29 Mart 2025 Cumartesi

Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'nde, terör örgütü EOKA ile benzer söylemlere sahip yeni bir örgüt kuruldu. Örgüt, Kıbrıs'taki Türklere yönelik tehdit ifadeleri kullandı




Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'nde (GKRY) Türk düşmanı bir örgüt kuruldu. Türkiye ve İngiltere’nin Kıbrıs’taki varlığından rahatsız olan bu örgüt kendisini "Devrimci Özgürlük Savaşçıları Hareketi” olarak tanımlıyor.

TÜRKLERE DÜŞMAN

Örgüt, "Agonisti Kiepalx” isimli sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımlarda KKTC'nin ve İngiliz üslerinin adadaki varlığını “işgal” olarak adlandırıyor. Örgüt, Kıbrıs’ta özgürlük mücadelesi verdiğini iddia ediyor.
Örgütün simgesinde ise, Yunanistan'ın Osmanlı İmparatorluğu'na karşı başlattığı Mora isyanına atıfta bulunduğu görüldü.

“DEVLETİN KONTROLÜ OLMADAN ÇIKAMAZ”

CNN Türk Lefkoşa Temsilcisi Ömer bilge, GKRY'de kurulan örgüt hakkında açıklamalarda bulundu.
Bilge, yaptığı açıklamada,

"Bu örgüte yeni örgüt demek yanlış aslında kendilerine 'Devrimci Özgürlük Savaşçıları Hareketi' ismi veren bir örgütten bahsediyoruz. Sosyal medya platformu X'ten örgütlendi. Sosyal medyada herkes hesap açabilir tabi ki ama bu örgüt ortaya çıktı. Esasen sadece sosyal medyada değiller. Örgütün, kuruluş tarihine baktığımız zaman geçen yıl temmuz ayını gösteriyor. Geçen yıl temmuz ayı önemli çünkü Kıbrıs Türk Barış Harekatı'nın 50. yıl dönümü. Örgüt, barış haraketının 50. yıl dönümünde kuruldu. Aradan geçen sürede sessizlik hakim ancak son günlerde yaygın bir şekilde örgüt kendisini göstermeye başladı. Yunanistan'ın Osmanlı'ya karşı başlattığı Mora isyanının yıl dönümü kutlamasında, otoparklarda, AVM'lerde ve Yunanistan'ın Türkiye aleyhtarı özel günlerinde pankartlarla ortaya çıkmaya başladı. Örgütün simgesinde, Mora isyanından gelen ateş ve çekiç yer alıyor. Bu tür örgütler, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'nde devletin kontrolü olmadan çıkamaz” ifadelerini kullandı.

"SOSYAL MEDYADA ÖRGÜTLENMELERİNİN ARKASINDA KİMLİKLERİNİ GİZLİ TUTMAK YATIYOR”

Örgütün, Kıbrıs'taki Türklere yönelik katliamlar düzenleyen EOKA'nın söylemlerini kullandığını belirten Bilge, “EOKA terör örgütünün ideolojisi, Güney Kıbrıs'taki iktidarda ya da sağ partilerde yaşamaya devam ediyor. EOKA zaman içerisinde siyasi parti oldu ve Ulusal Halk Cephesi (ELAM) kuruldu. ELAM, Yunanistan'da yasaklanan Altın Şafak Partisi'nin Kıbrıs koludur. ELAM'ın Rum parlamentosunda 2, Avrupa Parlamentosu'nda 1 milletveklili var. ELAM, siyah üniformalar giyerek Türklere karşı saldırılar düzenledi. Rum polisinin gözetimi altında Askeri disiplin içinde yürüyüşler yaptı. Kıbrıslı Türklere yönelik başka saldırıların altından da ELAM çıktı. Örgüt, ELAM'ın söylemlerini kullanıyor. Sosyal medyada örgütlenmelerinin arkasında kimliklerini gizli tutmak yatıyor” dedi

23 Mart 2025 Pazar

İmamoğlu için milyonlar meydanlara çıktı. Bursa'daki gösterilerde çok sayıda gözaltı var



Tutuklanıp Silivri Cezaevi'ne gönderilen Ekrem İmamoğlu için Türkiye'nin bir çok ilinde milyonlarca kişi sokağa döküldü. Bursa'da da İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanmasını protesto etmek amacıyla gösteri düzenleyen gruba, polis, biber gazıyla müdahalede bulundu. 

Çok sayıda kişinin gözaltına alındığı gösteride Cumhuriyet Halk Partisi Bursa İl Başkanı Nihat Yeşiltaş müdahale sırasında gözünden yaralandı.

19 Mart 2025 Çarşamba

TÜRK HEKİMLERİNİN TARİHİ BULUŞMASI KOSOVA'DA GERÇEKLEŞTİ



Tıp bayramında Türkçe Konuşulan Ülkeler Tıp Derneği üyelerini misafir eden Kosova Türk Hekimler Derneği yöneticileri Türkiye Cumhuriyeti Prizren Başkonsolosu Celal Doğan’ın da onore ettiği etkinlikte konukları ile sazlı sözlü bir ramazan gecesinde yarenlik etti.
Prizren’de düzenlenen törende tıp bayramının yanı sıra Türk tıp dünyasına örnek olacak bir birliktelik adımı da atılarak çifte heyecan yaşandı. 
Kosovalı Türk hekimleri derneklerimin beşinci kuruluş yıldönümünü kutlamanın yani sıra Türkiye ve Kuzey Makedonya’dan etkinliğe katılan meslektaşlarını ağırlamanın da heyecanındaydı.

Dernek başkanı Dr. Atakan Koro, gecenin anlam ve önemini özetlediği konusmasında Kosova Türk Hekimler Derneği'nin kurulduğundan beri sadece hekimlerin karşılaştığı sorunlara değil, toplumun sorunlarına da eğildiğine dikkat çekerek, "Küresel salgın zamanlarında Türkçe bilgilendirmeler yaptık, yeri geldi okullara ziyaretler düzenleyip çocukları, gençleri sağlık konusunda eğittik, yeri geldi yaşanan afetlerde yardım kampanyaları düzenledik. Hatta geçen sene yapılan nüfus sayımında bile halkın bilinçlenmesi için tüm üyelerimizle birlikte seferber olduk. İşte bu yüzden Türk hekimleri olarak 14 Mart’ı bu ruhla yaşatır, bu ruhla kutlarız" dedi.
Geçen yıl kurulan ve Tıp Bayramını ilk defa Kosova’da kutlayan Türkçe Konuşulan Ülkeler Tıp Derneği başkanı Prof. Dr. Serkan Emre Eroğlu, ise 
'Yerelden Evrensele: Türkçe Konuşulan Ülkeler Tıp Derneği' adlı sunumunda, Türk Dünyası Tıp Birliği için yola çıktıklarında, Türk doktorlarını nasıl bir araya getirecekleri kaygısını yaşadıklarını ifade ederken konuşmasında 
" Kosovalı Türk hekimlerin bizden önce bir araya gelip dernek kurduklarını öğrendik. Onun için 14 Mart’ı beraber kutlama teklifini aldığımızda da hiç düşünmeden kabul ettik. Ülkümüzü gerçekleştirmek için bundan sonra Kosova Türk Hekimler Derneği ile beraber yol yürüyeceğiz, dedi.
Ardından Türkçe Konuşulan Ülkeler Tıp Derneği üyelerinden Prof. Dr. Ayhan Özhasenekler bu günün anlam ve tarihini vurgulayan “Geçmişten Günümüze Türk Tıbbı ve Türk Hekimleri” sunumunu gerçekleştirdi.
Türkiye Cumhuriyeti Prizren Başkonsolosu Celal Doğan’ın da katılıp kısa bir selamlama konuşması yaptığı kutlama toplantısı, iftar yemeğinden sonra yine doktorların kendi çalıp söylediği şarkı ve türkülerle devam etti.

12 Mart 2025 Çarşamba

Saruhanlı'dan Balkanlara uzanan ilerleyişin lideri Paşa Yiğit Bey'in izinde Üsküp sokaklarını turlamak


İnsanın yüreği olmalı, o yürekte de Balkanlar.
Makedonya ve özellikle de Üsküp bu duygularla gezildiginde anlamlı.
Mimari ve kültürel olarak bir pasta gibi ikiye ayrılmış olan Üsküp'te ben hep Türk mahallesi olarak da bilinen eski kalenin ve çarşının da olduğu bölgede konaklarım.
Belki de zamanın ruhunu burada yakaladığımdan.
Yeni diye nitelenen kentin üst kısmı ise görselliğinin dışında bir çekim alanı yaratmıyor benim için.
Bu bölge doğallıktan uzak yapmacık ve abartılı bir şekilde çeşitli heykeller ve objeler ile süslediği için sadece yerleşke, modern bir planlama sadece.
Oysa tam beşyüz yıl bölgeye liderlik etmiş bu kentin tarih kokan bölümü ise bambaşka.
Bir keşmekeş yok değil burada ama bu durum yaşamın hala atan nabzı.
Bu ziyaretimde kenti tarihimize kazandıran Paşa Yiğit Bey'i anlatmak, yad etmek isterim.
Saruhanoğulları sancağından buraya uzanmış yaşam öyküsünde dönemin her lideri gibi olağanüstü bir heybet ve göz kamaştırıcı geçmişi ile hala kalplere imza atıyor.
Paşa Yiğit Bey, 1389 Kosova Savaşı'nda Osmanlı komutanlarından biriydi.
1390'da bölgeye gelen Saruhanlı sancağından yörük Türkleri Makedonya'nın bazı kısımlarına ve kuzey Yunanistan'a yerleşince Paşa Yiğit Bey de aynı oymağın lideri olarak uçbeyligi ile görevlendirilir.
1392'de de Üsküp'ü ele geçiren orduya komuta eder ve kendisine Osmanlı Devleti tarafından Üsküp'ün fatihi unvanı verilir.
1413'e kadar 21 yıl görev yapar ve Sultan 1. Bayezid tarafından iki defa da Bosna üzerine yollanır.

Vefat ettiği 1413 yılına kadar Vardar Nehri'nin ikiye böldüğü bu antik yerleşkede yaşamış ve Kosova vilayetinin merkezi de olan kentte adına yaptırdığı caminin haziresine defnedilmiştir.
Bugün var olmayan cami, eski Üsküp Çarşısı'nda, Sulu An ile Bit-pazar arasında yer alıyormuş. 
1943'te Üsküp'ün bombalanmasında yıkılmıştır, ancak uzun ve fidan gibi minaresi 1961'e kadar varlığını sürdürmüş.
1426 yılında Paşa Yiğit Bey’in mezarı üzerine inşa edilen türbe, aynı adı taşıyan caminin avlusunda bulunmaktayken yapı 1963 yılındaki depremde yıkılmıştır.
Daha sonra tekrar inşa edilen yapı en son Bursa Büyükşehir Belediyesi'nin desteği ile 2023 yılında tekrar onarılmış ve 2024'te de dönemin Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Altepe ve Balkan camiasının yetiştirdiği ünlü iş insanı Cavit Çağlar 'ın da katıldığı tören ile Üsküp tarihine yakışan yerini almış.
Emeği geçenlere sonsuz minnetle.

3 Mart 2025 Pazartesi

Hemşehrileri Eğridere doğumlu dünyaca ünlü yazarımız Sabahattin Ali'yi unutmadı



Balkanların en hümanist yazarlarından biri olarak gösterilen, Bulgaristan Türklerinin efsane isimlerinden Sabahattin Ali doğumunun 118. yıldönümünde Balıkesir Balkan Göçmenleri Kültür ve Dayanışma Derneği (Bal-Bal) üyeleri tarafından yaad edildi.
Türkiye'ye göç ettikten sonra 1922 yılında Balıkesir Muallim Mektebi'ne kaydolarak ilk şiir ve hikaye deneyimlerini gerçekleştiren ve 1926 yılında İstanbul Muallim Mektebine geçen Sabahattin Ali için Balıkesir Edremit'te açılan Sabahattin Ali Anı Evi'ni ziyaret eden soydaşlar onun hatıralarını yaşattı.
Sabahattin Ali İstanbul'a geçtikten sonra buradaki edebiyat öğretmeni Ali Canip Yöntem tarafından edebiyatçı olarak eğitilmiş ve yetiştirilmiştir. 1928-1930 döneminde Berlin Üniversitesi Filoloji Fakültesi'nde okuyan Ali
bir süre Almanya'da da bulunduktan sonra 1934 yılında Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk hakkında yazdığı "Benim Aşkım" isimli şiiri ile ümlenmiş ve bu şiiri Varlık Dergisi'nde yayınlanmıştır.

Sabahattin Ali'nin “Kuyucaklı Yusuf”, “İçimizdeki Şeytan” ve “Kürk Mantolu Madonna” adlı romanları onlarca yabancı dile çevrildi. Sabahattin Ali, gerçekçi eserleriyle Balkanlar ve dünyadaki en büyük hümanist ve demokrat yazarlar arasında yer alıyor. Yazar, 1948 yılında Kırklareli yakınlarında Bulgaristan sınırında öldürüldü.
2007 yılında Ardino'nun merkezinde yer alan parkta yazarın doğumunun 100.yıl dönümünü kutlama programı çerçevesinde Sabahattin Ali'nin anısına çam ağacı ve yanına da bir anıt levhası konuldu. 2015 yılında Ardino Belediye Müzesi bahçesine Sabahattin Ali'nin büstü dikildi.

25 Şubat 2025 Salı

Kosova Türkleri çifte vatandaşlık hakları için Türkiye'den destek istedi

Kosova Demokratik Türk Partisi (KDTP) Genel Başkan Yardımcısı Abdulhadi Krasnic ve Genel Sekreter Varol Bektes, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Yalçın Topçu ile Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde bir araya geldi.
Görüşmede Yalçın Topçu, Kosova’daki Türk varlığının korunmasının ve yaşatılmasının Türkiye Cumhuriyeti Devleti için taşıdığı öneme vurgu yaparak, her alanda KDTP ile iş birliğinin devam edeceğini belirtti.
KDTP temsilcileri görüşmede çifte vatandaşlık konusunu gündeme getirerek, Kosovalı Türklerin Türkiye Cumhuriyeti’nden çifte vatandaşlık beklentisinin artık karşılanması gerektiğini ve bu sürecin Kosova Türkleri tarafından yakından takip edildiğini ifade etti.
Ayrıca, Türkiye’de tedavi Kosovalıların karşılaştıkları bazı zorluklar ve ödenekler konusunda Türk soyluluk esasına dikkat edilmesinin önemi de vurgulanarak, Türkiye'den bu süreçte ilave kolaylıkların sağlanması talep edildi.