5 Nisan 2025 Cumartesi

Anadilde eğitim ve milli kimlik sorunu Balkanlarda yaşam süren insanlarımızın en birincil konusu




Balkan Rumeli Türkleri Konfederasyonu'nun Ankara gündemi Gür Kent Hotel'de yapılan ve yoğun bir katılımla gerçekleşen 2. gün toplantıları ile cumartesi günü de devam etti. Toplantı öncesi Plevne Kahramanı Gazi Osman Paşa vefatının 125. yılı nedeniyle hayır dualarla yad edildi.
Katılımcıların dilek ve temennilerinin gündemin 1. maddesini oluşturması nedeniyle güne dair değerlendirmeler yapılırken katılımcıların tamamının kendilerini tanıtmasının ardından Plevne Savaşı'nın ayrıntıları ve Osman Paşa'nın kahraman kişiliği ele alındı.

GENÇLER SÜRECE DAHİL EDİLMELİ

Balkanlardan gelen insanlarımızın ardılları olan 4. ve 5. kuşak gençlerin sivil toplum kuruluşlarına kazandırılması yönünde belirtilen görüşler sonrası Türkiye'nin dört bir yanındaki insanlarımıza ulaşılması kararı alınan toplantıda bu konuda konfederasyona bağlı federasyonlar aracılığı ile derneklere öneride bulunulması oybirliği ile yaşam buldu.
Yeni kurulan Ankara merkezli Ankara Balkan Federasyonu'nun daha da güçlendirilerek geleceğe taşınması temennisi gündemin en önemli faaliyet konusu olurken BRTK'nın toplantılarına katılmamanın mazereti olamayacağı yönünde görüş beyan edildi.
Ankara etkinliği BRTK bünyesinde yer almayan başkentteki sivil toplum kuruluşları başkanları ve yöneticilerinin toplantıya katılması nedeniyle daha da anlamlı gerçekleşirken, birlik ve beraberlik mesajları camianın bütünleşme çabaları açısından önemliydi.

BÖLGESEL FAALİYETLER RAPORLANDI

Balkanlar ve Rumeli'nin şanlı tarihini yaşatmanın, onu geleceğe taşımanın önemli bir çabayı ve özveriyi gerektirdiği vurgulanan konuşmalardan sonra gündeme dair konulara geçilirken BRTK'nın Türkiye'nin tüm bölgelerindeki insanlarımızı temsil eden STK'lar ile organik bağ kurması karar altına alındı.
Balkan Rumeli Türkleri Konfederasyonu Ankara zirvesinin 2. gün toplantının devamında Türkiye'nin dörtbir yanından gelen yönetim kurulu üyelerinin bölgelerindeki faaliyetleri ile ilgili sunumları gerçekleşti.

GÜÇLÜ BİR MESAJ VERİLMELİ

Genel Başkan Sabri Mutlu bu raporlamaların ardından yaptığı konuşmada camialarının Türkiye nüfusunun 35 milyonunu temsil ettiğini vurgulayarak bu gücün doğru değerlendirilmesi ve ülke yönetiminde de ağırlığının hissettirilmesi için sürecin iyi değerlendirilmesi ve başkent Ankara başta olmak üzere Balkan ülkelerinde de güçlü bir mesaj verilmesi gerektiğini söyledi.
Konfederasyon faaliyetlerinin bu merkezde yoğunlaştığını vurgulayan Başkan Mutlu STK'lar olarak Balkanlarda yaşayan insanlarımıza gerek sosyal, gerek ekonomik gerekse de kültürel faaliyetler ile ulaşılması hedeflerinin güçbirliğinden geçtiğini, bunun için de ayrımcılığın bir kenara konduğu, birleşip bütünleşilen bir sürecin mutlaka inşaa edilmesi gerektiğini, böylece Balkan ülkelerindeki soydaşların dertlerine derman olunabileceğini belirtti.
Toplantıda Balkanlarda yaşanan sorunların en başında yer alan Batı Trakya Türklerinin okullarının kapatılması konusu da ele alındı. 

DIŞİŞLERİ BAKANLIĞINDAN RANDEVU TALEP EDİLECEK

Bölgede 126 okulun Yunanistan yönetimi tarafından çeşitli gerekçelerle peyderpey kapatıldığı bilgisi aktarılırken, bu okulların bilinçli bir şekilde yok edildiğine dikkat çekilerek Türkiye'nin bu duruma seyirci kalmaması istendi.
Anadilde eğitim ve milli kimlik sorununun Balkanlarda yaşanan en temel çelişkilerden biri olduğuna da dikkat çekilen toplantıda Dışişleri Bakanlığı ile görüşülerek Başkent Ankara'nın gündemine bu sorunu ve Balkanlılık ile Rumelililik olmaktan kaynaklanan diğer problemlerin mutlaka taşınması için yoğun çaba sarfedilmesi karara bağlandı.

4 Nisan 2025 Cuma

Türkiye ile Bulgaristan denizden İstanbul-Burgaz hızlı feribot seferleri havadan da Filibe-Bursa- Antalya hattı ile daha da bütünleşecek




Balkan Rumeli Türkleri Konfederasyonu (BRTK) olağan yönetim kurulu toplantısı gündemi değerlendirmek üzere Ankara Balkan Göçmenleri Federasyonu Başkanı İbrahim Deliormanlı'nın evsahipliğinde gerçekleştirildi. BRTK'nın Başkent programı çerçevesinde yaptığı Bulgaristan Büyükelçiliği ziyareti ise Türkiye Bulgaristan ilişkilerinin tahlili ve Balkan ülkelerinde yaşanan siyasi gelişmeler ile Avrupa Birliği süreci ve entegrasyonu açısından önemliydi. Bulgaristan Türkleri ve Bulgaristan'da yaşayan soydaşlarımızın beklentilerinin de dile getirildiği görüşmede Büyükelçi Angel Çolakof ve Bulgaristan Ankara Başkonsolosu Aleksandır Vasilev'e heyet adına BRTK'nın taleplerini aktaran Genel Başkan Sabri Mutlu'nun en dikkat çekici isteği ise Bulgaristan Türkleri'nin ana dilde zorunlu eğitim hakkı idi.

Çeşitli tarihlerde Türkiye'ye göç etmiş Türk soylu Bulgaristan vatandaşları ile Bulgaristan doğumlu soydaş ve dindaşlarımızın Bulgaristan Anayasası ve Avrupa İnsan Hakları Beyannamesi'nden kaynaklı vatandaşlık ve oturum hakları ile bu konuda yürütülen çalışmalarda yaşanan sorunların da dile getirildiği görüşmede Büyükelçi Çolakof heyetin aktardığı her problemi not aldı.
Türkiye Bulgaristan ilişkilerinin tarihin her dönemindekinden daha iyi olduğu günümüzde ülkesinin Türkiye'nin gücünden ve potansiyelinden Bulgaristan'a yansıyan siyasal, sosyal ve ekonomik faydadan duyduğu memnuniyeti açıkça ifade eden Büyükelçi Angel Çolakof iki ülke arasındaki dostluğun bu yıl atılacak adımlarla daha da pekiştirileceğini belirtti. 
Bulgaristan ile Türkiye'nin 22 Nisan'da başlaması öngörülen İğneada aktarmalı İstanbul - Burgaz hızlı feribot seferleri ile daha da kenetleneceğini ifade eden Çolakof bu adımı Filibe-Bursa-Antalya gidiş dönüş uçak seferleri ile taçlandıracaklarını ifade etti.
Bu konudaki görüşmelerinin ve çabalarının sonuna geldiğini İstanbul Deniz Otobüsleri (İDO) ve Pegasus firması yetkilileri ile yaptıkları teknik çalışmanın meyvelerini bu yaz vereceğini de aktaran Büyükelçi Çolakof "Hedefimiz Türkiye ve Bulgaristan arasındaki turizm hareketliliğini varolduğundan çok daha üst boyutlara taşımak. Bu durum 8 milyar dolara ulaşan ülkelerimiz arasındaki ticari faliyetleri daha da artıracak ve ortaya çıkacak katma değer ülkelerimiz arasındaki tarihsel bağı daha da derinleştirecektir" dedi.

29 Mart 2025 Cumartesi

Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'nde, terör örgütü EOKA ile benzer söylemlere sahip yeni bir örgüt kuruldu. Örgüt, Kıbrıs'taki Türklere yönelik tehdit ifadeleri kullandı




Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'nde (GKRY) Türk düşmanı bir örgüt kuruldu. Türkiye ve İngiltere’nin Kıbrıs’taki varlığından rahatsız olan bu örgüt kendisini "Devrimci Özgürlük Savaşçıları Hareketi” olarak tanımlıyor.

TÜRKLERE DÜŞMAN

Örgüt, "Agonisti Kiepalx” isimli sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımlarda KKTC'nin ve İngiliz üslerinin adadaki varlığını “işgal” olarak adlandırıyor. Örgüt, Kıbrıs’ta özgürlük mücadelesi verdiğini iddia ediyor.
Örgütün simgesinde ise, Yunanistan'ın Osmanlı İmparatorluğu'na karşı başlattığı Mora isyanına atıfta bulunduğu görüldü.

“DEVLETİN KONTROLÜ OLMADAN ÇIKAMAZ”

CNN Türk Lefkoşa Temsilcisi Ömer bilge, GKRY'de kurulan örgüt hakkında açıklamalarda bulundu.
Bilge, yaptığı açıklamada,

"Bu örgüte yeni örgüt demek yanlış aslında kendilerine 'Devrimci Özgürlük Savaşçıları Hareketi' ismi veren bir örgütten bahsediyoruz. Sosyal medya platformu X'ten örgütlendi. Sosyal medyada herkes hesap açabilir tabi ki ama bu örgüt ortaya çıktı. Esasen sadece sosyal medyada değiller. Örgütün, kuruluş tarihine baktığımız zaman geçen yıl temmuz ayını gösteriyor. Geçen yıl temmuz ayı önemli çünkü Kıbrıs Türk Barış Harekatı'nın 50. yıl dönümü. Örgüt, barış haraketının 50. yıl dönümünde kuruldu. Aradan geçen sürede sessizlik hakim ancak son günlerde yaygın bir şekilde örgüt kendisini göstermeye başladı. Yunanistan'ın Osmanlı'ya karşı başlattığı Mora isyanının yıl dönümü kutlamasında, otoparklarda, AVM'lerde ve Yunanistan'ın Türkiye aleyhtarı özel günlerinde pankartlarla ortaya çıkmaya başladı. Örgütün simgesinde, Mora isyanından gelen ateş ve çekiç yer alıyor. Bu tür örgütler, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'nde devletin kontrolü olmadan çıkamaz” ifadelerini kullandı.

"SOSYAL MEDYADA ÖRGÜTLENMELERİNİN ARKASINDA KİMLİKLERİNİ GİZLİ TUTMAK YATIYOR”

Örgütün, Kıbrıs'taki Türklere yönelik katliamlar düzenleyen EOKA'nın söylemlerini kullandığını belirten Bilge, “EOKA terör örgütünün ideolojisi, Güney Kıbrıs'taki iktidarda ya da sağ partilerde yaşamaya devam ediyor. EOKA zaman içerisinde siyasi parti oldu ve Ulusal Halk Cephesi (ELAM) kuruldu. ELAM, Yunanistan'da yasaklanan Altın Şafak Partisi'nin Kıbrıs koludur. ELAM'ın Rum parlamentosunda 2, Avrupa Parlamentosu'nda 1 milletveklili var. ELAM, siyah üniformalar giyerek Türklere karşı saldırılar düzenledi. Rum polisinin gözetimi altında Askeri disiplin içinde yürüyüşler yaptı. Kıbrıslı Türklere yönelik başka saldırıların altından da ELAM çıktı. Örgüt, ELAM'ın söylemlerini kullanıyor. Sosyal medyada örgütlenmelerinin arkasında kimliklerini gizli tutmak yatıyor” dedi

23 Mart 2025 Pazar

İmamoğlu için milyonlar meydanlara çıktı. Bursa'daki gösterilerde çok sayıda gözaltı var



Tutuklanıp Silivri Cezaevi'ne gönderilen Ekrem İmamoğlu için Türkiye'nin bir çok ilinde milyonlarca kişi sokağa döküldü. Bursa'da da İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanmasını protesto etmek amacıyla gösteri düzenleyen gruba, polis, biber gazıyla müdahalede bulundu. 

Çok sayıda kişinin gözaltına alındığı gösteride Cumhuriyet Halk Partisi Bursa İl Başkanı Nihat Yeşiltaş müdahale sırasında gözünden yaralandı.

19 Mart 2025 Çarşamba

TÜRK HEKİMLERİNİN TARİHİ BULUŞMASI KOSOVA'DA GERÇEKLEŞTİ



Tıp bayramında Türkçe Konuşulan Ülkeler Tıp Derneği üyelerini misafir eden Kosova Türk Hekimler Derneği yöneticileri Türkiye Cumhuriyeti Prizren Başkonsolosu Celal Doğan’ın da onore ettiği etkinlikte konukları ile sazlı sözlü bir ramazan gecesinde yarenlik etti.
Prizren’de düzenlenen törende tıp bayramının yanı sıra Türk tıp dünyasına örnek olacak bir birliktelik adımı da atılarak çifte heyecan yaşandı. 
Kosovalı Türk hekimleri derneklerimin beşinci kuruluş yıldönümünü kutlamanın yani sıra Türkiye ve Kuzey Makedonya’dan etkinliğe katılan meslektaşlarını ağırlamanın da heyecanındaydı.

Dernek başkanı Dr. Atakan Koro, gecenin anlam ve önemini özetlediği konusmasında Kosova Türk Hekimler Derneği'nin kurulduğundan beri sadece hekimlerin karşılaştığı sorunlara değil, toplumun sorunlarına da eğildiğine dikkat çekerek, "Küresel salgın zamanlarında Türkçe bilgilendirmeler yaptık, yeri geldi okullara ziyaretler düzenleyip çocukları, gençleri sağlık konusunda eğittik, yeri geldi yaşanan afetlerde yardım kampanyaları düzenledik. Hatta geçen sene yapılan nüfus sayımında bile halkın bilinçlenmesi için tüm üyelerimizle birlikte seferber olduk. İşte bu yüzden Türk hekimleri olarak 14 Mart’ı bu ruhla yaşatır, bu ruhla kutlarız" dedi.
Geçen yıl kurulan ve Tıp Bayramını ilk defa Kosova’da kutlayan Türkçe Konuşulan Ülkeler Tıp Derneği başkanı Prof. Dr. Serkan Emre Eroğlu, ise 
'Yerelden Evrensele: Türkçe Konuşulan Ülkeler Tıp Derneği' adlı sunumunda, Türk Dünyası Tıp Birliği için yola çıktıklarında, Türk doktorlarını nasıl bir araya getirecekleri kaygısını yaşadıklarını ifade ederken konuşmasında 
" Kosovalı Türk hekimlerin bizden önce bir araya gelip dernek kurduklarını öğrendik. Onun için 14 Mart’ı beraber kutlama teklifini aldığımızda da hiç düşünmeden kabul ettik. Ülkümüzü gerçekleştirmek için bundan sonra Kosova Türk Hekimler Derneği ile beraber yol yürüyeceğiz, dedi.
Ardından Türkçe Konuşulan Ülkeler Tıp Derneği üyelerinden Prof. Dr. Ayhan Özhasenekler bu günün anlam ve tarihini vurgulayan “Geçmişten Günümüze Türk Tıbbı ve Türk Hekimleri” sunumunu gerçekleştirdi.
Türkiye Cumhuriyeti Prizren Başkonsolosu Celal Doğan’ın da katılıp kısa bir selamlama konuşması yaptığı kutlama toplantısı, iftar yemeğinden sonra yine doktorların kendi çalıp söylediği şarkı ve türkülerle devam etti.

12 Mart 2025 Çarşamba

Saruhanlı'dan Balkanlara uzanan ilerleyişin lideri Paşa Yiğit Bey'in izinde Üsküp sokaklarını turlamak


İnsanın yüreği olmalı, o yürekte de Balkanlar.
Makedonya ve özellikle de Üsküp bu duygularla gezildiginde anlamlı.
Mimari ve kültürel olarak bir pasta gibi ikiye ayrılmış olan Üsküp'te ben hep Türk mahallesi olarak da bilinen eski kalenin ve çarşının da olduğu bölgede konaklarım.
Belki de zamanın ruhunu burada yakaladığımdan.
Yeni diye nitelenen kentin üst kısmı ise görselliğinin dışında bir çekim alanı yaratmıyor benim için.
Bu bölge doğallıktan uzak yapmacık ve abartılı bir şekilde çeşitli heykeller ve objeler ile süslediği için sadece yerleşke, modern bir planlama sadece.
Oysa tam beşyüz yıl bölgeye liderlik etmiş bu kentin tarih kokan bölümü ise bambaşka.
Bir keşmekeş yok değil burada ama bu durum yaşamın hala atan nabzı.
Bu ziyaretimde kenti tarihimize kazandıran Paşa Yiğit Bey'i anlatmak, yad etmek isterim.
Saruhanoğulları sancağından buraya uzanmış yaşam öyküsünde dönemin her lideri gibi olağanüstü bir heybet ve göz kamaştırıcı geçmişi ile hala kalplere imza atıyor.
Paşa Yiğit Bey, 1389 Kosova Savaşı'nda Osmanlı komutanlarından biriydi.
1390'da bölgeye gelen Saruhanlı sancağından yörük Türkleri Makedonya'nın bazı kısımlarına ve kuzey Yunanistan'a yerleşince Paşa Yiğit Bey de aynı oymağın lideri olarak uçbeyligi ile görevlendirilir.
1392'de de Üsküp'ü ele geçiren orduya komuta eder ve kendisine Osmanlı Devleti tarafından Üsküp'ün fatihi unvanı verilir.
1413'e kadar 21 yıl görev yapar ve Sultan 1. Bayezid tarafından iki defa da Bosna üzerine yollanır.

Vefat ettiği 1413 yılına kadar Vardar Nehri'nin ikiye böldüğü bu antik yerleşkede yaşamış ve Kosova vilayetinin merkezi de olan kentte adına yaptırdığı caminin haziresine defnedilmiştir.
Bugün var olmayan cami, eski Üsküp Çarşısı'nda, Sulu An ile Bit-pazar arasında yer alıyormuş. 
1943'te Üsküp'ün bombalanmasında yıkılmıştır, ancak uzun ve fidan gibi minaresi 1961'e kadar varlığını sürdürmüş.
1426 yılında Paşa Yiğit Bey’in mezarı üzerine inşa edilen türbe, aynı adı taşıyan caminin avlusunda bulunmaktayken yapı 1963 yılındaki depremde yıkılmıştır.
Daha sonra tekrar inşa edilen yapı en son Bursa Büyükşehir Belediyesi'nin desteği ile 2023 yılında tekrar onarılmış ve 2024'te de dönemin Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Altepe ve Balkan camiasının yetiştirdiği ünlü iş insanı Cavit Çağlar 'ın da katıldığı tören ile Üsküp tarihine yakışan yerini almış.
Emeği geçenlere sonsuz minnetle.