31 Mayıs 2023 Çarşamba

Almanya’da 3 yılda vatandaşlık almayı ve çifte vatandaşlığı kolaylaştıran yasa için uzlaşma saglandı

Almanya’da başta Türkiye kökenliler olmak üzere göçmenlerin uzun yıllardır beklediği çifte vatandaşlığı kolaylaştıran düzenleme konusunda hükümetin uzlaşmasından sonra çifte vatandaşlık yolu açıldı.
2021’de iktidara gelen Olaf Scholz'un başbakan olduğu Sosyal Demokrat Parti (SPD), Hür Demokrat Parti (FDP) ve Yeşiller'in oluşturduğu koalisyon hükümetinin en önemli hedeflerin biri olarak ilan ettiği yeni uygulama, Alman vatandaşlığına geçişleri kolaylaştırmayı ve çifte vatandaşlığın önündeki engeli kaldırmayı hedefliyor.
Yeni yasanın en önemli özelliklerinden biri, halen sekiz yıl olan vatandaşlığa kabul için bekleme süresinin beş yıla inecek olması. Almanya'ya uyum konusunda iktisadi ve sosyal bakımdan büyük başarı kaydeden göçmenlerin vatandaşlığa kabul başvuruları için de bekleme süresinin üç yıl olması yeterli olacak.
İsteyen kendi vatandaşlığından çıkmadan çifte vatandaş olma hakkına kavuşulabilecek. Ebeveynlerden birinin beş yıldır yasal olarak ikamet etmesi halinde, ülkede dünyaya gelen çocukları otomatik olarak Alman vatandaşlığını kazanacak. Bu kişiler, ebeveynlerinin vatandaşlığını da koruyarak “çifte vatandaşlık” hakkına da sahip olacak.
Yeni yasanın bir diğer özelliği ise ilk kuşak Türkler'e yönelik bir jest olarak yorumlanıyor. Buna göre 67 yaş üzeri göçmen kökenlilerin Alman vatandaşı olmaları için yazılı Almanca sınavı vermeleri gerekmeyecek, sadece sözlü görüşme yeterli sayılacak ve ayrıca geldikleri ülkenin vatandaşlığından çıkması şart koşulmayacak. Öte yandan sabıkalı olanların, terör suçu işleyenlerin ya da Almanya’nın anayasasına aykırı yaşam tarzları olduğu saptananların, örneğin anti-semitist ve ırkçı olanların vatandaşlığa geçmelerine izin verilmeyecek.
Yasanın içerdiği ve Türk vatandaşları bakımından getireceği en önemli değişikliklerin başında çifte vatandaşlık hakkı yer alıyor. Alman vatandaşlık yasası, şimdiye kadar Avrupa Birliği ve İsviçre vatandaşları ile pek çok ülke vatandaşına çifte vatandaşlık imkanı tanıyor, ama ülkede en büyük göçmen grubu konumundaki Türk vatandaşlarına bu hakkı vermiyordu.
Daha önce Türkler, önce kendi vatandaşlığından çıkıyor, Alman vatandaşı olduktan sonra Türk vatandaşı olarak mavi kart almak için tekrar müracaat ediyorlardı.
Almanya‘nın, mevcut yasalar nedeniyle Avrupa'da çifte vatandaşlığın en az olduğu ülkelerden biri olması ve Türk vatandaşlarını doğrudan bu konuda dışlaması, Türkler'i temsil eden örgütler tarafından yıllardır eleştiriliyordu.
Yeni düzenlemeyle, Türk vatandaşları kendi vatandaşlıklarından feragat etmeden Alman vatandaşlığını da alabilecek. Almanya'da 3 milyondan fazla Türkiye kökenli insan yaşıyor. Almanya Türk Toplumu’na göre yeni uygulamanın Türk toplumuna mensup bir milyon kişiyi etkilemesi bekleniyor. Uygulama bundan sonraki aşamada Federal Parlamento ve ardından Eyaletler Meclisi'nin onayına sunulacak ve muhtemelen önümüzdeki Temmuz ayında yasallaşacak.

Bulgar - Türk yatırım zirvesi 9-10 Haziran'da Bansko'da yapılacak

Bulgaristan-Türk Ticaret ve Sanayi Odası (BULTİŞAD) tarafından, Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) /Türkiye-Bulgaristan İş Konseyi, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB), Bulgaristan Yatırım Ajansı, Bulgaristan KOBİ Destek ve Tanıtım Ajansı iş birliğiyle, 9-10 Haziran 2023 tarihinde Regnum Hotel Bansko’da “II. Bansko-Bulgar Türk Ticaret Zirvesi” düzenlenmektedir. Geçtiğimiz yıl gerçekleştirilen ve iki ülkeden 100’den fazla firmanın katılım sağladığı program kapsamında başarılı iş görüşmeleri gerçekleştirilmiş olup, Zirve’nin “Made in Türkiye” imajına pozitif katkı sağlayarak olumlu geri dönüşler alındığı değerlendirilmektedir.

Söz konusu Zirve kapsamında, Bulgaristan firmaları tarafından iletilen taleplerin otomotiv yedek parçaları, inşaat ve yapı malzemeleri, metal, makina, kağıt, mobilya, enerji, ambalaj, gıda, bilişim teknolojileri, danışmanlık, tekstil, sağlık, kimya-kozmetik, plastik eşya, iklimlendirme, turizm sektörleri olduğu iletilmiş olup, talep eden firmaların söz konusu sektörlerde stand açma imkanı bulunmaktadır. 
İlgili sektör temsilcilerine duyurulur.

Yurt dışına çıkacaklar dikkat. Shengen vize başvurularında ret oranı yüzde 50'ye ulaştı

Türkiye Seyahat Acentaları Birliği (TÜRSAB) Başkanı Firuz B. Bağlıkaya, vize müracaatları konusunda sistemli bir engelleme olduğunu belirterek, "Vizeye müracaat etmiş olan vatandaşlarımıza verilen ret oranları da çok yükselmiş durumda" dedi

Bağlıkaya, yaptığı açıklamada, Türk vatandaşlarının AB üyesi ülkelere turistik seyahat için Schengen vizesi almasına yönelik sorunların artarak devam ettiğini söyledi.
Vize engellemesi sebebiyle seyahat özgürlüğünün kısıtlanmaya çalışıldığını ifade eden Bağlıkaya, yurt dışına tur düzenleyen seyahat acentelerinin de çok ciddi iş kaybına uğradığını vurguladı.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) 79. Genel Kurulu kapsamında düzenlenen Hizmet Şeref Belgesi Takdim Töreni'nde vize ile ilgili yaptığı açıklamalarını çok kıymetli bulduklarını ifade eden Bağlıkaya, "Sayın Cumhurbaşkanımızın yaptığı son açıklama da devletimizin bu sorunun çözümü noktasında gösterdiği irade ve kararlılığı gösteriyor. Dışişleri Bakanlığımızın da önümüzdeki günlerde bir çalışma başlatarak yeni bir görüşme zinciriyle bu sorunun çözümü için olumlu adımlar atacağına inanıyorum." dedi.
Dışişleri Bakanlığının sorunun çözümü için geçen yıldan bu yana ciddi çaba sarf ettiğini ve konunun Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi (AKPM) gündemine taşındığını hatırlatan Bağlıkaya, AKMP'de alınan tavsiye kararına rağmen AB ülkeleri tarafından çözüm yönünde bir adım atılmadığını söyledi.
Vize başvurularındaki kontenjanların beşte bir oranına düşürüldüğüne dikkati çeken Bağlıkaya, "Daha önce vize başvuruları için 1.000 kontenjan verilirken, bu sayı 200'e düşürülmüş durumda. Vize müracaatları konusunda maalesef sistemli bir engelleme var. Bu engellemelerin yanında vizeye müracaat etmiş olan vatandaşlarımıza verilen ret oranları da çok yükselmiş durumda. 2022 yılında ret verilen vize müracaat oranı yüzde 15'in üzerinde iken, 2023'te bu oran yüzde 50 civarına yükseldi. Dünyanın hiçbir yerinde hiçbir ülkenin turizm amaçlı seyahatinin kısıtlanmasını doğru bulmuyoruz." şeklinde konuştu.
Aracı kurumlar, vatandaşları ve acentelerimizi VIP vize uygulamasına yönlendiriyor"

Firuz B. Bağlıkaya, seyahat acentelerinin özellikle yurt dışı turlarda uzun vadeli planlamalar ve satışlar yapmak zorunda olduğunu, bu kapsamda otel ve uçak ödemeleri yaptığını hatırlatarak, şunları kaydetti:
"Daha önce 1 hafta, 10 gün sonrasına alınan randevu süreleri kotalardaki daraltma nedeniyle çok ileri tarihlere atıyor. Son dönemde normal vize randevusu alınamadığı veya çok uzak tarihli randevu verilmesinden dolayı aracı kurumlar, vatandaşları ve acentelerimizi VIP vize uygulamasına yönlendiriyor. Normalde vize başvuru ücreti 80 avro olmasına rağmen ‘VIP müracaat’ sistemi üzerinden vize başvuruları için 300 avrodan başlayan ve çok daha yüksek seviyelere çıkan rakamlar talep ediyorlar. Vize sürecini hızlandırmak veya randevu bulabilmek adına talep edilen bu fahiş rakamlar, vizenin reddedilmesi halinde iade de edilmiyor.
TÜRSAB olarak, Fransa, İtalya, Yunanistan, Hollanda ve İspanya konsoloslukları ile görüşerek acentelerimizin Schengen vizesi konusunda yaşadıkları sıkıntıları, ilgili ülke makamları ile paylaşmış ve çözüm talebinde bulunmuştuk. Ayrıca, İngiltere ve ABD konsoloslukları ile de görüşerek vize alım süreçlerinin kolaylaştırılması yönündeki taleplerimizi iletmiştik. Tüm sektör bu sorunun ivedilikle çözülmesini bekliyor."

30 Mayıs 2023 Salı

Kosova patlamaya hazır barut fıçısı



Seçimlerin ardından Sırpların yaşadığı bölgelerde Arnavutların belediyelerde çoğunluğu alması ve belediye binalarındaki Sırbistan bayrakları yerine Kosova bayrağı asılması, olayları şiddetlendirdi. Sırbistan destekli siyasi parti “Sırp Listeleri” başkan yardımcısı Igor Simic, “Sadece 50 oy aldıkları için bu sahtekar belediye başkanlarına izin vermeyinArnavutlar bile bunlara oy vermedi.” diye açıklama yapınca bölge barut fıçısına döndü.

Zveçan kentindeki protestolarda, sabah erken saatlerde belediye binasının önünde bir grup toplandı ve yeni seçilen Arnavut belediye başkanının belediye binasına girmesini engellemeye çalıştı. Kosova polisi ve Sırp halk arasındaki gerginliğe, NATO Barış Gücü askerleri müdahale etmeye çalıştı. Kosova polisi, araçlarından birinin yakıldığını ve bazı araçlara Sırbistan ve Rusya sembolleri içeren provokatif yazılar yazıldığını söyledi. NATO yaşanları, “kabul edilemez” olarak tanımladı.

Sırbistan Başbakanı Aleksandr Vucic, 50’den fazla Sırpın yaralandığını açıkladı ve orduyu savaş alarmına geçirdi, güçlerini Kosova sınırına yaklaştırdı.

Kosova Başbakanı Albin Kurti bölge halkının güvenmediği liderleri göreve getirmeye çalışarak, kaos yaratmaya çalışmakla suçlanıyor. Kosova’da yaşayan nüfusun yüzde 90’ından fazlası Arnavutlar olsa da, kuzey bölgelerinde çoğunluk Sırplarda.

Nisan ayında Kosova’da yaşayan Sırplar, yerel seçimleri boykot etmiş ve sandığa gitmemişti. Sırplar sandığa gitmeyince, belediye meclisleri ve belediye başkanlıkları Arnavutlara kaldı.

Kosova, Şubat 2008’de Sırbistan’dan bağımsızlığını ilan etti. Türkiye, ABD, AB ülkelerinin çoğu ile birlikte dünyadaki 193 ülkeden 101’i Kosova’nın bağımsızlığını tanıyor. Sırbistan, Rusya, Çin, Hindistan ve Kosova’da yaşayan Sırplar, Kosova’nın bağımsızlığını tanımıyor ve hala Sırbistan’ın bir parçası olarak görüyor.

28 Mayıs 2023 Pazar

Sırbistan ile Kosova savaşın eşiğinde

Kosova'da polis ve Sırplar arasında çıkan arbedede 4 kişi yaralanırken, Sırbistan orduyu alarma geçirdi

Olaylar Kosova'nın kuzeyinde, Sırp yoğunluklu belediyelere seçilen Arnavut asıllı başkanların içeriye girmesine Sırpların izin vermemesi ile başladı. Polis, belediye binaları önünde toplanan kalabalığı dağıtmak için göz yaşartıcı gaz ile müdahale etti. Zvecan’da polis ve Sırplar arasında çıkan arbedede 4 kişinin yaralandığı, bir polis aracının ise ateşe verildiği belirtildi. Bölgede gerginliğin artması sonucu sirenlerin çaldığı öğrenilirken, emniyet güçlerinin Leposaviç, Zubin Potok ve Zvecan belediyelerine intikal ettiği ifade edildi.
Sırbistan Cumhurbaşkanı Aleksandar Vucic, Kosova’da tansiyonun yükselmesi üzerine orduya teyakkuz emri verdi. Sırbistan Savunma Bakanı Milos Vucevic konuya ilişkin yaptığı açıklamada, ordunun en kısa sürede Kosova sınırına geçeceğini ifade edip, Priştine yönetiminin yerel yönetime ait binalara el koyarak tüm bölgenin güvenliğini tehlikeye attığını söyledi. Ordunun, Vucic'in emrine uyarak Sırbistan'ın egemenliğini savunacağını kaydeden Vucevic, "Kosova'daki Sırp toplumuna terör uygulandığı ortada" ifadelerini kullandı.


Kosova'da Sırpların yoğunlukta yaşadığı Mitroviça, Zubin Potok, Leposaviç ve Zvecan belediyelerinde 23 Nisan'da yapılan erken yerel seçimler boykot edilmiş, seçimi Arnavut siyasi partilerin adayları kazanmıştı. Kayıtlı 45 bin 95 seçmenden yalnızca bin 567'sinin sandığa gittiği seçimde, katılım oranı yüzde 3,47 olarak açıklanmıştı.

ABD'DEN KOSOVA'YA KINAMA

ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken, Kosova'nın kuzeyinde çoğunlukla Sırpların yaşadığı Leposaviç, Zveçan ve Zubin Potok belediyelerinde polis konuşlandırmasını kınadıklarını, Kosova yönetimini bu kararı geri çekmeye ve tarafların çatışmayı körükleyecek eylemlerden kaçınmaya çağırdıklarını belirtti.
Kosova'daki durum üzerine yazılı açıklama yapan Blinken, "ABD, Kosova hükümetinin Kosova'nın kuzeyindeki belediye binalarına zorla girme eylemlerini güçlü bir şekilde kınamaktadır. Bu eylemler, ABD ve Kosova'nın Avrupa ortaklarının tavsiyelerine rağmen gerçekleştirilmiş olup gerilimi gereksiz yere ve keskin bir şekilde artırmıştır." ifadelerini kullandı.

NATO'DAN İTİDAL ÇAĞRISI

NATO Barış Gücü (KFOR), Kosova’nın kuzeyindeki durumun yakından takip edildiğini duyurdu. KFOR’dan yapılan açıklamada, “NATO liderliğindeki KFOR misyonu Kosova'nın kuzeyindeki durumu yakından takip etmekte ve gerilimi daha da tırmandırma riski taşıyan tüm tek taraflı eylemleri kınamaktadır. Birinci önceliğimiz, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi yetkilerimiz doğrultusunda güvenli ve emniyetli bir ortamın sağlanması olmaya devam etmektedir” denildi. 

Kosova Türk Adalet Partisi Başkanı Arif Bütüç hayatını kaybetti

Kosova Adalet Türk Partisi (KATP) Genel Başkanı Arif Bütüç, bu sabah geçirdiği kalp krizi sonucu hayatını kaybetti.
Kosava’nın Prizren şehrindeki Mamuşa kasabasının Ademi merkeziyetçilik projesi çerçevesinde belediye statüsüne dönüşmesiyle birlikte ilk belediye başkanı olan ve iki dönem Mamuşa Belediye Başkanlığı yapan Arif Bütüç’ün bu sabah saat 04.00 sıralarında evinde kalp krizi geçirerek hayatını kaybettiği açıklandı. Bütüç'ün cenazesi bugün ikindi namazı sonrası Mamuşa mezarlığında toprağa verilecek.
Uzun yıllar siyasette yer alan Arif Bütüç, geçtiğimiz hafta İstanbul'da Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Rumeli Buluşmasına katılmış, Erdoğan'ın elinden plaket almıştı.
Aynı zamanda Türk vatandaşı olan Arif Bütüç, Prizren Başkonsolosluğu’nda oyunu geçtiğimiz hafta kullanmış ve Kosova'daki Türk vatandaşlarının da oylarını kullanmaları çağrısında bulunmuştu. Arif Bütüç'ün, Mamuşa'da Türkiye'nin desteğiyle yaptırdığı Atatürk Lisesi ve Anadolu İlkokulu'nun açılışını Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan yapmıştı.

26 Mayıs 2023 Cuma

Eşit, adil ve kardeşçe bir hayat için gelin hep birlikte Atatürk’ün yolundan yürüyelim





Millet İttifakı Cumhurbaşkanı Adayı Kemal Kılıçdaroğlu, İstanbul'daki Balkan Buluşması'nda, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Bulgaristan'dan gelen Türklere yönelik sözlerinin yer aldığı bir video izletti. Kılıçdaroğlu, "Bu, bir montaj videosu değil. Hiç kimse, sandığa gittiğinde de bu sözleri asla ve asla unutma hakkına sahip değildir" dedi.

Meral Akşener ise konuşmasında 21 yıldır hakaret yedigimizi vurgulayarak; "Biz başbuğ kabul ederiz; mavi gözlü bozkurdumuzun annesine yapılan her türlü hakaret gittikçe arttı. En son Rumeli Türklerin tamamı Suriyeliler ile bir tutuldu. Bunun için bir karar vereceksiniz. Bu 21 yıldır bizleri küçümseye küçümseye giden, bizleri birilerine tercih ede ede giden, bizlere parmak sallayan ve devamlı Türklüğümüzü sorgulayan bu nobran, bu abes, bu tarih bilmez, bu coğrafya bilmez, bu edebiyat bilmez, bu felsefe bilmez, bu mantık bilmez zihniyeti, bu pazar günü helal oylarınız ile devireceksiniz ve 13. Cumhurbaşkanı olarak Sayın Kılıçdaroğlu'nu seçeceksiniz.

Ekrem İmamoğlu ise konuşmasında Mustafa Kemal Atatürk'ün Balkan ve Rumeli göçmenlerine yönelik o ünlü deyişini hatırlattı ; "Muhacir diye küçümsenenler kaybedilmiş topraklarımızın aziz hatıralarıdır.' Tek bir karış bile toprak kaybetmeden, birbirimizi küçümsemeyi aklımızdan bile geçirmediğimiz, eşit, adil ve kardeşçe bir hayat için gelin hep birlikte Atatürk’ün yolundan yürüyelim.”



Millet İttifakı Cumhurbaşkanı Adayı ve Cumjuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, Haliç Kongre ve Kültür Merkezi'nde düzenlenen ‘Balkan-Rumeli-Mübadil Buluşması’na katıldı.

Buluşmada İYİ Parti Milletvekili Lütfi Türkkan tarafından 1997 yılında Şırnak'ta şehit düşen Numan Dede'nin annesi ve ağabeyinin isteği üzerine Kılıçdaroğlu'na; tabuta örtülen Türk bayrağı, şehadet beratı ve madalyalarını emanet etti. Kılıçdaroğlu bayrağı öperek teslim aldı.

Tarihçi-yazar Profesör  İlber Ortaylı ve Yer bilimci Profesör Doktor Celal Şengör'ün de katıldığı toplantıda hocalar Kılıçdaroglu'nu ayakta alkışlarken Prof. Şengör'ün duygulandığı ve gözyaşlarını tutamadığı görüldü.

Balkan Rumeli Türkleri Konfederasyonu (BRTK) Genel Başkanı Sabri Mutlu ve konfederasyon yöneticileri başta olmak üzere Balkanlar ve Rumeli'den siyasi parti, STK temsilcileri ve kanaat önderleri ile Türkiye'nin birçok il ve ilçesinden onlarca STK başkanı, yönetici ve iş dünyasından temsilcilerin de katıldığı toplantıda gündem seçim ve Balkan Rumeli göçmenleri ile mübadillerdi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın iktira gelme mücadelesi verdiği yıllarda sarfettigi Balkan göçmenlerine yönelik eleştirileri ve sözlerinin damga vurduğu toplantı yarın yapılacak cumhurbaşkanlığı seçimleri için son propoganda olma özelliği ile de önemliydi. Öyle görünüyor ki sandığın galibini Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucu unsuru kabul edilen ve sayıları tarihçi ve araştırmacılara göre 35 ila 45 milyon arası olduğu tahmin edilen Balkan Rumeli göçmenleri belirleyecek. 



"HİÇ UMUTSUZ OLMADIK"

Ekrem İmamoğlu ve Meral Akşener'in neden Kemal Kılıçdaroğlu'nun tercih edilmesi gerektiğini aktardıkları konuşmalarının ardından salona hitap eden Kılıçdaroğlu konuşmasında “Ülkemizin içinde bulunduğunu durum parlak değil. Ve Türkiye’nin buradan çıkması lazım. Bunun için beraber ve birlikte mücadele etmemiz gerekiyor. İçinde bulunduğumuz koşullar hangi açıdan bakılırsa bakılsın bir karamsar atmosfer yaratmış durumda. Ama bizler Gazi Mustafa Kemal’in öngördüğü çağdaş uygarlık düzeyini yakalamak için hep mücadele ettik. Hiç umutsuz olmadık asla umutsuz olmayacağız ve kendi geleceğimizi kendimiz inşa edeceğiz” dedi.

"BUNLAR SIRADAN DRAMLAR DEĞİL"

Mübadelede yaşanan dramlara da dikkat çeken Kılıçdaroğlu “Anadolu coğrafyasında yaşanan dramların bir benzerinin Balkanlar’da yaşandığını da biliyoruz. Sayın Akşener ne kadar güzel söyledi. Keşke o acılar sadece öykülerde, sadece annelerin hafızalarında kuşaktan kuşağa intikal eden acılar değil de o acıları bugünkü kuşaklara da her ortamda anlatabilsek. Bunlar yapılmadı ama inşallah bir gün yapılır. Çünkü bu acılar unutulacak türden acılar değildir. Bu dramlar sıradan dramlar değildir. En büyük acıları çeken elbette ki o coğrafyanın ve bu coğrafyanın kadınlarıdır. Bugün hala kadınlar büyük acılar çekiyorlar” dedi.


"KENDİ ÜLKENİZE, TARİHİNİZE İHANET ETMİŞ OLURSUNUZ"

Kılıçdaroğlu “Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün batılıların kadınlara vermediği seçme ve seçilme hakkını çok daha önceden vermesi ve kadınların parlamentoda kendilerini temsil etmeleri bugün için bu sayının çok yetersiz olduğunun farkındayım ve biliyorum ama önümüzdeki süreçte kadınlar mücadele ederek bu hakları çok daha büyük oranda elde edeceklerdir” dedi.

Kılıçdaroğlu “Acılardan söz ettik. Dertlerden söz ettik. Son 22 yıldır yaşanan dramdan söz ettik. Sayın Akşener, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün annesine ve babasına yönelik yapılan telaffuz etmekten bile çekindiğimiz bazı ağır sözcüklerin kullanıldığını biliyoruz. Bir insan tarihine saygılı olur. Bir insan bu ülkenin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e saygılı olur. Bu saygının temelinde bir bağımsızlık ateşini yatar. Kadın-erkek eşitliği yatar. Bu saygının temelinde bağımsızlık yatar, özgürlük yatar, güçlü kalkınmış bir Türkiye yatar. Eğer bunları görmezden gelip de doğrudan bir kişiyi hedef alıp bu ülkenin banisine, kurucusuna her türlü hakareti yapabilirim diye bir arayış içindeyseniz siz kendi ülkenize de tarihinize de ihanet etmiş olursunuz. Biz buna asla ve asla izin vermeyeceğiz. Her ortamda Gazi Mustafa Kemal’i ve arkadaşlarını, bu ülke için yaptıklarını hep anlatacağız” diye konuştu.

ERDOĞAN'IN VİDEOSUNU İZLETTİ

Balkanlar'dan gelenlerin hala günümüze yansıyan acıları olduğunu dile getiren Kılıçdaroğlu “Acaba 20 yılı aşkın bir süredir iktidarda olan bir kişi Balkanlardan gelen kardeşlerimiz için acaba ne söylemiş” diye sordu. Ardından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın bir konuşmasının videosunu izletti.

Erdoğan'ın konuşmasında o dönemde Bulgaristan'tan gelenlere “casus” dediği duyuldu. Kılıçdaroğlu “Bu bir montaj videosu değil. Zulme boyun eğmeyenlerin, zorla Türkiye’ye gönderilenlerin, bu topraklara gelen ve bizimle kucaklaşan kardeşlerimiz için söylenen sözlerdir bunlar. Balkanlar’dan gelen bugün kucaklaştığımız soydaşlarımızla beraber hatta sayın Akşener’in ifade ettiği gayet açık ve net bir şekilde bu toprakların asli sahipleriyle ilgili kullanılan bu sözcükleri hiç kimsenin unutmasını istemem. Hiç kimsenin unutmaya hakkı yoktur ve hiç kimse sandığa gittiğinde de bu sözleri asla ve asla unutma hakkına sahip değil” dedi.



"HİÇ KİMSEYE EL AVUÇ AÇMADI"

Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün siyasi ve ekonomik iki temel ilkesi olduğunu belirten Kılıçdaroğlu şunları söyledi:

* “Özgürlük ve bağımsızlık benim karakterimdir, der. Bayrağımın altında özgürce yaşamak isterim. Hiç kimsenin müdahale etmeyeceği, bağımsızlığıma bir şey söylemeyeceği temel bir kuraldır. İkinci bir kuralı daha var. Savaş meydanlarında kazanılan zaferler, ekonomik zaferlerle taçlandırılmazsa ekonomik bağımsızlığımızı kaybedebilirsiniz. Ekonomik bağımsızlığınız olmadığı sürece siyasal bağımsızlığınızın bir anlamının olmadığını görürsünüz.

* Ve o nedenle Gazi Mustafa Kemal ekonomik bağımsızlığı başlatmak için olağanüstü çabalar harcadı. Bu ülkede yumurta satılarak şeker fabrikaları kuruldu. Demir çelik fabrikaları kuruldu. O yoksul ülke demir ağlarla örüldü. Hiç kimseye el avuç açmadı. Birisinin kapısına gidip kronometreyi açtırıp hiç kimseyi bekletmedi orada. Ve kendi ülkesinde kendi onuruyla yaşadı. Yoksullukla mücadele etti. Bağımsızlığını, ekonomik büyümeyle perçinledi.

* Bugün Türkiye’nin ekonomik açıdan büyük sıkıntıları var. Eğer düne kadar hakaret edilen kişinin kapısına gidilip de para dileniliyorsa yaşadığımız bir sorun var.

* Ve hepimiz bu sorunun farkındayız. O nedenle sandığa gideceğiz. Oylarımızı kullanacağız ve demokratik yollarla otoriter bir yönetimi değiştireceğiz. Bunu yaptığınız zaman dünya siyaset tarihine çok güzel bir armağan bırakmış olacağız. Türkiye’yi hep beraber yeniden inşa edeceğiz.”


"KAÇAKLARLA BİR TUTULUYORUZ"

Meral Akşener ise yaptığı konuşmada “Muhacir, göçmen, mübadil isimleri ile anıldık ama bütün büyük çoğunluğumuz Anadolu'dan gitme yörüktür, Türkmen'dir. Dolayısıyla Anadolu'nun sahipleri olarak Rumeli'yi Türkleştirmek, Müslümanlaştırmak için gönderildik. Misafir değiliz, ev sahibiyiz. Bizi buradan devlet, ebedi müddet olsun diye gönderdiler” dedi. 

Konuşmasında Türkmen olan ailesinin mübadele hikayesini anlatan Akşener “Tamamızın aileleri Osmanlı'ya borç vermiştir, almamıştır. Malını mülkünü bırakmıştır, konuşmamıştır. Özel bir durumumuz vardır; kadınlar, çok güçlüdür. Hafızadır ve asla unutmazlar. Çünkü üç tane iç göçü kadınlar yapmıştır. Erkeklerimiz askerdir” dedi.

Mübadillerin Suriyeliler ile bir tutulmasına tepki gösteren Akşener “Biraz evvel Büyükşehir Belediye Başkanımız dedi; Suriyeliler ile bir tutuluyor, kaçaklarla bir tutuluyor. Bu coğrafyanın Anadolu'nun, Orta Asya'dan gelen ailelerin çocuklarıyız biz. Kızık Türkmen'iyiz, Oğuz boyuyuz ve bütün o bölgede Tanrı Dağı Türkmen'i adını almışız. Şimdi eğer, pergelin ucunu bu mavi bozkurtun hemşerileri üzerine koyarsanız ve misafir muamelesi yapmazsanız ve bu ülkenin en fedakâr, en verici, en saygılı insanları olan bu Türkmenlerin ne kadar acı çektiğini bilirsiniz” diye konuştu.

"KILIÇDAROĞLU'NA KEFİLİM"

Akşener şöyle devam etti: 

* “21 yıldır hakaret yiyoruz, biz başbuğ kabul ederiz; mavi gözlü bozkurdumuzun annesine yapılan her türlü hakaret gittikçe arttı. En son Rumeli Türklerin tamamı Suriyeliler ile bir tutuldu. Bunun için bir karar vereceksiniz. Bu 21 yıldır bizleri küçümseye küçümseye giden, bizleri birilerine tercih ede ede giden, bizlere parmak sallayan ve devamlı Türklüğümüzü sorgulayan bu nobran, bu abes, bu tarih bilmez, bu coğrafya bilmez, bu edebiyat bilmez, bu felsefe bilmez, bu mantık bilmez zihniyeti, bu pazar günü helal oylarınız ile devireceksiniz ve 13. Cumhurbaşkanı olarak Sayın Kılıçdaroğlu'nu seçeceksiniz.

* Ben, Meral Akşener. Hasan Tahsin Argun'un yeğeni, iki Batı Trakya Cumhuriyeti kurmuş, Atatürk'ün arkadaşı Hasan Tahsin Argun'un yeğeni ve diyorum ki, onun adına diyorum ki; Sayın Kılıçdaroğlu, PKK ile masaya oturmaz, kefilim. FETÖ ile masaya oturmaz, kefilim. Hizbullah ile masaya oturmaz, kefilim. Harama el uzatmaz, kefilim. Çünkü; Allah'a bin şükür babamın amcasının bize bıraktığı en önemli miras, dürüstlüğüdür. Dolayısıyla, o dürüstlüğü arkama alarak, ona layık olmayı gayret eden bir yeğen olarak bütün müktesebatım üzerine kefilim, bana ihtiyacı yoktur ama benim kefilim ki kul hakkına el uzatmayacak.”

"ÇEKİLEN ACILAR BOŞA GİTMEYECEK"

Ekrem İmamoğlu ise toplantıda özetle şunları söyledi:

* “İstanbul çok yönlü bir şehirdir. İstanbul bir yanıyla da çok özel bir Balkan şehridir. İstanbul’un mayasında Balkanlar’ın, Rumeli’nin güzel insanlarının değerleri ve kültürleri vardır. İstanbul yurt özleminin bittiği yerdir. Kendi kimliklerine, kültürlerine özenle sahip çıktığını, vatanseverlik, duyguları çok yüksek, milli ve dini hassasiyetleri çok güçlü insanlardır.

* Bizler Balkan şehirleri ağını oluşturan belediye başkanları bu acılı coğrafyanın ve bütün dünyanın kötülüklerden arınıp iyilikte, sevgide buluşması için mücadele etmekten vazgeçmeyeceğiz.

* Sizler de çok iyi bilirsiniz ki çekilen acılar ve verilen mücadeleler hiçbir zaman boşa gitmedi ve gitmeyecek. İnsanların isimlerini değiştirmeye kalkmanın din ya da yaşam tarzı dayatmanın siyaset değil bir insanlık suçu olduğunu herkes artık çok daha iyi görüyor.

* Kimler, hangi kararları dayatmaya kalkarsa kalksın. Biz o bir çift mavi gözün ışığında her zaman her zaman doğru yolu buluruz. Bizim yolumuz “yurtta barış, dünyada barış” diyen Balkanların çocuğu Atatürk’ün yoludur.

"İLK ZİYARETİNİ BALKANLARA YAP DEMİŞTİ"

* Çok önemli bir seçim öncesinde gerçekleşen bu güzel buluşmanın çok özel bir değeri olduğunu düşünüyorum. Cumhurbaşkanı adayımız sayın Kemal Kılıçdaroğlu liderliğinde; yurttaşlarımızın, mübadillerimizin, soydaşlarımızın sorunlarını çözmek için geliştirdiğimiz pek çok proje ve politika bulunuyor.

* 13. Cumhurbaşkanımız Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’nun Balkanlara özenli tutumunu ve davranışını çok yakından biliyorum. Benim yerel seçimlerimde yaptığı İstanbul çalışmalarından sonra bana ilk söylediği, ‘mutlaka seçimi kazandıktan sonra ilk yurt dışı ziyaretini Balkanlara yap' demişti. Ben de bu sözü tutarak ilk yurt dışı ziyaretimi Saraybosna’daki kardeşlerimizi ziyarete gitmiştim.


"KRİTİK EŞİKTEYİZ"

* Maalesef bugün Türkiye kritik bir eşiğe gelmiş durumdadır. Ekonomimizi hızla doğru bir rotaya oturtamazsak toplumsal huzurumuzu, birlik ve kardeşliğimizi hep birlikte yeniden tesis edemezsek hiçbir alanda ilerlemeye kaydedemeyeceğiz.

* Her gün daha kötüye gidecek, her gün daha ağır bedeller ödemek zorunda kalacağız. Türkiye’yi unutmayalım ki bu hale getiren bugünkü iktidardır. O akıl, devletimizin ne yazık ki temel yapısını bozmuştur.

* Bu ülkeyi büyük bir ekonomik çöküşün ve tehlikeli bir toplumsal gerilimin eşiğine getirmiştir. Sahip oldukları gücü o kadar çok istismar ettiler ki vatandaşın gerçeklerinden o kadar çok uzaklaştılar ki her uygulamalarıyla, her sözleriyle ne yazık ki milletimize, tarihimizdeki en kötülüğün yapıldığı dönemi yaşattılar.

"DÜŞMANLAŞTIRMADIKLARI HİÇBİR KESİM KALMADI"

* Tam bir sorumsuzluk örneği olan ve bu ülkenin başına büyük belalar açan sığınmacı politikalarını savunmak adına neler söylediklerini sizler de çok iyi biliyorsunuz. Bu devletin kurucu unsuru, bu milletin ayrılmaz parçası olan Balkan kökenli yurttaşlarımızı, soydaşlarımızı, evladı fatihanları, kimlerle, nasıl bir tuttuklarını bunları utanmadan sözlerine nasıl taşıdıklarını sizler çok iyi biliyorsunuz.


* Ne yazık ki ayrıştırmaya, bölmeye ve düşmanlaştırmaya çalışmadıkları hiçbir kesim kalmamıştır. Bunun adı siyaset değildir. Bunun adı milliyetçilik ya da muhafazakarlık değildir. Bunun adı insanlık değil. Türkiye topluma zehir saçan bu siyaset anlayışından bir gün bile geç kalmadan kurtulmaya mecburdur.

* Aksi halde bir adım bile ileri gidemeyiz. 28 Mayısta oyumuzu; dirliğimizi ve kardeşliğimizi en güçlü şekilde sağlamak için mutlaka kullanalım. Türkiye’nin birleştirici gücü olma sorumluluğu ile hareket eden, ömrü boyunca hak, hukuk, adalet için mücadele etmiş, saygıdeğer Kemal Kılıçdaroğlu’nun etrafında bütün Türkiye’nin buluşması gerek. Bu buluşma, bu ittifak değerlidir. Bu buluşma çok önemlidir.

* Hep birlikte Atatürk’ümüze sevgi ve saygı duymaya, onun ilke ve değerlerine sahip çıkmaya dayalı bir buluşmadır bu. Ne demişti büyük önder Atatürk?' “Muhacir diye küçümsenenler kaybedilmiş topraklarımızın aziz hatıralarıdır.' Tek bir karış bile toprak kaybetmeden, birbirimizi küçümsemeyi aklımızdan bile geçirmediğimiz, eşit, adil ve kardeşçe bir hayat için gelin hep birlikte Atatürk’ün yolundan yürüyelim.”

Yurtdışı oylarda tüm zamanların rekoru kırıldı


Cumhurbaşkanlığı seçiminin 2. turu için yurt dışındaki temsilciliklerde oy verme kullanma süresinin 12 günden 5 güne inmesine rağmen katılım oranı ve kullanılan oy sayısı tüm zamanların rekorunu kırdı. Yüksek Seçim Kurulu, yurt dışında oy kullanan seçmen sayısının 1 milyon 902 bin 417 olduğunu açıkladı. Gümrüklerde oy verme işlemi 28 Mayıs'a kadar devam edecek. 

BULGARİSTAN BASININDA YER ALAN BİR HABERDE SİNAN OGAN'IN RUS AJANI OLDUĞU İDDİA EDİLDİ

Türkiye'nin cumhurbaşkanlığı seçimlerine Kremlin’in gölgesi düştü. Uzun yıllardan beri Paris’te yaşayan, Balkanlar’ı bilen ve yakından takip eden Bulgar diplomat Boyan Radoykov Bulgaristan basınına yaptığı açıklamada Sinan Ogan'ın Rus ajanı olduğunu iddia etti. 'Ogan, KGB personeli için bir eğitim üssü olan MGIMO'dan mezun oldu' başlığı ile verilen haberde ikinci turda Erdoğan'a oy vereceğini açıklayan Sinan Ogan'ın bugün hala Rus istihbaratı FSB'nin Uluslararası İlişkiler Enstitüsü olarak kullandığı okulda çok iyi bir eğitim aldığı ve ana dili gibi rusça konuştuğu da iddia edildi. Türkiye'deki seçim yarışına Rusya'nın dahil olduğu iddia edilen haberde Ogan üzerindeki Bakü etkisine de dikkat çekildi. "Seçim Türkiye'de yapılmadı, sonuca Bakü'de karar verildi" denilen haberde pek çok analistin Ogan'ın Azerbaycan kökenli olduğu gerçeğini gözden kaçırdığına da dikkat çekildi. Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'in Ogan'ı Recep Tayyip Erdoğan'ı desteklemesi için bizzat aradığı belirtilen haberde "seçim komisyonu Erdoğan'ın ilk turda kazanmasına "izin vermedi". Ancak bu Pazar yeniden seçilecek" yorumu dikkat çekti.

23 Mayıs 2023 Salı

CUMHURBAŞKANLIĞI SEÇİMLERİNDE GÜNDEM BALKANLAR VE RUMELİ




Yurt dışında yaşayan Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının Cumhurbaşkanı seçimlerinin ikinci turu için adeta sandığa akın ettiği bu günlerde ülke siyasetinin gündemini de Balkan ve Rumeli politikaları belirliyor. 
Cumhurbaşkanı ve Ak Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan da bu kapsamda dün 'Büyük Rumeli Buluşması' ana sunumu ile Haliç Kongre ve Kültür Merkezi'nde Balkanlar ve Rumeli'den siyasi parti, STK temsilcileri ve kanaat önderleri ile iş insanları bir araya geldi. 
Yunanistan Batı Trakya'dan Dostluk Eşitlik ve Barış Partisi Genel Başkanı Çiğdem Asafoğlu, Kuzey Makedonya Türk Demokratik Partisi (TDP) Genel Başkanı Dr. Beycan İlyas, Kosova Demokratik Türk Partisi (KDTP) Genel Başkanı ve Bölgesel Kalkınma Bakanı Fikrim Damka, Kosova Adalet Türk Partisi Genel Başkanı Arif Bütüç, Bulgaristan Hak ve Özgürlükler Hareketi (HÖH - DPS) Genel Başkan Yardımcısı ve  Kırcaali Belediye Başkanı Hasan Azis, Sırbistan'da Müslüman nüfusun destek verdiği Sancak Demokratik Eylem Partisi (SDA) Genel Başkanı Süleyman UglyaninGümülcine Müftüsü İbrahim Şerif, İskeçe Müftüsü Mustafa Trampa, Bulgaristan Müftüsü Hacı Aliş yurtdışından gelip Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın çağrısına yanıt varenlerin sadece birkaçı idi. 
Türkiye'den de Balkan Rumeli Türkleri Konfederasyonu (BRTK) Genel Başkanı Sabri Mutlu başta olmak üzere Balkan Türkleri ve Mülteci Dernekleri Federasyonu (BGF) Yönetim Kurulu Üyesi İsmail Korkmaz, Bal Göç Genel Merkez Yönetim Kurulu Üyesi Mert Tiryaki, Batı Trakya Türkleri Derneği Genel Başkanı Hasan Küçük, Rumeli Kanaat Önderleri'ni temsilen Tek Rumeli Televizyonu Yönetim Kurulu Başkanı Atilla Baykal, Sancak göçmeni ve iş insanı Salkano Bisiklet Yönetim Kurulu Başkanı Salih Akgül'ün de aralarında bulunduğu çeşitli bölgelerden ve kentlerden onlarca STK başkanı, yönetici ve temsilcisinin Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın 'tensipleri' ile katıldığı toplantıda gündem Balkanlar ve Rumeli'de yaşayan soydaşlarımız ve dindaşlarımız ile çeşitli tarihlerde oralardan anavatana göç edenlerdi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın 14 Mayıs seçimlerindeki desteklerinden dolayı camiaya teşekkür ederek başladığı konuşmasında Türkiye'nin Çerkez'i, Tatar'ı, Gagavuz'u, Özbek'i ve Uygur'u ile başı dara düşen her kardeşimize bir esenlik yurdu olduğunu belirtti. Erdoğan'ın konuşması ve ana hatları şu şekilde ;

"100 MİLYONLARCA DOSTUMUZ VAR"

"Bizim sadece Rumeli'de değil 3 kıta 7 iklimde gönüllerimizin bir olduğu nice kardeşlerimiz var. Bizim dili, dini, kültürü farklı olsa da umudunu ülkemizin başarısına bağlamış 100 milyonlarca dostumuz var. Karşımda Türkiye aşıklarının temsilcilerini görüyorum.
Salonlara sığmayan coşkunuz için sizlere teşekkür ediyorum. Dosta güven aşılayan dik duruşunuz için sizlere teşekkür ediyorum. 14 Mayıs seçimlerindeki desteğiniz için sizlere teşekkür ediyorum. 28 Mayıs'ta sandıkdan çıkacak sonucun müjdesini veren sevginizi için ayrı ayrı hepinize teşekkür ediyorum. Siz ne güzel insanlarsınız. Siz ne vefakar insanlarsınız. Rabbim muhabbetimizi daim eylesin.
Tarih boyunca millet olarak tüm dünyaya insanlık dersi verdik. Dünyanın en güçlü ordularına Çanakkale'yi hep birlikte dar ettik. Milletimiz Cumhuriyeti kurarak güvenli bir sığınağa kavuşmuştur. Türkiye Çerkez'i, Tatar'ı, Gagavuz'u, Özbek'i ve Uygur'u ile başı dara düşen her kardeşimize bir esenlik yurdu olmuştur. Hamdolsun acısıyla tatlısıyla nice saldırıları göğüsleyerek Türkiye'yi bugünlere getirdik.

ABD'DEKİ TÜRKEVİ'NE SALDIRI

Ne yazık ki bunlar katillere yolu açarak onlara yardımcı oldular. Söz konusu Müslüman'ın ve Türk'ün hayatı olunca zulmü engellemek yerine hep üç maymunu oynadılar. Avrupa'da PKK baktı ki iş kötüye gidiyor seçmenlere saldırmaya başladı. Yetmedi ABD'de BM'nin karşısındaki Türkevine saldırdılar, camlarını kırdılar. Hani siz demokrattınız? Türkevine saldırmak size ne kazandıracak? Biz de buradan ABD'nin yetkililerine 'süratle bu teröristi bulmanız lazım' demeyecek miyiz? Acaba benzer durum Türkiye'de olsa buna nasıl bakacaksınız. Biz de şimdi ABD'den bu teröristi bulmalarını bekliyoruz.
Son 21'de sadece Türkiye'nin büyümesi ve güçlenmesi için gece gündüz çalışmadık. Aynı zamanda tüm kardeşlerimizle yeniden kucaklaştık. Ecdat yadigarlarımızı yeniden ayağa kaldırdık. Dilimize, kültürümüze ve ortak medeniyet değerlerimize sahip çıktık. Kardeşlerimizin her zaman imdadına koştuk. Bayrağımızı her tarafta gururla dalgalandırdık. Bu anlayışla Rumeli'den Kafkasya'ya tüm kardeşlerimizin yanlarında olduk.
Nasıl ülkemizde hizmet götürmediğimiz yer bırakmadıysak Rumeli'de de her noktaya ulaştık. Rumeli'nin her çarşısını, camisini ilmek ilmek bir nakış gibi kalbimize işledik. Maruz kaldıkları onca baskıya rağmen yüreği Allah aşkıyla yanan dervişleri gördük. Rumeli'de Bursa'yı, İstanbul'u, Bakü'yü, Semerkant'ı gördük. O topraklarda tüm büyüklüğüyle Türkiye ve Türk milletini gördük.

TERÖRİSTLERLE KOL KOLA GİRDİLER'

Muhalefet neyle meşgul oluyor? Onlar Rumeli ve Balkanlarla ilgili dişe dokunur hiçbir iş yapmadılar. Bizdeki muhalefetin Balkanlarla ilgili en ufak bir adımını duydunuz mu? Öyle bir dertleri de yok. Biz Rumeli'ye Balkanlara sevdalıyız sevdalı, farkımız var. Gün oldu hamburger yemek için Pensilvanya'ya gittiler. Londra'da tefecilerin kapısında nöbet tuttular. Gün oldu ülke ülke gezip Türkiye'yi Batı'lılara şikayet ettiler. Benim Rumeli'li kardeşlerimin yüreğine bakmaya tenezzül etmediler. Bunlar teröristlerle bile kol kola girdiler. Hapisteki canilerle ilgilendikleri kadar kalbi Türkiye için atanlarla hiç ilgilenmediler. Bugün de aynısını yapıyorlar. Bölücü terör örgütünün uzantılarıyla kol kola yürümekten çekinmiyorlar. Oy vermediler diye depremzedelerimizi aşağılamaktan utanmıyorlar. Bunlar emri Kandil'deki teröristlerden alıyorlar. Biz ise emri Allah'tan ve milletimizden alıyoruz. Farkımız bu. Milletimiz karşısına vizyonla çıkmak yerine korku siyasetiyle insanımızın oyunu almaya çalışıyorlar. Ama milletimiz bunların ciğerini biliyor.

'28 MAYIS BİR MİLAT OLACAK'

28 Mayıs yarım kalan bir işin tamamlandığı bir milat olacaktır sizlerle beraber. Millet olarak bizi yaralı görüp ilacımıza zehir bulaştırmak isteyenlere fırsat vermeyeceğiz. Fitne tüccarlarının aramıza nifak tohumları ekmesine asla müsaade etmeyeceğiz. Rehavete kesinlikle kapılmayacağız. Zafer sarhoşluğuna kesinlikle düşmeyeceğiz.''
Türkiye'nin cumhurbaşkanlığı seçimlerine kilitlendiği bu süreç pazar günü sona erecek ancak Balkanlar ve Rumeli'de yaşayan Türkler ve müslümanlar cuma günü bir kez daha aynı yerde bu defa da Millet İttifakı'nın Cumhurbaşkanı adayı Kemal Kılıçdaroğlu'nun çağrısı ile bir araya gelecek. Her iki adayın da bölgeye ve insanına yönelik ilgisi Türkiye'nin tarihsel süreç itibarıyla bu coğrafya ile olan tarihi, sosyal, kültürel, ekonomik ve siyasi bağları açısından büyük önem taşıyor. Türkiye nüfusunun neredeyse yarısını oluşturan Balkan ve Rumeli kökenlilerin siyasi tarcihleri ülke geleceğini ve oluşacak yeni yönetim anlayışını cumhuriyetin kuruluşundaki gibi bir kez daha belirleyecek.

13 Mayıs 2023 Cumartesi

BALKAN RUMELİ GÖÇMENLERİ TEK YÜREK

Seçim çalışmalarına son ziyaretini üyesi oldukları Bal-Göç'e yaparak tamamlayan İyi Parti Bursa 2. Bölge 2. Sıra Milletvekili Adayı mübadil göçmenlerinden İbrahim Alagöz ile 1. Bölge 6. Sıra milletvekili adayı Birgül Yıldız Günay Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde Balkan Rumeli camiasını temsil etmeye hazırlanıyor. 

Bal Göç Genel Başkanı Profesör Doktor Emin Balkan, Balkan Rumeli Türkleri Genel Başkanı Sabri Mutlu ve kalabalık bir heyet tarafından karşılanan adaylar evlerinde olmanın mutluluğunu ve gururunu yaşadıklarını ifade etti.




Balkan Türkleri ve Mülteci Dernekleri Federasyonu (BGF) yönetim kurulu üyesi de olan İbrahim Alagöz yaptığı selamlama konuşmasında "Siyasete bu alanda yeterince temsil edilmediğimizi düşündüğüm için girdim. Türkiye'nin kurucu önderlerinin torunları ve ülkemizde sayıları 35 milyonu bulan camiamızın insanlarının hakettikleri değeri ve önceliği için mücadele etmeliyiz. Bizden vatan haini, kötü insan çıkmaz. Bulunduğumuz her yere kalite katarız" dedi. 

Birgül Yıldız Günay ise "Eskiden nereye gitsek, hangi kuruma ve devlet dairesine işimiz düşse orada bizden biri vardı. Şu anda buralarda temsil sıkıntımız had safhada. Bu durumu düzeltmeli ve güç dengelerini yeniden kurmalıyız" diye konuştu. 






Bal Göç Genel Başkanı Emin Balkan ise üyeleri ile gurur duyduklarını ifade ederken "Bizim insanımız eğitimli, kültürlü ancak biraz a politiktir. Bu durum siyasette bizim adımıza büyük bir eksiklik oluşturuyor. Biz göçmenler sempati duyduğumuz partilere üye olarak bu konudaki sıkıntımızı gidermeliyiz. Her seçim dönemi bizden olan adaylarımızla sesimizi bu alanda da daha gür çıkarmalıyız" dedi. 

BRTK Genel Başkanı Sabri Mutlu ise Türkiye'nin seçim sürecine girdiğinden beri Balkan Rumeli kökenli ve camiaya hizmeti geçmiş insanlardan yana siyasi parti yetkilileri ile görüşmeler yaptığını aktardı. "Biz, bizden olan her insanımızı parti farkı gözetmeksizin destekleyeceğiz ve seçimlerde onlardan yana aktif tercihte bulunacağız. Siyaset alanındaki eksigimizi giderip Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde güçlü bir temsil yapısı oluşturmalıyız. Türkiyenin değişik bölgelerinden 15'e yakın arkadaşımız seçim yarışındadır. Onlara destek vererek aktif biçimde çalışmalarına katıldık. Tek dileğimiz kendilerini TBMM'de görmek. İnsanlarımıza sandıkta da sahip çıkmalıyız" dedi. 

Türkiye'nin değişik bölgelerinden STK temsilcilerinin de yer aldığı toplantıda Türkiye'nin seçim sürecine yönelik iyi dileklerin ifade edildiği bir toplantıya ev sahipliği yapmanın gururunu yaşadığını ifade eden Bal Göç Genel Başkanı Prof. Dr. Emin Balkan son söz olarak siyasilere seslenerek "Biz sadece Bursa'da 600 bini aşan insanımızla daha iyi yerlerde temsil edilmeyi hakediyoruz. Umarım bu durum ve çağrımız ilgili yerlerde duyulur, gereği yapılır. Bizim gücümüzü dikkate almayanlara en iyi yanıtı insanlarımız sandıkta verecektir" dedi.














12 Mayıs 2023 Cuma

SİYASETTE VE TBMM'DE BALKAN RUMELİ RÜZGARI ESMELİ


Üç gündür Trakya'da bulunan ve göçmen milletvekili adaylarına destek vererek çalışmalarına katılan Balkan Rumeli Türkleri Konfederasyonu (BRTK) Genel Başkanı Sabri Mutlu ile Balkan Türkleri ve Mülteci Dernekleri Federasyonu (BGF) yönetim kurulu üyesi İsmail Korkmaz Babaeski Balkan Türkleri Dayanışma Derneği'ni ziyaret etti.
Başkanvekili İsmet Fıçıcılar, dernek sekreteri Hasan Kala, denetim kurulu üyesi Yalçın Yılmaz, kurucu üye ve önceki dönem başkanlarından Zürfettin Hacıoğlu ile Trakya ve burada yaşayan Balkan Rumeli muhacirlerinin ele alındığı görüşmelerde göçmenlerin siyasette daha aktif olması konuşuldu.
Politikada yer alan Balkan Rumeli kökenli adaylar ile göçmen camiasına hizmetleri olmuş adayların hangi partiden olursa olsun şartsız desteklenmesi fikrinin aktif taraftarı olduklarını belirten İsmet Fıçıcılar bu anlamda seçim sonrası oluşacak tablonun göçmenlerden yana olmasını arzuladıklarını belirtirken, Zürfettin Hacıoğlu ise "Amacımız göçmenleri temsil eden milletvekillerinden Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde bir gurup oluşturabilmek" dedi. Bölgede kime dokunsanız yüzde doksandokuz geçmişinin Balkanlar'a dayandığı vurgulanan görüşmede BRTK'nın örgütlü gücünün siyasete de yansıması temenni edildi.

11 Mayıs 2023 Perşembe

KIRKLARELİ'DE 'ÖZKAN' FIRTINASI VAR


Trakya seçimini yapmış zaten ama bizden olan arkadaşlarımıza destek vermek için geldiğimiz Lüleburgaz'da tam bir şölen havası gördük. Cumhuriyet Halk Partisi Kırklareli 2. sıra milletvekili adayımız Fahri Özkan şimdiden ipi gögüslemiş gibi. Üç milletvekili çıkaran Kırklareli benim de kütük kaydımın olduğu yer. Ep gene buralı olmaktan gurur duyuyorum. Bizi Türkiye'ye getirebilmek için seferber olan annemin anneannesi, koca çınarımız Refiye kocaannem Büyükmandıralıydı. 107 yıllık ömrüne bizi anavatana getirebilmek gibi bir büyük operasyonu da sığdırmış. Bizim için buralar her zaman kutsal topraklardı yani. 

Bu sebeple Balkan Rumeli Türkleri Konfederasyonu (BRTK) Genel Başkanımız Sabri Mutlu bizden olan adaylara destek ziyareti için çağrı yaptığında hiç ikilemeden kabul ettim. Eeeee ne de olsa Fahri Özkan da soyadından anlaşılacağı üzere bizden biri. Kırcaali, Eğridere, Tosçalı doğumlu olan vekil adayımız izlediğim, tanık olduğum kadarıyla kalplere taht kurmuş. 

Ticaret erbabı olan Fahri bey uzun yıllar Lüleburgaz Esnaf Sanatkarlar Kredi ve Kefalet Kooperatifi’nin de başkanlığını yapmış bir kardeşimiz. Bu sebeple burada dokunmadığı insan, girmediği hane yok gibi. Gazeteciliğimin ve son dönemde apoletlerini taktığım Balkan Türkleri Göçmen ve Mülteci Dernekleri Federasyonu (BGF)'nin Yönetim Kurulu Üyeliği görevim nedeniyle 'bizden' olan her insanımıza fazlaca ilgi duyarım. Hepimizin sıfırdan başlayarak bu günlere uzanan bir göç hikayesi ve 'göçmen' kimliği var ne de olsa. Anavatan sevdamız bizi hayata karşı daha güçlü yapmıştır her zaman. İş dünyasında çok güçlü temsilcilerimiz ve ailelerimiz var. Bürokraside de. Ancak siyaset söz konusu olunca biraz zayıf kalıyoruz. 



Camia olarak bu dönem hedefimizde her partiden birer temsilciyi Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne gönderebilmek. Bu arkadaşlarımızdan biri de Fahri Özkan. Temennimiz 15 Mayıs sabahı diğer göçmen adaylar gibi onu da necip milletimizin temsilcisi olarak TBMM'de görmek. İki gün boyunca çalışmalarını yakından takip ettiğimiz bu arkadaşımız sadece halk tarafından degil bölgedeki belediye başkanları tarafından da çok seviliyor.

Başta Kırklareli Belediye Başkanımız Mehmet Siyam Kesimoğlu olmak üzere, Büyükkkarıştıran Belediye Başkanı Ertuğrul Çamlıca, İğneada Belediye Başkanı Tahir Işık da Fahri Özkan'a tam destek verenlerden. Partinin ilçe örgütü ise yaptığı çalışmalar ile övgüye değer. Önceki akşam düzenledikleri ve binlerce kişinin katıldığı ilçe yürüyüşü görülmeye değerdi. Lüleburgaz başta olmak üzere Kırklareli Türkiye'nin yeni yüzyılı için seferber olmuş, sadece Fahri Özkan'ı degil tüm Trakyayı Meclis'e taşıyor.

8 Mayıs 2023 Pazartesi

Sırbistan'da iki gün arayla gerçekleşen silahlı saldırılarda 19 kişi yaşamını yitirdi

Sırbistan'ın başkenti Belgrad yakınlarındaki Mladenovac'ta, seyir halindeki araçtan otomatik tüfekle etrafa ateş açılması sonucu 10 kişi hayatını kaybetti, 15 kişi yaralandı. Sırbistan İçişleri Bakanlığından yapılan açıklamada, saldırganı yakalamak için ‘Kasırga’ adı verilen operasyonun başlatıldığı olayı gerçekleştiren 21 yaşındaki U.B'nin etrafının sarıldığı, ancak teslim olmak istemediği ve etrafa ateş açmaya devam ettiği belirtildi. Devlet kanalı RTS ise saldırganın daha sonra Kragujevac yakınlarında yakalandığını açıkladı. İçişleri Bakanı Bratislav Gasic, yaşananları "terör eylemi" olarak nitelendirdi. Sırbistan'da, çarşamba günü de Vladislav Ribnikar İlkokulu'nda, 7. sınıf öğrencisi 14 yaşındaki K.K'nin silahla gerçekleştirdiği saldırıda, 8'i çocuk, 1'i güvenlik görevlisi 9 kişi hayatını kaybetmişti.

7 Mayıs 2023 Pazar

Kestelli Balkan göçmenleri Alagöz'e kucak açtı

 


Seçimlere bir hafta kala partiler sokaktaki seçmene dokunabilmek için adeta seferber oldu. Bursa'da her aday kenti sokak sokak dolaşırken İyi Parti Bursa 2. Bölge 2. sıra milletvekili adayı mübadil göçmenlerinden İbrahim Alagöz de bu kapsamda dün Bursa caddelerinde idi. 

Beraberinde Samsun Göçmen Dernekleri Federasyonu ve Devgiriş Mahallesi Mübadele Derneği Başkanı İlker Kırbaş ve üyeler Kemal Vural ile Hüseyin Türk ve partililer olduğu halde ilçeleri, köyleri karış karış gezen Alagöz Kestel'de seçim çalışması için ziyaret ettiği soydaşlardan büyük ilgi gördü. Balkan Türkleri Göçmen ve Mülteci Dernekleri Federasyonu (BGF) Yönetim Kurulu Üyesi de olan Alagöz göçmen camiasının bir evladı olarak Balkan Rumeli insanını Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde en iyi şekilde temsil edeceğini belirtti. 

Kestel'de Balkan Rumeli Türkleri Konfederasyonu (BRTK) Genel Başkanı Sabri Mutlu, Genel Sekreter Sami Ömer, BGF Yönetim Kurulu Üyesi İsmail Korkmaz ve vatandaşlar tarafından karşılanan Alagöz " Yeni bir kurucu meclis gibi çalışacağız. Türkiye'nin iyi olmaya ihtiyacı var" dedi. 

Göçmen bir ailenin evladı olarak yine göçmen bir ailenin evladı olan partisinin Genel Başkanı Meral Akşener 'in Türkiye'yi parlak geleceğine taşıyacak lider olduğunu belirten İbrahim Alagöz " Türkiye'nin dört bir yanındaki göçmen dernekleri ve federasyonları ile iletişim halindeyiz. Hepsini ziyaret ettim. Ülkemizin yarı nüfusunu oluşturan insanımız daha iyi bir yaşam ve geleceği hak ediyor. Cumhuriyeti biz kurduk, yine biz yücelteceğiz. Bu dönem ülkemizi yeniden inşa edeceğimiz yeni bir süreci içeriyor. 14 Mayıs'tan sonra Türkiye gibi herşey 'iyi' olacak" dedi.