, Mladenovac, Pozarevac ve Uzice şehirlerinde de düzenlendi. Sırbistan'daki hükümet karşıtı protestolar, 8 hafta önce muhalefetteki Sırbistan Solu Genel Başkanı Borko Stefanovic'in saldırıya uğraması nedeniyle başlamıştı. Stefanovic, Krusevac şehrinde yapmayı planladığı konuşma öncesinde, başına vurulan metal çubukla yaralanmıştı. Muhalefet kanadının geçen yıl aralık ayı başında yaptığı çağrıya cevap veren binlerce kişi, her cumartesi Belgrad'da toplanma kararı almıştı.

24 Ocak 2019 Perşembe

BULGARİSTAN TÜRKLERİNİN YÜZ AKI SABAHATTİN ALİ'NİN KARANLIKTA KALAN YAŞAM ÖYKÜSÜ

Kırcaali'nin Eğridere kasabasında 25 Şubat 1907'de dünyaya gelen Sabahattin Ali 1948 yılında henüz 41 yaşında iken katledildi. Türkiye'nin en çok okunan yazarlarından olan Ali ölümünün ardından 70 yıl sonra telif hakları ile yeniden gündemde.
Hakkında açılan davalar nedeniyle kendini güvende hissetmediğinden dolayı Bulgaristan’a geçmeye çalışırken Kırklareli’nde ormanlık bir arazide hunharca öldürülmüştü. Yıl 1948 idi. Yani aradan 70 yıl geçtiği hesaplandığında Sabahattin Ali’nin varisi tek kızı müzikolog Filiz Alide artık yazarın kitapları ne kadar satarsa satsın hiç bir telif ücreti alamayacak.Sabahattin Ali’nin kitaplarının yayın hakkı 1997 yılından 31 Ocak 2018’e kadar Yapı Kredi Yayıncılık’ta (YKY) idi. 21 yılda YKY, yazarın 30 kitabını yayınladı. Tekrar ve yeni basılan kitapların sayısı, toplam 501 baskı ile 5 milyon adete yaklaşıyor. Sadece kitap basmak mı? Sabahattin Ali ile ilgili 167 etkinlik yaptılar, 4 de sergi açtılar. 1943 yılında ilk kez basılan Kürk Mantolu Madonna, açıklanması zor bir biçimde, son zamanlarda bestseller oldu ve 92 baskı yaptı. 1937’de basılan Kuyucaklı Yusuf 82 baskı ve 1940’da ilk kez basılan İçimizdeki Şeytan da 51ci baskıyı yaptı YKY’da. Yani okurlar 21 yılda 5 milyon Sabahattin Ali kitabı aldı. Telif hakkı 2019’un ilk günü kalktı ya, Epsilon, Everset, Can Yayınları, Doğan Kitap, İthaki ve Altın Kitaplar gibi yayınevleri yepyeni kapaklarla harıl harıl baskıya girdiler. Hatta Epsilon için Mert Fırat yazarın bazı kitaplarını ve şiirlerini seslendirecek. Ancak şöyle bir durum var; yazarın ölüm haberi ailesine 1949 yılında geldi ama cesedi ailesine teslim edilmediğinden hukuken kayıptı. Hala da bir mezarı yok ve hiçbir zaman aileye teslim edilemedi. Ölüm yani veraset ilanı ancak 1953’te alındı. Kitapları 1944 ve 1948 yıllarındaki Bakanlar Kurulu Kararıyla yasaklandı. Taa ki 1965 yılına kadar. Yani yazar Sabahattin Ali’nin 70 yıllık telif hakkı süresi 1949 yılından mı yoksa kitaplarının baskıya girmesine izin çıktığı 1965 yılından mı başlamalı? Varisi Filiz Ali’nin çözümünü istediği konu da bu; kayıp 17 yıl, telif hakkının kullanılmadığı 17 yıl bu süreye eklensin.
Serfiraz ERGUN'un yazısı HABERTURK.COM'da
https://www.haberturk.com/yazarlar/serfiraz-ergun-2502/2289718-sabahattin-ali-olduruleli-70-yil-oldu 
https://www.haberturk.com/sabahattin-ali-nin-telifleri-ne-olacak-2289742 

31 Aralık 2018 Pazartesi

YENİ YILDA ÇAĞDAŞ VE KALKINMIŞ BİR TÜRKİYE

2019'da ;

- Kamu ihale ve taleplerinde yerlilik tercihinin öne çıktığı,
- KOBİ’lerimizin ulusal tedarik zincirindeki payını en az yüzde 70’ler düzeyine taşıyabildiği,
- Tüketim tercihimizi yerliden yana kullanacağımız,
- Bu konuda tüm Türkiye'yi de etkileyecek politikalar üretebildiğimiz,
-Büyüme hedeflerimizi daha sağlıklı analiz edip ülkemize yeni bir vizyon kazandırabildiğimiz,
- Türk sanayinin üretimimizdeki, ekonomimizdeki yerini bu özelliği ile  değerlendirebildiğimiz,
- Ülke olarak sanayileşme, üretme yarışında işletmelerimizi lider konumda tutabilecek çalışmalara imza atacağımız,
- İhracat yarışında ülkelere fark atıp en üst sıralara çıktığımız,
- Bu amaçlar ve hedefler doğrultusunda STK'lar olarak da farkındalık yarattığımız,
- Kalkınmışlık mücadelesinde ülkemize örnek olduğumuz,
- Geleceğimizi tayin edecek yol haritamızı tüm ulusumuzun mutluluğu doğrultusunda oluşturduğumuz,
- Güçlü Türkiye'yi aldığımız yeni patentler, yarattığımız  markalar ile taçlandırdığımız,
- Katma değeri yüksek ürünleri ürettiğimiz,
- Girişimcimizin ve sanayicimizin teknoloji merkezli yatırımlarının hız kazandığı,
- Dünya ile bütünleştiğimiz bir süreci yaşayıp belirleyici olabildiğimiz,

Ebedi liderimiz Mustafa Kemal ATATÜRK'ün hedef koyduğu ÇAĞDAŞ ve her anlamda KALKINMIŞ bir Türkiye yaratma yolunda ilerlediğimiz, refah, mutluluk ve barış içerisinde yaşayacağımız, aç, açıkta insanımızın kalmadığı bir yıl yaşamamız dileğimle

YENİ YILINIZI KUTLARIM...

29 Aralık 2018 Cumartesi

VUCİÇ KARŞITLARI GECE MESAİSİNDEYDİ



Sırbistan'ın başkenti Belgrad 'da düzenlenen protestoda göstericiler gece mesaisindeydi. Hafta sonu olmasına ve yılbaşı tatiline rağmen sokağa inan binlerce kişi Cumhurbaşkanı Aleksandar Vuciç'in emeklilere yönelik politikalarını protesto etti. Belgrad Üniversitesi Felsefe Fakültesi’nin önünde toplanan başkentliler medya özgürlüğü başta olmak üzere muhalif politikacılara yönelik baskı ve siyasi şiddetin sona ermesini de talep ederken hükümet karşıtı sloganlar da attı. Bisikletleri ile eyleme katılanların başı çektiği gecede en dikkat çekici pankart ise ‘’Ordu, polis ihaneti durdur. Anayasayı savunan insanlara katıl’’ yazandı. 
KAYNAK : Marija Ristić 

6 Aralık 2018 Perşembe

FETÖ MEDYASININ BULGARİSTAN VE ROMANYA SORUMLUSU DEMİRKAYA BÜKREŞTE ÖNCE GÖZALTINA ALINDI SONRA SERBEST BIRAKILDI

FETÖ'nün Bulgaristan ve Romanya medya sorumlusu Kamil Demirkaya Romanya'nın başkenti Bükreş'te önce gözaltına alındı sonra serbest bırakıldı. Türk güvenlik birimlerinin sağladığı bilgi desteği sonrası Bükreş polisi tarafından yakalanan Demirkaya, alınan ifadesinin ardından daha sonra Bükreş savcılığı tarafından serbest bırakılırken, Demirkaya'nın cuma günü duruşmaya çıkması bekleniyor.

SOSYAL MEDYA HESABINDAN
AÇIKLAMA YAPTI

FETÖ'nün yayın organı Bulgaristan Zaman’ın eski genel müdürü de olan Demirkaya gözaltına alınması ile ilgili olarak sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada Türkiye'yi suçlayarak "Ankara rejiminin amansızca sürdürdüğü cadı avına, iki yıldır ikamet ettiğim Romanya’da bugün ben maruz kaldım. Ankara iademi istemiş. Savcılıktan serbest kaldım, duruşmam yarın Bükreş’te. Dayanışma gösteren Romen ve diğer gazeteci meslektaşlarıma ve arayan herkese teşekkür ederim" dedi.  

TÜRK GÜVENLİK BİRİMLERİ
AKTİF ROL OYNADI

15 Temmuz darbe girişimi sonrası ülkeyi terk eden birçok FETÖ mensubunun izini süren Türk güvenlik birimleri, Romanya’nın başkentinde yaşayan ve ülkedeki FETÖ faaliyetleri yöneten örgütün elebaşlarından Kamil Demirkaya’ın yakalanmasında aktif rol oynadı. Darbe girişiminin başarısızlıkla sonuçlanmasının hemen ardından ülkeyi terk eden binlerce FETÖ mensubunun izini süren Türk güvenlik birimleri son dönemde gerçekleştirdikleri bir çok operasyon ile FETÖ elebaşını Türkiye’ye getirdi. Son olarak FETÖ’nün Romanya ve Bulgaristan’daki medya organizasyonun başında yer alan Kamil Demirkaya’nın Romen güvenlik birimleri ile gerçekleştirilen iletişim sonucunda Bükreş polisi tarafından gözaltına alındığı ve Bükreş Savcılığına teslim edildi.

İADEYLE İLGİLİ GİRİŞİMLER
HEMEN BAŞLATILACAK

Habertürk'te yer alan habere göre diplomatik kaynaklar, Demirkaya’nın Türkiye’ye iadesi hususunda yarın itibarıyla diplomatik girişimlerin başlatılacağını belirtti. 15 Temmuz darbe girişiminin medya üssü olarak bilinen ve FETÖ’nün medyadaki amiral gemisi Zaman gazetesi halen Romanya ve Bulgaristan'da yayın faaliyetlerini sürdürüyor. Romanya güvenlik kaynakları, Kamil Demir’in darbe girişimi öncesinde ve sonrasında bir süre Bulgaristan’da yaşadığını ancak darbeden önce Demirkaya'nın eşi ve oğluyla Bükreş’e taşındığı ifade edildi.

ROMEN SİYASETÇİLERE
MADDİ DESTEK SAĞLAMIŞLAR

Bükreş mahkemesinin gözaltı işleminin ardından, FETÖ’nün Avrupa’daki bazı elebaşlarının, Avrupa Parlamentosu'nun Romen bağımsız milletvekili ve FETÖ ile yakın ilişkileri bulunan  Cristian Preda, Adalet Bakanı’na iade sürecini durdurması için kulis başlatmasını istedikleri öğrenildi. Romanya’daki siyasi kaynaklar, Pleda’nın FETÖ’nün kendisine sağladığı maddi imkanlarla ülkede siyaset yaptığına dikkat çekerek henüz ülke içinde bir siyasi akımdan tepki gelmediğini ifade ettiler. Aynı kaynaklar, Demirkaya’nın iadesine dair süreci zorlayıcı olacağına dikkat çekerek, 1 Ocak'ta AB dönem başkanlığını devralacak Romanya için hassas bir konu olacağını belirttiler.

AB'DEN BASKI GELMEZSE
İADE SÜRECİ HIZLANACAK

AB’den bir baskı gelmediği takdirde iade sürecinin hızlanabileceğinin altı çizilirken dikkat çeken bir diğer nokta ise, Kamil Demirkaya Zaman gazetesinin Bükreş ofisinde gözaltına alınırken Roman güvenlik birimlerinin Zaman’a yönelik bir işlem yapmadıkları. İki yıldan bu yana Romanya'da oturma izni ile bulunan Demirkaya Kasım ayında oturumunu bir yıl daha uzatmak için Romanya makamlarına başvuru yapmıştı.

BÜKREŞ'İN GÜNDEMİ TÜRKİYE - AB İLİŞKİLERİ


İktisadi Kalkınma Vakfı,
2009 yılından beri sürdürdüğü “AB Dönem Başkanlıkları ve Türkiye” adlı proje kapsamında Romanya’nın başkenti Bükreş’te bir konferans düzenledi. “Türkiye-AB İlişkileri: Meydan Okumalar ve Beklentiler” adlı konferansa, Türkiye Dışişleri Bakan Yardımcısı Büyükelçi Faruk Kaymakcı ve Romanya Dışişleri Bakanlığı Avrupa İşleri Bakan Vekili George Ciamba katıldı.
Toplantı, Romanya’nın Ocak ayında başlaması öngörülen AB Konseyi dönem başkanlığından hemen önce, ülkenin önde gelen düşünce kuruluşlarından Romanya Avrupa Enstitüsü ile işbirliği içinde ve TİAD-Türkiye İşadamları Derneği’nin desteğiyle gerçekleşti.


Konferansta Türkiye Dışişleri Bakan Yardımcısı Büyükelçi Faruk Kaymakcı, Romanya Dışişleri Bakanlığı Avrupa İşleri Bakan Vekili George Ciamba ve İKV Başkanı Ayhan Zeytinoğlu birer konuşma yaptı. Büyükelçi Kaymakcı, Türkiye için AB ile ilişkilerde ana hedefin tam üyelik olduğunu ve üyelik dışında stratejik ortaklık türü alternatiflerin kabul edilemez olduğunu vurguladı. Kaymakcı, üyelik müzakerelerinin ilerlememesinin AB’nin inandırıcılığını zayıflattığını belirtti. Bakan Yardımcısı, Avrupa’nın sınırlarının Türkiye’nin Suriye, Irak ve İran ile olan sınırları olduğunu hatırlattı ve AB’nin karşı karşıya olduğu tehditlerin ortadan kaldırılması için Türkiye’nin rolünün önemini vurguladı.

TÜRKİYE'NİN AB YOLCULUĞU ATATÜRK
VE CUMHURİYETLE BİRLİKTE BAŞLADI

Romanya Bakan Vekili Ciamba ise özellikle Türkiye AB ilişkilerinin geliştirilmesi için sivil toplum ve düşünce kuruluşları arasındaki temas ve işbirliğinin ilerletilmesini savundu. Türkiye’nin AB yolculuğunun Cumhuriyetle ve Atatürk ile başladığını söyleyen AB’nin küresel aktör olması için Türkiye’nin katkısının vazgeçilmez olduğunu belirten Ciamba, Romanya’nın AB Konseyi dönem başkanlığında Türkiye-AB diyaloğunun geliştirilmesine çalışacaklarını vurguladı.

GÜMRÜK BİRLİĞİ, VİZE SERBESTİSİ,
MÜLTECİ SORUNU GÜNDEMİN ÜÇ ÖNEMLİ BAŞLIĞI


İKV Başkanı Ayhan Zeytinoğlu konferansın açış konuşmasında Türkiye’nin Karadeniz komşusu Romanya’nın ilk defa AB Bakanlar Konseyi Başkanlığını üstlenmesinin önemine dikkat çekti ve Türkiye ile ilişkilerin Romanya dönem başkanlığında gelişeceğine inandığını belirtti. Zeytinoğlu, katılım müzakerelerinin canlandırılmasının Türkiye’nin AB güvenliği ve refahına yapacağı katkıyı azami düzeye taşıyacağını belirtti. İKV Başkanı Türkiye-AB ilişkilerinin kısa vadede ilerlemesini sağlayacak olan 3 alan üzerinde durdu. Başkan, gümrük birliğinin güncellenmesi, vize serbestliğinin sağlanması ve mülteci işbirliğinin devamının ilişkileri canlandıracağını, ancak bu gibi işbirliklerinin üyelik hedefine alternatif oluşturmayacağını belirtti.

KIBRIS BLOKAJI KABUL EDİLEMEZ


Konferansın oturum başkanlığını üstlenen İKV Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Haluk Kabaalioğlu, ilişkilerin köklü geçmişini gündeme getirdi ve Kıbrıs sebebiyle Türkiye’nin katılım müzakerelerine getirilen blokajın kabul edilemez olduğunu belirtti. Türk vatandaşlarına uygulanan vize zorunluluğunun gümrük birliğinin işleyişini de olumsuz etkilediğini belirten Kabaalioğlu, AB’de yükselen aşırı sağ partilerin ve liderlerin de Türkiye’nin entegrasyonunu engellediğini vurguladı.